DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : Dava, davacının davalı kooperatif üyesi olduğunun tespiti istemine ilişkindir. Davacı vekili duruşmada dava dilekçesini aynen tekrar ile istemi gibi karar verilmesini talep etmiştir. Dosyamıza celp edilen davalı kooperatifin ticaret sicil kaydı incelenmiş, kooperatifin halen faal durumda olup 27/06/2016 tarihli Genel kurul kararı gereğince kooperatifi 4 yıl süre ile temsile... 'ün Yönetim Kurulu üyeliklerine seçildiği, 12/08/2016 tarihli karar gereğince Zeynep Göl'ün imzasının yanında Yönetim Kurulu üyelerinden herhangi birisi ile temsil ve ilzama yetkili kılındıkları anlaşılmıştır. Davanın açıldığı ... Batı Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından verilen yetkisizlik kararı üzerine yasal süresindeki talebe istinaden dava dosyası Mahkememize tevzien gönderilmekle; dava dosyası Mahkememiz esasına kayden yargılamaya devam olunmuştur....
Davalı kooperatif temsilcisi, davacının kooperatif üyeliğinin sona erdiğini savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre; davacının kooperatif 1. ve 2. kısım hisselerini devrettiği, bu işlemlerin de kooperatif yönetim kurulu tarafından oybirliği ile karara bağlanıp davacının üyeliğinin sona erdirildiği, davacının dava tarihi itibariyle kooperatif üyesi olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı temyiz etmiştir. Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacının temyiz itirazları yerinde görülmemiştir....
Mahkememizce davalı şirkete davacının yönetim kurulu üyeliğinin istifa nedeni ile sona erdirilip erdirilmediğinin bildirilmesi için müzekkere yazılmış olup davalı şirket tarafından müzekkereye cevap verilmemiştir. Anonim şirketin yönetim kurulu üyesinin, istifa yoluyla üyelikten çekilebileceği; istifanın kabule bağlı olmaması ve tek taraflı, karşı tarafa varması gereken bir irade beyanı olması nedeni ile istifa edenin bu yoldaki irade açıklamasının ortaklığa ulaşmasıyla sonuç doğurmasının gerekmesi karşısında davacının istifanamesinin davalı şirkete ulaştığı 16/10/2019 tarihi itibariyle davalı şirketin yönetim kurulu üyeliğinden istifa ettiğinin tespitine; kararın ticaret sicile tescili ile ilan masrafın davalıdan tahsil edilmek üzere davacı tarafından karşılanarak Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nde ilanına karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir....
A.Ş.’nin 18/02/2015 tarihinde yapılan Olağan Genel Kurul toplantı tutanağı ve Şirket karar ve pay defteri örnekleri incelendiğinde; davacı Şirket ortağı ...’nun tüm aktif ve pasifleri ile 4000 adet ve toplam 100.000,00-TL itibari değeri olan hisse senetlerini dava dışı ...’a devrettiği, hisse devri sonrasında ...’ın tek hissedarı olduğu, Şirket Yönetim Kurulu karar defterinde alınan karar gereğince hisse devrinin yapıldığı, Şirket Yönetim Kurulunun 17/02/2015 tarih ve 2015/01 sayılı kararı ile Şirketin pay defterine işlenmesine karar verildiği, sözkonusu Yönetim kurulu kararı gereğince hisse devrinin Şirketin pay defterine işlendiği, aynı Şirketin Yönetim Kurulu tarafından hisse devrinden sonra alınan 18/02/2015 tarihli ve 2015/07 sayılı kararı ile Şirketi temsil ve ilzama hisseleri devralan ...’ın yetkilendirildiği ve sunulan ticaret sicil tasdiknamesinde de bu hususun belirtildiği, davacının Şirketi temsil yetkisinin sona erdiği ve hisseleri devralan ...’ın Şirketi temsil yetkisinin...
A.Ş.’nin 18/02/2015 tarihinde yapılan Olağan Genel Kurul toplantı tutanağı ve Şirket karar ve pay defteri örnekleri incelendiğinde; davacı Şirket ortağı ...’nun tüm aktif ve pasifleri ile 4000 adet ve toplam 100.000,00-TL itibari değeri olan hisse senetlerini dava dışı ...’a devrettiği, hisse devri sonrasında ...’ın tek hissedarı olduğu, Şirket Yönetim Kurulu karar defterinde alınan karar gereğince hisse devrinin yapıldığı, Şirket Yönetim Kurulunun 17/02/2015 tarih ve 2015/01 sayılı kararı ile Şirketin pay defterine işlenmesine karar verildiği, sözkonusu Yönetim kurulu kararı gereğince hisse devrinin Şirketin pay defterine işlendiği, aynı Şirketin Yönetim Kurulu tarafından hisse devrinden sonra alınan 18/02/2015 tarihli ve 2015/07 sayılı kararı ile Şirketi temsil ve ilzama hisseleri devralan ...’ın yetkilendirildiği ve sunulan ticaret sicil tasdiknamesinde de bu hususun belirtildiği, davacının Şirketi temsil yetkisinin sona erdiği ve hisseleri devralan ...’ın Şirketi temsil yetkisinin...
"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Dava dilekçesinde, derneğin kendiliğinden sona erdiğinin tespiti istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı dernek temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir. Y A R G I T A Y K A R A R I 1-06.06.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5766 Sayılı Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkında ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Yasanın 11. maddesinin (d) fıkrasında Yargıtay'a yapılacak temyiz başvurularında her yıl değerlendirme oranlarına göre temyiz karar harcı ve temyiz yoluna başvurma harcı alınacağı açıklanmasına karşın 12.10.2011 tarihinde hükmü temyiz eden davalı dernek temsilcisinden temyiz karar harcı alındığına dair belge dosyasında bulunmamaktadır....
Aynı Yasa’nın 9/b-3. maddesine göre, “Kısa ve uzun vadeli sigorta kolları bakımından sigortalılık; 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamındaki sigortalıların; 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (3) numaralı alt bendi kapsamına girenlerden, şahıs şirketlerinden kolektif, adi komandit şirketlerin komandite ve komanditer ortakları ve donatma iştiraki ortaklarının vergi mükellefiyetlerinin sona erdiği tarihten, sermayesi paylara bölünmüş komandit şirketlerin komandite ortaklarının, şirketin ticaret sicil memurluğundan kaydının silindiği tarihten, limited şirket ortaklarından hisselerinin tamamını devreden sigortalıların, hisse devrinin yapılmasına ortaklar kurulunca karar verildiği tarihten, anonim şirketlerin yönetim kurulu üyesi olan ortaklarının yönetim kurulu üyeliklerinin sona erdiği tarihten, iflas veya tasfiye durumu ile münfesih duruma düşen şirketler için ortağın talep etmesi halinde, mahkeme kararı ile iflasın, tasfiyenin açılmasına, ortaklar kurulu kararı ile tasfiyenin...
Dava dilekçesinde, derneğin kendiliğinden sona erdiğinin tespitine karar verilmesi talep edilmiştir. Mahkemece talebin reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Y A R G I T A Y K A R A R I Davalı derneğe ait tüzük, yönetim kurulu karar defteri ile 2008 yılı ve sonrasına ait genel kurul toplantı tutanakları, çağrı belgeleri, üye kayıt defteri ile hazirun listelerinin davalı dernekten ve dernek dosyasının il dernekler müdürlüğünden istenerek bu dosya içerisine konulmasından sonra temyiz incelemesi yapılmak üzere gönderilmesi için dosyanın mahkemesine GERİ ÇEVRİLMESİNE, 24.05.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Derneğin kendiliğinden sona erdiğinin tespiti istemine ilişkin olarak açılan davada ... Sulh Hukuk ve ... 5. Sulh Hukuk Mahkemelerince ayrı ayrı yetkisizlik kararı verilmesi nedeni ile dosyada son karar bölge adliye mahkemelerinin faaliyete geçmesinden sonra verilmiş ise de iki farklı bölge adliye mahkemesinin yargı çevresinde kalan mahkemelerce karşılıklı olarak yetkisizlik kararı verilmiş olması ve 5235 sayılı Kanunun 36/3. maddesi gereğince bölge adliye mahkemeleri hukuk dairelerinin görevinin yargı çevresi içerisinde bulunan adlî yargı ilk derece hukuk mahkemeleri arasındaki yetki ve görev uyuşmazlıklarını çözmek olduğundan yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Dava, derneğin kendiliğinden sona erdiğinin tespiti istemine ilişkindir. ... Sulh Hukuk Mahkemesince, ......
KARAR Davacı vekili, asıl ve birleşen davada, müvekkil kooperatifin kurucu ortağı ve yönetim kurulu üyesi olan davalı tarafından müvekkili aleyhine takip başlatıldığını, ödeme emri tebliği üzerine imzaya ve borca itiraz ettiklerini, davalının, 26.06.2002 tarihli devir sözleşmesi ile ortaklık hissesini devrettiğini, devir işleminin 10.08.2002 tarihli yönetim kurulu kararı ile kabul edildiğini, ortaklık payının devri ile yönetim kurulu üyeliğinin kendiliğinden sona erdiğini, dava konusu bonoların 01.10.2002 tarihini taşıdığı ve davalı tarafından kötü niyetli olarak kendi lehine düzenlendiğini, çift imza kuralına uyulmadığını, 1163 sayılı yasanın 59/6 maddesine göre davalının kooperatifle ticari ilişkiye giremeyeceğini, muhasebe kayıtlarında böyle bir borcun bulunmadığını ileri sürerek, asıl davada, 30.09.2003 vade tarihli, 25.894,13 TL tutarındaki senetten dolayı borçlu olmadıklarının tespitine, takibin iptaline, en az % 40 kötü niyet tazminatının davalıdan tahsiline, birleşen davada ise...


