Zira yoksulluk durumu, günün ekonomik koşulları ile tarafların sosyal ve ekonomik durumları ve yaşam tarzları değerlendirilerek takdir edilmelidir. Yoksulluk nafakası ahlaki ve sosyal düşüncelere dayanır. Buna göre; mahkemece, dava tarihindeki şartlara göre davalının yoksulluğunun ortadan kalkmadığı, asgari ücret sınırındaki gelirinin varlığının yoksulluk nafakasının tamamen kaldırılmasına neden olmayıp indirmeye karar verilebileceği, ancak davalının aldığı nafakanın cüz'i bir miktar olduğu, bu nafaka ile gelirinin toplamının ise davalıyı yoksulluktan kurtaracak düzeyde olmadığı göz önünde bulundurularak yoksulluk nafakasının kaldırılması talebinin reddine karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme sonucu bu talebin kabulüne karar verilerek yoksulluk nafakasının kaldırılması doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :AİLE MAHKEMESİ Taraflar arasındaki yoksulluk ve iştirak nafakasının kaldırılması davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın karar verilmesine yer olmadığına ve kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; dosya içerisindeki kağıtlar okunup, gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davada, davalı lehine daha önce hükmedilen 250 TL yoksulluk nafakasının ve müşterek çocuk lehine hükmedilen 150 TL iştirak nafakasının kaldırılması talep edilmiş,mahkemece, yoksulluk nafakasının dava tarihinden itibaren 80.00 TL'ye indirilmesine,iştirak nafakasının ise müşterek çocuk ... olduğu tarih (07.08.2009) itibariyle resen kalkacağı gerekçesi ile karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, hüküm davalılar tarafından temyiz edilmiştir. 5219 ve 5236 sayılı yasalar ile HUMK.nun 427.maddesinde öngörülen...
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :AİLE MAHKEMESİ Taraflar arasındaki yoksulluk ve iştirak nafakasının artırılması davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde taraflarca temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı vekili; ... 13. Aile Mahkemesinin 2011/145 E. 2012/333 K. sayılı dosyası ile yapılan yargılama neticesinde tarafların boşandıklarını, davacı için aylık 125 TL yoksulluk nafakasına, velayeti anneye verilen müşterek çocuk Nazlı İrem için ise aylık 125 TL iştirak nafakasına hükmedildiğini, müşterek çocuğun okul giderlerinin arttığını, davacının kendisinin çalışmadığını, davalının ise gelirinde artış olduğunu belirterek, davacının yoksulluk nafakasının ve küçük Nazlı İrem'in iştirak nafakasının ayrı ayrı aylık 750,00’şer TL'ye çıkartılmasını talep ve dava etmiştir....
Aile Mahkemesi'nin 2005/3 Esas ve 2006/269 Karar sayılı ilamı ile müvekkili için 175.00 TL yoksulluk nafakası hükmedildiğini, ... Aile Mahkemesi'nin 2010/1271 Esas ve 2011/598 Karar sayılı ilamı ile 2000 doğumlu ... ... için 200 TL, 1994 doğumlu ... için 250 TL iştirak nafakasına hükmedildiğini, aradan geçen sürede takdir edilen nafakaların ihtiyaçları karşılamada yetersiz kaldığını, bu nedenle yoksulluk nafakasının 275 TL ye, iştirak nafakasının ... için 300 TL , 1994 doğumlu ... için 350 TL 'ye yükseltilmesini dilemiştir. Mahkemece; asıl davanın kabulü ile davalı ... Aşçı adına belirlenen yoksulluk nafakasının kaldırılması, birleşen davanın ise kısmen kabulü ile müşterek çocuk 28/08/1994 doğumlu ... için aylık 250 TL iştirak nafakasının dava tarihinden itibaren müşterek çocuk ... reşit olduğu 28/08/2012 tarihine kadar devam etmek üzere 50 TL artırılarak 300 TL'ye yükseltilmesine, müşterek çocuk 2000 doğumlu ......
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :AİLE MAHKEMESİ Taraflar arasındaki yoksulluk nafakasının kaldırılması davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı dilekçesi ile; taraflar arasındaki boşanma davasında müşterek çocukların velayetinin anneye verildiğini, müşterek çocuk lehine aylık 400 TL iştirak, davalı kadın lehine aylık 600 TL yoksulluk nafakasına hükmedildiğini, davalının boşanma sonrası sigortalı bir işe girdiğini, müvekkilinin işlerinin kötüye gittiğini, davalının ekonomik durumunun davacıdan iyi olduğunu ileri sürerek davalı lehine hükmedilen yoksulluk nafakasının kaldırılmasını talep ve dava etmiştir. Davalıya usulüne uygun olarak dava dilekçesi ve duruşma günü tebliğ edilmiş, davalı davaya cevap vermemiştir....
Y A R G I T A Y K A R A R I Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı tarafından müvekkili için ödenen 150 TL yoksulluk nafakasının 600 TL’ye, müşterek çocukları ..... için ödenen 100 TL iştirak nafakasının 400 TL'ye yükseltilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı cevap dilekçesinde; davanın reddini, ayrıca davacının gayri resmi ilişki yaşadığı dava dışı .....’den çocuk sahibi olduğu için ödediği yoksulluk nafakasının kaldırılmasını talep etmiştir. Mahkemece, davacının gayri resmi birlikteliğinden çocuk dünyaya getirmesi yöresel koşullar ve gayri resmi evliliğin bölgede yaygın olması gözetildiğinde, davacının haysiyetsiz hayat sürmesi olarak değerlendirilmemiş, davacının davasının kabulü ile yoksulluk nafakasının 250 TL'ye, iştirak nafakasının 150 TL'ye yükseltilmesine karar verilmiştir....
Aile Mahkemesinin 2003/220 Esas- 2004/457 Karar sayılı ve 25.04.2004 tarihli kararı ile yoksulluk nafakasının 150 TL, iştirak nafakasının 200 TL’ye yükseltildiği, aradan 6 yıldan fazla süre geçtiği, ödenen yoksulluk ve iştirak nafakalarının günümüz şartlarında paranın alım gücünün azamasından dolayı ekonomik bir anlam ifade etmediğini, ihtiyaçlarını hiç bir şekilde karşılayamadığını beyan ederek, müvekkili için bağlanmış olunan 150,00 TL yoksulluk nafakasının 850,00 TL ye, müşterek çocuk için bağlanmış olunan iştirak nafakasının 1.150,00 TL ye çıkarılmasına karar verilmesini vekaleten talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesi ile, özetle davacının Meslek Yüksek Okulu mezunu olduğunu, sigortalı bir işte çalıştığını, davacıya anne ve babasından çok miktarda taşınmaz kaldığını, fiilen çalışarak gelir elde etmeleri sebebi ile mali durumlarında bir kötüleşme olmasının söz konusu olmadığını, nafaka miktarının artmasını gerektiren esaslı bir nedenin gerçekleşmediğini beyan ederek davanın...
Hal böyle olunca; yoksulluk nafakasının niteliği ve takdir edildiği tarih gözetilerek, yoksulluk nafakasının TÜİK’in yayınladığı ÜFE oranında artırılması suretiyle dengenin yeniden sağlanması gerekirken, mahkemece bu yön gözetilmeden yazılı şekilde yüksek nafaka takdiri usul ve yasaya aykırı görülmüş, bu husus bozmayı gerektirmiştir. Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 30.09.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....
Birleşen dava yönünden davacı (asıl davada davalı) dilekçesinde; Davalının SSK emeklisi olduğunu, ek işler yaptığını, masraflara katkıda bulunması gerektiğini, bu itibarla kendisi lehine belirlenen 175,00 TL yoksulluk nafakasının 275,00 TL'ye çıkarılmasını, çocuklara bağlanan iştirak nafakalarının 100,00 'er TL artırılarak Eda için 350,00 TL, Ahmet Can için 300,00 TL iştirak nafakasına hükmedilmesini, nafakaların gelecek yıllarda tüfe oranında artırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece asıl davanın kabulü ile davalı adına belirlenen yoksulluk nafakasının kaldırılmasına, birleşen dava yönünden yoksulluk nafakasının artırılması talebinin reddine, Eda için hükmedilen 250,00 TL iştirak nafakasının dava tarihinden reşit olduğu 28.08.2012 tarihine kadar 300,00 TL'ye çıkarılmasına, A.....
AİLE MAHKEMESİ TARİHİ : 07/11/2014 NUMARASI : 2014/203-2014/771 Taraflar arasında görülen asıl dava yoksulluk nafakasının kaldırılması, karşı dava iştirak nafakasının artırılması davalarının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, asıl davanın reddine, karşı davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı müvekkili ile davalının Çardak Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi'nin 2008/3 Esas, 2008/74 Karar sayılı ilamı ile boşandıklarını ve bu karar ile davalı lehine yoksulluk nafakası, müşterek çocuk lehine iştirak nafakasına hükmedildiğini, boşanma davasından sonra davalının sigortalı olarak bir işte çalışmaya başladığını belirterek, davalı lehine hükmedilen yoksulluk nafakasının kaldırılmasını talep ve dava etmiştir....


