HUKUK DAİRESİ DAVA TÜRÜ : VASİYETNAMENİN İPTALİ -KARAR- Mahkeme kararındaki nitelendirmeye göre, dava; vasiyetnamenin iptali, olmazsa tenkis isteğine ilişkin olup, öncelikle vasiyetnamenin iptali talebinin değerlendirilmesi gerekmektedir. Yargıtay Birinci Başkanlık Kurulunun 11.01.2019 tarih ve 1 sayılı kararı ile aynen kabul edilen ve 31.01.2019 günü Resmi Gazetede yayımlanarak 01.02.2019 tarihinde yürürlüğe giren hukuk dairelerine ilişkin iş bölümü uyarınca bu davanın temyiz incelemesi Yargıtay 3.Hukuk Dairesine ait bulunmaktadır. Hâl böyle olunca, 2797 sayılı Yargıtay Kanunu'nun 23.07.2016 tarihinde yürürlüğe giren 6723 sayılı Kanun'un 21. maddesi ile değişik 60/3. maddesi gereğince dosyanın Yargıtay 3.Hukuk Dairesine GÖNDERİLMESİNE, 18/09/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....
DAVA TÜRÜ :Vasiyetnamenin İptali - Tenkis Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Uyuşmazlık ve hüküm vasiyetnamenin iptali olmadığında tenkis istemine ilişkin olup mahkeme tarafından vasiyetnamenin iptali davası reddedilerek tenkis talebi kabul edilmiştir. Hüküm davacı tarafça her iki dava yönünden temyiz edilmiş bulunduğundan Yargıtay Büyük Genel Kurulu'nun 12.05.2011 tarihli 2011/1 sayılı kararı gereğince öncelikle inceleme görevi Yargıtay 3.Hukuk Dairesine aittir. SONUÇ : Yukarıda belirtilen sebeple dosyanın görevli Yargıtay 3.ukuk Dairesi Yüksek Başkanlığına gönderilmesine oybirliğiyle karar verildi. 16.01.2012 (Pzt.)...
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ -KARAR- Mahkeme kararındaki nitelendirmeye göre dava; vasiyetnamenin iptali olmadığı taktirde tenkis istemine ilişkin olup mahkemece vasiyetnamenin iptali istemi bakımından davanın reddine, tenkis isteği bakımından kısmen kabulüne karar verilmiş hüküm davacılar tarafından öncelikle vasiyetnamenin iptali istemine ilişkin temyiz edilmiştir. Yargıtay Büyük Genel Kurulunun 24.01.2014 tarih ve 1 sayılı kararı ile aynen kabul edilen ve 29.01.2014 günü Resmi Gazetede yayımlanarak 01.02.2014 tarihinde yürürlüğe giren hukuk dairelerine ilişkin işbölümü uyarınca temyiz incelemesi Yargıtay 3. Hukuk Dairesine ait bulunmaktadır. Hal böyle olunca, yukarıda açıklanan nedenlerle, dosyanın ilgisi yönünden anılan Daire Başkanlığına GÖNDERİLMESİNE, 02.09.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ DAVA TÜRÜ : VASİYETNAMENİN İPTALİ Mahkeme kararındaki nitelendirmeye göre, dava, vasiyetnamenin iptali mümkün olmaz ise tenkis istemine ilişkin olup, taraflar arasında öncelikle vasiyetnamenin iptali davasının çözümlenmesi gerektiği açıktır. Yargıtay Birinci Başkanlık Kurulunun 19.01.2015 tarih ve 8 sayılı kararı ile aynen kabul edilen ve 22.01.2015 günü Resmi Gazetede yayımlanarak 02.02.2015 tarihinde yürürlüğe giren hukuk dairelerine ilişkin işbölümü uyarınca temyiz incelemesi Yargıtay 3. Hukuk Dairesine ait bulunmaktadır. Hâl böyle olunca, 11.4.2015 tarihinde yürürlüğe giren, Yargıtay Kanunu ile Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nda Değişiklik Yapılması Hakkındaki 6644 sayılı Kanun gereğince dosyanın Hukuk İşbölümü İnceleme Kurulu'na GÖNDERİLMESİNE,25.12.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....
"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ :Vasiyetnamenin İptali - Tenkis Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: Uyuşmazlık ve hüküm vasiyetnamenin iptali, olmadığında tenkis istemine ilşikin olup, vasiyetnamenin iptali davası reddedilerek tenkis hükmü kurulmuş ve karar taraflarca her iki dava yönünden temyiz edilmiş bulunmakla, öncelikle inceleme görevi Yargıtay Büyük Genel Kurulu'nun 21.01.2013 tarihli 2013/1 sayılı iş bölümü kararı gereğince Yargıtay 3. Hukuk Dairesine aittir. SONUÇ : Yukarıda belirtilen sebeple dosyanın görevli Yargıtay 3. Hukuk Dairesi Yüksek Başkanlığına gönderilmesine oybirliğiyle karar verildi. 06.05.2013 (Pzt.)...
Noterliğinin 29.04.1993 tarihli 5815 yevmiye numaralı vasiyetnamesi ile vasiyet ettiğini, başkaca mal varlığının bulunmadığını, davacının saklı payının zedelenmesi kastı ile vasiyetnamenin yapıldığını belirterek vasiyetnamenin iptali ile bu mümkün olmadığı takdirde tenkise karar verilmesini talep ve dava etmiştir II. CEVAP Davalı asil cevap dilekçesinde; davacı tarafın vasiyetnamenin iptali için bir sebep göstermediğini, murisin vasiyetnameye konu olan dışında mal varlığının da bulunduğunu, bu taşınmazların davacının saklı payını karşıladığını, vasiyetnamenin saklı payı zedelenmediğini, muris dedesine kendisi baktığı için bu vasiyetnamenin düzenlendiğini belirterek davanın reddini istemiştir. III....
Hükmü, davacılar vekili temyiz etmiştir. 1) Davacılar vekilinin vasiyetnamenin iptali yönündeki temyiz itirazları yönünden; TMK.’nın 557. maddesinde vasiyetnamenin iptali sebepleri sınırlı olarak sayılmıştır. Bunlar; ehliyetsizlik, vasiyetnamenin yanılma, aldatma, korkutma veya zorlama sonucunda yapılmış olması, tasarrufun içeriğinin bağlandığı koşullar veya yüklemelerin hukuka veya ahlaka aykırı olması, tasarrufun kanunda öngörülen şekillere uyulmadan yapılmış olması halleridir. TMK'nun 557. maddesinde sayılan sebeplerin bulunması halinde vasiyetnamenin iptali gerekir. Bu sebepler dışında kalan durumlara dayanılarak ölüme bağlı tasarrufun iptali istenilemez. Somut olaya gelince; muris tarafından vasiyetnamenin geçerlilik şartı olarak gösterilen cenaze töreniyle ilgili işlemlerin hukuka veya ahlaka aykırı olduğundan bahsedilemeyeceğinden, yüklemelerin hiç yapılmaması, eksik ya da geç yapılması vasiyetnamenin iptali sonucunu doğurmaz....
Noterliğinin 23.01.2002 tarihli vasiyetnamesinin iptali, olmaz ise tenkisi istenilmiştir. Mahkemece davanın vasiyetnamenin iptali yönünden reddine; tenkis davasının kabulü ile mahfuz hisseleri oranında bedelin tahsili cihetine gidilmiş, hüküm davacı ve davalı tarafından temyiz edilmiştir. Y A R G I T A Y K A R A R I Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davada, muris ... tarafından ... Noterliğinde düzenlenen 23.01.2002 tarihli vasiyetnamenin iptali; iptalinin mümkün olmaması halinde ise tenkisi istenilmiştir.Mahkemece, vasiyetnamenin iptali isteminin reddine; tenkis isteminin kabulü ile mahfuz hisse karşılığı bedelin davalıdan tahsili ile davacılara verilmesine karar verilmiş, hüküm, süresinde davacı ve davalı tarafından temyiz edilmiştir....
A.. tarafından düzenlenen 25.05.2011 tarihli vasiyetname ile dava konusu taşınmazların davalılara vasiyet tarihinden önce tapu ile devir- temlik ettiğini belirterek vasiyetnamenin iptali, olmadığında tenkisini talep etmişlerdir. Davalılar vekili cevabında, vasiyetnamenin yasal koşulları taşıdığını beyan etmiştir. Mahkemece, vasiyetnamenin hukuken geçerli olduğundan bahisle vasiyetnamenin iptali talebinin reddine, tenkis ile ilgili talep yönünden davanın tefrikine karar verilmiş hükmü davacılar vekili temyiz etmiştir. Dosya kapsamından, dava konusu vasiyetnamede yer alan bir kısım taşınmazların vasiyetname tarihi olan 25.05.2011 tarihinden önce davalılara tapu ile devredildiği, vasiyetnamenin ise Sulh Hukuk Mahkemesinin 23.05.2013 tarihli kararı ile okunduğu, bu davanın 26.04.2013 tarihinde açıldığı anlaşılmaktadır. TMK.nun 557.maddesinde vasiyetnamenin iptali sebepleri sınırlı (tahdidi) olarak açıklanmıştır....
Somut olaya gelince; davacılar dava dilekçelerinde, mirasbırakan tarafından davalılara vasiyet edilen taşınmazlarla ilgili olarak öncelikle vasiyetnamenin iptali istemi ile dava açmışlardır. Mahkemece vasiyetnamenin iptali talebi ile ilgili açılan dava hakkında olumlu veya olumsuz bir karar verilmeksizin, terditli isteklerden tenkis istemi yönünden hüküm kurulmuştur. Hâl böyle olunca, toplanılan tüm deliller değerlendirilmek suretiyle öncelikle vasiyetnamenin iptali isteği bakımından bir karar verilmesi gerekirken HMK'nun 297/2. maddesine aykırı biçimde terditli isteklerden vasiyetnamenin iptali yönünden olumlu veya olumsuz bir karar verilmeksizin tenkis istemi yönünden hüküm kurularak yazılı şekilde neticeye gidilmiş olması doğru değildir. Davalıların temyiz itirazları yerindedir....


