Somut olayda; 22/04/2016 tarihinde takip başlatıldığı, icra emrinin borçluya 28/04/2016 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun 02/05/2016 tarihinde icra emri tebliğinden sonra icra dosyasına 7.430.00 TL ödemede bulunarak 04/05/2016 tarihinde sair itirazlarla itfa nedeniyle icranın geri bırakılması istemiyle mahkemeye başvurduğu, mahkemece bilirkişi raporu aldırılarak itfa nedeniyle icranın geri bırakılmasına karar verilmişse de ödemenin icra emrinin tebliğinden sonra olduğu takip sonrası ödemenin icra müdürü tarafından dikkate alınması gerektiğinden borçlunun takip öncesi ödemelerine ilişkin bilirkişiden ek rapor aldırılarak karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir....
sürüklenen çocuğun üzerine atılı ırza geçme suçunun zaman aşımı süresi yönüyle lehe olan 6545 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten önceki 5237 sayılı TCK'nın 103/2. maddesinde öngörülen cezanın üst sınırı itibarıyla aynı Kanunun 66/1-d, 66/2. maddelerinde belirlenen 15 yıllık asli ve ilave dava zaman aşımına tâbi bulunduğu ve duran zaman aşımı süresinde nazara alındığında suç tarihi olan 2002 yılı Eylül ayı ile inceleme günü arasında bu sürenin geçtiği anlaşıldığından, 5237 sayılı TCK'nın 7/2 ile 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddeleri gözetilerek hükmün 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, suça sürüklenen çocuk hakkında açılan kamu davasının aynı Kanunun 322 ve 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddeleri uyarınca zaman aşımı sebebiyle DÜŞMESİNE, 26.11.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi....
TÜRK MİLLETİ ADINA Mahalli mahkemece bozma üzerine verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak; Gereği görüşülüp düşünüldü: Sanık hakkında kurulan mahkumiyet hükmünün 5271 sayılı CMK'nin 231. maddesi gereğince açıklanmasının geri bırakıldığı, bu kararın 03.10.2014 tarihinde kesinleşmesi ile zamanaşımının durduğu ve sanığın denetim süresi içerisinde 28.04.2015 tarihinde kasıtlı bir suç işlemesi nedeniyle, bu tarih itibariyle duran zaman aşımının tekrar işlemeye başladığı, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı nedeniyle zaman aşımının "6 ay 25 gün" süre ile durduğu, ancak; sanığa yüklenen suçun gerektirdiği cezanın türü ve üst haddine göre, suç tarihi olan 22.11.2007 tarihi ile temyiz inceleme tarihi arasında 5237 sayılı TCK’nin 66/1-e ve 67. maddelerinde öngörülen "12 yıllık" olağanüstü zaman aşımı süresinin gerçekleşmiş olduğunun anlaşılması, Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu nedenle 6723 sayılı Kanun'un 33. maddesiyle...
İzmir Bölge Adliye Mahkemesince, tüm dosya kapsamına göre; davacının alacaklı olduğu Selçuk İcra Müdürlüğünün 2010/2153 E. sayılı takip dosyasında başlatılan icra takibine karşı, borçlu tarafından, takip konusu alacağın takibin kesinleşmesinden sonraki dönemde zamanaşımına uğradığı ileri sürülerek, icranın geri bırakılması istemiyle yapılan şikayet üzerine, Selçuk İcra Hukuk Mahkemesinin 2016/45 E. ve 2016/67 K. sayılı kararı ile İİK'nın 33/a maddesi gereğince icranın geri bırakılmasına karar verildiği ve bu kararın Yargıtay 12....
Kesen nedenlerin varlığı halinde süre yeniden işlemekte ise de, dava zaman aşımını kesen nedenlerin varlığı halinde süre yeniden işlemekte ise de, bu sürenin TCK'nın 67/4. maddesi uyarınca en fazla yarı oranında uzayacağı, suç tarihi olan 08.12.2012 tarihinden itibaren TCK'nın 66/1-e, 66/2, 67/4. maddelerinde öngörülen 7 yıl 12 aylık zaman aşımı, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği tarih olan 25.03.2013 ile denetim süresi içerisinde işlenen suç tarihi olan 11.09.2014 arasındaki durma süresi de gözetildiğinde, inceleme tarihinden önce gerçekleşmiş olduğundan, suça sürüklenen çocuk müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olup, hükmün gerçekleşen zaman aşımı nedeniyle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak, yeniden yargılama gerektirmeyen bu konuda, aynı Kanunun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, 5237 sayılı TCK'nın 66/1-e, 66/2, 67/4 ve 5271 sayılı CMK'nın...
Bu durumda mahkemece borçlu davalının aciz halinin kabulü gerektiği halde aciz belgesinin sunulmaması nedeniyle davanın reddine karar verilmesi doğru bulunmamıştır. Ancak alacaklı davacı tarafından borçlu davalı aleyhine ... 8.İcra müdürlüğünün 2009/3344 sayılı dosyası ile yapılan icra takibinin ... 8. İcra Hukuk Mahkemesinin 2010/2073-2158 sayılı kararı ile İİK.nun 71/2 ve 33/a maddeleri uyarınca zamanaşımı nedeniyle icranın geri bırakılması kararı ile icranın geri bırakılmasına karar verildiği dosya içeriğinden anlaşılmıştır. O halde mahkemece ... 8....
Mezkur ihbarnamede; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 06/12/2016 tarihli ve 2016/3-34 Esas, 2016/467 sayılı ilamında, ‘‘Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi durumunda dava zaman aşımı, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği tarihte durmaya başlayıp, denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlenmesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere aykırı davranılması halinde yeni suç işlendiği veya denetimli serbestlik tedbiri yükümlülüklerine aykırı davranıldığı tarihte dava zaman aşımı süresi yeniden işlemeye başlayacaktır....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlular tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: Alacaklı tarafından bonoya dayalı kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla başlatılan takibin kesinleşmesinden sonra borçluların zamanaşımı nedeniyle icranın geri bırakılmasını talep ettikleri mahkemece; istemin süreden reddedildiği görülmektedir. İİK'nun 170/b maddesinin göndermesi ile uygulanması gereken aynı Kanun'un 71/2 ve 33/a maddesi gereğince, takibin kesinleşmesinden sonraki dönemde borcun zamanaşımına uğradığına yönelik şikayet, herhangi bir süreye tabi olmayıp iddianın yerinde olduğunun belirlenmesi halinde icranın geri bırakılmasına karar verilir....
O halde; Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgulara göre yukarıda sözü edilen icranın geri bırakılması kararına karşı alacaklının 7 gün içinde genel mahkemelerde dava açıp açmadığının araştırılması alacaklı tarafından genel mahkemelerde İİK'nun 33/a-2. maddesi uyarınca açılan bir davanın olmaması halinde alacağın zamanaşımına uğradığı hususunun kesin hüküm teşkil edeceği ve icranın geri bırakılması kararının, takibin iptaline ilişkin sonuçları doğuracağı ve icra dosyasındaki mevcut hacizlerin kalkacağı, alacaklı tarafından açılmış böyle bir dava varsa sonucunun istihkak davasında bekletici mesele yapılacağı dava sonuna kadar icra takibinin duracağı davanın kazanılması halinde duran icra takibine devam edileceği davanın kaybedilmesi halinde ise dosyadaki hacizlerin kalkacağının değerlendirilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir. Bozma neden ve şekline göre, diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir....
Ancak; 1- Sanığın adli sicil kaydında bulunan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kasıtlı suçtan mahkumiyet sayılamayacağı dikkate alındığında, CMK'nun 231. maddesinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılması müessesesine objektif koşullar bakımından engel hali bulunmayan sanığa, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesini talep edip etmediği hususu sorularak sonucuna göre sanığın CMK'nın 231/6. maddesi uyarınca, pişmanlığı, kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak, yeniden suç işleyip işlemeyeceği konusunda bir değerlendirme yapılması gerektiği gözetilmeden, hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağı hususunun tartışmasız bırakılması, 2- TCK'nın 53/1-b maddesinde yer alan hak yoksunluğunun uygulanmasına ilişkin hükmün, Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarihli ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararıyla iptal edilmesi nedeniyle uygulanma olanağının ortadan kalkmış olması, Bozmayı gerektirmiş ve sanığın...


