İcra Müdürlüğünün 2012/5891 E. sayılı dosyası üzerinden gönderilen ödeme emrine karşı borçlu tarafça yöneltilen itirazın iptali ve takibin devamına ilişkin ... Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesinde itirazın iptali davası açtığı, davalının 09/04/2013 tarihli cevap dilekçe ile süresinde; ikametgahının ...'da olduğundan ... Asliye Ticaret Mahkemelerinin yetkili olduğundan bahisle, yetki itirazında bulunduğu, davalının ikametgahının ... ilçesinde olduğu anlaşılmaktadır. Davalı borçlu, icra takibine itirazı sırasında yetki itirazında bulunmayarak ... Anadolu 15. İcra Dairesinin yetkisini kabul etmiş sayılmakta ise de bu husus, itirazın iptali davasının görüleceği genel mahkemenin yetkisini de kabul ettiği anlamına gelmeyecektir. İcra dairesinin yetkisine itiraz etmeyen davalı borçlunun, itirazın iptali davasında mahkemenin yetkisine itiraz etmeye hakkı bulunmaktadır. Bu durumda; uyuşmazlığın ... 2....
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir. 1-Davacı alacaklı tarafından alacağının tahsili için Boyabat İcra Müdürlüğü'nün 202013/937 esas sayılı takip dosyası ile giriştiği icra takibine karşı borçlu davalının, hem icra dairesinin yetkisine hem de borca itiraz etmesi üzerine icra takibi durmuştur. Alacaklı davacı tarafından itirazın iptali ve takibin devamı için Boyabat Asliye Hukuk Mahkemesi'nde açılan dava sonucunda işin esasına girilerek davanın kabulüne karar verilmiştir. Dava, İcra İflas Kanununun 67. maddesine dayalı itirazın iptali davası olup, davacı alacaklı, para alacağının tahsili amacıyla davalı aleyhine takip başlatmıştır. Davalı borçlu tarafından icra dosyasına sunulan itiraz dilekçesinde icra müdürlüğünün yetkisine ve borca itiraz edilmesi karşısında genel mahkemede itirazın iptali davası açmıştır. Davalı tarafından mahkemeye sunulan cevap dilekçesinde yetki itirazında bulunduğu anlaşılmaktadır....
Davalı Cevabının Özeti: Davalı vekili, Zonguldak mahkemelerinin yetkili olduğunu savunarak yetki itirazında bulunmuş ve ayrıca esastan da davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkeme Kararının Özeti: Mahkemece, temerrüt oluşmadığından işlemiş faiz talep edilemeyeceği gerekçesiyle davanın esastan reddine karar verilmiştir. Temyiz: Kararı davacı vekili temyiz etmiştir. Gerekçe: Dava, sendika üyelik ve dayanışma aidat alacaklarının tahsiline yönelik icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. İtirazın iptali davaları, icra takibine sıkı sıkıya bağlı davalardandır. İtirazın iptali davasında yetkili icra dairesinde yapılmış bir icra takibi dava şartıdır. İcra takibinde yetki kurallarının düzenlendiği 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 50. maddesinin birinci fıkrasına göre “Para veya teminat borcu için takip hususunda Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun yetkiye dair hükümleri kıyas yolu ile tatbi olunur.”...
Somut olayda, mahkemece, mahkemenin yetkisizliğine ilişkin bir karar verilmemiş, dava konusu takibin İstanbul 13. İcra Müdürlüğü'nün 2008/12508 esas sayılı dosyasında yapıldığı, borçlu vekilinin süresi içerisinde Kartal İcra Müdürlüğü'nün yetkili olduğundan bahisle yetki itirazında bulunduğu ve borca itiraz ettiği, bu itiraz üzerine takibin durduğu, bunun üzerine davacı alacaklı vekilince İstanbul 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'ne itirazın iptali davası açıldığı, bu mahkemece borçlu vekilinin takip dosyasındaki yetki itirazının kabulüne karar verilerek, 2009/590 E. 2011/167 K. Ve 07/04/2011 tarihli kararı ile yetkisizlik kararı verilerek dosya (yetki itirazında belirtilmeyen) Ümraniye Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderildiği görülmüştür. İstanbul 13. İcra Müdürlüğü'nün 2008/12508 esas sayılı dosyasındaki takipten başka bir takibin yapıldığı iddia ve ispat edilememiştir. Bu takip ise yukarıda belirtildiği üzere yetkisizlik itirazı ile durmuştur....
Değerlendirme 1.İtirazın iptali davasında usulüne uygun olarak başlatılmış ve itirazla ... bir takibin varlığı dava şartıdır. İtirazın iptali davasını gören mahkemenin, icra takibinin yapıldığı icra dairesinin yetkisine yönelik itirazı öncelikle incelemesi gerekir. Mahkemenin yetkisine yönelik bir itirazın var olup olmaması, bu sonuca etkili değildir. Eş söyleyişle, itirazın iptali davasında, mahkemenin yetkisine itiraz edilmiş olsun veya olmasın, mahkeme öncelikle, icra dairesinin yetkisine yönelik itirazı inceleyerek kesin olarak sonuçlandırmalıdır. Kaldı ki, itirazın iptali davasını görme yetkisi, takibin yapıldığı yer mahkemesine aittir. O nedenle, mahkemenin, icra dairesinin yetkisine yönelik itirazı incelemesi doğaldır. Bu yetki itirazının incelenmesi sonucunda, mahkeme, kendisinin yetkili olup olmadığını da belirlemiş olacaktır. 2....
Eş söyleyişle, itirazın iptali davasında, mahkemenin yetkisine itiraz edilmiş olsun veya olmasın, mahkeme öncelikle, icra dairesinin yetkisine yönelik itirazı inceleyerek kesin olarak sonuçlandırmalıdır. Kaldı ki, itirazın iptali davasını görme yetkisi, takibin yapıldığı yer mahkemesine aittir. O nedenle, mahkemenin, icra dairesinin yetkisine yönelik itirazı incelemesi doğaldır. Bu yetki itirazının incelenmesi sonucunda, mahkeme, kendisinin yetkili olup olmadığını da belirlemiş olacaktır. 2.İlamsız bir takipte yetkili icra dairesi de 2004 sayılı Kanun'un 50 nci maddesinin yollaması ile 6100 sayılı Kanun'un genel hükümlerine göre belirlenecektir. 6100 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesine göre genel yetkili icra dairesi, davalı gerçek veya tüzel kişinin takibin yapıldığı tarihteki yerleşim yeri icra dairesidir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki takibin iptali ve yetki itirazına ilişkin davada Sarayköy İcra Hukuk Mahkemesi ve Denizli 1. İcra Hukuk Mahkemelerince ayrı ayrı yetkisizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü: -K A R A R- Dava, yetki itirazı ile takibin iptali istemine ilişkindir. Sarayköy İcra Hukuk Mahkemesince; kambiyo senetlerine mahsus takiplerde borçlunun ikametgahı mahkemesi yetkili olduğundan Denizli İcra Mahkemelerinin yetkili olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı vermiştir. Denizli 1. İcra Hukuk Mahkemesi ise itirazın icra dairesinin yetkisine yönelik olup icra dosyasının Sarayköy İcra Müdürlüğüne ait olması nedeniyle takip dosyası ile ilgili itirazlarda Sarayköy İcra Mahkemesi'nin yetkili olduğundan bahisle yetkisizlik yönünde hüküm kurmuştur....
Davalılar süresi içinde yetkiye ve borca itiraz etmiş olup, yetki itirazında yetkili icra dairesi gösterilmiştir. Davalıların yetki itirazı usule uygun ve yerindedir. Geçerli bir takibin bulunması itirazın iptali davalarına özgü dava şartlarındandır. Açıklanan nedenlerle, eser sözleşmesinden kaynaklanan uyuşmazlıkta takibin yapıldığı alacaklının ikametgahı icra dairesinin yetkili olmadığı, eser sözleşmelerinde TBK'nın 89/1. ve HMK'nın 10. maddelerinin uygulanamayacağı, yetkili yerde yapılmış geçerli bir icra takibi bulunmadığından 6100 sayılı HMK'nın 114/2 ve İİK 67.maddesi uyarınca dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur....
İcra Dairesinde yapıldığı, ne var ki davalının taraf icra takibine itiraz ederken yetkili mahkemeyi kesin ve açık olarak bildirmediği, HMK nın 19/2 maddesine göre birden fazla yetkili mahkeme varsa seçilen mahkemenin bildirilmesi gerektiği, aksi takdirde yetki itirazının dikkate alınamayacağı, kaldı ki davalı tarafın icra dairesinin yetkisine itiraz ederken aynı icra dosyasında kısmen ödeme de yaptığı, bu şekilde icra dairesinin itirazın iptali davalarında takibin yapıldığı yer mahkemesinin de yetkili olduğu gerekçesiyle yetki itirazı reddedilerek davanın esası hakkında karar verilmiştir. Yukarıda belirtildiği üzere iş mahkemesinin yetkisi kamu düzeni ile ilgili olduğundan, davalı tarafça usulüne uygun yetki itirazında bulunulmamış olsa bile, mahkeme tarafından bu husus kendiliğinden göz önünde bulundurmalıdır. Bir başka anlatımla hâkim, davanın her aşamasında yetki itirazını dikkate alabileceği gibi, kendisi de resen yetkisizlik kararı verebilir....
Borçlu icra dairesinin yetkisine itiraz ettiğine göre, mahkemece, borçlunun icra dairesinin yetkisine yönelik itirazı öncelikle incelenmelidir. (HGK 20.03.2002 tarih, 13/241-208 sayılı kararı) Zira; itirazın iptali davasının görülebilmesi için yetkili icra dairesinde geçerli bir takibin yapılmış olması şartına bağlıdır. Borçlu, icra dairesinin yetki itirazını ödeme emrine itiraz süresi içinde icra dairesine bildirmek zorundadır. İİK nın 50/2.maddesi gereğince yetki itirazı esas hakkındaki itiraz ile birlikte yapılmalıdır. Davalı (borçlu), süresi içerisinde ödeme emrine itiraz ederken, icra dairesinin yetkisine itirazını bildirmemiş ise; İcra dairesinin yetkisini kabul etmiş sayılır. Davacı (alacaklı)nın açtığı itirazın iptali davasında; davalının icra dairesinin yetkisiz olduğuna ilişkin itirazları kabul edilmez. Ancak, davalı borçlu daha sonra açılan itirazın iptali davasında mahkemenin yetkisine itiraz etme hakkı yine bulunmaktadır....


