WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 21 Haziran 2026

İlk derece mahkemesince; borçlu şirket açısından, şikayet dilekçesinde, ödeme emri tebligatının usulsüz olduğunu ileri sürmediği halde, borçlunun şikayet dilekçesinde dayandığı vakıaların dışına çıkılıp, re'sen dikkate alınacak hususlar kapsamında da olmayan ödeme emrinin borçluya usulüne uygun tebliğ edilmediğinden davacıların davasını yasal süresi içinde olduğundan bahisle davanın esasının incelendiği görülmektedir. Somut olayda, takip borçlusu şirkete ödeme emri 16/08/2019 tarihinde tebliğ edilmesine rağmen imzaya itiraz yasal süreden sonra 23/03/2020 tarihinde ileri sürülmüştür. İtiraz dilekçesinde usulsüz tebligat şikayeti bulunmadığına göre imzaya itirazın İİK 168/5 maddesi gereğince süre aşımı nedeniyle reddi gerekir iken işin esasının incelenerek itirazın reddine karar verilmesi isabetsiz ise de sonuçta istem reddedildiğinden sonucu doğru mahkeme kararının onanması yoluna gidilmiştir....

Oysa borçlu yargılama sırasında 17/05/2016 havale tarihli ek beyanını içerir dilekçesinde, yetki itirazında bulunmuş ve mahkemece bu husus değerlendirilerek yetkisizlik kararı verildiği görülmüştür. Bu durumda mahkemece yetki itirazının yasal süresi içerisinde ileri sürülmemesi bakımından reddine karar verilerek imzaya ve borca itirazların esasının incelenmesi gerekirken yetki itirazının kabulü yönünde hüküm tesisi isabetsizdir. SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 11.10.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi....

Her ne kadar Bölge Adliye Mahkemesi’nin gerekçesinde, borçlular tarafından sunulan yenileme dilekçesinde duruşma günü tebligatının usulsüz olduğuna yönelik bir iddia bulunmadığından süresi içerisinde yapılmayan usulsüz tebligat iddiasının istinaf aşamasında dinlenemeyeceği belirtilmiş ise de; İİK’nın 16. maddesinin, icra ve iflas dairelerinin işlemleri hakkında olduğu nazara alındığında, mahkemece yapılan tebligat işleminin usulsüz olduğuna yönelik iddia yönünden uygulama alanı olmadığının kabulü gerekir. O halde; borçluların duruşma günü tebliğ işleminin usulsüz olduğuna ilişkin iddialarının gerekirse zabıta araştırması yapılarak değerlendirilmesi ve iddianın doğru olması halinde usulüne uygun duruşma günü tebliğ edilerek yargılama yapılması maksadıyla kararın bozulması gerekmiştir. Öte yandan; borçluların 25.12.2018 tarihli icra mahkemesine başvuru dilekçesinde, borca ve imzaya itirazın yanısıra yetki itirazı ve bir kısım şikayet nedenlerinin de bulunduğu görülmektedir....

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki “imzaya itiraz” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Ereğli (Konya) İcra Hukuk Mahkemesince talebin reddine dair verilen 29.04.2014 gün ve E:2013/91, K:2014/83 sayılı kararın incelenmesi davacı-borçlu vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 12.Hukuk Dairesinin 16.09.2014 gün ve E:2014/18889, K:2014/21487 sayılı ilamı ile; (…Kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takipte keşideci-borçlu ... imzaya itiraz etmiş, mahkemece, borçlunun imza konusunda eşi ...'e yetki verdiği ve imzanın Ogün'e ait olduğu gerekçesiyle ret kararı verilmiştir. Mahkemece karara esas alınan 29.06.2012 tarihli vekaletname ile ...'e araç satış yetkisi ile poliçe imzalama yetkisi tanınmış olup, her ne kadar 05.07.2012 tarihli araç satış sözleşmesi yapılıp araç bedelinin bir kısmının iki adet bono ile ödeneceği belirtilmiş ise de bu hususlardan, ...'...

gerekçesiyle imzaya ve borca itirazın süresinde olmadığından reddine karar verildiği görülmektedir....

Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede, Takip dosyasına ilişkin imzaya itiraz davasında 02.04.2008 tarihinde alacaklı vekilinin yüzüne karşı davanın reddine karar verildiği ve bu karardan sonra 22.05.2009 tarihine kadar alacaklı tarafından takip dosyasında işlem yapılmadığı, bu nedenle şikayet tarihi olan 01.02.2011 tarihi itibariyle icranın geri bırakılmasının şartlarının oluştuğu anlaşılmakla sanığın beraatine karar verilmesi gerekirken şikayet hakkının düşürülmesine karar verilmesi, Kanuna aykırı, şikayetçi vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olmakla, hükmün bu nedenle BOZULMASINA, bozma sebebi 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 322. maddesi uyarınca, yeniden yargılama yapılmasına gerek olmaksızın düzeltilebilir nitelikte bulunduğundan, hüküm fıkrasından "…şikayet hakkının düşürülmesine" ifadesi çıkarılarak yerine "...sanığın beraatine...

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü : Alacaklı tarafından çeke dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile başlatılan icra takibinde borçlunun, icra mahkemesine başvurusunda, yetkiye, imzaya ve borca itirazlarını ileri sürerek takibin durdurulmasını talep ettiği, mahkemece, yetki itirazının reddi ile birlikte dava tarihinden önce üçüncü kişi tarafından ödeme yapıldığı, takibin konusuz kaldığı gerekçesi ile imzaya ve borca itirazın reddine karar verildiği görülmüştür....

DAVA Borçlu icra mahkemesine başvurusunda; takibin yetkisiz icra müdürlüğünde başlatıldığını, taraflar tacir olmadığından yetki sözleşmesinin geçersiz olduğunu, yerleşim yerinin bulunduğu yer olan Kütahya İcra Müdürlüğü'nün yetkili olduğunu olduğunu, yetki itirazı kabul görmez ise senetteki imzaya itiraz ettiğini ileri sürerek yetki itirazının kabulü ile dosyanın yetkili Kütahya İcra Müdürlüğü'ne gönderilmesine, yetkisiz icra müdürlüğünce yapılan tüm işlemlerin ve takibin iptaline, aksi kanaatte imzaya itirazın kabulü ile takibin durdurulmasına ve iptaline, asıl alacağın % 20'sinden aşağı olmamak üzere tazminata ve yine alacağın % 10'u oranında para cezasına hükmedilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Alacaklı, borçlu tacir olduğundan yetki sözleşmesinin geçerli olduğunu, diğer borçlu ... Ltd....

Mahkemece, iddia, savunma, dosya kapsamı doğrultusunda, itiraz eden borçlu vekilinin ileri sürdüğü itirazların ayrı ayrı değerlendirildiği; yetki itirazı yönünden ihtiyati haciz kararına dayanak kambiyo senetlerinde ... mahkemelerinin yetkili olduğuna dair kayıt bulunduğu bu haliyle yetkiye ilişkin itirazın kabul edilemeyeceği, aleyhine itiraz edilen alacaklı vekilinin senetlerin meşru hamili olmadığına dair itiraz yönünden talebe konu senetlerin lehdar tarafından ciro edildiği ancak cironun lehtar tarafından iptal edilerek son olarak aleyhine itiraz edilen alacaklı şirkete ciro edildiği bu haliyle ciro zincirinin kopuk olmadığı, alacaklının senetlerin meşru hamili olduğu, imzaya itiraz yönünden ise ihtiyati hacze itiraz sebeplerinin İİK'nın 265. maddesinde sınırlı şekilde sayıldığı, imzaya itirazın bu sebepler arasında bulunmadığı gerekçesiyle, itirazın reddine karar verilmiştir. Kararı itiraz eden (borçlu) vekili temyiz etmiştir....

B.İstinaf Sebepleri Borçlu, itiraz dilekçesi içeriğini tekrar ederek, imzaya itiraz ile birlikte borca ve ferilerine de itiraz edildiğini, borca itirazlarının faize itirazı da kapsadığını, bu hususun mahkemece göz ardı edilerek usul ve yasaya aykırı karar verildiğini belirterek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. C. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı C.1.Gerekçe ve Sonuç Alacaklı bankanın vergi numarasının ve adresinin yazılı olmamasının ödeme emrinin iptalini gerektirmediği, eksikliğin her zaman giderilebileceği, ayrıca TTK'nın 722. maddesi gereğince alacaklının çek bedellerinin binde 3'ünü aşmamak üzere çek komisyonu talep edebileceği, İstanbul 14....

UYAP Entegrasyonu