Somut olayda taraflar arasında sözleşme bulunmakta olup, sözleşmeden kaynaklanan alacak iddiasına dayalı olarak ------ dosyası ile ilamsız icra takibi yapıldığı, davalının takibe ---- olduğundan uyuşmazlıkta ----- ilişkin yetki itirazı ve devamında da borca yönelik itirazda bulunduğu, takibin durdurulduğu ve süresi içerisinde işbu itirazın iptali davasının açıldığı anlaşılmıştır. Dosya içinde bulunan sözleşme sureti incelendiğinde sözleşmenin --- tarihli olduğu ve sözleşmenin ----olduğuna------ yine ------şartına ilişkin ayrıca bir düzenlemenin bulunmadığı görülmüştür....
Davalı ... şirketi borca, diğer davalılar ise yetkiye ve borca itiraz etmişlerdir. Yetkili icra dairesinin ve mahkemenin, takip tarihi ve dava tarihine göre belirlenmesi gerekir. Davalı sürücü ve işletenin süresinde icra dairesinin yetkili olmadığı gerekçesi ile yetki itirazında bulundukları ve yetkili icra dairesinin ... İcra Daireleri olduğunu belirttikleri, davalı .... şirketinin ise icra dairesinin yetkisine itiraz etmeksizin yalnızca borca itiraz ettiği, dava dilekçesine ise cevap vermediği anlaşılmakla, davalı sürücü ve işleten yönünden yetkili icra dairesinin ... İcra Daireleri olduğu, bu nedenle icra dairesinin yetkisizliği nedeniyle bu davalılar yönünden davanın reddi kararı isabetli ise de, icra dairesinin yetkisine itiraz etmeyen davalı ... şirketi yönünden davanın tefrik edilerek takip tarihi ve dava tarihi itibariyle ... ... 2. İcra Müdürlüğünün ve ... ......
"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın dava şartı yokluğu nedeniyle reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. - K A R A R - Davacı vekili, müvekkilinin davalıdan faturalardan kaynaklı para alacağı olduğunu, malların davalı tarafa teslim edildiğini ancak davalı tarafından ödeme yapılmadığını, davalı aleyhine icra takibi başlatıldığını, davalının yetkiye ve borca itirazı üzerine takibin durdurulduğunu ileri sürerek itirazın iptaline, takibin devamına, icra inkar tazminatına kaar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davanın reddini istemiştir....
Eş söyleyişle, itirazın iptali davasında, mahkemenin yetkisine itiraz edilmiş olsun veya olmasın, mahkeme öncelikle, icra dairesinin yetkisine yönelik itirazı inceleyerek kesin olarak sonuçlandırmalıdır ( HGK’nın 28.03.2001 gün ve 2001/19-267 E. 2001/311 K.; 20.03.2002 gün ve 2002/13-241 E.,2002/208 K. ). Kaldı ki, itirazın iptali davasını görme yetkisi, takibin yapıldığı yer mahkemesine aittir. O nedenle, mahkemenin, icra dairesinin yetkisine yönelik itirazı incelemesi doğaldır. Bu yetki itirazının incelenmesi sonucunda, mahkeme, kendisinin yetkili olup olmadığını da belirlemiş olacaktır..... 27.11.2013 gün ve 2013/13-372 E., 2013/1606 K. sayılı kararı) İlamsız bir takipte yetkili icra dairesi de İİK 50. maddesinin yollaması ile HMK genel hükümlerine göre belirlenecektir. HMK'nın 6. maddesine göre genel yetkili icra dairesi, davalı gerçek veya tüzel kişinin takibin yapıldığı tarihteki yerleşim yeri icra dairesidir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın usulden reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. - K A R A R - Davacı vekili, davalı aleyhine ... 12. İcra Müdürlüğünün 2015/7285 esas sayılı dosyası ile ilamsız takip başlatıldığını, davalının yetkiye ve borca itirazı üzerine takibin durdurulduğunu, davalı borçlunun yetki itirazının yerinde olmadığını, itirazın iptaline , %20 oranında icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı, davaya cevap vermemiştir....
Yetki itirazında bulunan taraf, yetkili mahkemeyi, birden fazla yetkili mahkeme varsa seçtiği mahkemeyi bildirir. Aksi takdirde yetki itirazı dikkate alınmaz,"hükmünün düzenlendiği, 6100 Sayılı HMK.nın 19/2 maddesine göre, davalı taraf vekilinin icra dairesinin yetkisine itiraz ederek, yetkili İcra Dairesinin İstanbul Anadolu İcra Daireleri olduğunu beyan etmiş olduğu, cevap dilekçesi ile de bu talebini yinelediği, taraflar arasında yetki sözleşmesi bulunmadığı, davalı tarafın ikametgah adresinin Ataşehir/İSTANBUL olduğu, Ataşehir İlçesinin yargı çevresinin İstanbul Anadolu Adliyesi sınırları içinde kaldığı, İİK.50.mad.gereği öncelikle yetki itirazı konusunda karar verilmesi gerektiği ve HMK 6 mad.gereği genel yetkili Mahkemenin ve icra dairelerinin borçlunun ikametgahı olması sebebiyle ve takibin borçlunun ikametgahında yapılması gerektiğinden, icra takibi başlatılan tarafın ikametgah adresinin ......
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:/ DAVA; Davacı dava dilekçesinde özetle; Davacımızın alacaklı, davalının borçlu olduğu ----- davalıya karşı fatura alacağına dayalı olarak ilamsız icra takibine girildiğini, icra takibi kapsamında borçluya gönderilen ödeme emrine karşı , borca, faize ve tüm ferilerine itiraz edilmesi sonucu takibin durdurulduğunu, uyuşmazlık konusunun ticari olması sebebiyle arabuluculuğa başvurulduğunu, sonucunda anlaşmama tutanağının düzenlendiğini, davalı hizmetlerinin karşılığı olan ücretleri ve bu işten kaynaklanan masrafları ödeme edimini yerine getirmediğini, bu nedenle davalıya karşı fatura alacağından kaynaklı olarak takibin başlatıldığını, icra takibine konu edilen faturalardan----- tutarındaki fatura, davacıya ait tıbbi ---- yapılması hususunda----navlun ücretine ilişkin olduğunu, ---- taşıma hizmetinden kaynaklandığını, davacı şirket, davalı şirkete--- işlerini yaptığını--- söz konusu -------- ihracatına ----- ortaya çıkması sebebiyle -------- işleminden kaynaklı olarak...
Esas sayılı dosyası ile mahkememiz dosyasının taraflarının aynı olduğu, icra dosyasında borçlu olarak yer alanın dosyamızda davalı konumunda olduğu, dosyamız davacısının alacaklı, olduğu, davalı tarafından süresinde ve geçerli bir şekilde borca dair itiraz dilekçesi sunulduğu, davalının borca itiraz dilekçesinde icra dairesinin yetkisine de itiraz ettiği, yetkili icra dairesinin İstanbul Anadolu icra Dairesi olduğunu bildirerek borca ve icra dairesinin yetkisine itiraz ettiği görülmüştür. Dilekçeler aşaması tamamlanmakla mahkememizin ön inceleme duruşmasında dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiştir. Dava şartlarına ilişkin eksik ve incelenmesi gereken ilk itiraz bulunmadığı anlaşıldıktan sonra tarafların sulh olma imkanı bulunmadığından uyuşmazlık noktaları belirlenip tahkikat aşamasına geçilmiştir. İtirazın iptali davasında usulüne uygun olarak başlatılmış ve itirazla durmuş bir takibin varlığı dava şartıdır....
Davanın niteliği itibariyle taraflar arasındaki ticari ilişkiden kaynaklanan alacağa ilişkin olarak yapılan icra takibine vaki itirazın iptali davası olduğu,bu gibi davaların 6100 sayılı HMK.nun 6. maddesi uyarınca genel yetkili "Davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri Mahkemesinde" görülmesi gerektiği düzenlenmiştir. Davalının yerleşim yerine ilişkin olarak taraflar arasında herhangi bir itilaf yoktur, davalının yerleşim yeri Mahkememizin yargı alanı dışında İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemelerinin yargı alanı kapsamındadır. Davalı vekilinin ilk icra takip dosyasında mevcut itiraz dilekçesi ile yetkiye yönelik itirazda bulunmuş olup, yetkili icra dairelerinin ... İcra Daireleri olduğunu belirtmiş; itirazı üzerine dosya yetkili ... İcra Dairesine gönderilmiştir....
-TL’ye yıllık %126 oranında temerrüt faizi yürütülmesine, geçerli bir takip ve itiraz olması hususları gözetilerek alacağın %40’ı olan 2.810.20.-TL inkar tazminatının davalıdan tahsiline, davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. ../... S.2 Esas Karar 2010/425 2010/9645 Dava, İİK.nun 67.maddesi gereğince itirazın iptali istemine ilişkindir. Bir itirazın iptali davasının görülebilmesi için usulüne uygun şekilde yapılmış, geçerli, ayakta bulunan bir icra takibinin varlığı şarttır. Ortada geçerli bir takibin bulunmadığı durumlarda itirazın iptali davasının görülebilmesine usulen olanak yoktur. İcra dairesinin yetkisine itiraz edildiği ve bu itirazın olumlu veya olumsuz sonuçlandırılmadığı hallerde geçerli bir takibin bulunamayacağı açıktır. O halde bu husus İİK.nun 67.maddesi uyarınca bir dava şartıdır ve dava şartları da mahkemece resen gözetilmek zorundadır....


