Tüketici Hakem Heyeti kararına itiraz edildiğinden yetkili mahkemenin tüketici mahkemesi sıfatıyla ... Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu gerekçesiyle yetkisizlik kararı verilmiştir. ... Asliye Hukuk (Tüketici Mahkemesi sıfatıyla) Mahkemesince ise 6502 sayılı Kanunun 70/3. fıkrasındaki yetkinin kesin yetki olmadığı ve davalı tarafça süresi içerisinde yetki itirazında bulunulmadan mahkemece karar verildiği, bu nedenle yetkisizlik kararı veren mahkemenin yetkisinin kesinleşmiş olduğu gerekçesiyle yetkisizlik kararı verilmiştir. 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 70. maddesinin üçüncü fıkrasında "Taraflar, tüketici hakem heyeti kararlarına karşı tebliğ tarihinden itibaren on beş gün içinde tüketici hakem heyetinin bulunduğu yerdeki tüketici mahkemesine itiraz edebilir." şeklinde tüketici hakem heyeti kararlarına karşı itiraz yolunda özel bir düzenleme öngörülmüştür....
Mahkemece, davacının para alacağından dolayı BK’nun 73. maddesine göre kendi yerleşim yeri olan ...’de takip ve dava açma hakkı bulunduğu, ancak itirazın iptali davasının icra dairesinin bulunduğu yerde görülmesinin zorunlu olması nedeniyle ...’de yapılmayan bir takipten dolayı mahkemenin yetkili olamayacağı, takibin ...’de yapıldığı belirtilerek, davanın yetki yönünden reddi ile mahkemenin yetkisizliğine, kararın kesinleşmesinden sonra talep halinde dosyanın yetkili ... Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. ... icra müdürlüğü dosyasından yapılan icra takibine yönelik olarak 1.12.2009 günlü itiraz dilekçesi ile icra müdürlüğünün yetkisi ile birlikte borca itiraz edilmiştir. Davalı yan, mahkemenin yetkisine usulüne uygun şekilde süresinde itiraz etmemiştir....
. - K A R A R - Davacı vekili, müvekkili ile davalı şirket arasında akaryakıt satışı olduğunu, 12.723,65 TL alacağın ödenmemesi üzerine başlatılan icra takibine itiraz edildiğini iddia ederek itirazın iptalini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili savunmasında, takip ve davanın yetkisiz yerde açıldığını, Ankara İcra Daireleri ve Mahkemelerinin yetkili olduğunu iddia ederek davanın reddini istemiştir. Mahkemece taraflar arasında satış sözleşmesi bulunmadığı, bu nedenle yetki itirazının yerinde olduğu gerekçesiyle davanın yetkisizlik nedeniyle reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir. Davacı Kilis İcra Müdürlüğü’nün 2008/2673 esas sayılı dosyasında ilamsız icra takibine geçmiş davalı Ankara İcra Müdürlüğü’nün yetkili olduğu gerekçesiyle takibe itiraz etmiştir. Açılan itirazın iptali davasında davalı süresinde yetki itirazında bulunmuş, mahkemece yetkisizlik kararı verilmiştir....
Esas sayılı icra dosyası üzerinden başlatıldığı, takip borçlusu olan davalının ödeme emrine karşı yasal süre içinde 11/02/2014 tarihinde borca ve ferilerine itiraz ettiği, öte yandan ödeme emrine karşı itiraz dilekçesinde davalının ayrıca ve açıkça yetki itirazında bulunduğu, yetkili icra müdürlüğünün genel yetki kuralları uyarınca yerleşim yeri olan ... İcra Müdürlükleri olduğunu bildirmiştir. Davalı takip borçlusunun ... İcra Müdürlüğü yönünden mevcut yetki itirazına rağmen, takip alacaklısı olan davacı / alacaklı vekili Av. ... ve bu vekilin yetkilendirmesi ile alacaklı vekili ... 21/02/2017 tarihli dilekçesinde "yetki itirazını kabul ettiklerini" icra müdürlüğüne bildirmiş ve dosyanın yetkili icra müdürlüğü olan ... İcra Müdürlüklerine gönderilmesini talep etmiştir. Alacaklı vekili yetki itirazına uygun şekilde dosyanın ... İcra Müdürlüklerine gönderilmesi yerine, bizzat kendi beyanı ve imzasıyla dosyanın yine yetki itirazında hiç belirtilmeyen ......
Mahkemece yetki itirazının reddine ve taraflar arasında derdest menfi tespit davası bulunduğundan bahisle borca itiraz ve takibin iptali isteminin de reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.Sair karar düzeltme nedenleri yerinde değil ise de; 6100 sayılı HMK'nın 17. maddesinde yetki sözleşmesi düzenlenmiş olup bu hükme göre, tacirler veya kamu tüzel kişileri, aralarında doğmuş veya doğabilecek bir uyuşmazlık hakkında, bir veya birden fazla mahkemeyi sözleşmeyle yetkili kılabilirler. Taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça dava sadece sözleşmeyle belirlenen bu mahkemelerde açılır. Buna göre, HMK ile getirilen yeniliklerden bir tanesi de yetki sözleşmelerine ilişkin olup, yetki sözleşmesi düzenleyebilecek şahıslar sadece tacirler veya kamu tüzel kişileri olarak belirtilmiştir....
İcra dairesinin yetkisine itiraz edildiği hâllerde, bu itiraz usulünce incelenip sonuçlandırılmadığı sürece açıklanan şekilde geçerli bir takibin bulunmayacağı açıktır. Tüm bu açıklamalar ışığında somut olaya gelindiğinde, her ne kadar Özel Dairece, icra dairesinin yetkisine itiraz edildiği gözetilerek öncelikle bu itirazın incelenmesi gerektiği belirtilmiş ise de, mahkemenin 20.03.2007 tarihli celsesinde davalının yetki itirazının reddine karar verilmiş, 03.02.2010 tarihli celsede de “ Davalı vekilinin icra müdürlüğü ve mahkememize yapmış olduğu yetki itirazının daha önce ara kararımızda geçtiği gibi (20.03.2007) redlerine” şeklinde 2 nolu ara kararın verildiği, böylelikle mahkemece davalının icra dairesinin yetkisine ilişkin itirazı hakkında karar verildiği anlaşılmaktadır. Açıklanan nedenlerle verilen direnme kararı yerindedir....
Bu durumda, mahkemece, ihtiyati hacze konu bononun taraflarının tacir olmadığının açık olması karşısında, bonoda belirtilen yetki sözleşmesinin talep tarihi itibariyle geçersiz olduğu ve yetki itirazının yerinde olduğu gözetilerek ihtiyati haczin kaldırılmasına karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirmeye dayalı yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle ihtiyati hacze itiraz eden (borçlu) vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın ihtiyati hacze itiraz eden yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 05/12/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....
Davaya konu İstanbul ...İcra Müdürlğü'nün... esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; davacının davalı aleyhine toplam 13.308,46 TL üzerinden cari hesap alacağı dayanak gösterilmek suretiyle ilamsız icra takibi yapıldığı, icra dosyasına çeşitli faturaların sunulduğu, ancak herhangi bir irsaliye belgesinin bulunmadığı, davalının ise süresinde verdiği itiraz dilekçesinde alacaklıya borcu bulunmadığını, işlemiş faize ve tüm ferilerine itiraz ettiğini, ayrıca yetkisiz icra dairesinde takip yapıldığını ve yetkiye itiraz ettiğini belirttiği görülmüştür. GEREKÇE: Dava, faturaya dayalı alacağın tahsili için başlatılan takibe itirazın iptaline ilişkindir. Davalı, icra takibine itirazında hem borca hem yetkiye itiraz etmiştir. Ancak davalı yetki yönünden itirazla ilgili olarak "takip yetkisiz icra dairesinde başlatılmış olup bu nedenle yetkiye de itiraz ediyorum" demiştir. HMK'nın 19.maddesi uyarınca hangi icra dairesinin yetkili olduğunun açıkça gösterilmesi gerekir....
Mahkemece, ihtiyati hacze konu çekin keşide yerinin ... olması nedeniyle yetki itirazının reddine, çekin teminat çeki olduğu yönündeki itirazın ise İİK.nun 265.maddesi kapsamında olmaması nedeniyle itirazın reddine karar verilmiştir. İhtiyati hacze itiraz eden şirket yetkilisi kararı temyiz etmiştir. Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, ihtiyati hacze itiraz eden vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, 02.12.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi....
İhtiyati hacze itiraz eden vekili, alacaklının ... finans kurumu olması nedeniyle İİK’ nun 68/b hükmünden yararlanamayacağını, tebligatın yanlış adrese gönderildiğini, ... 3.İcra Hukuk Mahkemesi tarafından yanlış adrese yapılan işlemler nedeniyle takibin durdurulduğunu belirterek ihtiyati haczin kaldırılmasını talep etmiştir. Bankacılık sözleşmesine dayanılarak alınan kredinin ödenmemesi halinde hesabın borçluya tebliğ edilip, kesinleşmesi nedeniyle İİK’ nun 68/b hükmü uyarınca itirazın reddine, sözleşmedeki yetki kaydı nedeniyle yetki itirazının da reddine karar verilmiş, ihtiyati hacze itiraz eden vekili kararı temyiz etmiştir. Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, ihtiyati hacze itiraz eden vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, 25.12 .2008 gününde oybirliğiyle karar verildi....


