"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyanda bulunma HÜKÜM : Mahkumiyet Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 27.02.2018 tarihli 2015/11-256 sayılı kararında açıklandığı üzere, 5237 sayılı TCK'nin 206. maddesinin başlığı “resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan” olup, 'bir resmi belgeyi düzenlemek yetkisine sahip olan kamu görevlisine yalan beyanda bulunan kişi..." şeklinde düzenlenmiştir. Aynı maddede yaptırıma bağlanan suçun oluşabilmesi için sanığın resmi belge düzenlemeye yetkili kamu görevlisine yalan beyanda bulunması ve bu beyanın yetkili kamu görevlisinin görevi sırasında resmi belge düzenlediği sırada yapılması şarttır. Kişinin beyanı üzerine düzenlenen resmi belge, bildirimin doğruluğunu kanıtlama gücüne sahip olmalıdır. Başka bir anlatımla, beyanın doğruluğu bu belge ile ispat edilmelidir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : 6136 sayılı Yasaya aykırılık, resmi belgede sahtecilik, resmi belgenin düzenlenmesi sırasında yalan beyanda bulunma HÜKÜM : - Sanık hakkında; resmi belgede sahtecilik suçundan beraat, - Resmi belgenin düzenlenmesi sırasında yalan beyanda bulunmak suçundan hükümlülük, - 6136 sayılı Yasaya aykırılık suçundan hükümlülük, müsadere, Gereği görüşülüp düşünüldü: Sanığın temyiz dilekçelerinin içeriğine göre 6136 sayılı yasaya muhalefet ve resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyanda bulunmak suçlarından kurulan hükümlerle sınırlı olarak yapılan incelemede; 6136 sayılı Yasaya muhalefet suçuna ilişkin temyiz incelemesinde; 1-Yapılan yargılamaya göre, suça konu tabanca ile ilgili olarak anılan 06/05/2011 tarihli Kriminal Polis Laboratuvarının raporunda, tabancanın mekanik aksamında namlusunda tadilat yapıldığını gösterir bir emarenin mevcut olmadığının belirtilmesi ve Adli Tıp Kurumu Başkanlığı'nın raporunda da tadilat...
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerini kullanma HÜKÜM : Mahkumiyet Gereği görüşülüp düşünüldü: 5237 sayılı TCK.nın 268/1. maddesinde düzenlenen başkalarına ait kimlik veya kimlik bilgilerini kullanma suçunun oluşabilmesi için işlediği suç nedeniyle kendisi hakkında soruşturma ve kovuşturma yapılmasını engellemek amacıyla, başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılarak soruşturma ve kovuşturma işlemlerinin kimlik bilgileri verilen mağdur hakkında yapılmasına neden olunması gerekir. Bir adli soruşturma ya da kovuşturma işlemi olmaksızın kimlik bilgilerinin gizlenmesi amacıyla başkalarına ait kimlik bilgilerinin kullanılması ve verilen kimlik bilgilerine göre resmi belge düzenlenmesi halinde TCK.nın 206. maddesinde düzenlenen resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyanda bulunma suçu oluşur....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık, memura yalan beyanda bulunma HÜKÜM : Mahkumiyet Dosya incelenerek gereği düşünüldü; Suç tarihinde 12-15 yaş grubunda olduğu anlaşılan suça sürüklenen çocuğun eylemine uyan 765 sayılı TCK'nin 491/ilk maddesinde tanımlanan hırsızlık suçu ile TCK 343/2 maddesinde tanımlanan memura yalan beyanda bulunma suçu için öngörülen cezanın türü ve yukarı sınırına göre, aynı Yasanın 102/4, 104/2. maddeleri ile 5237 sayılı TCK'nin aynı suça uyan 142/1-b, 35/2, 268 del. 267, 31/2, 66/1-e, 66/2 ve 67/4. maddelerinin ayrı ayrı ve bir bütün olarak uygulanması sonucu, anılan Yasanın 7/2, 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddeleri ışığında, zamanaşımı bakımından 5237 sayılı Yasa hükümlerinin suça sürüklenen çocuk yararına olması ve aynı Yasa'nın 66/1-e, 66/2 ve 67/4. maddelerinde öngörülen 6 yıllık sürenin, (hükmün açıklanmasının geri bırakılması nedeniyle oluşan 2 yıl 8 ay 25 günlük durma süresi de çıkartılarak) suç tarihi olan 13...
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan HÜKÜM : Mahkumiyet Bir suç soruşturmasının bulunmadığı veya beyanın resmi bir belgeye dayanak teşkil etmediği hallerde, kamu görevlisinin göreviyle bağlantılı olarak sorması durumunda, kimliği hakkında gerçeğe aykırı beyanda bulunulması veya kimlik ve adresle ilgili bilgi vermekten kaçınılması halinde eylemin Kabahatler Kanunu’nun 40/1. maddesindeki kimliği hakkında yalan beyanda bulunmak idari yaptırımını gerektireceği cihetle, olay günü görevli polis memurları tarafından kimlik bilgileri sorulan sanığın, görevlilere kendisini ... olarak tanıttığı, bunun üzerine kimliğinin tespit edilmesi amacıyla Emniyet Müdürlüğüne götürüldüğüne dair tutanak tutulduğu, bu tutanağın beyanı doğrulayıcı mahiyette olmaması nedeniyle üzerine atılı "resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyanda bulunmak" suçunun unsurları itibariyle oluşmadığı, ancak eyleminin, 5326 sayılı Kabahatler Kanununun 40/1...
"İçtihat Metni"Mahkemesi :Sulh Ceza Mahkemesi Suç : Resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan, muhafaza görevini kötüye kullanma Hüküm : Beraat Dosya incelenerek gereği düşünüldü: Sanığın haciz tutanağını kardeşinin kimlik bilgileriyle imzalamasının resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyanda bulunma suçunu oluşturacağının gözetilmemesi, muhafaza görevini kötüye kullanma suçundan ise, ev değiştirme nedeniyle malların yeni eve götürüldüğünün savunulması karşısında; teslim amacı dışında haczedilen emval üzerinde bir tasarrufta bulunup bulunulmadığı araştırılmadan eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm tesisi; Kanuna aykırı, Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan CMUK'un 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 15.04.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....
Bir adli soruşturma ya da kovuşturma işlemi olmaksızın kimlik bilgilerinin gözlenmesi amacıyla başkalarına ait kimlik bilgilerinin kullanılması ve verilen kimlik bilgilerine göre resmi belge düzenlenmesi halinde TCK.nın 206. maddesinde düzenlenen resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyanda bulunma suçu, bir resmi belge düzenlenmemiş olması halinde 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 40/1. maddesinde düzenlenen kimliği bildirmeme kabahati oluşur. 08.08.2008 tarihli kolluk tutanağına ve tüm dosya kapsamına göre, hırsızlık suçunun şüphelisi olarak hakkında başlatılan soruşturma kapsamında kendisini mağdur "..." olarak tanıtan sanığın eyleminin TCK.nın 268/1. maddesinde yazılı suçu oluşturacağı; 21.01.2013 tarihli polis uygulamasında trafikte idari para cezası karar tutanağı düzenlenirken kendisini mağdurun kimlik bilgileri ile tanıtmaktan ibaret eyleminin ise TCK.nın 206 maddesinde düzenlenen resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyanda bulunma suçunu oluşturacağı; açıklanan nedenle resmi...
Bir adli soruşturma ya da kovuşturma işlemi olmaksızın kimlik bilgilerinin gizlenmesi amacıyla başkalarına ait kimlik bilgilerinin kullanılması ve verilen kimlik bilgilerine göre resmi belge düzenlenmesi halinde TCK.nun 206. maddesinde düzenlenen resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyanda bulunma suçu, bir resmi belge düzenlenmemiş olması halinde 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 40/1. maddesinde düzenlenen kimliği bildirmeme kabahati oluşur....
gelince; 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanığa yüklenen “kişi hüviyet ve sıfatına ilişkin yalan beyanda bulunma” suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK’nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, suçun işlendiği 20.07.2004 tarihinden, temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış ve sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılamayı gerektirmeyen bu hususta aynı Yasanın 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK’nun 102/4, 104/2 ve...
"İçtihat Metni"KARAR İnsan ticareti suçundan sanıklar ..., ..., ... ve ..., insan ticareti ve hüviyet veya sıfatına ilişkin yalan beyanda bulunma suçlarından sanıklar ... ve ...'nin yapılan yargılamaları sonunda; sanık ...'un eyleminin emirlere riayetsizlik suçunu oluşturduğunun kabulüyle, zamanaşımı nedeniyle davanın ortadan kaldırılmasına, sanıklar ...,..., ..., ...,... 'in fuhuş için başkasına kadın tedarik etmek suçundan mahkûmiyetlerine, sanıklar ... ve ...'ın hüriyet veya sıfatına ilişkin yalan beyanda bulunma suçundan mahkûmiyetlerine dair Alanya 2....


