WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 07 Haziran 2026

Sulh Hukuk Mahkemelerince ayrı ayrı görevsizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü: -K A R A R- Dava, vasiyetnamenin tenfizi (yerine getirilmesi) istemine ilişkindir. ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesince, dava dilekçesinde belirtilen değer itibariyle görevli mahkemenin Sulh Hukuk Mahkemesi olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir. ... 1. Sulh Hukuk Mahkemesi ise, mahkemede görülmekte olan ortaklığın giderilmesi davasında adı geçen taşınmaz değerinin 105.939,13 TL olarak tespit edildiğini, bu miktarın Sulh Hukuk Mahkemesi görev sınırı olan 7.080,00 TL' den yüksek olduğunu bildirerek görevsizlik yönünde hüküm kurmuştur. İstem, vasiyetnamenin tenfizi ve aynen yerine getirilmesine ilişkin olup, bu talep tapu iptali ve tescili isteği anlamındadır. (... Hukuku, ... , Sayfa 1051 vd.)Bu nedenle dava değeri gözetilerek görevli mahkeme belirlenmelidir. ... 1....

Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle * asıl dava ile birleşen davanın "vasiyetnamenin iptali" olduğu halde karar başlığında "vasiyetnamenin tenfizi (yerine getirilmesi)" olarak yazılmasının maddi hatadan kaynaklandığının, bu yanlışlığın her zaman mahkemece düzeltilebileceğinin mümkün bulunmasına göre yerinde bulunmayan temyiz isteğinin reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, duruşma için takdir olunan 550.00 YTL. vekalet ücretinin davacılardan alınıp duruşmaya gelen davalılara verilmesine, aşağıda yazılı onama harcının temyiz eden davacılara yükletilmesine peşin alınan harcın mahsubuna, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.18.11.2008 (Salı)...

Mahkemece; davanın kabulü ile 04.10.2000 tarihli vasiyetnamenin tenfizine, 7 adet taşınmazın ¼ payının davacı adına tesciline karar verilmiş, hükmü davalı vekili temyiz etmiştir. Muris E.. Ş.. tarafından düzenlenen el yazılı 04.10.2000 vasiyetname ile davacıyı tek mirasçı olarak atadığı anlaşılmaktadır. Kuşadası Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2001/447 E.-2002/398 K. sayılı ilamı ile vasiyetnamenin okunmasına karar verilmiş, vasiyetname itiraza uğramadan kesinleşmiştir. Davada, vasiyetnamenin tenfizi (yerine getirilmesi) talep edilmektedir. Dava dilekçesinde tescili talep edilen murise ait 8 adet taşınmaz kaydı belirtilmesine rağmen, mahkemece; davanın kabulüne karar verilmesinden sonra 7 adet taşınmaz hakkında hüküm kurulmuş, S... Köyü, 7 parsel ile ilgili karar verilmemiştir. HMK'nun 297/2....

Mahkemece; davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı vekili ve davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir. 1- Vasiyetnamenin tenfizi (yerine getirilmesi) davaları, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 13.02.1991 gün, 648-65 sayılı kararında açıklandığı gibi, bir ayni hakkın tesisi için değil, yalnızca Sulh Hukuk Mahkemesince açılıp okunan vasiyetnamenin TMK.nun 595 vd. (MK.nun 535. vd.) maddelerinde düzenlenen tebliğ işlemlerinin tamamlanmasından ve gerekli yasal sürelerin geçmesinden sonra, herhangi bir itiraza uğramadığı ve iptalinin istenmediği (istenmiş ise reddedildiği) bu nedenle de kesinleşmiş olduğunun tespiti içindir. Diğer bir anlatımla, vasiyetnamenin tenfizi, vasiyetnamenin açılıp itiraza uğramadığı veya yapılan itirazların sonuçsuz kaldığının tespitinden ibarettir. Bu tespit başlı başına ayni bir hakkın geçirimini sağlamaz....

Mahkemece, davanın tüm davalılar yönünden zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiş, hüküm davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir. 1)Vasiyetnamenin tenfizi (yerine getirilmesi) davasının görülebilmesi için, vasiyetnamenin açılıp okunmasından sonra itiraza uğramaması veya itiraz edilmiş ise buna ilişkin vasiyetnamenin iptali veya tenkisine yönelik davaların kesinleşmesi gerekir. 4722 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanun'un 17. maddesi uyarınca; mirasçılık ve mirasın geçişi, miras bırakanın ölüm tarihinde yürürlükte olan hükümlere göre belirlenir. Yanların ortak murisi 01/04/1988 tarihinde vefat etmiştir. Bu durumda olayın çözümünde uygulanacak yasa hükmü 4721 sayılı Yasa hükümleri olmayıp, murisin ölüm tarihinde yürürlükte olan 743 sayılı Türk Medeni Kanunu hükümleridir. Bu Kanunun 580.maddesinde düzenlenen süre hak düşürücü süre değil, zamanaşımı süresidir....

Vasiyetnamenin tenfizi (yerine getirilmesi) davasının görülebilmesi için, vasiyetnamenin açılıp okunup kesinleşmesinden sonra itiraza uğramaması veya itiraz edilmiş ise buna ilişkin vasiyetnamenin iptali veya tenkisine yönelik davaların kesinleşmesi gerekmektedir.(3.HD, 20.01.2014 tarih, 2013/16453 E, 2014/586 K) Somut olayda; muris A.. D..'nin noterde düzenlediği 10/06/1980, 11/06/1980 ve 08/10/1982 tarihli vasiyetnameler ile; mal varlığının bir kısmını davacılara vasiyet ettiği, murisin 1986 yılında vefat ettiği, vasiyetnamenin açılmasına dair her hangi bir dava kaydı bulunmadığı, dosyada davacıların ölüme bağlı kazandırmayı öğrendiği tarihe dair bir belge veya delil de bulunmadığı anlaşılmaktadır. Vasiyet alacaklısı, vasiyetnameden kaynaklanan hakkı, (alacak muaccel olmadan) vasiyetname açılıp okunmadan kullanamaz. Vasiyetnamenin açılmasına ilişkin kayıt bulunmadığına göre, vasiyetname açılıp sonuçlanmadan vasiyetin yerine getirilmesi de istenemez....

Öte yandan, vasiyetnamenin tenfizi (yerine getirilmesi) davasının görülebilmesi için, vasiyetnamenin açılıp okunmasından sonra itiraza uğramaması veya itiraz edilmiş ise buna ilişkin vasiyetnamenin iptali veya tenkisine yönelik davaların kesinleşmesi gerekir. Başka bir deyişle, tenfiz için kesinleşmiş vasiyetnamenin bulunması gerekir. Hal böyle olunca, mahkemece; aynı dava dosyasında vasiyetnamenin tenfizi ile birlikte vasiyetnamenin iptali ve tenkisi davasının görülmesinin mümkün olmadığı gözetilerek, vasiyetnamenin iptali ve tenkis talebine ilişkin birleşen davanın tefrik edilerek ayrı esasa kaydedilmesi, asıl davada karar verilebilmesi için birleşen davanın kesinleşmesinin beklenmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması dâhi doğru görülmemiştir....

Vasiyetnamenin tenfizi (yerine getirilmesi) için öncelikle dava konusu vasiyetnamenin itiraza uğramaması, itiraz edilmiş ise vasiyetnamenin iptali davasının reddine karar verilmiş olması, başka bir deyişle vasiyetnamenin kesinleşmiş olması gerekmektedir. Bu amaçla vasiyetnameden bütün mirasçıların haberdar edilmesi ve hak düşürücü sürelerin başlaması için vasiyetnamenin açılıp okunması dosyasının kesinleşmiş olması gerekmektedir. Davada, vasiyetnamenin açılıp okunmasına ilişkin davanın takip edilmemesi nedeniyle açılmamış sayılmasına karar verildiğinden tenfiz davası için dava açma şartı bulunmamaktadır....

Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2013/639 esas 2014/125 karar sayılı ilamı ile açılıp okunan vasiyetnamenin aynen tenfizine.... 455 Ada, 13 parselde kain taşınmazın .... olan 1/2 hissesinin tapu kaydının iptal edilerek davacılar Şakir oğlu ... ve Şakir oğlu ... adına 1/2 hisse oranında tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, hüküm davalılarca temyiz edilmiştir. Dava, vasiyetnamenin tenfizi (yerine getirilmesi) istemine ilişkindir. Vasiyetnamenin tenfizi (yerine getirilmesi) davaları, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 13.02.1991 gün, 648-65 sayılı kararında açıklandığı gibi, bir ayni hakkın tesisi için değil, yalnızca Sulh Hukuk Mahkemesince açılıp okunan vasiyetnamenin TMK.nun 595 vd. (MK.nun 535. vd.) maddelerinde düzenlenen tebliğ işlemlerinin tamamlanmasından ve gerekli yasal sürelerin geçmesinden sonra, herhangi bir itiraza uğramadığı ve iptalinin istenmediği (istenmiş ise reddedildiği) bu nedenle de kesinleşmiş olduğunun tespiti içindir....

Bundan başka, TMK'nun 600/1. maddesinde, "Vasiyet alacaklısı, vasiyeti yerine getirme görevlisi varsa ona, yoksa yasal veya atanmış mirasçılarına karşı kişisel bir istem hakkına sahip olur.", 3. fıkrasında ise, "Vasiyet alacaklısı, yükümlülüğü yerine getirmeyen vasiyet yükümlüsüne karşı, vasiyet edilen malın teslimini veya hakkın devrini, vasiyet konusu bir davranış ise, bunun yerine getirilmemesinden doğan zararın giderilmesini dava edebilir." Vasiyetnamenin tenfizi (yerine getirilmesi)ne ilişkin davalı vasiyet alacaklısının bir dava ve talebi olmamasına rağmen, mahkemece; hüküm fıkrasında vasiyetnamenin tenfizi niteliğinde taşınmazların davalı adına tesciline yönelik karar verilmesi de bozma nedenidir. Kaldı ki, vasiyetnamenin iptali veya tenkisine yönelik davanın kesinleşmesinden önce vasiyetnamenin tenfizi (yerine getirilmesi) niteliğinde hüküm kurulamaz....

UYAP Entegrasyonu