WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 13 Haziran 2026

(4) 42'nci maddenin üçüncü fıkrası uyarınca kendisine yetki şartlarına sahip olmadığı bildirilen işçi sendikası, altı iş günü içinde yetkili olup olmadığının tespiti için dava açabilir. Mahkeme açılan davayı o işkolunda çalışan işçilerin en az yüzde birini üye kaydeden işçi sendikaları ile işveren sendikası veya sendika üyesi olmayan işverene de bildirir. Mahkeme davayı iki ay içinde sonuçlandırır. (5) İtiraz, karar kesinleşinceye kadar yetki işlemlerini durdurur.” hükmü yer almaktadır. Yasa maddesinde de açıkça düzenlediği üzere olumlu yetki tespitine itiraz ya da olumsuz yetki tespitine itiraz davalarında davanın işverene teşmili gereklidir. Bu nedenle mahkemenin davayı ..... Belediyesi'ne teşmil ederek taraf teşkilini sağladıktan sonra esas hakkında karar vermesi gerekirken taraf teşkilini sağlamadan karar vermesi hatalıdır. Taraf teşkili mahkemenin re'sen gözeteceği bir husus olup, temyiz edenin sıfatına bakılmadan kararın bozulması gerekmiştir....

Davalı Sendika vekili cevap dilekçesinde; davacılar vekilinin yetki tespitine ilişkin itirazlarının yetki tespitinin iptalini gerektirecek nitelikte olmadığını, 6356 ... Kanun uyarınca itiraz dilekçesinin görevli makama kayıt ettirilmesinin dava şartı olduğunu, davacıların görevli makama kayıt yaptırıldığına dair herhangi bir bilgi veya belgenin sunulmadığını, yetki tespiti başvuru tarihi olan 13.08.2018 tarihi itibarıyla işyerinde çalışan 74 işçinin 65'inin müvekkili Sendika üyesi olduğunu, itiraz dilekçesinde veya ekinde somut delillerin sunulmadığını beyanla davanın reddini istemiştir. III....

Mahkemece, itiraz nedenlerinin İİK'nun 265. maddesinde sınırlı olarak sayılan ihtiyati hacze itiraz sebepleri içerisinde değerlendirilmesi mümkün olmadığından itirazın reddine karar verilmiş, kararı ihtiyati hacze itiraz eden vekili temyiz etmiştir. İcra ve İflâs Kanunu'nun 265’inci maddesinde sınırlı olarak sayılan ihtiyati hacze itiraz sebepleri arasında “yetki itirazı” yapılabileceği açıkça belirtilmiştir. Bu durumda mahkemece yetki itirazı hakkında olumlu veya olumsuz bir karar verilmeden ya da gerekçede yetki itirazına ilişkin bir değerlendirmede bulunulmadan itirazın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle kararın BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 09.07.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi....

İkinci olarak sendika üyeliğine itiraz edilen dokuz işçi bakımından itiraz değerlendirilmelidir. ... ve ... isimli işçiler, yetki prosedür dosyasında başvuru tarihinde çalışan işçiler arasında yer almadığından, bu işçiler bakımından yapılan itiraz sonuca etkili değildir. ... isimli işçi bakımından da sendika üyeliğinin geçersiz olduğu gerekçesiyle itiraz edilmiş ise de, bu konuda Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği ve söz konusu iddia kanıtlanamadığından, bu işçi bakımından ileri sürülen itiraz da yersizdir. ... isimli işçinin ise işten ayrılış bildirgesi 07/03/2016 tarihinde Sosyal Güvenlik Kurumuna verildiğinden, yetki tespitinde dikkate alınması yerindedir. Bununla birlikte, sendika üyelik tarihlerine ilişkin kayıtlarda çelişki söz konusu olan ..., ..., ..., ... ve ... isimli işçiler bakımından ise, esasen mahkemece bu konuda yapılan araştırma yetersizdir....

İcra Memurluğu'nun 2008/6735 sayılı dosyası ile yapılan icra takibine yetki ve esas yönünden itiraz edilmesi üzerine açılmıştır. Davalının yetki itirazını ilk itiraz olarak esasa cevap süresi içinde yapması gerekir. Gösterilen yetkili icra dairesi veya mahkemenin gerçekten yetkili olması icab eder. Yetki itirazında gösterilen yer yetkili değil ise yetki itirazı yapılmamış sayılır. Sözleşme konusu olayda işin ifa yeri Gebze, davalının ikametgahı ve sözleşme ile yetkili kılınan yer ise Ankara'dır. Bu haliyle icra takibi yetkili mahal memurluğunda yapılmamış ise de davalı yetki itirazında gerçekten de yetkili bulunan hem Gebze ve hem de Ankara icra dairelerinin yetkili olduğunu belirterek itiraz etmiş ancak kesin bir mahal göstermediğinden HUMK madde 23 uyarınca yetki itirazı geçersiz kalmıştır....

Tüketici Mahkemelerinin yetki alanı, ... Asliye Hukuk Mahkemelerinin yargı çevresi ile aynı olup, bu kapsamda hem tüketicinin yerleşim yeri, hem kararına itiraz olunan ... Tüketici Sorunları Hakem Heyetinin, ... Tüketici Mahkemeleri yetki alanı/yargı çevresinde olmadığı gerekçesiyle yetkisizlik kararı verilmiştir. ... Tüketici Mahkemesi ise, 6502 sayılı Kanunun 70/3. maddesindeki yetki kuralının kesin yetki kuralı olduğu, bu yetki kuralı gereğince tüketici hakem heyeti kararlarına yönelik itirazların tüketici hakem heyetinin bulunduğu yer tüketici mahkemesine yapılması gerektiği, HSYK'nın 19/03/2014 tarih 129 sayılı kararı ile ... Tüketici Mahkemesinin yargı alanının ... Ağır Ceza Mahkemeleri ile aynı olduğunun belirlendiği, Küçükçekmecenin ......

Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamı uyarınca 17.05.2012 tarihinde bir adet senet nedeniyle 424.835,28 TL alacak için ihtiyati haciz kararı verildiği, ihtiyati hacze dayanak teşkil eden senette Ankara Mahkemelerinin yetkisinin kabul edildiği, tanzim yerinin ve borçluların adreslerinin Bursa olduğu, itirazın süresinde bulunduğu, HMK'nın 19/2. maddesinde yetkinin kesin olmadığı davalarda yetki itirazında bulunan tarafın yetkili mahkemeyi, birden fazla yetkili mahkeme varsa seçtiği mahkemeyi bildirmesi gerektiği, aksi takdirde yetki itirazının dikkate alınmayacağı hususunun düzenlendiği, borçlu vekilinin süresinde yetki itirazında bulunmasına rağmen hangi mahkemenin yetkili olduğunu açıkça belirtmediği gerekçesiyle yetki itirazının reddine karar verilmiştir. Kararı, itiraz eden vekili temyiz etmiştir....

Davacı, kesin yetki kuralının bulunmadığı bir davayı yetkisiz bir mahkemede açmışsa, seçme hakkı itiraz eden davalıya geçer, davalının bildirdiği yetkili mahkemede davanın görülmesi gerekir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun "Yetki itirazının ileri sürülmesi" başlıklı 19/2. maddesinde; "Yetkinin kesin olmadığı davalarda, yetki itirazının, cevap dilekçesinde ileri sürülmesi gerekir. Yetki itirazında bulunan taraf, yetkili mahkemeyi; birden fazla yetkili mahkeme varsa seçtiği mahkemeyi bildirir. Aksi takdirde yetki itirazı dikkate alınmaz." hükmünü içermektedir. Yine, 116/1-a maddesinde kesin yetki kuralının bulunmadığı hâllerde yetki itirazını "ilk itiraz" olarak düzenlemektedir. 117/1. madde ise; "İlk itirazların hepsi cevap dilekçesinde ileri sürülmek zorundadır; aksi hâlde dinlenemez." hükmünü içermektedir. Son olarak; "Cevap dilekçesini verme süresi" başlıklı 127/1. maddesi ise; "Cevap dilekçesini verme süresi, dava dilekçesinin davalıya tebliğinden itibaren iki haftadır....

-KARAR- Davacı vekili, davalı ile yapılan sözleşme ile tarafların İstanbul Mahkemeleri ve İcra Dairelerinin yetkisini kabul ettiklerini, bu nedenle davalının takip dosyasına yapmış olduğu yetki itirazının yerinde olmadığını iddia ederek davalının icra dosyasına yapmış olduğu yetki itirazının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevabında, davacı şirket tarafından müvekkili aleyhine girişilen icra takibine sadece yetki açısından itiraz edildiğini, İİK’nun 50/2.maddesi uyarınca sadece yetki hususunda yapılan itirazın kaldırılmasının İcra Hukuk Mahkemelerinden istenebileceğini, mahkemenin davacının talebini değerlendirmede görevli ve yetkili olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir....

İtirazın iptali davalarında, hem icra dairesinin hem de mahkemenin yetkisine itiraz edilmesi durumunda İİK’nun 50. maddesi uyarınca öncelikle icra dairesinin yetkisine yönelik itiraz incelenmelidir. Somut olayda, davalı borçlu aleyhindeki icra takibinde hem borca, hem icra dairesinin yetkisine itiraz etmiş ve ... İcra Dairelerinin yetkili olduğunu bildirmiştir. Mahkemenin yetkisine itiraz edilmemiştir. HUMK’nun ilgili maddelerinde yer alan kesin yetki kurallarının da somut olayda uygulanabilirliği bulunmamaktadır. Buna rağmen mahkemece yetkisizlik kararı verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğu gibi yetkisizlik kararıyla bağdaşmayacak şekilde icra dairesinin yetkisiz olduğundan bahisle icra dosyasının, davalının yetkili olarak gösterdiği ... dışındak...İcra Dairesine gönderilmesi biçiminde hüküm oluşturulması da isabetsizdir. SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 18.02.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi....

UYAP Entegrasyonu