davada zina hukuki sebebine dayalı istem yönünden yapılan incelemede ise birleşen dava dilekçesinde zina yönünden dayanılan vakıaların incelenmesinde ilgili davanın hak düşürücü süre içerisinde açılmadığı ve yine Macide isimli kadınla erkeğin ilişkisi yönünden olan vakıaya kadın tarafından süresinde dayanılmadığından hükme esas alınamayacağı ve zina olgusunun da ispatlanamadığı belirtilerek; birleşen davanın da reddine karar verilmiştir....
İlk Derece Mahkemesince getirtilen telefon iletişim kayıtları incelendiğinde erkeğin adına kayıtlı telefon hattı ile .... adına kayıtlı telefon hattı arasında görüşme kayıtlarının bulunduğu, bu haliyle davacı kadının zina olgusunu ispatladığı anlaşılmış olup, davacı kadının terditli olarak açtığı davada öncelikli olarak talep ettiği zina hukuki sebebi ile boşanmaya karar verilmesi gerekirken delillerin takdirinde hataya düşülerek yetersiz gerekçe ile bu talebin reddine, evliliğin sarsılması hukuki sebebine dayalı açılan davanın kabulü ile boşanmaya karar verilmesi ve bu kapsamda taraflara evlilik birliğinin sarsılmasına sebep olan olaylar nedeniyle taraflara kusur atfedilmesi isabetli görülmediği, tarafların ekonomik ve sosyal durumları da gözetilerek dava tarihinden geçerli olmak üzere kadın yararına uygun miktarda tedbir nafakasına hükmedilmesi ve hükmedilen nafakanın miktarı uygun olduğu, tarafların gerçekleşen sosyal ve ekonomik durumlarına, nafakanın niteliğine, günün ekonomik koşullarına...
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, dava 4721 sayılı Kanun'un 161 inci maddesi gereğince zina sebebine, 162 nci maddesi gereğince pek kötü ve onur kırıcı davranış sebebine ve 166 ncı maddesinin birinci fıkrası gereğince evlilik birliğinin sarsılması sebebine dayalı boşanma ve fer'îlerine ilişkin olduğu, tarafların boşanma, velâyet, kişisel ilişki kararları bakımından istinaf yoluna başvurmadığından karar bu yönleri ile kesinleştiği,her ne kadar davacının zina ve pek kötü ve onur kırıcı davranış nedeniyle boşanma talebi hakkında karar verilmemiş ise de tarafların bu konuda istinaf talebi bulunmadığından bu husustaki yanılgıya değinilmekle yetinildiği,yine davalı süresinde cevap dilekçesi sunmadığı halde davalı tanıklarının beyanlarının alınması hatalı ise esasa etkili olmadığından hataya değinilmekle yetinildiği, İlk Derece Mahkemesinin evlilik birliğinin temelinden sarsılmasında davalı erkeğin tam kusurlu olduğuna ilişkin kusur tespitinin...
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davacı-karşı davalı kadının zina nedenine dayalı boşanma davasının kabulü, nafaka ve tazminat verilmesi şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediği, davalı karşı davacının boşanma davasının , maddî - manevî tazminat taleplerinin kabulü şartlarının oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 4721 sayılı Kanun'un 161 inci, 166 ncı maddesinin birinci ve ikinci fıkrası, 174 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkrası, 185 inci maddesinin ikinci ve üçüncü fıkrası ile 186 ncı maddesinin birinci fıkrası. 3....
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, kadın tarafından 4721 sayılı Kanun'un 161 inci maddesinde düzenlenen zina hukuki sebebine dayalı olarak açılan boşanma davasında, davanın konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesinin ve kadın yararına tazminatlara hükmedilmesinin ve tazminatların miktarlarının uygun olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 inci ve 371 inci maddeleri. 4721 sayılı Kanun'un 166 ıncı maddesinin birinci ve ikinci, 169 uncu maddesi, 174 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkrası, 175 inci maddesi, 176 ncı maddesi. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 50 nci ve 51 inci maddeleri. 3....
Bugün dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü: Davacı-karşı davalı kadın tarafından açılan TMK’nun 166/1. maddesine dayalı boşanma, yine kadın tarafından açılan TMK’nun 161. maddesine dayalı birleşen boşanma davası ile davalı-karşı davacı erkeğin açtığı TMK’nun 166/1. maddesine dayalı karşı boşanma davasının yapılan yargılaması sonucu verilen hüküm; taraflarca temyiz edilmiş, Dairemizin 29.06.2015 tarihli ilamı ile "kadının birleştirilen "zina" sebebine dayanan boşanma davası hakkında olumlu veya olumsuz bir karar verilmemiş olması nedeniyle” bozulmuş, bozma sebebine göre tarafların Türk Medeni Kanununun 166/1. maddesine dayalı asıl ve karşı boşanma davaları ve fer'ilerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına karar verilmiştir. Dairemizin bu bozma kararı sonucu daha önce verilen bozmaya konu hüküm karşılıklı davaların tüm yönleri bakımından tamamen ortadan kalkmış boşanma hükmü dahil karar hiçbir yönüyle kesinleşmemiştir....
Bugün dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü: Davacı-davalı kadın zina sebebine ( TMK m. 161), davalı -davacı erkek ise fiili ayrılık sebebine dayalı (TMK m. 166/son) boşanma talebinde bulunmuş, mahkemece davacı- davalı kadının zinaya dayalı boşanma davasının reddine, erkeğin davasının ise, Türk Medeni Kanununun 166/son maddesi uyarınca kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı-davalı kadın tarafından temyiz edilmiştir. Yapılan yargılama ve toplanan delillerden, davalı-davacı erkeğin bir başka kadınla birlikte yaşadığı gerçekleşmiştir. Bu durumda davalı-davacı erkeğin zinası ispatlanmıştır. O halde davacı-davalı kadının zinaya dayalı (TMK m. 161) boşanma davasının kabul edilmesi gerekirken, yetersiz gerekçe ile reddine karar verilmesi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir....
dayalı boşanma davası olduğu, kadın istinaf aşamasında zina sebebine dayalı olarak boşanmaya karar verilmesini isteyemeyeceğinden kadın vekilinin birleşen davada zina sebebine dayalı olarak boşanmaya karar verilmesi yönündeki talebinin reddine, yasal koşulları oluştuğundan kadının maddî ve manevî tazminat taleplerinin reddine ilişkin istinaf taleplerinin kısmen kabulüne, bu hususlarda yeniden hüküm kurulmak suretiyle kadının maddî ve manevî tazminat taleplerinin kısmen kabulüne, kadın lehine 30.000,00 TL maddî ve 25.000,00 TL manevî tazminata, taraf vekillerinin diğer istinaf taleplerinin ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davacı-davalı (kadın) tarafından, kendisinin reddedilen zina sebebine dayalı boşanma davası, kocanın kabul edilen boşanma davası, kusur belirlemesi, tazminatlar ve müşterek çocuk lehine hükmedilen nafakaların miktarı yönünden; davalı-davacı (koca) tarafından ise; kadının kabul edilen boşanma davası, kusur belirlemesi, velayet, nafakalar ve tazminatlar yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, yerinde bulunmayan temyiz isteğinin reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenlere yükletilmesine, peşin alınan harcın mahsubuna ve 123.60'ar TL. temyiz başvuru harcı peşin alındığından başkaca harç...
Kanunu’nun 166/1. maddesi gereğince kabulü ile tarafların TMK 166/l.maddesi uyarınca boşanmalarına, kadının zina, erkeğin pek kötü ve onur kırıcı davranış sebebine dayanan boşanma talepleri hakkında karar verilmesine yer olmadığına, ortak çocuk ergin olduğundan velayeti ile ilgili karar verilmesine yer olmadığına, ortak çocuğa bağlanan nafakanın ergin olması nedeniyle kaldırılmasına, taraflar eşit kusurlu olduğundan tarafların maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddine karar verilmiş, verilen karar taraflarca istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince, davalı-karşı davacı erkeğin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacı-karşı davalı kadının kusur tespiti ile lehine maddi ve manevi tazminata hükmedilmemesine yönelen istinaf talebinin kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının tümüyle kaldırılmasına, kadının zinaya dayalı boşanma talebi ile erkeğin pek kötü ve onur kırıcı davranış sebebine dayalı boşanma taleplerinin ayrı ayrı reddine,...


