WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 03 Haziran 2026

Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davacı tarafça 4721 sayılı Kanun`un 161 inci maddesi uyarınca açılan boşanma davası ıslah edilerek, 166 ncı maddesinin birinci fıkrasına dayanan boşanma davasına dönüştürüldüğü, davacı tarafın ıslah ile terditli talebinin bulunmadığı, ıslah ile sadece 4721 sayılı Kanun`un 166 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca boşanma kararı verilmesi talebinde bulunulduğu, bu durumda, 4721 sayılı Kanun`un 161 inci maddesi uyarınca açılan boşanma davasının, ıslah yolu ile 166 ncı maddesinin birinci fıkrasına dayanan boşanma davasına dönüştürüldüğü, İlk Derece Mahkemesince zina nedeniyle açılan davanın reddine karar verilmesinin doğru olmadığı, davalı kadına yüklenen sadakatsizlik vakıasının kanıtlanmadığı, kadının güven sarsıcı davranışta bulunduğunun ispatlandığı, kadına güven sarsıcı davranışta bulunma kusuru yüklenmesi gerekirken, sadakatsizlik kusurunun yüklenmesinin doğru görülmediği, davacı erkek yararına...

DAVA TARİHİ : 22.09.2021 KARAR : Davanın reddi Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen boşanma davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece kadının terditli taleplerinden zina sebebine dayalı boşanma talebi hakkında değerlendirme yapılmadan karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; kadının zina ve evlilik birliğinin temelinden sarsılması sebebine dayalı boşanma davalarının reddine karar verilmiştir....

Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı kadının kademeli (terditli) olarak dava açtığını, öncelikle zina nedenine dayalı boşanma, bu talep kabul edilmediği takdirde evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedenine dayalı boşanma talep etttiği, toplanan delillerden erkeğin zina yaptığı kanıtlanamadığı, erkeğin başka kadınla nişan töreni yapması, sadakat yükümlülüğüne aykırı bir davranış niteliğinde olduğu gerekçesiyle davacı kadının zina sebebine dayalı boşanma davasının reddine karar verilmesi gerekirken, zina iddiasının kanıtlamadığı belirtilerek bu hususta karar verilmemesinin ... olmadığından, kadının zina sebebine dayalı boşanma davasının reddine karar verilmek suretiyle hükmün düzeltilmesine, davalı erkeğin davacı kadını, arkadaşları ve toplum içinde "sen ne anlarsın, sen ne bilirsin senin kafan basmaz" diyerek ... düşürücü sözler söylediği kusuru atfedilmişse de erkeğe izafe edilen bu kusura ilişkin tanık beyanları eşlerin...

Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı erkeğin en son 28.10.2020-29.10.2020 tarihleri arasında başka kadınlarla otelde konakladığı, bu durumda, zina için öngörülen altı aylık sürenin son eylem tarihi olan 28.10.2020 tarihinden başlayacağı, zina hukuki sebebine dayanan boşanma davasının kabulü koşullarının oluştuğu, ancak, İlk Derece Mahkemesince davacının 4721 sayılı Kanun'un 166 ncı maddesine dayalı boşanma davasının kabulü ile tarafların boşanmalarına karar verildiği, davanın terditli açılan bir dava olmayıp, 166 ncı maddeye dayalı boşanma hükmünün taraflarca istinaf edilmemesi nedeni ile kesinleştiği ve taraflar arasındaki evlilik birliğinin bu kesinleşme nedeni ile sona erdiği, bu nedenle davacı kadının zina hukuki nedenine dayalı boşanma davası yönünden karar verilmesine yer olmadığına kararı verilmesi gerektiği, tarafların gerçekleşen sosyal ve ekonomik durumlarına, nafakanın niteliğine, günün ekonomik koşullarına...

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafından mahkenin işbu dava dosyasında 26.08.2020 tarihinde zina hukuki sebebine dayalı boşanma davası açıldığı ve Kayseri 1. Aile Mahkemesinin 2017/800 Esas sayılı dava dosyası ile birleştirilmesi ile tarafların zina nedeniyle boşanmalarına karar verilmesi talep edilmişse de, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 15.03.2023 tarihli 2021/2-848 Esas, 2023/213 karar sayılı ilamında belirtildiği üzere, eşler arasındaki evlilik birliğinin 12.01.2018 tarihinde sona erdiği, bu şekilde erkek tarafından zina hukuki sebebine dayalı davanın açıldığı tarihte tarafların birbirlerine karşı sadakat yükümlülüğünün bulunmadığı, sona eren evlilik hakkında boşanma davasının da açılmasının hukuki sonuç doğurmayacağı, erkek tarafından açılan işbu davanın Kayseri 1....

DAVA Davacı kadın vekili dava ve cevaba cevap dilekçelerinde özetle; erkeğin daha önce kadın tarafından açılan boşanma davası kesinleşmeden evlendiğini iddia ederek davanın kabulüne, zina nedeniyle tarafların boşanmalarına, ortak çocuğun velâyetinin anneye verilmesine, çocuk ve kadın yararına ayrı ayrı aylık 500,00 TL tedbir , iştirak ve yoksulluk nafakasına, kadın yararına 100.000,00 TL manevî tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı erkek vekili cevap dilekçesinde özetle; boşanma davasının kesinleştiğini, bundan sonra erkeğin başkası ile düğün yaptığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; erkeğin sadakat ihlali ve zina eyleminde bulunduğunun sübuta ermediği, taraflar arasında görülen Ankara 1....

nedeniyle boşanmalarına, ortak çocuğun velâyetinin babaya bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir....

Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; mahkemece kadının iddiasında dayandığı, ancak vaki feragati ile sonuçlanan boşanma davası öncesinde öne sürülen vakıaların af ve hoşgörü kapsamında kalması nedeniyle kusur belirlemesinde nazara alınmamasının, erkek için öne sürülen aynı zamanda ceza yargılamasına konu ve erkek hakkında verilen beraat kararı ile sonuçlanan olaya dayalı diğer iddiaların ise sunulan delillerle kanıtlanmamış olması nedeniyle erkeğe kusur yüklenmemesinin, dosya kapsamında toplanılan deliller ile sadakate aykırı davranış içerisine giren kadının aynı zamanda başka bir kişiyle cinsel ilişkinin gerçekleştirildiğine pek muhtemel bakılan bir durum içine girdiğinin kanıtlanmaması nedeniyle erkeğin zina nedeniyle boşanma talebine ilişkin davasının reddine karar verilmesinin ve karar gerekçesinin isabetli olduğunu belirterek, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik...

Aile Mahkemesinin 2010/1212 esas sayılı dosyası ile zina (TMK md.161) ve evlilik birliğinin temelinden sarsılması (TMK md. 166/1) sebebine dayalı olarak açmış olduğu birleşen boşanma davası yönünden toplanan delillerden, davalı-davacı kadının güven sarsıcı davranışlar içerisine girdiği ancak, zina kanıtlanmadığından, zina sebebine dayalı davanın reddine ve evlilik birliğinin temelinden sarsılması sebebine dayalı boşanma davası yönünden kabul edilmesi gerekir. Ne var ki, davalı-davacı kadının boşanma davası, boşanma hükmü temyiz edilmeden kesinleştiğinden kocanın bu davası yönünden de davanın mevzuu kalmamış olmakla, bu dava yönünden karar verilmesine yer olmadığına şeklinde karar verilmesi ve kocanın maddi ve manevi tazminat talepleri ile yargılama gideri ve vekalet ücreti yönünden bir karar verilmek üzere hükmün bozulması gerekmiştir....

Hal böyle olunca boşanma hükmü kesinleşmemiştir. Buna rağmen Bölge Adliye Mahkemesince boşanma hükmünün istinaf incelemesi dışında tutulması doğru değildir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 359 uncu maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde Bölge Adliye Mahkemesi kararlarında tarafların ileri sürdüğü istinaf sebeplerinin gösterileceği ve 355 inci maddesinin birinci fıkrasında incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı yapılacağı düzenlenmiştir. Hâkim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır, ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Duruma göre, talep sonucundan daha azına karar verebilir. O halde davacı-karşı davalı kadının zina nedenli davasında boşanma kararı verilmesi talebi nedeniyle boşanma hükmüne karşı da istinaf talebi bulunduğu halde, hatalı istinaf incelemesi yapılarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış ve kararın münhasıran bu sebeple bozulması gerekmiştir. VI....

UYAP Entegrasyonu