Davalı süresi içinde mahkemenin yetkisine itiraz etmiştir. Hernekadar icra dairesinin yetkisine itiraz edilmemiş ise de, bu durum mahkemenin yetkisine itiraz hakkını ortadan kaldırmaz. HUMK 187/ 2. maddesinde düzenlenen yetki ilk itirazının aynı yasanın 224. maddesi uyarınca hadise şeklinde incelenmesi gerekir. Bu durumda mahkemece yetki itirazı yönünden tarafların delilleri incelenip HUMK. 9. vd. maddelerinde ve özel yasalarda düzenlenmiş olan tüm yetki kuralları irdelenmek suretiyle uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir. Kabule göre de, yetkisizlik kararının usule ilişkin nihai kararlardan olduğu gözetilmeden davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmemiş olması isabetsizdir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 13.02.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi....
Hukuk Dairesi DAVA TÜRÜ : YETKİ TESPİTİNE İTİRAZ Y A R G I T A Y K A R A R I İncelenmesine gerek görüldüğünden, 1-Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının dava konusu 20/04/2016 tarih ve 8803 sayılı "Yetki Tespiti" konulu yazısının davacıya tebliğ tarihini gösterir kayıt ve belgelerin davalı Bakanlıktan temini, 2-Yetki tespitine itiraz dilekçesinin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığına kaydettirildiğine dair tarihi gösterir belge ve kayıtların, davacı ... davalı Bakanlıktan temini, Anılan eksiklikler giderildikten sonra gönderilmesi için dosyanın İlk Derece Mahkemesine GERİ ÇEVRİLMESİNE, 19/10/2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi....
Hukuk Dairesi DAVA TÜRÜ : YETKİ TESPİTİNE İTİRAZ Y A R G I T A Y K A R A R I İncelenmesine gerek görüldüğünden, 1-Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının dava konusu 20/04/2016 tarih ve 10622 sayılı "Yetki Tespiti" konulu yazısının davacıya tebliğ tarihini gösterir kayıt ve belgelerin davalı Bakanlıktan temini, 2-Yetki tespitine itiraz dilekçesinin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığına kaydettirildiğine dair tarihi gösterir belge ve kayıtların, davacı ... davalı Bakanlıktan temini, Anılan eksiklikler giderildikten sonra gönderilmesi için dosyanın İlk Derece Mahkemesine GERİ ÇEVRİLMESİNE, 19/10/2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi....
İcra Müdürlüğü'ne gönderilip ...Esas numarasını aldığını, ilgili dosya kapsamında gönderilen ödeme emrine ise yine itiraz edildiğini, borçlu taraf, itiraz dilekçesi ile böyle bir borçlarının bulunmadığını iddia ederek takipte belirtilen tüm fer’ileriyle birlikte borca ve yetkiye itiraz ettiğini, itirazın tarafımızca öğrenildiği gün zorunlu dava şartı olan, arabuluculuk başvurusu yapıldığını, süreç tamamlandığını, ancak uzlaşma sağlanamadığını, davalı taraf Kocaeli 8. İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyası kapsamında ... Adliyesi İcra Dairelerinin yetkili olduğu yönünde itirazda bulunduğundan huzurdaki davaya konu icra takibi ... 18. İcra Müdürlüğü'ne tevzi edilmiştir. İstanbul Adliyesinin yetkili olduğu yönünde itiraz eden davalı tarafın, dosyanın ...Adliyesi 18....
Bu durumda, diğer borçlular yetki itirazında bulunamazlar. Ancak, anılan hüküm, borçlulardan birinin, onun için genel yetkili yerleşim yeri icra dairesinde takip yapılması ve onun hakkındaki yetkinin kesinleşmiş olması hali içindir. Somut olayda, alacaklı tarafından, borçlulardan Sabuncuoğlu....Ltd.Şti. aleyhine de kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takibe başlanıldığı, yetki itirazında bulunmayan takip borçlusu Sabuncuoğlu....Ltd.Şti.'ne ödeme emrinin “Kula” adresinde 04/05/2016 tarihinde tebliğ edildiği, anılan borçlunun, icra müdürlüğünün yetkisine itiraz ettiğine dair dosyada bilgi bulunmadığı gibi, böyle bir iddianın da olmadığı, diğer bir ifade ile anılan borçlu yönünden icra müdürlüğünün yetkisinin 09/05/2016 tarihinde kesinleştiği, itiraz eden borçlu ...’ın ise, borçlu Sabuncuoğlu....Ltd.Şti. yönünden Kula İcra Müdürlüğünün yetkisi kesinleştikten sonra 10/05/2016 tarihinde yetki itirazı ile icra mahkemesine başvurduğu görülmektedir....
Bankası A.Ş., avalistin ... olduğu, bonoda yetki şartında İstanbul Merkez (Çağlayan) Mahkeme ve İcra Dairelerinin yetkili kılındığı görülmüştür. İhtiyati hacze itiraz İİK'nın 265.maddesinde düzenlenmektedir. Tahdidi ve şekli olan itiraz sebepleri yetki, teminat ve ihtiyati haczin sebebine ilişkindir. İtiraz eden borçlu vekili mahkemenin yetkisine itiraz etmektedir. Poliçe, bono ve çek birer ibraz senedidir. Ancak, bu kıymetli evrakların ibrazı, yapıldığı kişi ve sonuçları bakımından farklılık gösterir. İbraz, poliçede muhataba, bonoda tanzim edene, çekte ise muhatap bankaya yapılır. İbraz, bono ve poliçe de borçlunun ödeme yapacağı kimseyi öğrenmesini sağlayıcı bir fonksiyona sahiptir. Bu nedenle bono aranacak borç niteliğinde olduğundan bonodan kaynaklanan borcun alacaklısı, borçlunun ikametgahının bulunduğu yerde, bonoda öngörülen ödeme yerinde, ödeme yeri belirtilmemişse bononun tanzim yerinde ihtiyati haciz talebinde bulunabilir....
Hem icra dairesinin yetkisine hem de mahkemenin yetkisine itiraz edilmesi halinde öncelikle icra dairesinin yetkisine itiraz incelenerek, itirazın iptali davasının dinlenebilmesi için yetkili icra dairesinde yapılmış bir takip gerektiği ve bu hususun HMK 114/2 maddesi uyarınca dava şartı olduğu dikkate alınmalı, yetkili icra dairesinde yapılmış bir takip bulunmaması halinde, itirazın iptali davasının yetkili icra dairesinde takip yapılmış olması dava şartı yokluğundan HMK 115/2 maddesi gereği reddine karar verilmesi gerekmektedir. HMK'nın 19/2 maddesi “...yetki itirazında bulunan taraf, yetkili mahkemeyi; birden fazla yetkili mahkeme varsa seçtiği mahkemeyi bildirir. Aksi takdirde yetki itirazı dikkate alınmaz.” hükmünü haiz olup, İİK'nın 50. maddesinin 1/1. cümlesinde icra dairelerinin yetkisinin tayininde HMK'daki yetki kurallarının kıyasen uygulanacağı düzenlenmiştir....
.” 6356 sayılı Kanun’un 43’üncü maddesinin üçüncü fıkrasında ise “İtiraz dilekçesinde veya ekinde somut delillerin yer almaması hâlinde itiraz incelenmeksizin reddedilir....
Somut olayda takip dayanağı 28.07.2011 tanzim tarihli bonoda, tanzim yerinin Yozgat olduğu, itiraz eden avaliste Yozgat adresinde ödeme emrinin tebliğ edildiği, senedi tanzim eden şirketin ve lehtar bankanın tacir sıfatını haiz oldukları anlaşılmaktadır. HMK'nun 17. maddesi gereğince tacirler arasında düzenlenen yetki sözleşmesi lehtar ile tanzim eden borçlu arasında geçerlidir. İtiraz eden avalist tacir olmadığından HMK'nun 17. maddesi uyarınca yapılan yetki sözleşmesi kendisini bağlamaz. O halde, mahkemece, borçlunun yetki itirazının reddi ile imzaya itirazının esasının incelenerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir....
Maddesinde "iş bu sözleşmeden kaynaklanacak her türlü ihtilafın çözümünde Küçükçekmece Mahkemeleri yetkilidir" yazmakta olup tacir olduğu muhakkak olana taraflar beyninde yetki şartı olduğunu, İİK’nın ilgili maddesinde ihtiyati hacze yetki yönünden itiraz edilebileceği yazılı olmakla ve taraflar arasındaki yetki şartına uyulmamakla ihtiyati haciz kararının yetkisiz mahkemede alındığından iptalini ve kaldırılmasını talep ettiklerini, İhtiyati haczin dayandığı sebeplere itiraz ettiklerini, alacağın yargılamayı gerektiren bir alacak olduğunu, müvekkilinin davacı ile menşe ülke şirketinin ortak hareketi neticesinde adeta oyuna getirilmiş ve çok ciddi maddi zarara ve itibar kaybına uğradığını, takdir edilen teminata itiraz ettiklerini, İİK. 259 yollaması ile HMK 87....


