ürünün yetiştirildiğinin tespit edebilmesinin mümkün olduğu, kaldı ki “Tabii Afetlerden Zarar Gören Çiftçilere Yapılacak Yardımlar Hakkındaki Yönetmeliğinin” 10. vd maddelerinde meydana gelen zararın Hasar Tespit Komisyonunca yerinde tespitinin zorunlu kılındığı, dolayısıyla sanık tarafından bu şekilde bildirim yapılmasının katılan kurum görevlilerinin denetim olanağını ortadan kaldırmayacağının anlaşılması karşısında, sanığın eyleminin aldatma özelliğinden yoksun olması nedeniyle hile boyutuna ulaşmadığı, bu nedenle nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyanda bulunma suçlarının unsurlarının oluşmadığından bahisle sanık hakkında verilen beraat kararında bir isabetsizlik görülmemiştir....
parselde hangi ürünün yetiştirildiğinin tespit edebilmesinin mümkün olduğu, kaldı ki “Tabii Afetlerden Zarar Gören Çiftçilere Yapılacak Yardımlar Hakkındaki Yönetmeliğinin” 10. vd maddelerinde meydana gelen zararın Hasar Tespit Komisyonunca yerinde tespitinin zorunlu kılındığı, dolayısıyla sanık tarafından bu şekilde bildirim yapılmasının katılan kurum görevlilerinin denetim olanağını ortadan kaldırmayacağının anlaşılması karşısında, sanığın eyleminin aldatma özelliğinden yoksun olması nedeniyle hile boyutuna ulaşmadığı, bu nedenle nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyanda bulunma suçlarının unsurlarının oluşmadığından bahisle sanık hakkında verilen beraat kararında bir isabetsizlik görülmemiştir....
sanık tarafından bu şekilde bildirim yapılmasının katılan kurum görevlilerinin denetim olanağını ortadan kaldırmayacağının anlaşılması karşısında, sanığın eyleminin aldatma özelliğinden yoksun olması nedeniyle hile boyutuna ulaşmadığı, bu nedenle nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyanda bulunma suçlarının unsurlarının oluşmadığından bahisle sanık hakkında verilen beraat kararında bir isabetsizlik görülmemiştir....
mümkün olduğu, kaldı ki “Tabii Afetlerden Zarar Gören Çiftçilere Yapılacak Yardımlar Hakkındaki Yönetmeliğinin” 10. vd maddelerinde meydana gelen zararın Hasar Tespit Komisyonunca yerinde tespitinin zorunlu kılındığı, dolayısıyla sanık tarafından bu şekilde bildirim yapılmasının katılan kurum görevlilerinin denetim olanağını ortadan kaldırmayacağının anlaşılması karşısında, sanığın eyleminin aldatma özelliğinden yoksun olması nedeniyle hile boyutuna ulaşmadığı, bu nedenle nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyanda bulunma suçlarının unsurlarının oluşmadığından bahisle sanık hakkında verilen beraat kararında bir isabetsizlik görülmemiştir....
vd maddelerinde meydana gelen zararın Hasar Tespit Komisyonunca yerinde tespitinin zorunlu kılındığı, dolayısıyla sanık tarafından bu şekilde bildirim yapılmasının katılan kurum görevlilerinin denetim olanağını ortadan kaldırmayacağının anlaşılması karşısında, sanığın eyleminin aldatma özelliğinden yoksun olması nedeniyle hile boyutuna ulaşmadığı, bu nedenle nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyanda bulunma suçlarının unsurlarının oluşmadığından bahisle sanık hakkında verilen beraat kararında bir isabetsizlik görülmemiştir....
Kamu görevlisinin görevi nedeniyle resmi belge düzenlediği sırada yalan beyanda bulunulması halinde TCK’nun 206. maddesi uygulanacaktır. Resmi belge düzenlenmesi sırasında olmayıp da kamu görevinin gereği gibi yerine getirilebilmesi için, kamu görevlisinin göreviyle bağlantılı olarak sorması durumunda, kimliği hakkında gerçeğe aykırı beyanda bulunulması veya kimlik ve adresle ilgili bilgi vermekten kaçınılması halinde Kabahatler Kanununun 40/1. maddesi uyarınca idari para cezası verilmesi gerekir. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 01.04.2014 tarih 2013/9-452 Esas, 2014/153 Karar sayılı kararına göre de; “5237 sayılı TCK'nın 206. maddesindeki resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçunun oluşması için yalan beyanın resmi belge düzenleme yetkisine sahip kamu görevlisine yapılmış olması gerekmektedir. Resmi bir belgenin düzenlenmesi sırasında beyanda bulunacak kişinin gerçeği söyleme zorunluluğu vardır....
in diğer sanığa ait nüfus cüzdanını kullanarak muayene olmasının ....açısından bir zarara sebebiyet vermeyeceği, ayrıca kendisine de bir yarar sağlamayacağı, çünkü .... mevzuatına göre, hamile bayanların hiçbir sağlık güvencesi olmasa bile, sağlık hizmetlerinden ücretsiz olarak yararlanacağı yönündeki düzenlemeleri dikkate alındığında, sanık ve suça sürüklenen çocuğun eylemlerinde bir suç unsuru bulunmaması nedeniyle kamu kurumu zararına dolandırıcılık ve resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyanda bulunma suçlarının yasal unsurları itibariyle oluşmadığı gerekçesine dayanan kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir. Yapılan yargılama sonunda, yüklenen suç yönünden gerekçesi gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan, katılan vekilinin beraat hükümlerinin kanuna aykırı olduğuna ilişkin temyiz itirazlarının reddiyle, beraate ilişkin hükümlerin ONANMASINA, 04.05.2016 tarihinde oybirliği ile karar verildi....
İncelemeye konu olayda; sanığın daha önce kendisiyle ilgili görülen ceza yargılaması sırasında etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanmak istemesi üzerine alınan beyanlarında, mağdurlarla ilgili birtakım iddialarda bulunduğu, daha sonra bu mağdurlar hakkında açılan kamu davalarında tanık sıfatıyla dinlenirken etkin pişmanlık ifadelerinden kısmen farklı şekilde beyanda bulunarak yalan tanıklık suçunu işlediği iddia edilmekte ise de; sanığın etkin pişmanlık beyanlarını şüpheli/sanık sıfatıyla verdiği, dolayısıyla dava konusu olayda yalan tanıklık suçunun sübutu açısından zorunlu olan tanık sıfatıyla beyanda bulunma şartının gerçekleşmediği, bununla birlikte sanığın etkin pişmanlık hükümleri çerçevesinde verdiği beyanları, yetkili mercie ihbar veya şikayet olarak da değerlendirilemeyeceğinden, sanığın eyleminin iftira suçu olarak nitelendirilmesinin de mümkün bulunmadığı gözetilmeksizin, Bölge Adliye Mahkemesince yazılı şekilde yalan tanıklık suçundan mahkumiyet karan verilmesi, hukuka aykırı...
KARŞI OY YAZISI Sayın çoğunluk ile aramızda oluşan farklılık yalan beyan suçu yönündendir. Sayın çoğunluk esas itibari ile kimlik belgesinde sahtecilik eylemi ile (bu sahte kimlikteki bilgilerin memura söylenerek sahte belge düzenlenmesinin temini halinde) memura yalan beyanda bulunma suçunun birlikte oluşacağını kabul ederken 5237 sayılı TCK’nun 212. maddesine dayanmaktadır. 5237 sayılı Kanunun 212. maddesinin madde metninde sahte resmi veya özel belgenin bir başka suçun işlenmesi sırasında kullanılması halinde, hem sahtecilik hem de ilgili diğer suçtan dolayı ayrı ayrı cezaya hükmolunacağı kabul edilmiştir. Ancak: Bunun için kişilerin bu beyan sırasında yeni bir suç işleme irade ve kastı ile hareket etmeleri gerekir. Mevcut olaya baktığımızda kimlik belgesinde sahtecilik suçu memura yalan beyanda bulunma suçunun nedeni ve ağırlaşmış halini oluşturmaktadır. O nedenle ikinci bir suç işleme iradesinin varlığından bahsedilemez....
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 2- Sanık ... hakkında kamu malına zarar verme, görevli memura direnme ve memura yalan beyanda bulunma, sanık ... hakkında kamu malına zarar verme ve görevli memura direnme, sanık ... hakkında görevli memura direnme ve memura yalan beyanda bulunma, sanık ... hakkında memura yalan beyanda bulunma suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; Sanıkların ... terminalinde bulunan çay bahçasindeki konuşmalarının çevreden vatandaşlar tarafından duyularak hırsızlık için hazırlık yaptıklarının ihbar edildiği, polislerin geldiğinde durumdan haberdar olan sanıkların kaçmaya başladıkları, polis memurlarının sanıkları durdurup kimlik sorması üzerine, sanıkların; "Bizi tutamazsınız, suçumuz ne, bunun hesabını sorarız...


