Mahkemece, aylık 1.000,00 TL olan yoksulluk nafakasının aylık 4.000,00 TL'ye çıkartılmasına karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Temyiz incelemesini yapan Yargıtay 3. Hukuk Dairesince, "Tarafların sosyal ve ekonomik durumları, nafakanın niteliği, ekonomik göstergelerdeki olumsuz değişiklikler ve ÜFE artış oranları dikkate alındığında davacı yararına hükmedilen yoksulluk nafakası miktarının fazla olduğu anlaşılmaktadır. Mahkemece; nafakanın niteliği ve anılan nedenlerle TMK. 4.maddesi gereğince "hakkaniyete" uygun nafaka miktarına karar verilmesi gerekirken; somut nedenleri ve gerekçeleri açıklanmadan fazla miktarda yoksulluk nafakasına hükmedilmesi doğru görülmemiştir." gerekçesiyle hüküm bozulmuştur. Bozma ilamına uyan mahkemece, davacı lehine belirlenen aylık 1.000,00 TL yoksulluk nafakasının dava tarihinden itibaren aylık 3.000,00 TL'ye çıkartılmasına karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir....
Hükme karşı taraflarca istinaf kanun yoluna başvurulmuş, bölge adliye mahkemesince dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda davacı-davalı kadının asgari ücret karşılığı çalışmakta iken 24.04.2021 tarihinde kendi isteği ile işinden istifa ettiği, bu nedenle boşanmakla yoksulluğa düştüğünün kabulüne olanak bulunmadığı gerekçesiyle yoksulluk nafakası talebinin reddine karar verilmiş, hüküm davacı-davalı kadın tarafından reddedilen yoksulluk nafakası talebi yönünden temyiz edilmiştir. Boşanan eş yararına yoksulluk nafakasına hükmedebilmek için, boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek olması gerekir (TMK m. 175)....
Davacı; boşanma kararı ile davalı eski eşine bağlanan aylık 175 TL yoksulluk nafakasının, davalının boşandıktan sonra çalışmaya başladığını, yoksulluktan kurtulduğunu ileri sürerek, yoksulluk nafakasının kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir. Davalı sekreter olarak asgari ücretle çalışıyor olmasının yoksulluktan kurtarmadığını bildirerek, davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir. Davacı, dava dilekçesinde nafaka alacaklısının düzenli gelir getiren bir işte çalışması halinde yoksulluk halinin ortadan kalkacağını ileri sürerek, yoksulluk nafakasının kaldırılmasını istemiştir. Yargıtay HGK.nun 7.10.1998 tarih ve 2-656-688 sayılı kararında da kabul edildiği gibi yeme, giyinme, barınma, sağlık, ulaşım, kültür (eğitim) gibi bireyin maddi varlığını geliştirmek için zorunlu ve gerekli görülen harcamaları karşılaycak düzeyde geliri olmayanları ... kabul etmek gerekir....
Mahkemece; davanın kısmen kabulü ile, yoksulluk nafakasının 150,00 TL artırılarak 350,00 TL'ye çıkartılmasına ve iştirak nafakasının 200,00 TL artırılarak 400,00 TL'ye çıkartılmasına karar verilmiş; hükmün, davalı vekilinin temyizi üzerine Dairemizin 2015/3415 Esas ve 2015/11941 Kararı ile; iştirak nafakasına ilişkin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan hükmün onanmasına karar verilmiş; yoksulluk nafakasına yönelik temyiz itirazları yönünden ise, yoksulluk nafakasının niteliği ve takdir edildiği tarih gözetilerek, nafakanın TÜİK’in yayınladığı ÜFE oranında artırılması suretiyle dengenin yeniden sağlanması gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yüksek nafaka takdirinin doğru görülmediği gerekçesiyle hüküm bozulmuştur....
AİLE MAHKEMESİ TARİHİ : 15/07/2014 NUMARASI : 2014/158-2014/482 Taraflar arasındaki iştirak ve yoksulluk nafakasının artırılması davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı vekili dava dilekçesinde, boşanma ilamıyla müşterek çocuk lehine 100 TL iştirak nafakasına, müvekkili lehine aylık 250,00 TL yoksulluk nafakasına hükmedildiğini, nafakaların, ihtiyaçları karşılamada yetersiz kaldığını belirterek; iştirak ve yoksulluk nafakalarının ayrı ayrı 500,00'er TL'ye yükseltilmesini talep etmiştir. Davalı cevap dilekçesinde davanın reddini istemiştir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :AİLE MAHKEMESİ Taraflar arasındaki yoksulluk nafakasının kaldırılması davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı vekili dava dilekçesinde; yoksulluk nafakasının artırılması davası ile davalı lehine 700 TL yoksulluk nafakasına hükmedildiğini, davalının babasının vefat etmesi nedeniyle davalıya yetim maaşı bağlandığını ve taşınmazlar kaldığını, davalının yoksulluğunun ortadan kalktığını belirterek yoksulluk nafakasının kaldırılmasını talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalıya yetim maaşı almaya başladığını, kanser tedavisi gördüğünü, yoksulluğunun kalkmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir....
Tarafların karşılıklı boşanma davalarında; mahkemece ilk olarak tarafların karşılıklı davalarının kabulü ile boşanmalarına, erkek lehine aylık 250 TL yoksulluk nafakasına hükmedilmiş, tarafların temyizi üzerine Dairemizin 20.12.2016 tarihli, 2016/6525 esas ve 2016/16201 karar sayılı ilamı ile hüküm, erkek lehine hükmedilen yoksulluk nafakasının az olduğu gerekçesiyle bozulmuş, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamanın sonunda erkek lehine 350 TL yoksulluk nafakasına hükmedilmiştir. Hüküm davacı-karşı davalı kadın tarafından yoksulluk nafakası, davalı-karşı davacı erkek tarafından ise yoksulluk nafakasının başlangıç tarihi yönünden temyiz edilmiş, Dairemizin 28.09.2020 tarihli, 2020/3806 esas ve 2020/4266 karar sayılı ilamı ile hüküm onanmış, bu ilama karşı davacı-karşı davalı kadın tarafından karar düzeltme isteğinde bulunulmuştur....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK (AİLE) MAHKEMESİ Taraflar arasındaki yoksulluk nafakasının artırılması davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Dava vekili dava dilekçesinde; boşanma ilamıyla aylık 150,00 TL olarak belirlenen yoksulluk nafakasına hükmedildiğini, nafakanın ihtiyaçları karşılamada yetersiz kaldığını, davalının muhtar olarak görev yapmaya başladığını belirterek yoksulluk nafakasının aylık 500,00 TL'ye yükseltilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı cevap dilekçesinde; maddi durumunda değişim olmadığını, mide kanseri olup, tedavi masrafları olduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir....
Ayrıca, madde metninden de anlaşıldığı üzere yoksulluk nafakası isteminde bulunan tarafın kusurunun daha ağır olmaması gerekmektedir. Ancak yoksulluk nafakası boşanmadan sonra yoksulluğa düşecek olan tarafı koruma amacına yönelik olduğu içindir ki, boşanmış olan yoksul tarafa verilecek olan yoksulluk nafakası hiçbir surette diğer tarafa yükletilen bir ceza veya tazminat niteliğinde olmayacaktır. Şayet böyle olsaydı, sadece boşanmada kusuru olan eşten istenebilmesi gerekirdi. Oysa ki, maddede açıkça belirtildiği gibi, kusursuz eş dahi yoksulluk nafakası ödemekle yükümlüdür. Yoksulluk nafakası, bir bakıma evlilik birliği devam ettiği sürece söz konusu olan karşılıklı bakım ve geçindirme ödevinin devam ettirilmesi anlamını taşımaktadır (Akıntürk, T./Ateş, D.: Aile Hukuku, C. 2, İstanbul 2019, s. 302). Bunun yanında, yoksulluk nafakası istenebilmesi için istemde bulunan tarafın boşanma yüzünden yoksulluğa düşme tehlikesiyle karşılaşmış bulunması şarttır....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : ...Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı tarafından, yoksulluk nafakası yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: Davalı erkeğin çalışmadığı, herhangi bir malvarlığının da bulunmadığı, 2022 sayılı yasa gereğince üç ayda bir 891 TL. özürlü maaşı aldığı anlaşılmaktadır. Bu durumda, kendisi yoksul olan kişi yoksulluk nafakasıyla yükümlü tutulamaz. Bu husus gözetilmeden, davacı kadın yararına yoksulluk nafakasına (TMK.md.175) hükmedilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda gösterilen sebeple yoksulluk nafakası yönünden BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi....


