Bu ziynet eşyalarının aynen iadesine, mümkün olmaması halinde ziynet eşyalarının günümüze en yakın tarihli, bilirkişi tarafından tespit edilecek değeriyle nakden tazminine karar verilmesini talep ederiz (Düğün fotoğrafı EK’te sunulacaktır.)” şeklinde açıklamalara yer verilmiştir. Aynı dilekçenin netice ve talep bölümünde ise; “... Ziynet eşyalarının davacıya aynen iadesi ya da mümkün olmaması halinde nakden davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine” şeklinde talep yer almaktadır. Öncelikle belirtmek gerekir ki; davacı dava dilekçesinde, tamamı altın niteliğinde olan ziynet alacağına ilişkin olarak hem aynen hem de bedel isteminde bulunmuştur. Dava, mal varlığı haklarına ilişkin olup dava dilekçesinin konu bölümünde, harca esas olmak üzere bir miktar değer de belirtilmiştir. Dava dilekçesi bir bütün olarak ele alındığında, davacının ziynet eşyası alacağına ilişkin talebinin yeterli ve açık olduğu anlaşılmaktadır....
Diğer taraftan ziynet eşyası rahatlıkla saklanabilen, taşınabilen, götürülebilen türden eşyalardandır. Bu nedenle evden ayrılmayı tasarlayan kadının bunları önceden götürmesi, gizlemesi her zaman mümkün olduğu gibi evden ayrılırken üzerinde götürmesi de mümkündür. Bunun sonucu olarak normal koşullarda ziynet eşyalarının kadının üzerinde olduğunun kabulü gerekir. Evlilik sırasında kadına takılan ziynet eşyaları kim tarafından alınmış olursa olsun ona bağışlanmış sayılır ve iadesi gerekir. Davacının dinletmiş olduğu tanıkların anlatımlarından davacının annesinde kalan 8 adet bilezik dışındaki diğer dava konusu ziynet eşyalarının davalının annesi ...'de kaldığı anlaşılmaktadır. Davacı 8 adet bilezik dışındaki iddiasını kanıtladığından yemin deliline başvurmamış olması sonuca etkili değildir....
Bu nedenle, mahkemece verilen hüküm boşanma, maddi tazminat, manevi tazminat ziynet eşyalarının iadesi, harç ve vekalet ücreti yönünden kesinleşmiştir. Kesinleşen konularda yeniden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekirken mahkemece, bu durum gözetilmeden boşanma, maddi tazminat, manevi tazminat, ziynet eşyalarının iadesi, harç ve vekalet ücretine hükmedilerek kesinleşen konularda yeniden hüküm kurulması doğru olmamıştır. Ancak bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, hükmün bu yönden düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir (HUMK m. 438-7)....
Mahkemece bozma ilamına uyulmasına karar verilmiş, ziynetler konusunda ayrı ayrı bedel tespiti yapılması için ek rapor alınmak üzere dosya bilirkişiye tevdi edilmiş, hükümde 02/05/2016 havale tarihli kuyumcu bilirkişi raporunda belirtilen 7 düz bilezik 7.000 TL, 1 adet set takım 1.500 TL, 1 adet saat 150 TL , 1 adet künye 850, 1 adet alyans 300 TL , 1 adet cumhuriyet altını 585 TL, 4 adet burma bilezik 4.500 TL, 81 adet çeyrek altın 11.826 TL, 5.000 TL nakit para olan takıların öncelikle aynen iadesine, aynen iadesi olmadığı taktirde değerlerinin toplamı 31.711 TL değerinin 10.000 TL nin dava tarihinden itibaren (19/02/2014), kalan 21.711 TL'nin ıslah tarihi olan 14/07/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir....
iadesini, mümkün olmaması halinde ise fazlaya ilişkin hakkı saklı kalmak üzere, ziynet eşyalarının bedelinden şimdilik 10.000 TL nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş; 24.07.2014 tarihli ıslah dilekçesi ile bedel yönünden talebini 33.890,45 TL ye yükseltmiştir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İSKİLİP ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 28/05/2013 NUMARASI : 2013/39-2013/240 Taraflar arasındaki kişisel eşyanın iadesi davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı vekili (davanın tefrik edildiği boşanma davasında vermiş olduğu) dilekçesinde; düğün sırasında müvekkiline takılan 10 adet bilezik, 10 adet çeyrek, 1 künye ve setten ibaret olan ziynet eşyalarının aynen iadesini, bunun mümkün olmaması halinde ise eşyaların bedeli olan 15.000 TL nin davalıdan tahsilini talep etmiş, yargılama sırasında taleplerinin bedelin iadesi olduğunu bildirmiştir....
Aile Mahkemelerince ayrı ayrı görevsizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Dava, davacının boşandığı eşine karşı açtığı ziynet eşyalarından kaynaklanan alacak istemine ilişkindir. Asliye Hukuk Mahkemesince, yapılan harcamaların evlilik birliği içinde müşterek olarak yapıldığından bahisle görevsizlik yönünde hüküm kurulmuştur. Aile Mahkemesi tarafından ise, davanın bağışlanmadan rücu niteliğinde olduğu ve asliye hukuk mahkemesinin görevli olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir. Somut olayda dava, tarafların boşandıkları, düğün sırasında takılan ziynet eşyalarının iadesi, davacının boşanmada hiçbir kusuru bulunmadığı iddiasıyla davalıdan iadesi istemine ilişkindir....
Davacı, davalı ile gayri resmi olarak evlendiklerini, düğün yaptıklarını, davalının kendisini evlenme vaadi ile kandırdığını, davalının başka bir bayanla yaşamaya başladığını, yaşananlar nedeni ile psikolojisinin bozulduğunu, ayrıca evden ayrılırken altınlarını ve çeyiz eşyalarını alamadığını belirterek ziynet ve çeyiz eşyasının iadesini ve uğramış olduğu manevi zararın tazminini talep etmiştir. Davalı, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, davacının talep ettiği ziynet eşyaları ile düğün CD'sinde yapılan bilirkişi incelemesi sonucu takılan takıların birbirini tutmaması nedeni ile ziynet eşyalarının iadesi talebinin reddi ile davacının davalı ile düğün yaparak resmi nikah olmaksızın beraber yaşamayı kendisinin tercih ettiği belirtilerek manevi tazminat talebinin de reddine karar verilmiştir....
Bu durumda, mahkemece; öncelikle davalı tarafça delil olarak dayanılan tarafların boşanmalarına ilişkin dava dosyası ile yine davacı tarafından davalılar aleyhine kişisel eşyanın iadesi istemi ile daha önce açıldığı bildirilen dava dosyalarının getirtilmesi, sonrasında ise çeyiz senedinde yazılı olan ziynet eşyalarının ne kadarının düğün sırasında davacıya takıldığı hususunun açıklığa kavuşturulması için her iki tarafın açıklamasına başvurulması ve tüm deliller birlikte değerlendirilerek ulaşılacak sonuca göre, düğünde takıldığı belirlenen ziynet eşyalarının değerinin, senette yer alan ziynet eşyalarının değerinden mahsup edilip edilmeyeceği hususunda bir değerlendirme yapılmak suretiyle hüküm tesis edilmesi gerekirken, eksik inceleme ile karar verilmiş olması da doğru değildir....
, kendisinin de korkarak geriye kalan ziynet eşyalarını vermek zorunda kaldığını belirterek 10 adet burgu bilezik, 1 adet set, 3 çift küpe, 5 adet yüzük, 3 adet bilezikten oluşan 3'lü bileklik, 6 adet çeyrek altından oluşan bileklikten ibaret ziynet eşyalarının aynen iadesine, bu mümkün olmadığı takdirde fiili ödeme tarihindeki değerinin davalıdan alınmasına karar verilmesini talep ve dava etmiş; 23.06.2014 tarihli açıklama dilekçesinde ise ziynet eşyalarını 10 bilezik 250 gr, 1 adet takı seti takımı, 1 adet küpe, 4 adet yüzük, 1 adet paralı bileklik, 5 Cumhuriyet altını, 1 kelepçe bilezik, 1 adet pullu zincir olarak açıklamış, değerleri toplamını 33.650 TL olarak bildirmiştir....


