Yoksulluk durumu günün ekonomik koşulları ile birlikte, tarafların sosyal ve ekonomik durumları ve yaşam tarzları değerlendirilerek takdir edilmelidir. Evlilik birliğinde eşler arasında geçerli olan dayanışma ve yardımlaşma yükümlülüğünün, evlilik birliğinin sona ermesinden sonra da kısmen devamı niteliğinde olan yoksulluk nafakasının özünde, sosyal ve ahlâki düşünceler yer almaktadır. Nafaka talep edilen eşin kusursuz da olsa nafaka ödemekle yükümlü kılınması, yoksulluk nafakasının tazminat ya da cezadan farklı bir nitelik taşıdığını göstermektedir. Yoksulluk nafakasının amacı hiçbir zaman nafaka alacaklısını zenginleştirmek değildir. Yoksulluk nafakasıyla, boşanma sonucunda yoksulluk içine düşen eşin asgari yaşam gereksinimlerinin karşılanması düşünülmüştür....
Aile Mahkemesinin 11/03/2009 tarih 2009/83E-2209/155K sayılı ilamı ile müşterek çocuk lehine hükmedilen 500TL iştirak nafakasının kaldırılmasını talep ettiği, ekinde bulunan 18.11.2008 tarihli protokolün 4. maddesi ile; davacı babanın müşterek çocuk lehine 500TL iştirak nafakası ödemeyi kabul ettiği, 5. maddesi ile de; davalı kadının kendisi lehine yoksulluk nafakası talep etmediği anlaşılmaktadır. Ne var ki mahkemece; davacının talebinin yoksulluk nafakasının kaldırılması olarak nitelendirilerek, gerekçeli kararda da davalı kadın aleyhine yoksulluk nafakasının kaldırılması şartlarının oluşup oluşmadığı tartışılarak sonucuna göre karar verilmiştir....
Davada, 2006 yılında boşanma ile birlikte eş ve müşterek çocuklara bağlanan yoksulluk ve iştirak nafakalarının kaldırılması istenilmiştir. Mahkemece, ... ve ... için reşit olana kadar davacı babanın nafaka yükümlülüğünün devam ettiği gerekçesi ile davanın reddine, ... reşit olduktan sonra iştirak nafakasının kendiliğinden kalktığı gerekçesi ile konusu kalmayan davanın reddine ve eski eşi ...'nin 2008 tarihinde babasının ölümü üzerine mal varlığının arttığı nedeniyle yoksulluk nafakasının ve kızı ...'nin de evlenmesi nedeniyle yardım nafakasının kaldırılması isteminin kabulüne karar verilmiş, hüküm, süresinde davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, bir kısım davalıların sair temyiz itirazları yerinde değildir. Kural olarak, yoksulluğun ortadan kalkması halinde nafakanın kaldırılmasına karar verilebilir (TMK.md.176)....
Aile Mahkemesinin 13.05.2014 tarihli kararı ile boşandıklarını, davacı için aylık 150,00 TL yoksulluk nafakasına ve velayeti davacıya bırakılan müşterek çocuk için aylık 150,00 TL iştirak nafakasına hükmedildiğini, nafakaların bağlandığı tarihten beri üç senenin geçtiğini, müşterek çocuğun büyüdüğünü, okula başladığını, nafakaların yetersiz kaldığını belirterek, yoksulluk nafakasının 550,00 TL'ye ve iştirak nafakasının 350,00 TL'ye çıkarılması ile nafakaların her yıl tefe-tüfe oranında arttırılması karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının sigortasız çalıştığını, kira ödemediğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir....
na göre nafaka ve nafakanın artırılması davaları kanundan doğan bir alacağın tespiti ve tahsili niteliğinde olup, nafakaya dair taleplerin kabulünde, dava tarihinden itibaren geçerli olmak üzere karar verilmesi gerekirken, mahkemece; karar tarihinden itibaren nafakaya hükmedilmesi doğru değilse de, belirtilen bu hususun düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK'nun 438/VII. maddesi gereğince hükmün 1. bendinde yer alan; "... yoksulluk nafakasının aylık 400 TL arttırılarak karar tarihinden itibaren aylık 900 TL olarak belirlenmesine...", ve 2. bendinde yer alan; "... iştirak nafakasının aylık 1.100 TL arttırılarak karar tarihinden itibaren aylık 1.400 TL olarak belirlenmesine...", ifadelerinin çıkarılarak, yerine; 1. bendine "...yoksulluk nafakasının aylık 400TL arttırılarak dava tarihinden itibaren aylık 900 TL olarak belirlenmesine...", ve 2. bendine "... iştirak nafakasının aylık 1.100 TL arttırılarak dava tarihinden itibaren aylık 1.400 TL olarak belirlenmesine...
, müşterek çocuk Fatih lehine hükmolunan 100,00 TL iştirak nafakasının 300,00 TL daha artırılarak, aylık 400,00 TL'ye, kendisi lehine takdir edilen 150,00 TL yoksulluk nafakasının 350,00 TL daha artırılarak, aylık 500,00 TL'ye çıkarılmasını talep etmiştir....
Hukuk Dairesi DAVA TÜRÜ : Yoksulluk Nafakasının Kaldırılması-Kocanın Soyadının Kullanılmasının Kaldırılması Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı tarafından her iki dava yönünden; davalı tarafından ise yoksulluk nafakasının indirilen miktarı yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: Davacı tarafından temyiz incelemesinin duruşmalı yapılması talep edilmiş ise de; HMK’nın 369. maddesinde yoksulluk nafakanın kaldırılması ve kocanın soyadının kullanılmasının kaldırılmasına ilişkin davaların temyizinin duruşmalı inceleneceğine dair hüküm olmadığından duruşma talebinin reddine, 1- Davacının yoksulluk nafakasının kaldırılmasına yönelik temyiz dilekçesinin incelenmesinde; 6100 Sayılı HMK’nın 362 nci maddesinin 1 inci fıkrasının b bendi uyarınca “Miktar veya değeri kırk bin Türk Lirasını (bu tutar dâhil) geçmeyen...
Y A R G I T A Y K A R A R I Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacı vekili dilekçesinde; boşanma davasında 100’er TL olarak hüküm altına alınan iştirak ve yoksulluk nafakalarının yetersiz kaldığını ileri sürerek; iştirak nafakasının ve yoksulluk nafakasının artırılmasını talep etmiştir.Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile yoksulluk ve iştirak nafakasının 200'er TL'ye artırılmasına karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 1-İştirak nafakasına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle müşterek çocuğun eğitim durumu, yaşı ve ihtiyaçları göz önüne alındığında iştirak nafakasına yönelik verilen kararda bir isabetsizlik bulunmamakta olup, davalı vekilinin bu yöne ilişen temyiz itirazlarının reddi ile artırıma ilişkin verilen hükmün ONANMASINA, 2- Yoksulluk nafakasına yönelik temyiz itirazlarının...
Aile Mahkemesi'nin 2013/336 Esas, 2014/382 Karar sayılı ilamı ile tarafların boşanmalarına ve yararına 250,00 TL yoksulluk nafakasına hükmedildiği, hükmedilen bu yoksulluk nafakasının 1.500 TL'ye yükseltilmesini, davalı erkek tarafından sunulan birleşen dava dilekçesiyle; kadın yararına takdir edilen yoksulluk nafakasının kaldırılmasını talep etmiştir. Mahalli mahkemece yapılan yargılama neticesinde; her iki davanın da reddine karar verilmiş, karara karşı taraflarca istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Bölge adliye mahkemesi tarafından yapılan inceleme neticesinde; davalı-davacı erkeğin istinaf itirazının esastan reddi ile davacı-davalı kadının istinaf itirazının kısmen kabulüne, kadın yararına 500,00 TL yoksulluk nafakasına hükmedilmiş, karara karşı davalı-davacı erkek tarafından temyiz kanun yoluna başvurulmuştur....
Y A R G I T A Y K A R A R I Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacı vekili; müvekkili ile davalının boşandıklarını, davalı lehine aylık 150,00 TL yoksulluk nafakasının hüküm altına alındığını, davalının işe girdiğini, yoksulluğun ortadan kalktığını belirterek, yoksulluk nafakasının kaldırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Mahkemece, yoksulluk nafakasının dava tarihi itibariyle kaldırılmasına karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir. TMK.nun 176.maddesine göre, yoksulluğun ortadan kalkması halinde mahkemece nafaka kaldırılabileceği gibi, tarafların mali durumlarının değişmesi veya hakkaniyetin gerektirdiği hallerde iradın arttırılması ya da azaltılmasına da karar verilebilir....


