"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ DAVA TÜRÜ : VASİYETNAMENİN İPTALİ,TENKİS Taraflar arasında görülen davada; Davacı,miras bırakanın mal kaçırmak amacıyla 1788 ada 3 parsel sayılı taşınmazın 2 ve 4 numaralı ve 120 parselde kayıtlı 4 sayılı bağımsız bölümlerdeki payını vasiyetnameyle davalılara bıraktığını ve bu suretle saklı payının ihlal edildiğini ileri sürerek vasiyetnameye konu taşınmazlara ait saklı payların tenkisi ile vasiyetnamenin iptalini istemiş ancak yargılama sırasında vasiyetnamenin iptali isteminden vazgeçmiştir. Davalılar,vasiyetnamede, kanunun aradığı tüm şekil şartlarının bulunduğu,davacının murisin yeğeni olup saklı paya ilişkin talep hakkının bulunmadığını bildirerek davanın reddini savunmuşlardır....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ DAVA TÜRÜ : VASİYETNAMENİN İPTALİ -KARAR- Mahkeme kararındaki nitelendirmeye göre dava, vasiyetnamenin iptali isteğine ilişkindir. Davanın açıklanan bu nitelendirmesine göre, 2797 Sayılı Yargıtay Yasasının 14.maddesi uyarınca temyiz incelemesi Yüksek 3.Hukuk Dairesine ait bulunduğundan dosyanın ilgisi yönünden anılan Daire Başkanlığına gönderilmesine,7.6.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....
MAHKEMESİ Uyuşmazlık; vasiyetnamenin iptali, olmadığı takdirde tenkis istemine ilişkin olup, mahkemece vasiyetnamenin iptali isteminin reddine, tenkis isteminin ise kabulüne dair verilen hüküm davalı tarafça tenkis istemine hasren temyiz edilmiştir. Davanın bu niteliğine göre inceleme görevi ... ....... Dairesinindir. Bu itibarla dosyanın gerekli inceleme yapılmak üzere ... ....... Dairesine gönderilmesine, ....04.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi....
Vasiyetname usulünce açılıp, okunma kararının kesinleşmesinden sonra vasiyetnamenin iptali için 1 yıllık hak düşürücü süre işlemeye başlar. Somut olayda, ... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2013/1059 Esas, 2014/292 Karar sayılı kararı ile vasiyetnamenin açılıp okunduğunun tespitine karar verildiği ve kararın 22/10/2014 tarihinde kesinleştiği anlaşılmaktadır. Vasiyetnamenin iptaline ilişkin, iş bu davanın açıldığı tarihte (27.02.2015) vasiyetnamenin okunma kararının kesinleşmesinden itibaren bir yıllık hak düşürücü sürenin dolmadığı anlaşılmaktadır. O halde, mahkemece; vasiyetnamenin iptali için bir yıllık hak düşürücü sürenin vasiyetnamenin okunma kararının kesinleşmesinden itibaren işlemeye başlayacağı gözönünde bulundurularak, sonucuna göre bir hüküm kurulması gerekirken, yazılı şekilde hak düşürücü süre yönünden davanın reddine karar verilmiş olması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir..)...
Mahkemece; "...Adli Tıp Kurumu'nun 14.1.2009 tarih 144 Karar sayılı raporu ile vasiyetçi Şefik Güral'ın 04.04.2000 akit tarihinde fiil ehliyetine haiz olduğunun rapor edildiği görülmekle, tüm dosya kapsamı değerlendirildiğinde vasiyetnamenin yapılış şekli, içeriği, tanık beyanları ve Adli Tıp Kurumu raporu; vasiyetçinin vasiyetinin iradesi ile düzenlendiğini yansıttığından, davacının vasiyetnamenin iptali davalarının reddine, tenkis talebine ilişkin davalarının bu davadan tefriki ile ayrı bir esasa kaydına karar verilmiştir, gerekçesiyle" davacıların vasiyetnamenin iptali davalarının reddine, tenkis talebine ilişkin davalarının ise iş bu davadan tefrikine karar verilmiş, hüküm davacılar vekili tarafından süresinde temyiz edilmiştir. 1-Vasiyetnamenin iptali davası yönünden; Mirasbırakanın ... yazar olmadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda, vasiyetçinin, düzenlenen vasiyetnamenin son arzularına uygun olduğunu beyan etmesi yeterli değildir....
K A R A R Dava, öncelikle vasiyetnamenin iptali olmadığı takdirde mirasçılıktan çıkarmanın iptali ve tenkis talebine ilişkin olup mahkemece vasiyetnamenin iptali talebinin reddine, vasiyetnamenin davacının saklı payı dışında yerine getirilmesine karar verilmiş hüküm, davacı vekilince vasiyetnamenin iptaline yönelik temyiz edilmiştir. Öncelikle vasiyetname iptali koşullarının oluşup oluşmadığının incelenmesinin gerektiği anlaşılmakla 2797 sayılı Yargıtay Kanununun 6723 sayılı Kanunun 21. maddesi ile değişik 60/3. maddesi gereğince, Yargıtay Birinci Başkanlık Kurulunun Hukuk Dairelerinin işbölümünü düzenleyen 12.02.2016 tarihli ve 2016/1 sayılı Kararına ve davanın açıklanan niteliğine göre temyiz inceleme görevi Yargıtay 3. Hukuk Dairesine ait bulunmaktadır. SONUÇ: Yukarıda belirtilen nedenlerle dosyanın sözü edilen görevli Yüksek Daire Başkanlığına GÖNDERİLMESİNE, 12.12.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....
ın 30.11.2006 işlem tarihinde fiil ehliyetine haiz olduğunun açıklandığı, vasiyetnamenin Sulh Hukuk Mahkemesi'nce 20.10.2011 tarihli kararı ile okunduğu, bu davanın ise 29.03.2011 tarihinde açıldığı anlaşılmaktadır. Davada, vasiyetnamenin iptali, olmadığında davacı torunlarının saklı paylarının tenkisi talep edilmektedir. TMK'nın 557. maddesinde, ölüme bağlı tasarrufların iptali sebepleri sınırlı (tahdidi) olarak belirtilmiştir. Dava konusu vasiyetnamenin iptali talebine ilişkin, maddedeki iptal sebepleri gerçekleşmediğinden, mahkemece; vasiyetnamenin iptali talebinin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacılar vekilinin sair temyiz itirazları yerinde değildir....
Mahkemece, davanın kabulüne yönelik olarak verilen kararın davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 22.11.2017 tarih ve 2016/13913 E.- 2017/16368 K. sayılı ilamı ile ''...somut olayda; davacıların vasiyetnamenin iptali olmadığı takdirde tenkise karar verilmesini talep ettikleri ve mahkemece düzenlenen vasiyetnamenin mirasçı davacıların miras haklarından mahrum etmek maksadı taşıdığı gerekçesi ile vasiyetnamenin iptaline karar verilmiş ise de,gerekçeli kararda davacının iddiaları kapsamında Türk Medeni Kanunu'nda düzenlenen vasiyetnamenin iptali şartlarının tartışılmadığı ve miras haklarından mahrum etmek maksadı sonucuna nasıl varıldığı konusunda herhangi bir açıklama yapılmadığı,bu bakımdan; yasanın aradığı anlamda davacının iddiaları kapsamında vasiyetnamenin iptali şartlarının tartışıldığı gerekçeli bir hükmün mevcut olmaması ve ortada denetlenebilecek gerekçeli bir karar bulunmaması nedeniyle mahkemece verilen kararın usul ve yasaya uygun olmadığı...'' gerekçesiyle...
Somut olayda; vasiyet alacaklısı olan davacının, ölüme bağlı kazandırmayı öğrenmesi üzerine, diğer bir anlatımla dava hakkının doğmasıyla birlikte vasiyetnamenin yerine getirilmesi için işbu davayı açtığı, mirasbırakanın yasal mirasçıları olan davalıların da yerine getirilmesi istenilen vasiyetnamenin iptali istemi ile davacıya karşı dava açmış oldukları anlaşılmaktadır. Vasiyetnamenin iptali davası sonucunda verilecek hüküm, vasiyetnamenin yerine getirilmesine ilişkin bu davanın sonucunu etkileyecek niteliktedir. Buna göre mahkemece; yukarıda açıklanan ilkeler ışığında, aralarındaki bağlantı nedeniyle vasiyetnamenin iptali davasının sonucunda verilecek hükmün kesinleşmesinin bekletici sorun yapılması ve ulaşılacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile davanın dava şartı yokluğu nedeni ile usulden reddine karar verilmiş olması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ DAVA TÜRÜ : VASİYETNAMENİN TENFİZİ -KARAR- Mahkeme kararındaki nitelendirmeye göre, asıl dava, vasiyetnamenin tenfizi birleşen dava vasiyetnamenin iptali olmazsa tenkis istemine ilişkin olup, asıl uyuşmazlık vasiyetnamenin iptali isteğine ilişkindir.. Yargıtay Birinci Başkanlık Kurulunun 19.01.2015 tarih ve 8 sayılı kararı ile aynen kabul edilen ve 22.01.2015 günü Resmi Gazetede yayımlanarak 02.02.2015 tarihinde yürürlüğe giren hukuk dairelerine ilişkin işbölümü uyarınca temyiz incelemesi Yargıtay 3.Hukuk Dairesine ait bulunmaktadır. Hâl böyle olunca, 11.4.2015 tarihinde yürürlüğe giren, Yargıtay Kanunu ile Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nda Değişiklik Yapılması Hakkındaki 6644 sayılı Kanun gereğince dosyanın Hukuk İşbölümü İnceleme Kurulu'na GÖNDERİLMESİNE,03.03.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....


