Dava, ziynet eşyalarının aynen iadesi, mümkün olmadığı takdirde bedelinin tahsiline ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmesi üzerine hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Davacı vekili, dava dilekçesinde davalının kendisine karşı müessir fiilde bulunduğunu, ortak yaşamı sürdürmesi mümkün olmayan müvekkilinin babasının evine döndüğünü, davalının evliliğin hemen ertesinde ziynet eşyalarını aldığını, geriye vermediğini belirterek ziynet eşyalarının aynen iadesi, olmadığı takdirde bedellerinin tahsilini talep etmiştir. Davalı vekili ise davacının kendisine ait eşya ve ziynetleri götürdüğünü belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur Türk Medeni Kanunu’nun 6.maddesi hükmü uyarınca kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça taraflardan her biri hakkını dayandırdığı olguların varlığını kanıtlamakla yükümlüdür....
Dava; ziynet ve diğer kişisel eşyaların aynen iadesi, bunun mümkün olmaması halinde bedellerinin davalıdan tahsili istemlerine ilişkindir. 1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalının tüm temyiz itirazlarının, davacının ise aşağıdaki bentler kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir. 2- Davacının çeyiz (ev) eşyalarına ilişkin temyiz itirazları yönünden; HMK 266.maddesi hükmüne göre, çözümü özel veya teknik bir bilgiyi gerektiren konularda bilirkişi oy ve görüşünün alınması zorunludur. Genel hayat tecrübesi ve kültürünün sonucu olarak herkes gibi hakimin de bildiği konularda bilirkişi dinlenmesine karar verilemeyeceği gibi, hakimlik mesleğinin gereği olarak hakimin hukuki bilgisi ile çözümleyebileceği konularda da bilirkişi dinlenemez. Her halde seçilecek bilirkişinin mesleği itibarıyla konunun uzmanı olması gerekir....
, bunun mümkün olmaması halinde bedeli olan 29.050 TL nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş, 21.06.2013 dilekçesi ile de talebini, çeyiz senedindeki ziynet ve çeyiz eşyalarının bedelinin tahsili olarak ıslah ettiklerini bildirmiştir....
Mahkemece, davanın kabulü ile bir adet pırlanta 18 karat yüzük, bir adet 110 grmlık 22 ayar hasır boyunluk ve kolluk, bir adet 7 gramlık 22 ayar bilezik, bir adet 75 gramlık 14 ayar set takımı, bir adet 8 gramlık 22 ayar bilezik, bir adet 12 gramlık 22 ayar bilezik, bir adet ziynet tam altın, bir adet ziynet yarım altın, Dört adet ziynet çeyrek altın, bir adet 20 grmlık 14 ayar künye, bir adet 1 gramlık altın'ın davacıya aynen iadesine, aynen iadesi mümkün olmadığı takdirde, 3.000 TL alacağın dava tarihi olan 29/08/2014 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacının fazla haklarının saklı tutulmasına karar verilmiş, hüküm davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre; davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi gerekir. 2- Dava; ziynet eşyalarının iadesi, mümkün olmadığı...
Dava, nişan ve evlilik sırasında davacı kadına takılan ve davalı kocada kaldığı ileri sürülen ziynet eşyalarının aynen, olmadığı takdirde bedelinin iadesi istemine ilişkindir. Yerleşmiş Yargıtay kararlarında da belirtildiği gibi, evlilik sırasında kadına takılan ziynet eşyaları kim tarafından alınmış olursa olsun ona bağışlanmış sayılır, ona iadesi gerekir. Davacı kadın; kendisine bağışlanmış olan ziynet eşyalarının davalı kocanın ortağı olduğu kuyumcu dükkanında bulunan kasada saklandığını, boşanma davası açılmadan önce davalı kocanın ziynet eşyalarını teslim edeceğini bildirdiğini, ancak sonrasında davalının ziynet eşyalarını teslim etmediğini ileri sürmüştür. Davalı koca ise, ziynet eşyalarının evlilik sırasında davacı kadın adına alınan araç için bozdurulduğunu savunmuştur. Taraflar arasında, nişan ve evlilik sırasında takılan ziynet eşyalarının miktar ve niteliği hususunda bir uyuşmazlık bulunmamaktadır....
Hukuk Dairesi DAVA TÜRÜ :Karşılıklı Boşanma - Ziynet ve Çeyiz Alacağı Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen davacı-karşı davalı kadın tarafından kusur belirlemesi, yararına hükmolunan tazminat ve nafaka miktarları ile çeyiz eşyası davasında bedele hükmolunmaması ve ziynet talebinin reddi yönlerinden; davalı-karşı davacı erkek tarafından ise kadının davasının kabulü, kusur belirlemesi, kadın yararına hükmolunan nafaka ve tazminatlar yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1-Davacı-karşı davalı kadının ziynet alacağının reddi ve çeyiz alacağı davasında bedele hükmolunmamasına yönelik temyiz dilekçesinin incelenmesinde; Hükme esas ziynet alacağı davasında talep edilen bedel ve çeyiz alacağı davasında hükmolunan bedel karar tarihi itibariyle temyiz edilebilirlik sınırının altında kaldığından bölge adliye mahkemesi kararı 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri...
Sıfatıyla) DAVA TÜRÜ : Ziynet eşyası alacağı Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı ziynet eşyası alacağı davasına dair karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, ziynet eşyalarının aynen iadesi, olmadığı takdirde bedelinin tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Davacı vekili, davacıya düğünde takılan miktar ve niteliklerini dava dilekçesinde belirttiği altınların davalıda kaldığını, daha sonra iade edilmediğini belirterek aynen iadesini olmadığı takdirde, bedeli olarak şimdilik 28.200-TL'nin tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı, altınların davacıda olduğunu belirterek davanın reddi savunmuştur. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir....
Dava, ziynet eşyalarının aynen iadesi, olmadığı taktirde bedelinin tahsili istemine ilişkindir....
ZİYNET EŞYALARININ İADESİ DAVASI "İçtihat Metni"Taraflar arasındaki ziynet eşyalarının iadesi davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hüküm taraflarca temyiz edilmiştir. Hükmün duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle; daha önceden belirlenen, 03.11.2015 tarihli duruşma günü için yapılan tebligat üzerine davalı H.. Y.. ve davalılar vekili Av. Ö.. Ç.. geldi. Karşı taraf adına gelen olmadı....
Diğer taraftan, ziynet eşyası rahatlıkla saklanabilen, taşınabilen, götürülebilen türden eşyalardandır. Bu nedenle evden ayrılmayı tasarlayan kadının bunları önceden götürmesi, gizlemesi her zaman mümkün olduğu gibi evden ayrılırken üzerinde götürmesi de mümkündür. Bunun sonucu olarak normal koşullarda ziynet eşyalarının kadının üzerinde olduğunun kabulü gerekir. Kural olarak, evlilik sırasında kadına takılan ziynet eşyaları kim tarafından alınmış olursa olsun kadına bağışlanmış sayılır. Dava konusu kadına ait altınlar koca tarafından bozdurulup değişik amaçlarla kullanılmış olabilir. Çeşitli sebeplerle (ev veya araç alımı, evin ihtiyaçları, düğün borçları, balayı vs) koca tarafından bozdurulan bu altınların karşılığının hibe edilmediği müddetçe kadına iadesi zorunludur....


