İcra Hukuk Mahkemesince, şikayet konusu edilen taşınmaza ait kıymet takdiri raporunun taşınmazın ... ili... ilçesi sınırları içinde bulunduğu ve... İcra Müdürlüğü'nün 2019/457 talimat sayılı dosyasında kıymet takdiri yapıldığı, kıymet takdirine itirazın da kıymet takdiri yapılan icra dairesinin bağlı bulunduğu icra hakimliğine yapılması gerektiği gerekçesiyle yetkisizlik kararı verilmiştir. Fethiye İcra Hukuk Mahkemesince ise, haczin kaldırılması şikayetinin inceleme yetkisinin haciz işlemini yapan ... İcra Dairesinin bağlı bulunduğu Mahkemeye ait olduğu gerekçesiyle yetkisizlik kararı verilmiştir. İİK'nın 4. maddesi gereğince, takip hangi icra dairesinde başlamış ise, bu takiple ilgili itiraz ve şikayetler, takibin yapıldığı yer icra müdürlüğünün bağlı bulunduğu icra mahkemesinde çözümlenir. Bu husus, kamu düzenine ilişkin kesin yetki niteliğindedir. Yasal koşulların oluşması halinde İİK'nın 79 ve 360. maddeleri, bu husustaki yetki ile ilgili istisnalardır....
Bu nedenle yetki itirazının reddine ilişkin karar yerinde ise de, diğer şikayet ve itiraz konuları ile ilgili olumlu olumsuz bir karar verilmemiştir. Anılan hususlarda da hüküm tesis edilmesi için kararın bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Borçlu vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve İİK'nun 366/3. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 23.09.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. GK....
Somut olayda borçluya örnek (10) ödeme emrinin 9/9/2014 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun ise (5) günlük yasal şikayet ve itiraz süresini geçirerek 16/09/2014 tarihinde icra mahkemesine başvurduğu, ayrıca usulsüz tebliğ şikayetinin de bulunmadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda mahkemece istemin süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken işin esasının incelenerek yetki itirazının kabulü yönünde hüküm tesisi isabetsizdir. SONUÇ :Alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve HUMK'nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 05.03.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi....
İhtiyati haciz kararına itiraz eden Ç. Mühendislik Peyzaj Tarım İnş. Tic. Ltd. Şti. Yetkilisi; yetkili mahkemenin İstanbul mahkemeleri olduğunu ayrıca takip dayanağı çekteki ciro üzerindeki imzanın şirket yetkililerine ait olmadığını ileri sürerek ihtiyati haciz kararının kaldırılmasını talep etmiştir. Aleyhine itiraz edilen alacaklı vekili; taraflar arasında düzenlenen 08/01/2014 tarihli sözleşmeye göre Körfez Mahkemelerinin yetkili kılındığını, sözleşmenin taraflarının tacir olduğunu, yapılan yetki sözleşmesinin usul ve yasaya tamamen uygun olduğunu, haksız ve kötüniyetli olarak yetkiye ve imzaya itirazda bulunulduğunu savunarak itirazın reddini istemiştir....
Her ne kadar şikayet tarihinden sonra ancak karar tarihinden önce 26.12.2013 tarihinde Osmaniye 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2013/406 - 2013/566 K. sayılı kararı ile tedbirin kaldırılmasına karar verilmiş ise de; 28.11.1956 tarih ve 15/15 Sayılı İBK. ve HGK.nun 17.3.1954 tarih ve 3/40-49 sayılı kararları gereğince; her dava açıldığı tarihteki koşullara ve hukuki duruma göre hükme bağlanır. Osmaniye 1....
maddesinde düzenlenen yasal sürede icra mahkemesine başvurarak; takip dayanağı bonoların zorla imzalatıldığını ileri sürerek takibin iptalini talep ettiği, yargılama aşamasında da borçlunun protokol sunarak borca itiraz ettiği, mahkemece; borçlunun itfa itirazını 5 günlük sürede şikayet dilekçesi ile belirtmediği, alacaklının protokolü kabul etmediği, senetlerin ve ibra protokolünün zorla alındığı iddialarının yargılamayı gerektirdiği gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği görülmektedir. Borçlunun takibin kesinleşmesinden önce sunmuş olduğu, 25.04.2014 tarihli taraflar arasında anlaşma ve ibra protokolü başlıklı belgede takip konusu borcun ibra edildiği görülmektedir. Alacaklının protokoldeki imzaya itirazı olmadığına göre, alacaklının protokole karşı diğer beyanları dar yetkili icra mahkemesinde dinlenmez. O halde mahkemece İİK'nun 169/a-5. maddesine göre itirazın kabulü ile takibin durdurulmasına karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir....
İcra Hukuk mahkemesinin, “imzaya itiraz” konulu 2008/16 E. 2008/137 K. sayılı davasında, “davanın kabulüne, dava miktarı üzerinden 52.000,00 YTL icra inkar tazminatının tahsiline” karar verilmiş olması hususları birlikte gözönüne alındığında, sözleşmede yazılı bulunan “52.000,00 YTL vekalet ücretinin” bizzat davalının beyanlarıyla da doğrulanmış olmasına göre, yerinde bulunmayan tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda dökümü yazılı 2.106.00 TL kalan harcın temyiz edenden alınmasına, 6.7.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü : Alacaklı vekili tarafından çeke dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile icra takibine başlandığı, örnek 10 nolu ödeme emrinin tebliği üzerine borçlunun yasal sürede icra mahkemesine başvurarak imzaya itirazda bulunduğu anlaşılmıştır. İİK'nun 170/a maddesi uyarınca yasal sürede yapılan itiraz yada şikayet üzerine takibe konu senedin kambiyo vasfında olmadığı ya da alacaklının kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takip yapma hakkının bulunup bulunmadığı mahkemece resen dikkate alınarak takibin iptaline karar verilir....
-TL.lik borcu kabul etmiş, bakiye kısma ve yetkiye itiraz etmiştir. Dava, icra takibine yönelik kısmi itirazın iptali ve tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda B.K.nun 73 ve HUMK.nun 10.maddesi gereği davalının yetki itirazının reddine, birbirini doğrulayan ve usulüne uygun olarak tutulan davacı defterlerine göre davalının ödenmeyen 3.940.00.-TL.daha borcunun olduğu anlaşıldığından davanın kabulüne, 3.940.00.-TL.asıl alacak, 93.31....
İİK'nun 168/1. maddesinin 3, 4 ve 5. bentleri hükmüne göre, borçlunun borçlu olmadığını veya borcun itfa edildiğini, mehil verildiğini, alacağın zamanaşımına uğradığını, imzaya itirazını ve takibin müstenidi olan senedin kambiyo senedi vasfına haiz olmadığına yönelik şikayetini yasal 5 günlük süresi içerisinde icra mahkemesine yapması zorunludur. Bu süre en geç ödeme emrinin, itiraz ya da şikayet edene tebliğinden sonra başlar. Bu süre, hak düşürücü süre niteliğinde olup mahkemece re'sen gözetilmelidir. Somut olayda, borçlu ...’a ödeme emrinin 07.05.2015 tarihinde tebliğ edildiği, yasal 5 günlük itiraz süresinin 12.05.2015 salı günü sona erdiği halde, borçlunun süresinden sonra 13.05.2015 tarihinde icra mahkemesine müracaatla itirazda bulunduğu, başvurusunda tebligatın usulsüzlüğüne yönelik bir şikayetinin de bulunmadığı anlaşılmıştır....


