e vasiyet ettiği, vasiyetnamenin Sulh Hukuk Mahkemesince 24.11.2010 tarihli karar ile okunmasına karar verildiği anlaşılmaktadır. Asıl davada, vasiyetnamenin iptali, olmadığında tenkisi, birleşen davada ise vasiyetnamenin tenfizi talep edilmektedir. Vasiyetnamenin iptaline ilişkin davanın birinci bozma kararı ile kesinleştiği, vasiyetnamenin tenkisine yönelik talep ile ilgili olarak keşif ve bilirkişi raporlarına göre davacıların saklı paylarına herhangi bir müdahale olmadığından ispatlanamayan asıl davanın reddine ilişkin kurulan hükümde bir isabetsizlik görülmediğinden, yerinde bulunmayan bütün temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan hükmün asıl dava yönünden ONANMASINA, Birleşen davada ise; vasiyetnamenin tenfizi (yerine getirilmesi) talep edilmektedir....
Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 1994/302 E. -1994/410 K. sayılı dosyasında açıldığını, tüm hissedarlara tebligat yapıldığını, davalıların vasiyetnameden haberdar olduğunu,1 yıllık süre içerisinde ve aradan uzun bir zaman geçmiş olmasına rağmen vasiyetnamenin iptali konusunda dava açılmadığını, bu nedenle vasiyetnamenin kesinleştiğini ileri sürerek, ... İlçesi, ... Mahallesi, 43, 44, 327, 511, 520, 521, 922, 1059, 1216, 1328, 1420, 1472, 1474, 1802 ve 1804 parsel no’lu taşınmazlarda muris ...'den vasiyet eden eşi ...'e intikal ve isabet eden 1/4 miras hissesinin iptali ile, bu miktar oranında kendisi adına kayıt ve tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ..., davanın zamanaşımına uğradığını, TMK'nun 602. maddesine göre vasiyet alacaklısının on yıl içinde davasını açmak zorunda olduğunu, murisin 1994 yılında vefat ettiğini ve aradan yirmi yıl geçtiğini, ayrıca vasiyetnamenin geçersiz olduğunu savunarak,davanın reddini istemiştir....
Böylece eda davasının içinde öncelikle tespit (iptal) davasına yer verildiği gözetilmeden, vasiyetnamenin iptali yönünde bir dava bulunmadığından bahisle istemin reddi isabetli görülmemiştir.Diğer taraftan vasiyetnamenin şekil ve esas bakımından geçersizliği iddia edildiği halde bu yönde hiçbir araştırma ve inceleme yapılmadan ve tarafların bu husustaki delilleri sorulup toplanmadan eksik incelemeye dayalı olarak "geçerli bir vasiyetname" bulunduğu yönündeki tespitle davanın reddi usul ve yasaya uygun bulunmamıştır.Ayrıca vasiyetnamenin açılmasına ilişkin dava, davacı tarafından temyiz edilmekle 2009 yılı içinde kesinleşmiş olup, işbu dava ise 2008 yılında açılmakla, vasiyetnamenin iptali istemi yönünden süresinde dava bulunduğu halde yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı gerekçeyle de olsa davanın reddi doğru görülmemiştir.Kaldı ki, vasiyetnamenin tenfizine ilişkin açılıp sonuçlanmış bir dava bulunup bulunmadığı araştırılmamış, dolayısı ile salt vasiyetnamenin varlığı...
2.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2009/289 E. - 2009/441 K. sayılı dosyasının incelenmesinde; davalılar ... tarafından diğer davalılar... ve ... aleyhine dava konusu vasiyetnamenin ehliyetsizlik nedeniyle iptali istenilmiş, mahkemece ehliyetsizlik nedeniyle vasiyetnamenin iptaline karar verilmiş, hüküm derecattan geçerek kesinleşmiş ise de, davacının bu davanın tarafı olmadığı anlaşılmıştır.Yerleşmiş Yargıtay uygulamalarına göre, vasiyetnamenin iptali davaları sadece bu davanın tarafları açısından hüküm ifade eder....
Dosya incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü: KARAR- Asıl ve birleştirilen 2001/7 esas sayılı davalar; tenkis, birleştirilen 2004/359 esas sayılı dava; muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ile saklı payları oranında tescil, mümkün olmazsa tenkis, birleştirilen 2012/732 esas sayılı dava ise; vasiyetnamenin tenfizi istemine ilişkindir.Davacı ... asıl davada; mirasbırakanı ...'...
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ DAVA TÜRÜ : VASİYETNAMENİN İPTALİ-TENKİS Taraflar arasında görülen davada; Davacılar, miras bırakanları ...'ın tüm mal varlığını davalı kızına vasiyet ettiğini, vasiyetnamenin yasal koşulları taşımadığını ileri sürerek vasiyetnamenin iptali veya tenkis isteğinde bulunmuştur. Davalı, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, vasiyetnamenin iptali isteminin reddine, tenkis isteğinin kabulüne karar verilmiştir. Karar, davalı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi ...'un raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü. -KARAR- Dava vasiyetnamenin iptali veya tenkis isteğine ilişkindir. Mahkemece tenkis isteği yönünden davanın kabulüne karar verilmiştir. Dosya içeriğinden ve toplanan delillerden, tarafların miras bırakanı ...'...
Somut olayda 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) 557/2. maddesinde düzenlenen korkutma (ikrah) koşullarının oluşup oluşmadığı, buradan varılacak sonuca göre vasiyetnamenin iptali şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediği noktasında toplanmaktadır. III. GEREKÇE 12. Uyuşmazlığın çözümünde öncelikle “ölüme bağlı tasarruf”, “vasiyetnamenin iptali” ve “tenkis” davaları hakkında açıklama yapılmasında yarar vardır. 13. Miras bırakanın ölümünden sonra meydana gelmesini arzu etmiş olduğu hususlara ilişkin her türlü irade açıklaması, ölüme bağlı tasarruf olarak nitelendirilir (Öztan, B./Öztan F.: “Ölüme Bağlı Tasarruflara İlişkin Medeni Kanunu’ndaki ve Noterlik Kanunu’ndaki Şekil Şartları”, AÜHFD, 65 (4), 2016, s.3586)....
Mahkemece; "...Adli Tıp Kurumu'nun 14.1.2009 tarih 144 Karar sayılı raporu ile vasiyetçi Şefik Güral'ın 04.04.2000 akit tarihinde fiil ehliyetine haiz olduğunun rapor edildiği görülmekle, tüm dosya kapsamı değerlendirildiğinde vasiyetnamenin yapılış şekli, içeriği, tanık beyanları ve Adli Tıp Kurumu raporu; vasiyetçinin vasiyetinin iradesi ile düzenlendiğini yansıttığından, davacının vasiyetnamenin iptali davalarının reddine, tenkis talebine ilişkin davalarının bu davadan tefriki ile ayrı bir esasa kaydına karar verilmiştir, gerekçesiyle" davacıların vasiyetnamenin iptali davalarının reddine, tenkis talebine ilişkin davalarının ise iş bu davadan tefrikine karar verilmiş, hüküm davacılar vekili tarafından süresinde temyiz edilmiştir. 1-Vasiyetnamenin iptali davası yönünden; Mirasbırakanın ... yazar olmadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda, vasiyetçinin, düzenlenen vasiyetnamenin son arzularına uygun olduğunu beyan etmesi yeterli değildir....
TMK'nun 595.maddesi gereğince; mirasbırakanın ölümünden sonra ele geçen vasiyetnamenin geçerli olup olmadığına bakılmaksızın hemen sulh hakimine teslimi zorunlu olup, vasiyetname teslimden başlayarak bir ay içinde açılır ve ilgililere okunur. Vasiyetname usulünce açılıp, okunma kararının kesinleşmesinden sonra vasiyetnamenin iptali için 1 yıllık hak düşürücü süre işlemeye başlar. Vasiyetnamenin iptali davasında öncelikle dava konusu vasiyetnamenin açılıp açılmadığı araştırılarak vasiyetnamenin açılmasına ilişkin kararın kesinleşme tarihli şerhini içerir onaylı sureti getirtilerek, dosya içine konulması gerekir. Somut olayda; muris M.. B..'a ait 30.06.2010 tarihli vasiyetnamenin, Ankara 13.Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 26.03.2013 tarihli ilamıyla açılıp okunduğunun ve mirasçılara duyurulduğunun tespit edildiğine dair karar verildiği, gerekçeli kararın henüz taraflara tebliğ edilmediği, vasiyetnamenin açılması dosyasının halen derdest olduğu anlaşılmaktadır....
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, vasiyetnamenin iptali, olmadığı takdirde tenkis istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 4721 sayılı Kanunu'nun 533 ve 535 inci maddesi. 3. Değerlendirme 1. Dava, şekil eksikliği nedeniyle vasiyetnamenin iptali, olmazsa tenkis istemine ilişkindir. 2. 4721 sayılı Kanunu'nun 535 inci maddesine göre, mirasbırakan vasiyetnameyi bizzat okuyamaz veya imzalayamazsa, memur vasiyetnameyi iki tanığın önünde ona okur ve bunun üzerine mirasbırakan vasiyetnamenin son arzularını içerdiğini beyan eder. Bu durumda tanıklar, hem mirasbırakanın beyanının kendi önlerinde yapıldığını ve onu tasarrufa ehil gördüklerini; hem vasiyetnamenin kendi önlerinde memur tarafından mirasbırakana okunduğunu ve onun vasiyetnamenin son arzularını içerdiğini beyan ettiğini vasiyetnameye yazarak veya yazdırarak altını imzalarlar. 3....


