WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 14 Haziran 2026

ın davalı kooperatifteki ortaklığının 18/03/1987-09/03/1988 tarihleri arasında sona erdiğinin açıkça ortaya koyduğu ancak ortaklığın istifa veya ihraç yoluyla sona erdiğini gösteren kayıt ve belgelerin mevcut olmadığını, kooperatif ortaklığının, Yasa ve Anasözleşme hükümlerine uygun şekilde sona erdiğinin ispat edilmemiş olduğu fakat Yargıtay Bozma ilama doğrultusunda uzun süre kooperatifle irtibatını kesip, ortaklık haklarını kullanmadığı gibi ortaklık yükümlülüklerini de yerine getirmeyen davacı ... adına tesis edilen ortaklığın 18/03/1987-09/03/1988 tarihleri arasında eylemli olarak sona erdiğinin kabul edilebileceği, davalı kooperatifin aidat toplayan bir kooperatif olduğu, genel kurulu kararları ve defterleri ile sabit olduğu, davacının aidat ödeme yükümlülüklerini yerine getirmediği, davacının katıldığı 18.03.1987 tarihli genel kurul tarihinden itibaren işbu dava tarihine kadar anılan şekillerde kooperatif ile ilişkisini devam ettirmediği, kooperatifle ilişki kurduğu son tarih...

, gereğine göre Genel Müdürlüğün veya vakfın yönetim organının yazılı düşüncesini alarak vakfın dağılması ve tasfiye kurulu oluşumu istemini karara bağlayıp dağılma kararını sicile tescil edeceği, sona eren vakfın kişiliğinin, ehliyeti tasfiye amacıyla sınırlı olmak üzere tasfiye sırasında da devam edeceği hüküm altına alınmıştır....

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasındaki kooperatif üyeliğinin tespiti davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. - K A R A R - Davacı; davalı kooperatifin 2002 yılı genel kurul toplantısının 20.04.2003 tarihinde yapıldığını, kooperatifin 2003, 2004, 2005, 2006, 2007, 2008, 2009 yılları yıllık genel kurul toplantılarının yapılmadığını, 27.04.2003 tarihinde yapılan genel kurul toplantısına ait hazirun cetvelinin 6. sırasında yer aldığını, bu tarihten sonra istifa ettiğine dair bir dilekçesinin olmadığını, kooperatiften istifa ettiğine dair de istifasının kabul edildiğine dair yönetim kurulu ve genel kurul kararı olmadığını ileri sürerek, üyeliğin tespitini talep ve dava etmiştir....

Mahkemece, ortaklığa kabul edilen davacının yönetim kurulu kararı ile ortaklık sıfatını kazandığı, bu sıfatı kazanmasından sonra ortaklığını sona erdirmek için kooperatif ortaklığından ihraç prosedürünün gerçekleştirilmesi gerektiği gerekçesiyle kooperatif üyesi olduğunun tespitine karar verilmiştir. Karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 13.09.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi....

Ancak aidat yükümlülüğü bulunan bir kooperatifte ortağın uzun süre kooperatife uğramaması ve aidat borcunun bulunup bulunmadığını takip etmemesi halinde üyeliğinin sona erdiğini ortağın zımnen kabul ettiği, diğer anlatımla üyelik haklarından zımnen vazgeçtiğini benimsediği, eylemli olarak ortaklıktan çıkma iradesini yansıttığı ve böyle bir davacının açtığı davanın TMK'nun 2. maddesinde öngörülen iyiniyet kuralına aykırı düştüğü ilke olarak kabul edilmelidir. Mahkemenin 2009/11 değişik iş sayılı dosyasında, davacının 15.11.2002 tarihinde kooperatif üyeliğinin terkin edildiği, 18.04.2002 tarihli genel kurula katıldığı, 2004 yılına ait genel kurula ise katılmadığı tespit edilmiş ve tespit raporu davacı vekiline 28.04.2009 tarihinde tebliğ edilmiştir. Tespit dosyasında, ihraca ilişkin yönetim kurulu kararı da bulunmaktadır. Dava ise 13.12.2010 tarihinde açılmıştır....

Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut olayda davacının, el çektirme kararının verildiği 14.07.2021 tarihinde Şube Yönetim Kurulu yedek üyesi olup anılan tarihte davalı Sendika Ana Tüzüğü'nün 31 inci maddesi kapsamında Şube Yönetim Kurulu üyeleri arasında olan davacının 6356 sayılı Kanun’un 24 üncü maddesinden yararlanmasına engel bir durum bulunmadığı, davacının 6356 sayılı Kanun’un 24 üncü maddesinde düzenlenen işyeri sendika temsilciliğinin güvencesi hükümlerinden faydalanması gerektiği, davalı vekilinin, davacının sendika üyeliğinin sona ermesi sebebi ile yedek yönetim kurulu üyeliği sıfatının da kendiliğinden sona ereceği ve davacının açılan davada hukuki yararının bulunmadığı noktasındaki istinaf itirazının yerinde bulunmadığı, öte yandan davacı tayin ile başka bir işkolunda olan bir işyerine gönderildiğinden işkolu değişikliği nedeniyle üyeliğinin düştüğünü öğrendiği, davacının üyeliğinin bu işlemler yapılmasaydı devam etmesi...

Davalı vekili, dava dışı ... ile kooperatif arasında yapılan sözleşmeyle 30.03.2005 tarihinde doğrama işi karşılığında üç üyelik verildiğini, ancak hiçbir iş yapılmadığı için 03.04.2006’da sözleşmenin feshi ve yönetim kurulu kararı ile bu kişinin üyeliklerinin sona erdirildiğini, bu nedenle davalıların üye olmadıklarını savunmuştur. Mahkemece, davacıların kooperatif kayıtlarında adlarına rastlanmadığı ve devralınan üyeliklerin sona erdiği gerekçesiyle, davanın reddine karar vermiş; hüküm davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, kooperatif üyeliğinin tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece, açıklanan gerekçelerle davanın reddine karar verilmiş ise de davalı kooperatif ile davacıların üyeliği devraldıklarını ileri sürdükleri dava dışı ... arasındaki sözleşme ilişkisi ile kooperatif üyeliği ilişkisi birbirinden farklı ilişkilerdir. Dava dışı ...’nın başlangıçta kooperatif üyesi olduğu davalı kooperatifin kabulündedir....

Bu yasal düzenlemeler ve açıklamalar ışığı altında inceleme konusu dava değerlendirildiğinde; Mahkemece, davacının sorumlu olacağı prim borçlarının kapsamı belirlenirken, primlerin ait olduğu ayın sonunda tahakkuk edeceği göz önünde tutularak, buna göre davacının yönetim kurulu üyeliğinin hangi tarih itibariyle sona erdiği ve bu kapsamda davacının yönetim kurulu üyeliğinin davaya konu dönemde devam edip etmediği ilgili ticaret sicili kayıtları getirtilmek suretiyle belirlenmeli, ve sonucuna göre bir karar verilmelidir. 2-Davaya konu ödeme emirleri içeriklerinden 2015/14209 sayılı ödeme emirinin içeriğinin idari para cezası olduğu görülmekle, bu ödeme emiri bakımından davanın yasal dayanağı 506 sayılı Kanunun 140. maddesi olup gerek anılan maddede, gerekse 5510 sayılı Kanun'un 102. maddesinde, işverenin kanunla düzenlenen yükümlülüklerini yerine getirmemesi halinde idari para cezası ile sorumlu olacağı düzenlenmiştir....

DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; yönetim kurulunun aldığı karar ile özürsüz üst üste 3 kez toplantıya katılmadığı gerekçe gösterilerek müvekkilin yönetim kurulu üyeliğinin düşürülmesine karar verildiğini, yönetim kurulu toplantı davetinin usulüne uygun şekilde tebliğ edilmediğini, müvekkilinin kronik sağlık sorunları mevcut olduğunu, ilgili sağlık kurumunun verdiği raporla riskli hasta grubunda olduğu için karantinada olduğunu, bu durumun kooperatif yönetimince bilindiğini, kurumsal mail adresinden bir e-posta gönderilerek yönetim kurulu üyeliğinin sonlandırıldığının bildirildiğini, e-posta adresinden bildirilmesinin de hukuka aykırı olduğunu, kooperatiflerde azil yetkisinin genel kurula ait olduğunu, bu nedenle yönetim kurulu kararının da hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek müvekkilinin yönetim kurulu üyeliğinin devamına ve kooperatif kararının iptaline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı taraf süresinde cevap dilekçesi sunmamıştır. III....

ın bir takım evrakları imzalatmak için yanına geldiğini, kendisinin de evrakların üyeliğinin sonlandırılması için olduğunu düşünerek imzaladığını, daha sonra ise imza attığı evrakların görev dağılımı ile kendisinin kooperatif başkan yardımcılığına seçildiği evraklar olduğunu anladığını, bu durumun kendi istem dışında olduğunu, iş bu hatalı işlemin düzeltilmesi için kooperatif başkanına sözlü olarak uyarılarda bulunduğunu ancak hatalı işlemin düzeltilmediğini daha sonra noterlik aracılığıyla kooperatifi istifa dilekçesi gönderildiğini ileri sürerek; 2010 yılı kooperatif genel kurul gündemi, kooperatif yönetim kurulu seçimindeki genel kurul tutanağındaki şahsını ilgilendiren kısmın ve şahsını ilgilendiren kararların iptaline, yönetim kurulu üyeliğinin iptali ile ticaret siciline işlenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı davaya cevap vermemiştir....

UYAP Entegrasyonu