mahkemesince, kadının sosyal inceleme raporundaki beyanından kendisini yoksulluktan kurtaracak düzeyde sürekli ve düzenli kira geliri bulunduğu gerekçesiyle ilk derece mahkemesince verilen yoksulluk nafakasının kaldırılarak yoksulluk nafakası talebinin reddine karar verilmiştir....
Verilen karar, davacı-karşı davalı erkek tarafından; kusur tespiti, yoksulluk nafakası ve kendi tazminat taleplerinin reddi yönünden istinaf edilmiş, bölge adliye mahkemesince; erkeğin maddi tazminat talebinin kapsamının belirlenmesi gereğiyle, karar kaldırılmakla esası incelenmeksizin ilk derece mahkemesine gönderilmiştir. Bu defa ilk derece mahkemesince kadının tazminatlarının reddi ile diğer konularda karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş ve bu karar erkek tarafından; kusur belirlemesi ve yoksulluk nafakası yönlerinden istinaf edilmiştir. Bölge adliye mahkemesince; yoksulluk nafakasına ilişkin olarak itiraz kabul edilerek sair itirazlar esastan reddedilmiştir. Bölge adliye mahkemesince verilen karar davalı-karşı davacı kadın tarafından yukarıda gösterilen sebeplerle temyiz edilmiştir. İlk derece mahkemesince verilen kararlar, istinaf edilmeyen yönlerden kesinleşmiş olup, istinaf edilmeyen konular temyize getirilemez....
Taraflar arasındaki iştirak nafakası ve yoksulluk nafakasının kaldırılması – indirilmesi (asıl dava), iştirak ve yoksulluk nafakasının artırılması (karşı dava) davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, asıl ve karşı davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı (karşı davalı) vekilince temyiz edilmesi üzerine; dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı vekili dilekçesinde 2011 yılında davalı eski eş için hükmolunan 200 TL yoksulluk, müşterek çocuklar yararına hükmolunan 200 TL iştirak nafakalarının değişen koşullar nedeniyle kaldırılması veya indirilmesini talep etmiştir. Davalı davanın reddini talep etmiş; ve karşı dava dilekçesi ile de davacı tarafından davalıya ödenmekte olan yoksulluk nafakası ile iştirak nafakalarının aylık 300,00'er TL'ye çıkartılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :AİLE MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen yoksulluk nafakasının kaldırılması davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir. Y A R G I T A Y K A R A R I Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü. Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının ....000 TL yoksulluk nafakası ödediğini, emekli olduğunu, uçak bakım teknisyenliği işinden ayrıldığını, gelirinin azaldığını, evlendiğini, çocuğunun olduğunu, davalının taşınmaz sattığını, emekli maaşı aldığını, yoksulluğunun ortadan kalktığını belirterek, yoksulluk nafakasının kaldırılmasına ya da 150 TL’ye indirilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalının yoksulluk nafakasına ihtiyacı olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir....
Davada, boşanma kararı ile eski eşine bağlanan aylık 200,00 TL yoksulluk nafakasının davalının çalışmaya başladığı ve yoksulluktan kurtulduğu ileri sürülerek kaldırılması istenilmiştir. Mahkemece, davanın kabulü ile yoksulluk nafakasının kaldırılmasına karar verilmiş, hüküm, süresinde davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava dilekçesinde, nafaka alacaklısının düzenli gelir getiren bir işte çalışması halinde yoksulluk halinin ortadan kalkacağı ileri sürülmüştür. Yargıtay HGK.nun 07.10.1998 tarih ve 2-656-688 sayılı kararında da kabul edildiği gibi yeme, giyinme,barınma, sağlık,ulaşım, kültür(eğitim) gibi bireyin maddi varlığını geliştirmek için zorunlu ve gerekli görülen harcamaları karşılayacak düzeyde geliri olmayanları yoksul kabul etmek gerekir. HGK.nun yerleşik kararlarında asgari ücret seviyesinde gelire sahip olunması, yoksulluk nafakası bağlanmasını olanaksız kılan bir olgu kabul edilmemiştir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :AİLE MAHKEMESİ Taraflar arasındaki yoksulluk nafakasının artırılması davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı vekili, dava dilekçesi ile; davacı için ödenen aylık 150.00.- TL yoksulluk nafakasının yetersiz olduğunu ileri sürerek 1.000.00.-TL'ye yükseltilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı, cevap dilekçesi ile; davanın reddini istemiştir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne; yoksulluk nafakasının aylık 450.00.-TL'ye yükseltilmesine karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir. Dava; yoksulluk nafakasının artırılması istemine ilişkindir....
Bölge adliye mahkemesi,kusura ilişkin gerekçenin düzeltilmesine, ilk derece hüküm fıkrasından A/3 (kadın lehine hükmedilen yoksulluk nafakası) ve C/1-2-3-4. (erkeğin boşanma davasına yönelik) bentlerinin hükümden kaldırılmasına, sair istinaf taleplerinin ise reddine karar verilmiş, erkeğin boşanma davası yönünden yeniden hüküm kurulmuş, kadın lehine hükmedilen yoksulluk nafakasına yönelik ise ilk derece hükmünün kaldırılmasına rağmen yoksulluk nafakası hakkında olumlu olumsuz hüküm kurulmadığı gibi, gerekçe kısmında ise yoksulluk nafakasına yönelik istinaf talebinin reddine karar verildiği belirtilmiş olup, bu suretle gerekçe ile hüküm arasında da çelişki yaratılmıştır. Gerekçe ve hüküm arasında yaratılan bu çelişki tek başına bozma sebebi oluşturduğundan, hükmün münhasıran bu sebeple bozulması gerekmiştir....
ve yoksulluk nafakasının reddine karar verilmiş, sair itirazlar esastan reddedilmiştir....
Bugün dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1-Dosyadaki yazılara, mahkemece bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve bozmanın kapsamı dışında kalarak kesinleşmiş olan yönlere ait temyiz itirazlarının incelenmesi artık mümkün bulunmamasına göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir. 2-Davacı erkek tarafından açılan boşanma davasının yapılan yargılaması sonucu mahkemece, davalı kadın lehine 2.500 TL yoksulluk nafakası, 250.000 TL maddi, 100.000 TL manevi tazminata hükmedilmiş, verilen bu karar davacı erkeğin temyizi üzerine Dairemizin 27.06.2014 tarihli kararı ile, davalı kadın lehine hükmolunan yoksulluk nafakası ile maddi ve manevi tazminatın çok olduğu gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda verilen ikinci kararla, davalı kadın lehine 2.000 TL yoksulluk nafakası, 200.000 TL maddi ve 70.000 TL manevi tazminata karar verilmiş, bu karar da erkek tarafından temyiz edilmiştir....
Türk Medeni Kanununun 4. maddesindeki hakkaniyet ilkesi ile Türk Borçlar Kanununun 50. ve devamı maddeleri hükmü nazara alınarak, daha uygun miktarda maddi tazminat (TMK.md. 174/1) ve yoksulluk nafakası takdiri gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamıştır.Ancak ilk incelemede bu hususların gözden kaçtığı ve hükmün onandığı anlaşılmakla, davalı kadın eşin maddi tazminat ile yoksulluk nafakasının miktarları ile ilgili onama kararına ilişkin karar düzeltme isteğinin kabulüne, Dairemizin 13.04.2015 tarih, 2014/22302esas. 2015/7371 karar 2015/19698 2015/20467 sayılı onama ilamının maddi tazminat ile yoksulluk nafakasının miktarları yönünden kaldırılmasına, yerel mahkeme kararının yukarıda açıklanan sebeple maddi tazminat ile yoksulluk nafakasının miktarları yönünden bozulmasına karar verilmesi gerekmiştir....


