Aile Mahkemesinin 2007/523 E. 2010/953 K. sayılı dosyasında, kadının kusurlu davranışları nedeniyle TMK'nin 166/1-2 maddesine göre tarafların boşanmalarına karar verildiği, TMK'nin 236/2 maddesinin uygulama alanı bulabilmesi için, boşanma davasına bakan mahkeme tarafından, tarafların TMK'nin 161. maddesi gereğince zina nedeniyle veya TMK'nin 162 maddesi gereği hayata kast nedeniyle boşanmalarına karar verilmiş olması gerektiği, dikkate alındığında, somut olayda, tarafların evlilik birliğinin zina veya hayata kast boşanma sebebine göre sona ermemesi karşısında, TMK'nin 236/2 maddesinin uygulanamayacağı gözetilerek, yukarıda bahsedilen Dairenin ilke ve uygulamaları doğrultusunda davacı lehine katılma alacağına hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir....
Hukuk Dairesi DAVA TÜRÜ :Karşılıklı Boşanma Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-davalı erkek tarafından zina sebebine dayalı davasının reddi, kadının davasının kabulü, kusur belirlemesi ve tazminat miktarları yönünden; davalı-karşı davacı kadın tarafından ise erkeğin davasının kabulü, kusur belirlemesi, tazminatlar ve reddedilen tazminat talepleri yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, tarafların yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenlere yükletilmesine, peşin alınan harcın mahsubuna ve 292.10'ar TL. temyiz başvuru harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, dosyanın ilk derece...
Davacı erkek vekili, davalının müvekkili yurtdışındayken çocuklarıyla birlikte evi terk ettiğini, davalının müvekkilini aldattığını, zina yaptığını, davalının halen başka bir erkekle birlikte yaşadığını, boşanma davasının devam ettiğini, zina nedeniyle davalının katılma alacağı ve diğer alacak haklarında payının verilmemesi gerektiğini belirterek, davalı ile müvekkili arasında evlilik süresince devam eden mal rejiminin tasfiye edilerek zina nedeniyle tam kusurlu davalının evlilik süresince devam eden edinilmiş mallara katılma alacağının ortadan kaldırılmasına müvekkilinin edinilen malları üzerindeki alacak hakkının tümüyle sona erdirilmesine karar verilmesini talep etmiştir. 2. Davacı erkek vekili cevaba cevap dilekçesinde; tarafların Türk vatandaşı olduğunu, Türkiye'deki boşanma davasının önce açıldığını, Türk hukukunun uygulanması gerektiğini beyan etmiştir. II....
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, taraflar arasında görülen boşanma davasında; kadının pek kötü muamele ve onur kırıcı davranış hukuki nedenli davasının kabulü gerekip gerekmediği, kadının zina ve evlilik birliğinin sarsılması nedenli davalarının kabulünün yerinde olup olmadığı, kusur belirlemesi ile kadın yararına maddî ve manevî tazminat ile tedbir ve yoksulluk nafakasına hükmedilmesi şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediği ve miktarları noktasında toplanmaktadır. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası, 370 inci maddesi ve 371 inci maddesi. 4721 sayılı Kanunu'nun 4 üncü maddesi, 161 inci maddesi, 162 nci maddesi, 166 ncı maddesinin birinci ve ikinci fıkrası, 169 uncu maddesi, 174 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkrası, 175 inci maddesi, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 50 nci maddesi, 51 inci maddesi. 3....
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, erkek tarafından açılan zina hukuki sebebine dayalı boşanma davasında, zina olgusunun gerçekleşip gerçekleşmediği, zinaya dayalı davanın kabulü, velâyet düzenlemesi, kadın yararına tedbir ve yoksulluk nafakası ile taraflar yararına maddî ve manevî tazminat verilmesi şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediği ve erkek yararına hükmedilen tazminatların miktarı noktasında toplanmaktadır. 2. İlgili Hukuk 4721 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesi, birinci maddesi, 169 uncu maddesi, 161 inci maddesi, Türk Medeni Kanunu'nun 169 uncu, 174 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkrası, 175 inci maddesi, 182 nci maddesi, 330 uncu maddesi, 336 nci maddesi. 6100 sayılı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 inci maddesinin birinci fıkrası ve 371 inci maddesi, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 50 nci ve 51 inci maddeleri. 3....
Öyleyse, davacı-davalı kadının Türk Medeni Kanununun 162. maddesi hukuki sebebine dayalı boşanma talebinin de kabulü gerekirken, reddi isabetsiz olmuş ve bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda 2. ve 3. bentlerde gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, bozma sebebine göre yeniden hüküm kurulması gerekli hale gelen davacı-davalı kadının 166/1. maddesine dayalı boşanma davası ile fer'ileri ve diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, bozma ve inceleme kapsamı dışında kalan davacı-davalı kadının münhasıran TMK 161. maddesine dayalı boşanma talebinin reddine dair itirazını içeren temyize konu bu bölümün ise yukarıda 1. bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, duruşma için takdir olunan 1.630 TL vekalet ücretinin, ...'dan alınarak ...'a verilmesine ve 1.630 TL vekalet ücretinin ...'dan alınarak ...'...
Temyiz Sebepleri Davalı erkek vekili temyiz dilekçesinde özetle; Bölge Adliye Mahkemesinin esastan ret kararının hatalı olduğu, istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle davanın kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğu ve taraflarınca kadın aleyhine Burdur Aile Mahkemesi'nin 2021/395 Esas sayılı dosyasında zina hukuki sebebine dayalı boşanma davası açıldığı, her iki davanın da birlikte görülmesi ve bu kapsamda birleştirme kararı verilmesi gerektiği belirtilerek hükmün tamamı yönünden Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması talep edilmiştir. C. Gerekçe 1....
"İçtihat Metni" Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı kadın tarafından, zina hukuki sebebine dayalı boşanma davasının reddi, kusur belirlemesi, yararına takdir edilen nafakaların miktarları ile reddedilen tazminat talepleri yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davacı kadının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir. 2-Mahkemece taraflar eşit kusurlu kabul edilerek boşanmalarına hükmedilmişse de yapılan yargılama ve toplanan delillerden; davalı erkeğin güven sarsıcı davranışlarda bulunduğu, birlik görevlerini ihmal ettiği vc eşinin kilolu olduğunu söylerek onu aşağıladığı; davacı kadının ise eşine hakaret vc beddua ettiği anlaşılmaktadır....
Temyiz Sebepleri Davalı karşı davacı kadın vekili temyiz dilekçesinde özetle; reddedilen zina davası, kabul edilen asıl dava ile kadının reddedilen nafaka talepleri, iştirak nafakasının ve manevî tazminatın miktarı bakımından kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, erkek tarafından evlilik birliğinin sarsılmasına dayalı, kadın tarafından zina olmadığı takdirde evlilik birliğinin sarsılmasına dayalı olarak terditli olarak açılan davalarda evlilik birliğinin temelden sarsılıp sarsılmadığı, kusurun kimden kaynaklandığı, erkeğin zina eyleminin ispat edilip edilmediği, kadının davasının zina hukuki nedenine dayalı olarak kabulü gerekip gerekmediği, iştirak nafakası ve yoksulluk nafakası şartlarının bulunup bulunmadığı, iştirak nafakası ve manevî tazminat miktarı noktasında toplanmaktadır. 2....
reddine, davalı-karşı davacı erkeğin evliliğin sarsılması hukuki nedenine dayalı (TMK m.166/1) boşanma davasının kabulü ile tarafların Türk Medeni Kanununun 166/1. maddesi uyarınca boşanmalarına erkeğin TMK 161 zina hukuksal nedenine dayalı davasının ise reddine karar verilmiştir....


