O halde, mahkemece, borçlunun yetki itirazının reddi ile imzaya yönelik itirazının esasının incelenmesi suretiyle oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirmeyle, yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir. SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 30.03.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki sıra cetveline şikayet davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde şikayetçi vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. -K A R A R- Şikayetçi vekili, borçlunun taşınmazının satışından sonra düzenlenen sıra cetvelinde şikâyet olunanlardan ... ve ...’nin hacizlerinin düşmüş olduğunu ,vergi dairesinin alacağının fazla gösterilmesi nedeniyle garameden fazla pay verildiğini, ilk haczin müvekkilinin alacaklı olduğu dosyadan konulduğunu, ileri sürerek sıra cetvelinin iptaline karar verilmesini talep etmiştir. Şikayet olunan Vergi Dairesi vekili, alacak miktarına ve sıraya yapılan şikayetin reddini istemiştir. Şikayet olunan ... şirketi vekili , yetki itirazında bulunarak şikayeten reddini istemiştir. Diğer şikayet olunan vekili , şikayetin reddini istemiştir....
dosyasında 13.08.2014 tarihli şikayet dilekçesi ile şikayet yoluna başvurulduğu, dolayısıyla şikayete konu işlemin esasen sıra cetveline itiraz niteliğinde olduğu ve süresinde yapılmadığı gerekçesiyle, şikayetin reddine karar verilmiştir....
Borçlu tarafından yapılan itiraz HMK anlamında bir dava olmadığından dava dilekçesine ait şekli unsurları içerir HMK'nun 119. maddesinin itiraz dilekçesi için sıkı bir şekilde uygulanması mümkün olmamakla birlikte, şikayet dilekçesinde yer alan eksikliğin tamamlattırılması için HMK'nun 119/2. maddesi gereğince borçluya bir haftalık kesin süre verilmemiş, eksikliğin nelerden ibaret olduğu belirtilmemiştir. O halde, HMK’nun 119/2 . maddesi uyarınca şikayet dilekçesindeki eksikliğin nelerden ibaret olduğu net olarak belirtilerek ve hukuki sonuçları hatırlatılarak, tamamlanması için kesin süre verilmesi gerekirken, bu hususlara dikkat edilmeden davanın reddine karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir. Öte yandan, İİK'nun 169/a-1. maddesine göre; "İcra mahkemesi hakimi, itiraz sebeplerinin tahkiki için iki tarafı en geç otuz gün içinde duruşmaya çağırır....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlular tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü : Alacaklı tarafından iki adet bonoya dayalı olarak kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla başlatılan takipte borçluların imzaya ve borca itiraz ettiği, mahkemece bonolardaki imzanın borçluların eli ürünü olduğu gerekçesiyle imzaya itirazın reddine karar verildiği anlaşılmıştır. Somut olayda borçlular tarafından, borcun ödenmesi üzerine senetlerin yırtıldığının beyan edilmesi sebebiyle imzaya itiraz edildiği, senetlerin ödendiği iddia edilerek ödeme belgesi sunulduğu görülmektedir....
İhtiyati hacze itiraz eden davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; açılan takibe ilişkin olarak yetki itirazında bulunduklarını, ilk derece mahkemesinin yetkisi dahi belirlenmemişken bu şekilde ihtiyati haciz kararı vermesinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu, kaldı ki icra takibine yapılan itiraz incelendiğinde takibe dayanak belge olarak gösterilen fatura ve irsaliyedeki imzaya da itiraz edildiğinin görüleceğini, dolasıyla alacağın ispatının ancak imza incelemesi ile ortaya çıkacak olup, yargılamayı gerektirdiğini, yaklaşık ispat sağlanmadan ihtiyati hacze yapılan itirazın reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu davacının müvekkilinden alacağının bulunmadığını, ileri sürerek müvekkilinin ticari hayatına devam etmekte olup, mal kaçırma amacının olmadığını, açtığı menfi tespit davasında da 203.170,13 TL borçlu olmadığının tespitine karar verildiğini istinaf nedenleri olarak ileri sürmüştür....
"İçtihat Metni"Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi Suç : İftira Hüküm : Beraat Dosya incelenerek gereği düşünüldü: İddia, oluş, savunma, katılan anlatımları ve tüm dosya kapsamına göre; sanığın icra hukuk mahkemesinde imzaya itirazla yetinmeyip, suçsuz olduğunu bildiği katılan hakkında soruşturma ve kovuşturma başlatılmasını sağlamak amacıyla savcılığa şikayet dilekçesi vererek hukuka aykırı fiil isnat ettiği anlaşılmış olmakla, sübuta eren ve unsurları yönünden oluşan iftira suçundan mahkumiyeti yerine yazılı gerekçe ile beraatine karar verilmesi, Kanuna aykırı, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten dolayı BOZULMASINA, 05.05.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Karşılıksız yararlanma HÜKÜM : Beraat Dosya incelenerek gereği düşünüldü: Şikayetçi kurum vekili yerine yetki belgesi ile 15.03.2010 tarihli celseye katılan Av. ... ...'in "yetki belgesi ile şikayet ve katılma talebini içerir dilekçe sunduğu, okunarak dosya içerisine konulduğu" belirtilmişse de yetki belgesi ile şikayet ve katılma talebini içerir dilekçeye dosyada rastlanmadığından, varsa yetki belgesi ile şikayet ve katılma talebini içerir dilekçenin eklenmesinden sonra, incelenmek üzere Dairemize gönderilmesi için dosyanın mahalline İADE edilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına GÖNDERİLMESİNE, 30/04/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....
Somut olayda, borçlunun icra mahkemesine, birleştirilen dosya için verdiği 30.10.2015 tarihli itiraz dilekçesinde, sair şikayet ve itirazları ile birlikte, ikametgahını da belirterek yetki itirazında bulunduğu halde; anılan talep konusunda mahkemece herhangi bir değerlendirme yapılmadan sonuca gidilmiş olması yukarıda değinilen İİK'nun 50/2. ve HMK'nun 297. maddelerinin emredici hükümlerine aykırıdır. Bu durumda, mahkemece; öncelikle birleşilen dosyadaki yetki itirazını çözümlenmesi ve borçlunun yetki itirazı yerinde görülmez ise; işin esasının incelenmesi suretiyle oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi; yetki itirazı kabul edilirse de bu durumda sair şikayet ve itirazların incelenemeyeceği hususu gözetilerek karar verilmesi gerekirken; yetki itirazı incelenmeksizin ve bu konuda olumlu ya da olumsuz bir karar verilmeksizin eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir....
Aynı yasanın 488.maddesinde ise vesayet makamının kararlarına ilişkin itiraz üzerine verilen denetim makamı kararları kesindir hükmü yer almaktadır. 461 .madde uyarınca vasinin eylem ve işlemleri hakkında vesayet makamına şikayet ve vesayet makamının da şikayet üzerine, vasinin eylem ve işlemlerini iptal etmesi ya da onaylaması mümkün olup, bu karar aleyhine denetim makamı nezdinde itiraz yolu açıktır. İtiraz üzerine verilen karar ise kesindir. Ancak vesayet makamının vasinin azli ve inşaatın durdurulması talebi yönünden bir kararı bulunmadığı halde, denetim makamı tarafından vasinin eylem ve işlemleri hakkında karar verilmeyip vesayet makamı kararı iptal edilmiştir. Denetim makamının bu kararı vesayet makamının kararının incelenmesi üzerine itirazen verilen bir karar olmayıp, denetim makamı sıfatıyla verilen yeni bir karar olduğundan 488. maddeye göre kararın kesin olmasından söz edilemez....


