Dava dilekçesinde vasiyetnamenin yerine getirilmesi istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalılardan Ayşe Baş tarafından temyiz edilmiştir. Y A R G I T A Y K A R A R I Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Dava dilekçesinde, eşi olan muris müteveffa ...'nin noterlikçe düzenlediği vasiyetnamesiyle 35 Ada, 12 Parsel de kayıtlı arsasını davacıya vasiyet ettiğini, vasiyetnamenin açılıp okunduğunu, vasiyetçinin diğer mirasçıları çocukları davalılar tarafından daha önce vasiyetnamenin iptali davası açtıklarını ve reddolduğunu böylece vasiyetnamenin kesinleştiği ileri sürülerek tenfizine karar verilmesi talep ve dava edilmiştir....
Noterliğince düzenlenen 22/09/1992 tarihli ve 33314 yevmiye numaralı vasiyetnamesi ile Sivas, İskenderun ve Elbistan’da bulunan taşınmazların kendisine ve davalılardan ...’na vasiyet edildiğini, bahse konu vasiyetnamenin açılıp okunarak kesinleştiğini ileri sürerek; vasiyete konu İskenderun İlçesi Değirmendere köyünde kain 77 parsel sayılı taşınmazın mirasbırakan ve mirasbırakandan önce vefat eden eşi adına kayıtlı olan kaydının iptali ile ½ sinin adına kayıt ve tescilini talep etmiştir. Davalılar; vasiyetnamenin, Elbistan Sulh Hukuk Mahkemesinin 2001/314 E. sayılı dosyasında davacının da hazır bulunduğu 17/08/2001 tarihli duruşmada okunduğunu, davacının on yıllık zamanaşımı süresi içinde vasiyetnamenin tenfizi için dava açmadığını savunarak; davanın zamanaşımı nedeniyle reddini istemişlerdir....
Davada, vasiyetnamenin tenfizi talep edilmektedir. Hukuk Genel Kurulu'nun 13.02.1991 gün, 648-65 sayılı kararında da açıkça vurgulandığı üzere, vasiyetnamenin tenfizi diye adlandırılan davalar, bir ayni hakkın tesisi için değil, yalnızca Sulh Hukuk Mahkemesi'nce açılan vasiyetnamenin, TMK.nun m.595 ve izleyen maddelerinde (MK.nun 535 ve izleyen maddelerinde) düzenlenen tebliği işlemlerinin tamamlanmasından ve gerekli yasal sürelerin geçmesinden sonra, herhangi bir itiraza uğramadığı ve iptalinin istenmediği bu nedenle de kesinleşmiş olduğunun tesbiti içindir. Diğer bir anlatımla "Vasiyetnamenin tenfizi, vasiyetnamenin açılıp itiraza uğramadığı veya yapılan itirazların sonuçsuz kaldığının tesbitinden ibarettir. Bu tesbit başlı başına ayni bir hakkın geçirimini sağlamaz....
Mahkemece; benimsenen bilirkişi raporuna göre, murisin vasiyetinde kadastral parsel sınırlarını gözetmediği gibi yol ve dere olarak yerler ayırdığı, taşınmazların ifrazının mümkün olmadığı, bu nedenle vasiyetnamenin infaz edilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Hükmü, davacı vekili süresinde temyiz etmiştir. Hukuk Genel Kurulu'nun 13.02.1991 gün, 648-65 sayılı kararında da açıkça vurgulandığı üzere, vasiyetnamenin tenfizi diye adlandırılan davalar bir ayni hakkın tesisi için değil, yalnızca Sulh Hukuk Mahkemesince açılan vasiyetnamenin TMK'nun 595. ve izleyen maddelerinde düzenlenen tebliğ işlemlerinin tamamlanmasından ve gerekli yasal sürelerin geçmesinden sonra herhangi bir itiraza uğramadığı ve iptalinin istenmediği, bu nedenle de kesinleşmiş olduğunun tesbiti içindir. Diğer bir anlatımla "Vasiyetnamenin tenfizi, vasiyetnamenin açılıp itiraza uğramadığı veya yapılan itirazların sonuçsuz kaldığının tesbitinden ibarettir....
Mahkemece; davanın kabulü ile vasiyetnamenin tenfizine karar verilmesine rağmen, söz konusu taşınmazın vasiyetname gereği davacılar adına tapuya tesciline karar verilmesi gerekirken vasiyetnamede ismi geçmeyen davalılar adına da tapuya tesciline karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir. Ayrıca, vasiyetnamenin tenfizi davasında davanın kabulüne karar verilebilmesi için vasiyetname konusunun terekeye dahil olduğunun belirlenmesi gerekir. Vasiyetnameye konu taşınmazın tapu kaydı incelendiğinde; Ü. İlçesi, Ç.Mahallesi, Yol Mevkiinde kain 1159 ada, 40 parsel sayılı 58.204,00 m2 yüzölçümlü tarla nitelikli taşınmazda, vasiyet eden (miras bırakan) Ali oğlu Şükrü 1680/232816 (420,00m2) hissesinin olduğu anlaşılmıştır. Mahkemece Şükrü Çakal'a ait hissenin tapu kaydının iptaline karar verilmesi gerekirken, mahkemece söz konusu taşınmazın başkalarına ait kısmının da tapusunun iptali gerekçesi anlaşılamamış ve doğru bulunmamıştır....
Vasiyet alacaklısı yükümlülüğünü yerine getirmeyen vasiyet yükümlüsüne karşı vasiyet edilen malın teslimini veya hakkın devrini; vasiyet konusu bir davranış ise bunun yerine getirilmemesinden doğan zararın giderilmesini dava edebilir. Vasiyetnamenin tenfizi talebi halinde hakim murisin iradesini ayakta tutacak bir yol izlemeli, azami biçimde murisin iradesini yerine getirmeli, vasiyetin tenfizine imkân sağlamalıdır. Vasiyetnamenin yorumunda murisin iradesini ayakta tutacak bir yol izlenmelidir (YHGK. 7.6.1966 tarih 738 – 309 sayılı ve 2.HD 10.05.2001 tarih 5921 – 7312 sayılı kararları). Vasiyet Kat Mülkiyeti Yasası hükümlerine göre belirli ve muayyen bir şeyi ifade etmemekte, dolayısıyla şimdilik infaz kabiliyeti bulunmamaktadır. İnfaz imkanının doğması 634 sayılı Kat Mülkiyeti Yasasının 12, 14 ve 50. maddeleri hükümleri gereği kat irtifakı veya mülkiyetinin kurulmasına bağlıdır....
Noterliğinin 16.04.1990 tarihli 4637 yevmiye numaralı 102 ada 19 parsel sayılı taşınmazı davacılara vasiyet ettiğini, vasiyetnamenin Bartın Sulh Hukuk Mahkemesinin 24.09.1996 tarihli 1996/369 Esas, 1996/698 sayılı kararı ile açılıp okunduğunu, vasiyetnamenin iptali davası açılmadığını iddia ederek vasiyetnamenin tenfizi ile 102 ada 19 parsel sayılı taşınmazın muris adına olan tapu kaydının iptali ile davacılar adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı ... 1. oturumda davayı kabul ettiğini beyan etmiştir. 2. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; zamanaşımı def'inde bulunduğunu, vasiyetnamenin ehliyetsizlik ve şekle aykırılık nedeniyle iptali gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 14.10.2021 tarihli 2021/136 Esasi 2021/531 sayılı kararında "davalı ...'...
gerektiğini, annesi Bakiye Eren'in öldüğünü, bu nedenlerle Düzce 1.Noterliğinde düzenlenen 4 Eylül 1992 tarih 15455 yevmiye nolu vasiyetnamenin tenfizi ile Düzce ili, Kültür mahallesinde bulunan 20 ada 3 parselde kayıtlı taşınmazın tapu kaydının iptali ile Bakiye Eren ve dolayısı ile (ölü olması nedeni ile) mirasçıları olan Z.....
(ölümü ile mirasçıları) anılan maddede belirtildiği gibi vasiyeti yerine getirme görevlisi değildir ve yine yasal veya atanmış mirasçı sıfatları da bulunmadığından aleyhine "vasiyetnamenin tenfizi ve tahsili" davası açılmasına olanak bulunmamaktadır. Mahkemece, (..., ... ..., ...) aleyhine açılan vasiyetnamenin tenfizi ve alacak istemli davanın anılan yasal düzenleme nedeniyle husumet yokluğundan reddine karar verilmesi gerekirken kabulü cihetine gidilmesi doğru görülmemiştir. Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 4.10.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Vasiyetnamenin Tenfizi- Tescil Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Davalılar, vasiyetnamenin iptali yönünde dava açacaklarını bildirmişlerdir. Açılmışsa, bununla ilgili dosyanın eklenip gönderilmesi için dosyanın yerel mahkemesine İADESİNE, oybirliğiyle karar verildi. 10.05.2007...


