WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 21 Haziran 2026

İstinaf Sebepleri Alacaklı, ...ve oğlu...’in senet üzerindeki imzaya itiraz eden ve Türkçe bilmeyen davacı borçlunun Türkiye’deki işlerini takip eden kişiler olduğunu, Antalya 16.Noterliğinin 01.02.2019 tarihli vekaletnamesindeki yetki içeriğine bakıldığında Sabrinisa’nın ticari mümessil olarak atandığının vekalet içeriğinde çok geniş yetki kapsamından anlaşıldığını, kefil olarak da senette imzası bulunan Sabirnisa’nın da imza örneklerinin alınması gerektiğini, senede ... veya .....nın imza atmasının muhtemel olduğunu, senedin kendilerine tanıklar huzurunda ...tarafından verildiğini, kötüniyetli veya ağır kusurlu olmadıklarını, bir tarafın imzaya itiraz ederken temsilcinin borcu ödemek istemesinin kötüniyetli olmadıklarının açık göstergesi olduğunu belirterek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Antalya 16....

Akdi ilişkinin varlığı konusunda taraflar arasında uyuşmazlık varsa, bu durumda alacaklının kendi yerleşim yeri mahkemesinde açtığı itirazın iptali davası yetki itirazı ile karşılaşabilir. Borçlu takibe itirazında sadece alacağın varlığını ve bu ilişki nedeniyle takip konusu meblağ kadar alacaklı olduğunu kanıtlamalıdır. Somut olayda borçlu, borca, takibe ve imzaya itiraz etmiştir. Bu durumda akdi ilişkinin çekişmesiz olduğu kabul edilemeyeceğinden, TBK'nın 89/1. maddesi uygulanmaz. Davalının ikametgahı ...'de, davacının ikametgahı ise ...'dadır. Davalı yetki itirazında kendi ikametgahına göre yetkili mahkemenin ... Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunu bildirmiştir. Bu durumda uyuşmazlığın, süresinde yapılan yetki itirazı üzerine ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesinde görülüp, sonuçlandırılması gerekmektedir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 6100 sayılı HMK'nın 21 ve 22. maddeleri gereğince ... 1....

Davalı vekili, davacı-borçluya karşı başlatılan takipte ödeme emrinin tebliğinden sonra davacı-borçlunun sadece söz konusu çekin bankaya ibraz edilmemiş olması nedeniyle İcra Hukuk Mahkemezi nezdinde şikayet yoluna müracaat ettiğini, çekteki imzaya itirazda bulunmadığını, davacının şikayetinin reddine karar verildiğini, icra dosyasının işlemsiz kalması nedeniyle düştüğünü, icra dosyasının 23.06.2009 tarihinde yenilendiğini ve 25.06.2009 tarihinde ödeme emrinin ve çek suretinin davacı-borçluya yeniden tebliğ edildiğini, ancak davacı-borçlunun yasal süresinde ödeme emrine itiraz etmediğini, davacıya iki kez ödeme emrinin tebliğ edildiğini ve davacının çekteki imzaya itiraz etmediğini, haksız fillere ilişkin 1 yıllık zamanaşımı süresinin dolmuş olması nedeniyle davanın zamanaşımına uğradığını, davacının çekteki imzanın kendisine ait olmadığı iddiasıyla suç duyurusunda bulunmadığını, çek zayi davası açmadığını, bu durumun davacının kötü niyetli olduğunu gösterdiğini, dava kobusu çekin bankaya...

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü : Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de; Alacaklı tarafından iki adet bonoya dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile başlatılan takip üzerine borçlu vekili tarafından icra mahkemesine yapılan başvuruda, tahrifata ilişkin şikayet ile birlikte imzaya ve borca itiraz edilmiştir. Mahkemece yalnızca imzaya ve asıl alacak olan borca ilişkin itiraz ile ilgili inceleme yapıldıktan sonra, takibe konu bonolarda tahrifat da olmadığı gerekçesi ile davanın tümden reddine karar verilmiştir....

Ödeme emri davalı kiracı ... ve davalı kefil ...’a tebliğ edilmiş olup, davalı kiracı borçlu ... itiraz dilekçesinde imzaya ve borca, davalı kefil borçlu ... ise itiraz dilekçesinde imzaya, borca ve İcra Müdürlüğünün yetkisine itiraz etmiştir. Alacaklı vekili 27.04.2014 tarihli dilekçesi ile, borçlu ...’ın yetki itirazını kabul ettiklerini, bu nedenle dosyanın yetkili olan ... İcra Müdürlüğüne gönderilmesini talep etmiş, alacaklı vekilinin talebi üzerine dosya ... İcra Müdürlüğüne gönderilmiş ve 2014/5336 esasına kaydedilmiştir. Ödeme emri davalı borçlu kiracı ...’a 11.03.2014 tarihinde, davalı borçlu kefil ...’a 24.03.2014 tarihinde tebliğ edilmiştir....

Bu nedenle de asile yapılan tebligat ile itiraz süresi işlemeye başlamayıp, vekile tebliğ edildiği tarihten itibaren başlayacaktır.Somut olayda örnek 10 numaralı ödeme emri borçlu vekiline 24.10.2014 tarihinde tebliğ edildiğine göre, 28.10.2014 tarihinde yapılan imzaya itiraz, İİK'nun 168/4. maddesinde öngörülen yasal sürededir.O halde mahkemece, itirazın esasının incelenerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken istemin süre aşımı nedeniyle reddi yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.SONUÇ : Borçlunun temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 27/04/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi....

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de; Alacaklı tarafından bonoya dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla icra takibine başlandığı, borçlu ...’a örnek 10 numaralı ödeme emrinin 18.03.2013 tarihinde tebliğ edildiği, adı geçen borçlunun ise İİK.nun 168/4.maddesinde öngörülen yasal süreden sonra icra mahkemesine yaptığı başvuruda, ödeme emri tebligatının usulsüz olduğunu ileri sürerek imzaya itiraz ettiği, mahkemece, takip dayanağı belge suretinin ödeme emrine eklenmediği nedeniyle ödeme emrinin iptaline, imzaya ve borca itirazın reddine karar verildiği anlaşılmıştır...

İİK'nun 170/a maddesi gereğince icra mahkemesi, müddetinde yapılan şikayet ve itiraz dolayısıyla, usulü dairesinde kendisine intikal eden işlerde takibin müstenidi olan kambiyo senedinin bu niteliğe haiz olmadığı veya alacaklının kambiyo hukuku mucibince takip hakkına sahip bulunmadığı hususlarını re'sen nazara alarak, bu fasla göre yapılan takibi iptal edebilir. Bir diğer anlatımla, borçlunun İİK'nun 168. maddesinde yazılı yasal 5 günlük sürede borca ya da imzaya itiraz etmesi durumunda, takip konusu belgenin kambiyo senedi vasfına haiz olmadığının veya alacaklının kambiyo senetlerine özgü yol ile takip hakkının bulunmadığının tespit edilmesi halinde, diğer itiraz nedenleri incelenmeksizin İİK'nun 170/a maddesi uyarınca re'sen takibin iptaline karar verilmesi gerekir....

Temyiz Sebepleri Alacaklı, süresiz şikayet hakkının kötüye kullanıldığını, imzaya itiraz edilirken mükerrerlik şikayetinde bulunulmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, İİK'nın 45. maddesine dayalı, ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla başlatılmış takip devam ederken aynı alacak için kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takip yapılamayacağı şikayetine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk İİK'nın 45. maddesi. 3....

İcra Müdürlüğünün 2009 /12995 sayılı dosyasında yapılmış, borçlu süresinde borca itiraz etmiş, icra müdürlüğünün yetkisine itiraz etmemiştir. Davalı, 15.06.2009 gününde yapılan dava dilekçesi tebliğinden sonra 19.06.2009 tarihinde süresinde yetki itirazında bulunmuştur. İtirazın iptali davasında yetkili mahkeme davalının ikametgahının bulunduğu yerdeki mahkemedir.(HUMKm..9) Akdi ilişkinin çekişmesiz olduğu durumlarda BK.'nun 73/b-1 hükmüne göre alacaklının ikametgahı mahkemesinde de itirazın iptali davası açılabilir. Akdi ilişkinin varlığı konusunda taraflar arasında uyuşmazlık varsa, bu durumda alacaklının kendi ikametgahı mahkemesinde açtığı itirazın iptali davası yetki itirazı ile karşılaşabilir. Borçlu takibe itirazında sadece borcum yoktur şeklinde itiraz etmişse alacaklı akdi ilişkinin varlığını ve bu ilişki nedeniyle takip konusu meblağ kadar alacaklı olduğunu kanıtlamalıdır. Somut olayda borçlu, borca, takibe ve imzaya itiraz etmiştir....

UYAP Entegrasyonu