ı yaralama, resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyanda bulunma, sanıklar M.. U.. ve M.. I.. hakkında mağdur M.. Y.. Ç..'...
Yukarıdaki açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; sanığın olay gününden 3 gün önce bonzai kullandığı, suç tarihinde rahatsızlanarak hastaneye geldiği, giriş işlemleri yaptırdığı esnada görevli personele kardeşine ait kimlik bilgilerini vererek giriş işlemini yaptırdığı, muayene esnasında bonzai içtiğinin tespiti üzerine hastane polisinin çağrıldığı, polis tarafından sanıktan kimliğini ibraz etmesi istendiği, yapılan araştırma sonucu sanığın kardeşine ait kimlik bilgileri ile acile giriş yaptığının tespit edildiği, olayla ilgili tutanak tutularak sanığın gerçek kimlik bilgileri ile hastane kaydı yapıldığı, kardeşi adına düzenlenen belge veya tutanak bulunmaması nedeniyle TCK'nin 206/1. maddesinde tanımlanan "resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan" suçunun oluşmayacağı, sanığın eyleminin 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 40/1. maddesinde düzenlenen "kimliği hakkında gerçeğe aykırı beyanda bulunmak" kabahatini oluşturduğu gözetilmeden, yalan beyanda bulunma suçundan hüküm...
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: 07.01.2015 tarihli iddianameyle "Resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyanda bulunma" suçundan dava açılmış olup, ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 08.06.1997 gün ve 88/147 sayılı kararında da açıklandığı üzere, bir olayın açıklanması sırasında başka bir olaydan da söz edilmesi o olaydan da dava açıldığı anlamına gelmeyeceği gibi resmi belgede yalan beyanda bulunma ile nitelikli dolandırıcılık suçları bağımsız suçlar olup, birinin diğerine dönüşmeyeceği ve hükmün konusunun iddianamedeki fiil olduğu gözetilmeden, iddianame kapsamı dışına çıkılarak dava açılmayan dolandırıcılık suçundan görevsizlik kararı verilmesi suretiyle 5271 sayılı CMK'nın 225. maddesine muhalefet edilmesi nedeniyle İzmir 29. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 04.02.2016 gün ve 2015/45-2016/62 sayılı görevsizlik kararının kaldırılmasına ilişkin merci kararında bir isabetsizlik bulunmadığından, İzmir 9....
"İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Dolandırıcılık, resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan Dolandırıcılık ve resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyanda bulunma suçlarından sanığın beraatına ilişkin hükümler, katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Ceza Mahkemesi SUÇ : Yalan Beyanda Bulunma Suçu (İİK. 338) HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü: Sanığın, 20.03.2014 günü usulüne uygun olarak tebliğ edilen hükmü yasal süresinden sonra 28.03.2014 tarihinde temyiz etmesi nedeniyle temyiz isteminin, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 317. maddesi uyarınca tebliğnameye uygun olarak REDDİNE, 26/09/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....
resmi belge düzenlenmesi halinde TCK.nın 206. maddesinde düzenlenen resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyanda bulunmak suçunun oluşacağı; somut olayda, hırsızlık suçundan yakalanan sanık hakkında müştekinin kimlik bilgileri ile soruşturma yapıldığı ve dava açıldığı anlaşılmakla sanığın eyleminin bir bütün halinde 5237 sayılı TCK'nın 268/1. maddesi yollamasıyla 267/1. maddesinde tanımlanan başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçunu oluşturacağı ve sanığın TCK.nın 44. maddesinde düzenlenen fikri içtima kuralı gereğince anılan suçtan cezalandırılması ile yetinilmesi gerektiği gözetilmeden ayrıca resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyanda bulunma suçundan da hüküm kurulması, Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 23.03.2021 gününde oybirliğiyle karar verildi....
Bir adli soruşturma ya da kovuşturma işlemi olmaksızın kimlik bilgilerinin gizlenmesi amacıyla başkalarına ait kimlik bilgilerinin kullanılması ve verilen kimlik bilgilerine göre resmi belge düzenlenmesi halinde TCK.nın 206. maddesinde düzenlenen resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyanda bulunma suçu, bir resmi belge düzenlenmemiş olması halinde 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 40/1. maddesinde düzenlenen kimliği bildirmeme kabahati oluşur. Somut olayda sanığın, ehliyetsiz olarak araç kullanması nedeniyle trafikte hakkında cezai işlem yapılırken amcasının oğlu olan aynı isimdeki ...'...
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık, yalan beyanda bulunmak HÜKÜM : Beraat Nitelikli dolandırıcılık ve yalan beyanda bulunmak suçlarından suçundan sanığın beraatine ilişkin hükümler, katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü: Sanığın, 2010 yılında meydana gelen ve 5363 sayılı Tarım Sigortaları Kanunu kapsamı dışında kalan don afeti nedeniyle zarar gören çiftçilere yönelik telafi edici destek ödeme yapılmasına ilişkin yayınlanan Bakanlar Kurulu kararına istinaden ...'ne başvurarak, ... ilçesi ...Köyü, .......
"İçtihat Metni"Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi Şikayetçi : Hazine Suç : Mala zarar verme, görevi yaptırmamak için direnme, resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan Hüküm : 1- TCK'nın 265/1, 52. maddeleri uyarınca mahkumiyet 2- TCK'nın 206. maddesi uyarınca mahkumiyet 3- Mala zarar verme suçu bakımından; CMK'nın 73/4. maddesi uyarınca düşme Dosya incelenerek gereği düşünüldü: Resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyanda bulunma suçu bakımından kısa kararda sonuç olarak 1800 YTL adli para cezasına hükmolunmasına karşın gerekçeli kararda "1800 YTL ve 7300 YTL" ibarelerinin yazılması mahallinde giderilebilir yazım hatası olarak kabul edilmiştir. Avukat ...'...
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan HÜKÜM : Mahkumiyet Yürütülen başka soruşturmalar nedeniyle hakkında yakalama emri bulunan sanığın, yakalanması için işyerine gidildiğinde, adının ... olduğunu söyleyerek mağdura ait nüfus cüzdanını ibraz ettiği, fotoğrafın sanığa benzememesi üzerine, polislerce sorulduğunda gerçek adını söyleyip, kendisine ait kimliği ibraz etmesi şeklinde gerçekleşen olayda, yakalama tutanağının sanığın gerçek kimlik bilgileri ile düzenlenmiş olması ve mağdur adına düzenlenmiş bir belge bulunmaması nedeniyle TCK'nin 206/1. maddesinde tanımlanan “resmi belgenin düzenlenmesinden yalan beyanda bulunma” suçunun oluşmadığı; sanığın eyleminin 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 40/1. maddesinde düzenlenen "kimliği hakkında gerçeğe aykırı beyanda bulunmak" kabahatini oluşturduğu gözetilmeden, yazılı şekilde hüküm kurulması, Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş...


