AİLE MAHKEMESİ TARİHİ : 27/12/2013 NUMARASI : 2011/978-2013/1016 Taraflar arasındaki ziynet ve çeyiz eşyasının iadesi davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı vekili, dava dilekçesinde; müvekkilinin, davalıdan gördüğü baskı ve şiddetten dolayı haneyi terk ettiğini, çeyiz ve ziynet eşyalarını alamadığını beyan ederek; dava dilekçesinde liste halinde belirtilen çeyiz ve ziynet eşyalarının aynen iadesine, aynen iadesi mümkün olmaması halinde bedellerinin yasal faizi ile müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma-Ziynet Eşyası Alacağı Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-karşı davalı erkek tarafından, tazminat taleplerinin reddi ve ziynet eşyası alacağı yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1- Dosyadaki yazılara ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, davacı-karşı davalı erkeğin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir. 2-Davalı-karşı davacı kadın, davaya konu ziynet eşyalarının aynen iadesi olmadığı takdirde bedelinin tahsilini talep etmiştir....
Taraflar arasındaki kişisel eşyanın iadesi davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı; düğünde kendisine takılan ziynet eşyalarının düğünden hemen sonra, davalı tarafından banka kasasına konulduğunu, davacının bu ziynet eşyalarını hiçbir zaman takmadığını ileri sürerek; aynen iadesini, olmadığı takdirde fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak, bedellerinin dava tarihinden itibaren yasal faiziyle davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı; ziynet eşyalarının miktarının davacının belirttiği kadar olmadığını, ziynet eşyalarını almadığını, evden ayrılırken davacının yanında götürmesinin karine olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir....
Oysa dava dilekçesinde talep ettiği 20.000 TL ziynet bedeline dava tarihinden, 11.930 TL bedel için ise ıslah tarihinden itibaren faiz yürütülmesi gerekmektedir. Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün bu bölümünün düzeltilerek onanmasına karar verilmesi gerekmiştir (HUMK md. 438/7)....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasındaki ziynet ve çeyiz eşyasının iadesi davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen kararın, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı; davalının kendisine haksız eylem ve sözlerde bulunduğunu, kendisini evden kovduğunu, ziynet ve çeyiz eşyalarını vermediğini belirterek ziynet ve çeyiz eşyalarının aynen, mümkün olmazsa bedelinin faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı; davacının müşterek haneden ayrılırken ziynet eşyalarını yanında götürdüğünü, çeyiz ve ev eşyalarını ise 14.01.2014’te jandarma marifetiyle teslim aldığını savunarak davanın reddini istemiştir....
"İçtihat Metni"########## MAHKEMESİ :##########AİLE MAHKEMESİ ########## ########## ########## ########## Taraflar arasındaki kişisel eşyanın iadesi davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı vekili dava dilekçesinde; tarafların 2004 yılında evlendiklerini, 6-7 ay birlikte yaşadıklarını, müvekkilinin davacı tarafından evden kovulduğunu ve kayın babası tarafından ağabeyinin evine bırakıldığını, hiçbir şahsi, ziynet ve çeyiz eşyasının kendisine verilmediğini belirterek fazlaya ilişkin hakların saklı kalması kaydıyla ziynet, çeyiz ve şahsi eşyaların aynen iadesi, mümkün olmadığı takdirde...
Dava, ziynet ve kişisel eşyaların iadesi veya bedelinin tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir. 1-Dosya kapsamına, toplanan delillere, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verilmiş olmasına, takdirde de bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde değildir. 2-Davalının ziynet eşlaranının davacıda kaldığına ve kişisel eşyalarının değerine yönelik temyiz itirazına gelince; Davacı dava dilekçesinde ziynet ve kişisel eşyalarının davalıda kaldığını ve aynen iadesi veya bedelinin tahsilini istemiştir. Davalı evlenmelerinin üzernden 15 yıl geçtiğini bildirerek davanın reddini savunmuştur. Davacı ziynet eşyasının davalıda kaldığını ileri sürmüş, davalı ise onun tarafından götürüldüğünü savunmuştur....
Bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince yargılamanın iadesi talebinin reddine karar verilmiş, hükmün davacı tarafça temyiz edilmiştir. Aleyhine yargılamanın iadesi yoluna başvurulan karar kanundan dolayı kesin ise yargılamanın iadesi üzerine verilen karar da asıl karar gibi kesindir; yani temyiz edilemez (KURU, Baki Hukuk Muhakemeleri Usulü, 6. Baskı, Cilt: V, İstanbul, 2001, s. 5263). Somut olayda yargılamanın iadesi talep edilen dosyada kabul edilen ziynet alacağı 55.287,00-TL olup, bölge adliye mahkemesince verilen yargılamanın iadesi talebinin reddine ilişkin karar da kesindir. Bu nedenle, davacının temyiz dilekçesinin reddine karar verilmesi gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda gösterilen sebeple davacı tarafın temyiz dilekçesinin REDDİNE, istek halinde temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, dosyanın ilk derece mahkemesine, karardan bir örneğinin ilgili bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine gönderilmesine oy birliğiyle karar verildi.15.06.2022 (Çrş.)...
Kural olarak, evlilik sırasında kadına takılan ziynet eşyaları kim tarafından alınmış olursa olsun kadına bağışlanmış sayılır. Dava konusu kadına ait altınlar koca tarafından bozdurulup değişik amaçlarla kullanılmış olabilir. Çeşitli sebeplerle (evin ihtiyaçları, düğün borçları, balayı vs) koca tarafından bozdurulan bu altınların karşılığının hibe edilmediği müddetçe kadına iadesi zorunludur. Ziynet eşyalarının iade edilmemek üzere kocaya verildiğinin, davacının isteği ve onayı ile ziynet eşyalarının bozdurulup ev ihtiyaçları için harcandığının davalı yanca kanıtlanması halinde koca ziynet eşyalarını iadeden kurtulur. Somut olayda, düğünde kendisine 50 adet çeyrek altın hediye edildiğini ileri süren davacı bu iddiasını ispatlamak zorundadır....
Bu bağlamda kural olarak davacı kadın, dava konusu ettiği ziynet eşyalarını varlığını ve evden ayrılırken bunların zorla elinden alındığını, ziynetlerin müşterek hanede ya da davalıda kaldığını ispat etmek zorundadır. Zira; olağan olan ziynet eşyasının kadının üzerinde olması ya da evde saklanması, muhafaza edilmesidir. Başka bir anlatımla bunların davalı tarafın zilyetlik ve korumasına terk edilmesi olağan durumla bağdaşmaz. Dosyadaki bilgi ve belgelerden;tarafların ........2007 günü evlendikleri; davacının, 24.....2008 tarihli dava dilekçesi ile boşanma, altınların iadesi, ....000,00 TL maddi; ....000,00 TL manevi tazminat, 500,00 TL tedbir nafakası isteminde bulunduğu; mahkemece; ziynetlerin iadesine ilişkin talebin tefrik edilerek ayrı esasa kaydedilmesine karar verildiği anlaşılmaktadır. Somut olayda davacı kadın dava konusu edilen ziynet eşyalarının halen davalının elinde olduğunu ileri sürmüşse de bu iddiasını kanıtlayamamıştır....


