Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde orman kadastrosu yapılmamıştır İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve çekişmeli 156 ada 9 parsel sayılı taşınmazın, uzman orman ve zirai bilirkişi tarafından resmi belgelere dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırmada orman sayılmayan ve özel mülkiyete konu olabilecek yerlerden olduğu anlaşıldığına ve adına tescil kararı verilen kişiler yararına 3402 Sayılı Yasanın 14. maddesinde yazılı kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının oluştuğu belirlenerek, 166 ada 6 parsel sayılı taşınmazın ise özel mülkiyete konu olabilecek yerlerden olmadığı anlaşıldığına ve davalı kişiler yararına 3402 Sayılı Yasanın 14. maddesinde yazılı kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının oluşmadığı belirlenerek yazılı biçimde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığına göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA...
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, yörede yapılan kadastro sırasında kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı Sızır Belediye Başkanlığı adına tespit ve tescil edilen çekişmeli 315 ada 5 ve 317 ada 1 parsel sayılı taşınmazlar hakkında davacı Hazine tarafından devletin hüküm ve tasarrufu altında olan yerlerden olduğu gerekçesiyle; 317 ada 1 parsel sayılı taşınmaz hakkında davacı ... tarafından zilyetlikle mülk edinme koşullarının lehine oluştuğu iddiasına dayalı olarak açılan tapu iptali ve tescil davasıdır. 3.2. İlgili Hukuk 3.2.1. 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun “Tapuda kayıtlı olmayan taşınmaz malların tespiti” başlıklı 14....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: Kadastro sonucunda çalışma alanında bulunan 214 ada 13 parsel sayılı 1162.22 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, Toprak Tevzii Komisyonunca köy yerleşim yeri olarak bırakılan alanda kaldığı, zilyetlik ile iktisabının mümkün olmadığı belirtilerek Kerpiç ev ve arsası niteliği ile davalı Hazine adına tespit ve tescil edilmiştir. Davacı ... kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayalı olarak davalı adına oluşan tapu kaydının iptali ile adına tescili istemiyle dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, çekişmeli taşınmazın davacı adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir....
"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi _K A R A R_ Tescili istenen taşınmaz, kadastro yolu ile davacılar adına oluşan 278 parselin Güneybatı bitişiğinde yer almakta olup, çapa bağlanmadığı ve bu nedenle tapusu da bulunmayan yol boşluklarıdır. Davacının istemi zilyetlik hukuki nedenine dayalı olarak iktisap koşulları oluştuğu, bu nedenle ihdasen tescil istemine ilişkin bulunduğundan, 2797 sayılı Yargıtay K.nun 14.maddesi gereğince temyiz incelemesi 8.Hukuk Dairesine ait bulunmaktadır. Yukarıda belirtilen nedenle dosyanın görevli sözü edilen Yüksek Daire Başkanlığına gönderilmesine, 06.10.2008 tarihinde oybirliği ile karar verildi....
in bilinmeyen kişi olmadığını, zilyetlik koşullarının da oluşmadığını beyanla davanın reddine, dava konusu taşınmazın Hazine adına tesciline karar verilmesini istemiştir. Mahkemece, kazanım koşullarının gerçeklekştiği gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmesi üzerine, hüküm davalı Hazine vekili tarafından süresinde temyiz edilmiştir. Dava kazanmayı sağlayan zilyetlik, TMK'nun 713/2. fıkrasında açıklanan "tapu kütüğünden maliki kim olduğu anlaşılamayan" hukuki sebebine dayalı olarak açılan mülkiyetin aktarılmasına ilişkin tapu iptali ve tescil davasıdır. Kural olarak, tapulu bir taşınmazın veya tapuda kayıtlı bir payın kazandırıcı zamanaşımı ve zilyetlik yoluyla edinilmesi mümkün değildir. Ancak, kanunun açıkça izin verdiği ve düzenlediği ayrık durumlarda tapulu bir yerin veya tapuda kayıtlı bir payın koşulları oluştuğu takdirde kazandırıcı zamanaşımı ve zilyetlik yoluyla edinilmesi mümkün olabilir....
na iadesine, 2- Dava, imar-ihya ve kazanmayı sağlayan zilyetlik hukuksal sebeplerine dayalı olarak TMK’nın 713/1 ve 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14. ve 17. maddeleri gereğince açılan tapu iptali ve tescil davasıdır. Davacı taraf, dava dilekçesinde taşınmazda 1973-1974 yılları arasında imar-ihyaya başladığını 1975 yılında imar-ihyanın tamamlandığını ve bu tarihten itibaren zilyetliğin başladığını iddia etmiştir. Mahkemece, 1970 tarihli hava fotoğrafı üzerinde uzman teknik bilirkişi eliyle yaptırılan incelemeye göre hava fotoğrafı tarihi itibariyle taşınmaz bölümlerinin imar-ihya edilmediği; başka bir ifade ile 1970 yılı itibariyle taşınmaz bölümlerinde zilyetlik bulunmadığı tespit edilmiş olup bu durum davacının iddiasıyla uyumludur....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 08.02.2010 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil, tazminat istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın Hazine yönünden reddine, Belediye yönünden kısmen kabulüne dair verilen 27.12.2011 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ile davalı ... vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Dava, dava dışı ... adına düzenlenmiş 26.11.1985 günlü ve 1763 yevmiye numaralı tapu tahsis belgesinin 13.04.2000 tarihli zilyetlik devir sözleşmesi ile temlik alındığı iddiasına dayalı tapu iptali ve tescil ile tazminat istemlerine ilişkindir. Davalı Hazine vekili davanın husumetten, davalı ... vekili ise esastan reddini savunmuşlardır....
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye, uzman orman bilirkişi tarafından eski tarihli hava fotoğrafları ve memleket haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırmada çekişmeli taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğu anlaşıldığına ve adına tescil kararı verilen davalılar yararına 3402 Sayılı Yasanın 14. maddesinde yazılı kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının oluştuğu belirlenerek yazılı biçimde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığına göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, Harçlar Yasasının değişik 13/j maddesi gereğince harç alınmasına yer olmadığına 07/10/2010 gününde oybirliği ile karar verildi....
Davalılar vekili, dava konusu taşınmazın davalılar murisine ait olduğunu ve davacının kötü niyetli olduğunu açıklayarak davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. Mahkemece, tapu iptali ve tescil davası ile birlikte muhdesat arza tabi olacağından mülkiyet tespiti davası yönünden hukuki yarar kalmadığı, davacı tarafın iyiniyetli olarak 40 yıldır kullanıyor olduğu hukuki sebebine dayandığı, TMK 712 ve 713 maddesinde belirtilen şartların oluşmadığı gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmesi üzerine; hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Davacı ilk dava ile TMK'nun 713/2 maddesindeki '' ölüm '' nedenine dayanarak eldeki davayı açmıştır. Kural olarak, tapulu bir taşınmazın veya tapuda kayıtlı bir payın kazandırıcı zamanaşımı ve zilyetlik yoluyla edinilmesi mümkün değildir....
Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak, iki kişilik uzman orman bilirkişi kurulu tarafından orman kadastrosu, eski tarihli hava fotoğrafları ve memleket haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırmada çekişmeli taşınmazların orman sayılmayan yerlerden olduğu anlaşıldığına ve adına tescil kararı verilen davacı kişi yararına 3402 sayılı Kanunun 14. maddesinde yazılı kazandırıcı zamanaşımı yoluyla zilyetlikle taşınmaz edinme koşullarının oluştuğu anlaşıldığına ve krokide (B, C, D, E, F yoluyla ve G) harfleriyle gösterilen bölümlerin ise; 3367 sayılı Kanun kapsamında, Köy Yerleşim Yeri Tesbit Komisyonunun 15.04.2003 gün ve 6 sayılı kararı ve valiliğin bu kararı 08.04.2005 tarihli onamasına dayalı olarak köy yerleşim alanı olarak parselasyon planı yapılarak arsa niteliğinde köy tüzel kişiliği adına tapuya tescil edilen parsellerin içinde kaldığı ve bu bölümler tescil tarihinden itibaren kamu emlakine dönüşmüş bulunduğundan...


