Velayeti anneye bırakılan çocukla baba arasında ayın her Cumartesi günü anne yanında kişisel ilişki kurulması annenin velayet hakkını kısıtlayacak niteliktedir. Değişen şartlar karşısında velayetin değiştirilmesi ve kişisel ilişkinin yeniden düzenlemesi de imkan dahilindedir. Bu kuralı bertaraf edecek şekilde ileriki uzun yılları içine alacak şekilde kişisel ilişki kurulması da doğru görülmemiştir. Sonuç: Temyiz edilen hükmün 2. bentte gösterilen sebeple kişisel ilişki yönünden (BOZULMASINA), temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere 12.04.2007 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....
Kişisel ilişki konusunda idrak çağında bulunan ortak çocuğun görüşünün sorulması ile kişisel ilişki kurulması konusunda uzman bilirkişiye inceleme yaptırılarak (4787 sayılı Kanun m.5) anne ve babanın barınma ve yaşama koşullarını da değerlendirir içerikte sosyal inceleme raporu alınması ve tüm deliller birlikte değerlendirmek suretiyle kişisel ilişki yönünden karar verilmesi gerekirken, yeterli ve gerekli inceleme yapılmaksızın karşı davanın reddine karar verilmesi hatalı görülmüş ve hükmün bozulması gerekmiştir. SONUÇ : Yukarıda gösterilen sebeplerle, bölge adliye mahkemesinin kararının KALDIRILMASINA ve ilk derece mahkemesi kararının BOZULMASINA, davacı-karşı davalı babanın temyiz itirazının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, temyiz peşin harcın istek halinde yatıranlara geri verilmesine, dosyanın ilk derece mahkemesine, karardan bir örneğinin ilgili bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine gönderilmesine oybirliğiyle karar verildi. 12.01.2021 (Salı)...
Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/227 esas 2014/92 katar sayılı kararı ile ...’un soybağının düzeltilmesine, davalıların hanesine tesciline karar verildiği, kararın 13.06.2014 tarihinde kesinleştiği anlaşılmaktadır. Küçük ... ile davacı arasında soy bağı kaldırılmış ise de küçüğün doğumundan itibaren davacı tarafından bakılıp büyütüldüğü, davacıyı annesi olarak bildiği sabittir. Duruşmada dinlenen ... da kendisine anne gibi davranan ve kendisini bakıp büyüten davacı ile kişisel ilişki kurmak istediğini beyan etmiştir. Çocuğun menfaatine aykırı düşmedikçe davacının küçükle kişisel ilişki kurulması talebinin karşılanması gerekir. Çocukla davacı arasındaki kişisel ilişki kurulmasının çocuğun menfaatine uygun olmayacağı yönünde ciddi ve inandırıcı bir olgu ve delil bulunmamaktadır. O halde davacı ile küçük arasında uygun bir kişisel ilişki tesisi gerekirken isteğin reddi doğru olmamıştır....
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesince davacılar ile torunları arasında kişisel ilişki kurulmuş ise de, davalı anne ile davacının oğlunun 26.01.2022 tarihinde boşandıkları, çocukların velayetinin davalı anneye verildiği, baba ile ortak çocuklar arasında kişisel ilişki tesisine karar verildiği, baba ile kurulan kişisel ilişki sürelerinde davacı dedenin de torunları ile görüşebileceği gerekçesi ile istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı dede vekili tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur. B....
Somut olayda, İlk Derece Mahkemesince tarafların 05.02.2009 doğumlu torunları ile dede arasında kurulan kişisel ilişki hükmündeki " her yıl Şubat Sömestr tatilinin 2. Haftası Pazartesi günü sabah saat 10.00'dan aynı haftanın Cuma günü akşam saat 20.00'a kadar, her yıl Nisan ve Kasım ayları ara tatillerinin Çarşamba günü sabahı saat 10.00'dan takip eden Cuma günü akşam saat 20.00'a kadar, her yıl 17 Ağustos günü sabah saat 10.00'dan 31 Ağustos akşam saat 20.00'a kadar" olacak şekilde kurulan kişisel ilişkinin, çocukların yaşları ile geçirdikleri travmalar dikkate alındığında sık ve annenin velâyet görevini gereği gibi yerine getirmesine engel nitelikte olduğu gözetilerek, daha uygun sürelerle kişisel ilişki kurulması gerekirken; ara tatil, sömestri tatili ve yaz tatilinde olacak şekilde uzun süreli kişisel ilişki kurulması doğru olmayıp bozmayı gerektirir. VI....
ile davalı anne arasındaki kişisel ilişkinin kaldırılması talebinin reddine, sınırlandırılması talebinin ise kabulü ile boşanma dosyasında kurulan kişisel ilişkinin kaldırılarak yerine ortak çocuk ile davalı anne arasında " Her ayın 1. ve 3. hafta sonu Cumartesi saat 09:00 ’dan saat 17:00 ’a kadar, dini bayramların 3. günü saat 09:00’dan saat 17:00’a kadar, her yıl 1 Temmuz saat 09:00’dan 7 Temmuz saat 17:00’a kadar anneye verilmek sureti ile kişisel ilişki kurulmasına " karar verilmiştir. Hükme karşı davacı baba tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş, bölge adliye mahkemesince davacı babanın istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge adliye mahkemesi hükmü taleplerinin reddedilen kısmı yönünden davacı baba tarafından temyiz edilmiştir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi DAVA TÜRÜ :Torunla Kişisel İlişki Kurulması Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm duruşmalı olarak temyiz edilmiş ise de; kişisel ilişki kurulmasına ilişkin verilen kararların Yargıtay’da duruşmalı inceleneceğine ilişkin Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 438. maddesinde hüküm bulunmadığından duruşma isteğinin reddine karar verilip, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü. 1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre davalının tüm, davacının aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir. 2-Davacı babaanne ile küçüklerin görüşmesinin davalı anne Güzin veya bir uzman nezaretinde yapılması şeklindeki hüküm davacı tarafa külfet yükleyeceği gibi, davacının kişisel ilişki kurulması hakkını rahatça kullanılmasına da engel olacağından doğru...
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Boşanma Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı kadın tarafından ortak çocukla baba arasında kurulan kişisel ilişki yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: Velayeti davacı anneye bırakılan ortak çocuk 15.07.2015 doğumlu olup, yaşı itibariyle anne bakım ve şefkatine muhtaçtır. Müşterek çocuğun yaşı gereği uzun süreli olarak anne yanından ayrılmasının gelişimini olumsuz yönde etkileyeceği dikkate alınarak çocuk ile davalı baba arasında daha kısa süreli ve yatılı olmayacak şekilde kişisel ilişki kurulması gerekirken, bu yönün gözetilmemesi usul ve yasaya aykırıdır....
Mahkemece bu yasal zorunluluk yerine getirilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmayıp, boşanma hükmünün münhasıran bu sebeple bozulmasına karar vermek gerekmiştir. 2-Davalı-davacı babanın ortak çocukla tedbiren kişisel ilişki kurulmasına ilişkin birleşen davası, mahkemece; "birlikte görülen boşanma davasında baba ile ortak çocuk arasında kişisel ilişki tesis edildiği" gerekçesiyle reddedilmiş ise de; yapılan yargılama ve toplanan delillerden, ortak çocukla tedbiren kişisel ilişki kurulması davasının (TMK m. 197/4) açıldığı 23.05.2014 tarihinde tarafların fiilen ayrı yaşadıkları, ortak çocuğun fiilen anne ile birlikte kaldığı, baba ile ortak çocuk arasında kişisel ilişki kurulmasını engelleyecek bir halin de (TMK m.324/2) mevcut olmadığı anlaşılmaktadır. Her dava açıldığı tarihteki şartlara tabidir ve davaların birlikte görülmesi halinde her dava bağımsız niteliğini korur....
DAVA TÜRÜ : Kişisel İlişki Kurulması Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı anne tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: Davacılar tarafından torunları ile kişisel ilişki kurulması talebi ile açılan dava ilk derece mahkemesince kısmen kabul edilmiş, dede ve babaanne ile velayeti anneye bırakılan 2009 doğumlu ... arasında yarıyıl tatilinin 2. haftası Pazartesi günü saat 12:00 ile aynı hafta Cuma günü saat 17:00 arasında, her yıl Temmuz ayının 2. haftası Pazartesi günü saat 12:00 ile aynı hafta Cuma günü saat 17:00 arasında, çocuğun bulunduğu ilde çocuk ziyaret edilmek koşulu ile kişisel ilişki kurulmasına karar verilmiş, bu karar davacılar tarafından kişisel ilişkinin çocuğun bulunduğu yerde yapılması şartına bağlanması ile sürenin azlığına yönelik istinaf edilmiştir....


