Kişisel ilişkinin düzenlenmesinde çocuğun bedeni ve fikri gelişimi yanında ana ve/veya babalık duygularını tatmin de önemlidir. Çocuk ile annesi arasında yeterli kişisel ilişki kurulamadığı taktirde ... duygusunun oluşamayacağı açıktır. Somut olayda velâyeti babaya verilen ortak çocuk ile anne arasında yaz aylarında iki farklı tarihte kişisel ilişki kurulması çocuğun ... yararına olmadığı ortak çocuk ile farklı şehirde yaşadığını belirten anne ve çocuk için ekstra külfet oluşturduğu açıktır. O halde ortak çocuk ile anne arasında yaz ayı için bir seferde ve bir aylık süre ile yatılı olacak şekilde kişisel ilişki kurulması gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması ... bulunmamıştır. VI....
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, kişisel ilişki kurulması talep edilen küçüklerin 02.04.2013 ve 08.08.2017 doğum tarihli oldukları, büyük olan çocuk ...'nın mahkeme huzurunda beyanı alınabilecek yaşta olduğu, küçük ...'nın bilirkişi eşliğinde alınan beyanında; "Ben 4. Sınıfa gidiyorum. Ben annem ve kardeşim ile yaşıyorum, kardeşimin ismi ...'dır. ... benden küçüktür, 5 yaşındadır. Annemin ismi ...'tir. Ben babamın anne ve babasını hiç görmedim. Ben babamı en son ne zaman gördüğümü hatırlamıyorum, ben 4 yaşındayken hayatını kaybetmiş, annem öyle söylüyor. Ben dedemi ve babaannemi görmek istemiyorum, çünkü onlar kötü insanlardır. Onları hatırlamak dahi istemiyorum....
Hukuk Dairesi DAVA TÜRÜ : Torun İle Kişisel İlişki Kurulması Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı anne tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine, peşin alınan harcın mahsubuna ve 397.80 TL. temyiz başvuru harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, dosyanın ilk derece mahkemesine, karardan bir örneğinin ilgili bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine gönderilmesine kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.19.09.2022 (Pzt.)...
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tarafların gayri resmi birlikteliklerinden Kader isimli ortak çocuklarının bulunduğu, davacı babanın çocuğu tanıma senedi ile tanıdığı, evlilik dışı ilişkiden doğan çocuğun velayet hakkı anneye ait olmakla birlikte babanın da çocukla düzenli ve sürekli bir kişisel ilişki kurmak ve bu ilişkiyi elde etme hakkı bulunduğu, küçüğün babasını tanımadığı, babayla görüştürülmediği, uzun vadede öz babasından ayrı kalmanın çocuğun psikososyal gelişimine olumsuz etkisinin olacağı, davalı anne küçüğün babasının davacı olmadığını iddia etmişse de 09.12.2021 tarihli sosyal inceleme raporu da gözönüne alınarak, davanın kabulü ile velayeti davalı annede bulunan müşterek çocuk ile davacı baba arasında çocuğun yaşı, babayla hiç görüşmemesi ve kişisel ilişki tesisine dair hükümlerin kesin hüküm teşkil etmeyeceği ve şartların değişmesi halinde değiştirilebileceği, davalı anne, küçüğün babasının davacı olmadığını...
beyanından davacının icra takibinden önce de çocukları gördüğünün anlaşıldığı, davacı tarafından ileri sürülen diğer iddiaların ise bu yöndeki tanık beyanlarının somut bilgi ve görgüye dayalı değil duyuma dayalı olması nedeniyle ispatlanamamış olduğu, davacı tarafın davalıya yönelik iddialarını ispatlayamamış olduğu, terditli olarak talep edilen baba ile çocuklar arasındaki kişisel ilişkinin yeniden düzenlenmesi istemi yönünden ise çocuklar ile baba arasında kurulan kişisel ilişkinin babalık duygularım tatmin etmeye elverişli ve yeterli olması gerektiği, küçükle anne-baba arasında düzenlenen kişisel ilişkilerde çocuğun üstün yararı yanında anne ve babalık duygularının da dikkate alınması gerektiği, o halde; ortak çocukla baba arasında yatılı şekilde kurulacak kişisel ilişki sonucunda, küçüğün güven duygusunun ve baba sevgisinin gelişmesi onun üstün yararına olacağı, bu yön gözetilerek kişisel ilişki tesis edilmesi gerektiği, kişisel ilişki kurulmasındaki amacın analık ve babalık duygularının...
Tespit edilen kusurlu davranışlar karşısında evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına neden olan olaylarda davacı-davalı erkek daha ağır kusurlu bulunduğuna göre davalı-davacı kadın yararına manevi tazminata (TMK md. 174/2) hükmedilmesi gerekirken tarafların eşit kusurlu bulundukları gerekçesiyle reddi doğru olmamıştır. 3-Velayeti davalı-davacı anneye verilen 03.10.2012 doğumlu müşterek çocuk ...ile davacı-davalı babası arasında her ayın ilk hafta sonu için öngörülen yatılı kişisel ilişki dışındaki, ayın 2 ve 4. pazar günlerini de babasıyla birlikte geçirmesine dair karar anne bakımına muhtaç bir çağda olan çocuğun gelişimi açısından uygun olmadığı gibi annenin velayet hakkını kullanmasına da engel teşkil edecek niteliktedir. Müşterek çocuk ile davacı-davalı baba arasında daha uygun şekilde kişisel ilişki kurulması için hükmün bu yönden bozulmasına karar verilmesi gerekmiştir....
düşük bağışıklılık nedeniyle hastalanma riski bulunduğu, bu durumun baba ile yatılı kişisel ilişki kurmasına engel olamayacağı, yine davalı tarafça sunulan savunmalarda davacının ... 3....
"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi DAVA TÜRÜ :Boşanma Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm davacı tarafından kusur, davalı tarafından kişisel ilişki yönünden temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü. 1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre davacı kocanın temyiz itirazları yersizdir. 2-Davalı kadının temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; Velayeti anneye bırakılan müşterek çocuk Gizem 1.11.2009 doğumlu olup yaşı nedeniyle anne bakım ve şefkatine muhtaçtır. Bu husus nazara alınmaksızın davacı baba ile çocuk arasında uzun süreli kişisel ilişki kurulması doğru bulunmamış ise de bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hükmün bu yönden düzeltilerek onanması gerekmiştir....
Çocuğun yaşı ve anne bakımına ihtiyacı gözetildiğinde, yarıyıl tatilinin ilk haftası ve Temmuz ayı boyunca bir ay süreyle baba ile yatılı kişisel ilişki kurulması, çocuğun bedeni ve fikri gelişimi bakımından uygun değildir. Bu husus nazara alınmadan yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı ise de; bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hükmün bu bölümünün düzeltilerek onanması gerekmiştir (HUMK.md.438/7). SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda 2.bentte gösterilen sebeple, hüküm fıkrasının sekizinci paragrafının hükümden tamamen çıkartılmasına, yerine "velayeti anneye verilen müşterek çocuk ile davacı baba arasında tarafların aynı şehirde oturmaları halinde her ayın 1. ve 3....
ilişki kurulması talep ve dava olunmuştur....


