Türk Medenî Kanununun 600. maddesinin üçüncü fıkrasında ”Vasiyet alacaklısı, yükümlülüğünü yerine getirmeyen vasiyet yükümlüsüne karşı, vasiyet edilen malın teslimini veya hakkın devrini, vasiyet konusu bir davranış ise bunun yerine getirilmemesinden doğan zararın giderilmesini dava edebilir.” hükmüne yer verilmiştir. İstem, vasiyetnamenin tenfizi ve aynen yerine getirilmesine ilişkin olup, bu talep tapu iptali ve tescil isteği anlamındadır. Bu nedenle dava tarihi olan 07.05.2008 tarihi itibariyle yürürlükte bulunan HUMK'ya göre, dava değeri gözetilerek görevli mahkeme belirlenmelidir. ... 1. Sulh Hukuk Mahkemesince yapılan keşif sonucu düzenlenen 18.06.20009 tarihli bilirkişi raporuna göre taşınmazın dava tarihi itibari ile değerinin 45.000,00 TL olarak tespit edilmesine göre, asliye hukuk mahkemesinin görevli olduğu açıktır. Bu durumda uyuşmazlığın, ... 3. Asliye Hukuk Mahkemesinde görülüp, sonuçlandırılması gerekmektedir....
Noterliğinin 7.12.1995 tarih ve 5954 sayılı vasiyetnamesinin tenfizi istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Y A R G I T A Y K A R A R I Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü. Davacı vekili, 20.05.2002 tarihli dilekçesinde; tarafların müşterek murisinin ölümü üzerine noterde düzenlenen 07.12.1995 tarih ve 5954 nolu vasiyetnamenin Sulh Hukuk Mahkemesinde açılmasından sonra davalılardan ... tarafından Asliye Hukuk Mahkemesinde (1999/267 E.2000/394 K.) açtıkları vasiyetnamenin iptali davasının reddedilip kesinleştiğini belirterek, vasiyetnamenin tenfizi ile davacı adına tescilini talep ve dava etmiştir....
Asliye Hukuk Mahkemesinin 2001/1129 Esas sayılı dosyasında vasiyetnamenin tenfizi (vasiyetname uyarınca tescil) talep edilmiştir.Mahkemece; davanın kabulü ile 3.209,49 TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, bedel ödendiğinde mirasbırakan adına olan tapu kaydının iptali ile 3472833333/20920000000 payın davacı ... adına 17447166667/20920000000 payın elbirliği ile mülkiyet halinde davacı ve davalı adına tesciline karar verilmiştir.Karar, Yargıtay 2.Hukuk Dairesinin 19/01/2009 tarih ve 2007/19537 E.-2009/125 K. sayılı ilamı ile; “1- ...asıl dava dosyası ile birleştirilen Kuşadası Asliye Hukuk Mahkemesinin 2001/1129 sayılı vasiyetnamenin tenfizi davası hakkında olumlu veya olumsuz bir karar verilmemesinin usul ve yasaya aykırı bulunduğu, 2- Davalı vasiyet alacaklısı vakıf, tercihini; kendisine para ödenerek, vasiyete konu taşınmazın davacıya bırakılması şeklinde kullanmıştır....
Vasiyet alacaklısı yükümlülüğünü yerine getirmeyen vasiyet yükümlüsüne karşı vasiyet edilen malın teslimini veya hakkın devrini; vasiyet konusu bir davranış ise bunun yerine getirilmemesinden doğan zararın giderilmesini dava edebilir. Vasiyetnamenin tenfizi talebi halinde hâkim murisin iradesini ayakta tutacak bir yol izlemeli, âzami biçimde murisin iradesini yerine getirmeli, vasiyetin tenfizine imkân sağlamalıdır. Vasiyetnamenin yorumunda murisin iradesini ayakta tutacak bir yol izlenmelidir (YHGK. 7.6.1966 tarih 738 – 309 sayılı ve 2.HD 10.05.2001 tarih 5921 – 7312 sayılı kararları). Öte yandan, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 297. maddesi gereğince, hükmün sonuç kısmında gerekçeye ait bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir....
in 06.05.1999 tarihinde düzenlediği vasiyetname ile dava konusu 10-16-17-18-19 nolu dairelerin davacıya vasiyet edildiğini, davalılar tarafından açılan vasiyetnamenin iptali davasının reddedildiğini belirterek, 06.05.1999 tarihli vasiyetnamenin bu taşınmazlar yönünden tenfizi ile tapu kaydının davacı adına tescilini talep etmiştir.Davalılar vekili cevap dilekçesinde, dava konusu taşınmazlarla ilgili tenkis davası açtıklarını, tenkis davasının sonucunun beklenmesini beyan etmiştir.Mahkemece; davanın kabulü ile 06.05.1999 tarihli vasiyetnamenin ilgili kısmının, 10-16-17-18-19 nolu dairelerin muris adına tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline karar verilmiş, hükmü davalılar vekili temyiz etmiştir....
nun mirasçısı olduklarını, adı geçen murisin 08.04.2015 tarihli düzenleme şeklindeki vasiyetname ile Konya ili, Karatay ilçesi, Mezbaha (Fetih) Mahallesi, 22032 ada 1 parsel sayılı taşınmazda bulunan 16 numaralı bağımsız bölümü müvekkiline vasiyet ettiğini, vasiyetnamenin açılmasına karar verildiğini, kararın 23.02.2017 tarihinde kesinleştiğini belirterek vasiyetnamenin tenfizi ile tapu iptali ve tescil talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar cevap dilekçelerinde; davanın reddini savunmuştur. III....
Mahkemece; açılan davanın kabulüne, vasiyetnamenin tenfizine, ..... kain vasiyetçi adına tapuda kayıtlı taşınmazlar ile .... veraset ilamına göre davacı hissesine düşecek payın tapu kaydının iptali ile davacı adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, hüküm davalı tarafından süresinde temyiz edilmiştir. Davada, vasiyetnamenin yerine getirilmesi ve vasiyete konu yerlerin davacı adına tapuya tescili talep edilmiştir. Vasiyetname, muayyen mal vasiyeti niteliğinde olmayıp, mirasçı atamaya ilişkindir (TMK. md. 516). MK. Md.600 uyarınca muayyen mal vasiyetinde vasiyet alacaklısı kişisel bir istem hakkı kazanır ve bu hak dava yoluyla talep edilebilir. Uygulamada bu dava vasiyetin tenfizi davası olarak anılmaktadır. Medeni Kanunun 600. maddesi muayyen mal vasiyetini kapsayıp mirasçı atanmasını kapsamaz (Nitekim değişiklik öncesi medeni kanun 541 metninde "kendisine muyyen bir şey vasiyet edilen kimse" ifadesi kullanılmaktadır)....
Mahkemece; dosya kapsamına göre; Antalya1.Sulh Hukuk Mahkemesinin 2013/1315 Esas, 2013/496 Karar sayılı vasiyetnamenin açılmasına ilişkin dosyada, vasiyetçi İsmail Aslı'nın mirasçısı bulunduğu, bu mirasçıya husumet yöneltilmeden davanın hasımsız açıldığı gerekçesiyle, HMK 114/1-d ve HMK 115/2.maddesi hükmü uyarınca davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilmiştir. Hükmü, davacı vekili temyiz etmiştir. Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir. ./.. Talep, Türk Medeni Kanunu’nun 600. maddesine dayalı vasiyetnamenin yerine getirilmesi isteğine ilişkin olup, vasiyetnameyi yerine getirme görevlisi varsa ona karşı, yoksa ifa ile yükümlü olan yasal veya atanmış mirasçılara yöneltilmesi zorunludur....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Vasiyetnamenin iptali, terekenin tespiti ve tenfizi, mal rejiminden kaynaklanan tapu iptali ve tescil Taraflar arasındaki uyuşmazlık vasiyetnamenin iptali ve tenkis, tereke tespiti ve mal rejimi sözleşmesine göre tapu iptali ve tescil isteğine ilişkin bulunduğuna vasiyetnamenin geçersiz olup olmadığının öncelikle değerlendirilmesi gerektiğine göre, ... Başkanlar Kurulu'nun 27.12.2013 tarih 38 sayılı Kararı ile hazırlanıp, ... Büyük Genel Kurulu'nun 24.01.2014 tarih 1 nolu Kararı ile kabul edilen ve 29.01.2014 tarih 28897 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Hukuk Daireleri'ne ilişkin iş bölümü uyarınca, hükme yöneltilen temyiz itirazlarının incelenmesi ... (3.) Hukuk Dairesi'nin görevi cümlesinden bulunmakla, gereği için dosyanın anılan Daire Başkanlığı'na GÖNDERİLMESİNE, 05.11.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....
TMK'nun 600/1.maddesi "Vasiyet alacaklısı, vasiyeti yerine getirme görevlisi varsa ona; yoksa yasal veya atanmış mirasçılara karşı kişisel bir istem hakkına sahip olur" hükmünü ihtiva etmektedir. Maddede, vasiyet alacaklısının mirasçı değil, kişisel bir istem hakkına sahip olduğu ve bu hakkı, vasiyeti yerine getirme görevlisi varsa ona, yoksa mirasçılara karşı ileri sürebileceği düzenlenmiştir. Davaya konu tenfizi istenen vasiyetname incelendiğinde; vasiyeti yerine getirme görevlisi atanmadığı, bu durumda vasiyetnamenin tenfizi davasının murisin yasal mirasçılarına karşı açılması gerektiği, murisin veraset ilamı incelendiğinde bir kısım yasal mirasçıların davada davalı olarak yer almadıkları görülmüştür. Taraf teşkili sağlanmadan hüküm tesis doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir. 2-) Bozma nedenine göre, davacı ve davalı ... vekilinin diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir....


