davalı-davacı anneye verilen müşterek çocuklarla ... baba arasında annenin velayet hakkını kullanmasını engelleyecek ve çocukların menfaatlerine aykırı olacak şekilde her hafta sonu kişisel ilişki kurulması doğru olmamıştır....
Hukuk Dairesi DAVA TÜRÜ :Karşılıklı Boşanma Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-davalı erkek tarafından kusur belirlemesi, hükmedilen tazminatların ve iştirak nafakasının miktarı ve kişisel ilişki yönünden; davalı-davacı kadın tarafından ise kusur belirlemesi, velayet, kişisel ilişki, hükmedilen tazminatlar ve iştirak nafakası, asıl davanın kabulü ve karşı davanın reddi yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davalı-davacı kadının tüm, davacı-davalı erkeğin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir. 2-Velayeti babaya bırakılan 2013 doğumlu ortak çocuk Ece ile davalı-davacı anne arasında çocuğun her doğum gününde ve her milli bayramın birinci gününde kişisel ilişki kurulması...
Cumartesi ve Pazar günleri 12.00 ile 15.00 saatleri arası anne refakatinde kişisel ilişki kurulmuş ise de İlk Derece Mahkemesinin karar tarihinde ortak çocuğun henüz 1,5 yaşında ve annenin sürekli bakımına ve anne sütüne muhtaç gelişim seviyesinde olduğu, ne var ki istinaf incelemesinin yapıldığı tarih itibariyle ortak çocuğun yaşının büyüdüğü, üç yaşında olduğu ve kişisel ilişkiden beklenen amaç da gözetildiğinde; infazı kabil, babalık duygularını tatmine elverişli, çocuğun da baba sevgisi ve şefkatini tatmasına yeterli, çocuğun yaşı itibariyle yatısız şekilde daha uygun süreyle kişisel ilişki tesisi gerektiği, yine çocuğun yaşı itibariyle annenin kişisel ilişkiye refakatine lüzum bulunmadığı gerekçesiyle, davalının istinaf talebinin kişisel ilişki yönünden kısmen kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kişisel ilişkiye yönelik hüküm fıkrasının kaldırılmasına, bu konuda yeniden hüküm tesisi ile, velâyeti davacı anneye verilen ortak çocuk ile baba arasında her ayın 1. ve 3. haftası Cumartesi...
çocuğu ile ancak icra yolu ile görüşebildiği, velâyet ve kişisel ilişki düzenlemesinde, özellikle çocuğun sağlık, eğitim ve ahlak bakımından yararlarının esas alınmasının gerektiği, davalı kadının başka bir erkekle birlikte olmasının çocukla görüşmesine engel teşkil etmeyeceği, davacının beyan ettiği olayın evlilik birliği içinde olduğu, bu durumun tarafların boşanmasına ilişkin sebep olarak teşkil edebileceği, annenin çocukla görüşmeme sebebi olamayacağı, çocuğun anne ile görüşmesinin engellenmesinin sağlıklı bir birey olarak yetişmesine engel teşkil edebileceği, çocuk ile anne arasında sağlıklı iletişim kurulması için Çocuk Mahkemesi tarafından danışmanlık tedbirinin de uygulandığı, davacı tanık beyanına göre boşanmadan sonra davalı kadının çocuğu ile görüşme isteğinde olduğu, ancak taraflar arasındaki olaylardan çocuğun çok fazla etkilendiğinin anlaşıldığı, bu durumun tek başına kişisel ilişkinin kaldırılmasına sebep olamayacağı dikkate alınarak davanın reddine karar verilmiştir....
, kişisel ilişki yönünden temyiz yolu açık, nafaka ve velâyet yönünden ise kesin olmak üzere karar verilmiştir....
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda 2. bentte gösterilen sebeplerle gerekçeli kararın hüküm fıkrasının (3-b) ve (4-b) bentlerinin hükümden çıkartılıp (3-b) bendine "Tarafların müşterek çocuğu Melih ile baba arasında her ayın 1. ve 3. Cumartesi günü saat 12.00'den Pazar günü saat 18.00'e okulların yarıyıl tatilinin ilk Pazartesi günü saat 10.00'dan takip eden Pazar günü saat 18.00'e, her yıl 1 Temmuz saat 10.00'dan 20 Temmuz saat 18.00'e, babalar günü saat 12.00'den saat 15.00'e, milli bayramlarda ve doğum gününde saat 10.00'dan saat 12.00'ye, dini bayramların 2. günü saat 10.00'dan saat 18.00'e kadar kişisel ilişki kurulmasına "(4-b) bendine "Tarafların müşterek çocuğu Semih ile anne arasında her ayın 2. ve 4....
KARAR : Başvurunun kısmen kabulü ile esas hakkında yeniden hüküm kurulması İLK DERECE MAHKEMESİ : Kayseri 4. Aile Mahkemesi SAYISI : 2022/346 E., 2023/39 K. Taraflar arasındaki baba ile çocuk arasında kurulan kişisel ilişkinin arttırılması ve karşı dava olarak açılan kişisel ilişkinin kaldırılması veya azaltılması davalarından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince her iki davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı-karşı davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün ilgili bölümlerini kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulması karar verilmiştir....
CEVAP Davalı-karşı davacı kadın vekili süresinde sunduğu cevap ve karşı dava dilekçesinde; tarafların, erkeğin ortak çocuk ile kişisel ilişki kuracağı günlere ilişkin anlaştıklarını, erkeğin bu anlaşmaya rıza gösterdiğini, ortak çocuğun halen küçük ve anne bakımına muhtaç yaşta olduğunu, davacı tarafın bazı görüş günlerinde çocuğu ile kişisel ilişki kurmaktan kaçındığını, erkeğin öfke problemi ve şiddet eğiliminin olduğunu belirterek davanın reddi ile kişisel ilişkinin kaldırılması veya süresinin azaltılması ya da refakatçi eşliğinde kişisel ilişki kurulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. III....
Değerlendirme 1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı erkek vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2.Kişisel ilişki düzenlenirken çocuğun yüksek yararı, yaşı ve anne ve babalık duygusunun tatmini ve infaz edilebilir nitelikte olması hususları birlikte değerlendirilerek çocuğun kişisel gelişimine en uygun düzenleme tercih edilmelidir. Çocuk anne ve babası ile düzenli kişisel ilişki kurma ve bu ilişkiyi sürdürme hakkına sahiptir. Anne ve babası ayrı olan çocuğun ebeveynleriyle düzenli kişisel ilişki kurması ve bu ilişkiyi sürdürmesi çocuk için bir hak olduğu gibi, anne ve baba için de haktır. Kişisel ilişki sadece çocuğun yüksek yararı gerektirdiği takdirde kısıtlanabilir veya kaldırılabilir....
Kendisine kişisel ilişki hakkı tanınan babanın veya velâyet kendisinde bulunan annenin diğer tarafın çocukla telefon görüşmesi yapmasına ve sair iletişim vasıtaları ile iletişimine engel çıkardığına ilişkin bir delil bulunmadığına göre, böyle bir düzenlemeye ihtiyaç yoktur. Öte yandan kendisine kişisel ilişki hakkı tanınan babadır. Anne doğrudan kişisel ilişki günlerinde çocuğu bu ilişkiyi sağlamak üzere hazır etmesi dışında başka bir yükümlülük altına sokulamaz. Kendisine kişisel ilişki hakkı tanınan baba, telefonla veya benzer vasıta ve yolla çocuğu ile iletişim kurmak istiyorsa, bunu yapma imkanına sahiptir. Annenin böyle bir yükümlülük altına sokulması doğru olmadığı gibi, bu yöndeki düzenlemeye uyulup uyulmadığının takip ve infazı da mümkün görünmemektedir. Bu husus nazara alınmadan telefonla görüşmenin kişisel ilişkinin kapsamına dahil edilmesi de doğru olmamıştır....


