WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 07 Haziran 2026

İtirazın iptali davaları, yapılan takibe itiraz üzerine duran takibin devam etmesini sağlamak amacıyla açılan davalardır. Yasal dayanağını 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun (İİK'nın) 67. maddesinden alan itirazın iptali davası, alacaklının icra takibine karşı borçlunun yaptığı itirazın iptali ile İİK’nın 66. maddesine göre itiraz üzerine duran takibin devamını sağlamayı amaçlamaktadır. İcra takiplerinde yetki hususu, 2004 sayılı İİK’nın 50. maddesi yollaması ile usul Kanunu hükümlerine göre yapılmaktadır. İİK’nın 50. maddesi; "(Değişik: 3/7/1940-3890/1 md.) Para veya teminat borcu için takip hususunda Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun yetkiye dair hükümleri kıyas yolu ile tatbik olunur. Şu kadar ki, takibe esas olan akdin yapıldığı icra dairesi de takibe yetkilidir. Yetki itirazı esas hakkındaki itirazla birlikte yapılır. İcra mahkemesi tarafından önce yetki meselesi tetkik ve kati surette karara raptolunur....

Alacaklı İİK 68/1 göre 6 ay içinde itirazı kaldırılmasını icra mahkemesinden istemez veya İİK 67/1 maddesi uyarınca 1 yıl içinde genel mahkemelerde itirazın iptali davası açmaz ise 1 yılın geçmesi ile ilamsız takip düşer. İcra ve İflas Kanunu itirazın iptali davası için özel bir yetki kuralı koymadığı için yetkili mahkeme HMK 6 vd. hükümlerine göre belirlenir. Somut olayda icra takibi alacaklının ikametgahının bulunduğu Urla İcra Dairesinde başlatılmış, davalı icra dairesindeki itirazında yetkiye itiraz etmiş ise de yetkili icra dairesinin bildirmediğinden HMK 19/3 bendi uyarınca yetki itirazı geçersizdir. Borçlu itirazın iptali davası sırasında verdiği cevap dilekçesinde Bakırköy İcra Dairelerinin ve Mahkemelerinin yetkili olduğunu, daha sonra verdiği 27.02.2014 tarihli dilekçesinde ise Büyükçekmece İcra Dairesinin yetkili olduğunu beyan etmiştir. Borçlu icra dairesinin yetkisine icra dairesinde itiraz etmemiş olup; borçlu yönünden de icra dairesinin yetkisi kesinleşmiştir....

Mahkemece; benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda davacı yanca alacak iddiasının kanıtlandığı gerekçesiyle davanın kabulüne, davalının 4.121,67 TL’ye yönelik itirazının iptaliyle takibin bu tutar üzerinden devamına, hükmolunan tutarın %40’ı oranındaki icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir. Davalı borçlu, aleyhindeki icra takibine vekili vasıtasıyla süresinde itiraz etmiş ve dilekçesinde hem icra dairesinin yetkisine hem de borca ilişkin itirazlarını bildirmiştir. İtiraz eden vekilinin icra takip dosyasına sunduğu vekaletname örneğinde baro pulunun mevcut olduğu görülmektedir. Bu itibarla vekil vasıtasıyla itirazda bir usulsüzlük bulunmamaktadır. Yetkili icra dairesinde takip yapılması itirazın iptali davasının koşullarından biridir. Dava koşulunun mahkemece öncelik gözetilip değerlendirilmesi gerekmektedir....

İcra Müdürlüğü nezdinde başlatılan icra takibine karşı davalı tarafından takibin yetkisiz icra dairesinde açıldığına ve yerleşim yeri olan Bağcılar ilçesinin bağlı bulunduğu Bakırköy icra dairesinin yetkili olduğuna dair yetki itirazında bulunduğu, İİK'nun 50 maddesi atfı ile HMK'nun 6 maddesi uyarınca genel yetkili icra dairesinin davalı/takip borçlusunun ikametgahı olan Bağcılar ilçesinin bağlı olduğu Bakırköy icra daireleri olduğu, davacı iş yeri adresinin Bağcılar/İstanbul olduğu anlaşılmakta olup, Bağcılar ilçesinin Bakırköy yargı çevresinde bulunduğu, takibin ise Gaziosmanpaşa İcra Dairesi'nde başlatıldığı, itirazın iptali davalarında, usulüne uygun bir takibin mevcudiyeti, dolayısıyla takibin yetkili icra dairesinde başlatılmış olması özel dava şartı olup, davalı/takip borçlusu tarafından yasal süre içerisinde sunulan borca itiraz dilekçesinde icra dairesinin yetkisine de itiraz edildiğinden ve yetkili icra dairesinde yapılmış geçerli bir takip bulunmadığı anlaşıldığından davanın...

Davacı, davalının kaçak elektrik kullandığından bahisle aleyhine genel haciz yoluyla icra takibine girişmiştir. Davalının borca itiraz ettiği ve bu nedenle takibin durduğu gerekçesiyle itirazın iptali isteminde bulunmuştur. İcra İflâs Yasası'nın 62/1. maddesi uyarınca "borçlu ödeme emrinin tebliğinden itibaren 7 gün içinde icra dairesine itirazını bildirmeye mecburdur" Aynı Yasanın 66/1. maddesine göre "müddeti içinde yapılan itiraz takibi durdurur, itiraz müddetinde değilse alacaklının talebi üzerine icra müdürü takip muamelelerine alacağın tamamı için devam eder" Somut olayda davalı (borçlu)'ya ödeme emri 01.07.2003 tarihinde tebliğ edilmiş, borçlu itiraz süresi 08.07.2003 günü dolduğu halde 09.07.2003 tarihinde borca itiraz etmiştir. O halde icra takibine davalının itirazı süresinde değildir. Bu haliyle davacı alacaklı icra dairesinden takip muamelelerine devam edilmesini İcra İflâs Kanunu 66. maddesi gereğince isteyebilir....

İcra takibi sebebiyle gönderilen ödeme emrine karşı borçlu sadece yetki itirazında bulunmuşsa bu itirazın kaldırılması yetkisi münhasıran icra tetkik merciine ait olup, yine yetki itirazı ile birlikte borcun esasına itiraz edilmişse alacaklı gerek gördüğü takdirde bu itirazın kaldırılmasını yine icra tetkik merciine isteyebileceği İİK'nun 50/2.maddesi hükmü gereğidir. Yetki itirazı ile borcun esasına itiraz edildiği durumda ise alacaklı icra tetkik merciinde başvurmadan aynı yasanın 67.maddesi hükmü gereğince itirazın iptali davasını mahkemede açmışsa, mahkemece öncelikle icra dairesinin yetkisinin araştırılması ve şayet buna ilişkin itiraz yerinde değil ise borcun esasına karşı itirazın incelenmesine geçilerek hüküm kurulmalıdır. Böyle değil ise, yani icra dairesinin yetkisiz olduğu sonucuna varılıyorsa o zaman mahkemece borcun esasına yönelik itirazın incelenmesine geçilmeksizin takibin yetkili icra dairesinde yapılmadığı gerekçesiyle davanın bu yönden reddine karar verilmelidir....

Borçlu tarafından süresinden sonra ödeme emrine itiraz edilmiş olduğu için ya da süresi içinde olmakla beraber yanlış (yetkisiz/görevsiz) yere itiraz edildiği için takip kesinleşmisse veya takip, borçlunun itirazı nedeniyle değil de icra mahkemesinin kararıyla durdurulmuşsa bu gibi durumlarda itirazın iptali davası açmakta hukuki yarar bulunmayacaktır.Somut olayda icra dairesinin yetkisine itiraz kabul edilerek dosyanın aktarıldığı yetkili icra dairesinde ödeme emri çıkartılmadan yetkisiz icra dairesi tarafından gönderilen ödeme emri üzerine yapılan borca itiraz üzerine elde ki davanın açıldığı, itirazın iptali davasının görülmesinin ön koşulu yetkili icra dairesinde usulen ödeme emri üzerine borca geçerli bir itiraz bulunması gerektiği, dava tarihi itibariyle yetkili ------ İcra Dairesince ödeme emrinin tebliğe çıkartılmadığı görüldüğünden davanın usulden reddine karar verilmiştir....

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. - K A R A R - Davacı vekili, irsaliyeli faturalara dayanan alacağın tahsili için girişilen icra takibine davalı tarafından haksız olarak itiraz edildiğini, yetki itirazının yerinde olmadığını, para alacakları kanun gereği götürülecek borçlardan olduğu için alacaklının merkezinin bulunduğu yer icra dairesinin yetkili olduğunu, işlemiş faize ve borca itirazın da yerinde olmadığını ileri sürerek, itirazın iptali ile takibin devamına, %40 icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı, cevap dilekçesi vermediği gibi ön inceleme duruşmasına da gelmemiştir....

Davalı-borçlunun icra takibine yaptığı yetki itirazı yerinde olup, yetki itirazında yetkili icra dairesi gösterilmiştir. Geçerli bir takibin bulunması itirazın iptali davalarına özgü dava şartlarındandır. Açıklanan nedenlerle, yetkili yerde yapılmış geçerli bir icra takibi bulunmadığından 6100 sayılı HMK'nın 114/2 ve İİK 67.maddesi uyarınca dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur....

E. sayılı dosyası ile icra takibine girişildiğini, davalı vekilince takip konusu asıl alacak miktarı ile işlemiş ve işleyecek faizine itiraz edilmesi üzerine takibin durduğunu belirterek davanın kabulü ile kötü niyetli itirazın iptaline, takibin kaldığı yerden devamına ve haksız ve kötü niyetle itiraz eden borçlu aleyhine alacağın yüzde yirmisinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesi sunmamıştır. Dava, fatura alacağına dayalı ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali ile icra inkar tazminatı istemlerine ilişkindir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 6.maddesinde genel yetkili mahkemenin davalı gerçek veya tüzel kişinin dava tarihindeki yerleşim yeri olduğu açıkça düzenlenmiştir. Somut olayda davalının Narlıdere/İZMİR adresinde mukim olduğu anlaşılmaktadır. Söz konusu bu genel yetki kuralı icra takibinde icra dairesinin yetkisine ilişkin olarak da uygulama alanı bulmaktadır....

UYAP Entegrasyonu