Hal böyle olunca, mahkemece; vasiyetnamenin ehliyetsizlik ve şekil eksikliği nedenleriyle iptali isteminin yerinde olmadığı gözetilerek; irade bozukluğu nedeniyle iptal isteminin, bu istemin de yerinde olmadığının anlaşılması halinde ise (mirasbırakanın ölüm tarihi dikkate alınarak) terditli olarak ileri sürülen tenkis talebinin incelenmesi ve ulaşılacak sonuca göre uyuşmazlığın esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirilme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir....
ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 10/07/2014 NUMARASI : 2012/423-2014/376 Dava, mirasbırakan tarafından düzenlenen vasiyetnamenin TMK. 510. 512. maddeleri uyarınca mirasçılıktan çıkarmaya ilişkin nedenlerin var olmadığı gerekçesi ile iptali, olmadığı takdirde TMK. 557. maddesi uyarınca ehliyetsizlik nedeni ile iptali istemine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine dair verilen hüküm davacı tarafından mirasçılıktan çıkarma yönünden temyiz edilmiştir. Davanın niteliğine göre, inceleme görevi Yargıtay 14.Hukuk Dairesinindir. 11.04.2015 tarihinde yürürlüğe giren 6644 sayılı Yasanın 2.maddesi ile değiştirilen 2797 sayılı Yargıtay Kanununun 60.maddesi uyarınca temyiz incelemesini yapacak daire belirtilmek üzere dosyanın Hukuk İş Bölümü İnceleme Kuruluna gönderilmesine, 17.06.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi....
TMK. nun 557. maddesinde vasiyetnamenin iptali sebepleri sınırlı olarak sayılmıştır. Bunlar; 1-Ehliyetsizlik, 2-Vasiyetnamenin yanılma, aldatma, korkutma veya zorlama sonucunda yapılmış olması, 3-Tasarrufun içeriğinin bağlandığı koşullar veya yüklemelerin hukuka veya ahlaka aykırı olması, 4-Tasarrufun kanunda öngörülen şekillere uyulmadan yapılmış olması halleridir. ./.. -2- TMK'nun 557. maddesinde sayılan sebeplerin bulunması halinde vasiyetnamenin iptali gerekir. Bu sebepler dışında kalan durumlara dayanılarak ölüme bağlı tasarrufun iptali istenilemez. Somut olayda davacı, dava dilekçesi ile; murisin vasiyetnameye konu taşınmazların tamamı üzerinde tasarruf hakkı bulunmadığı iddiası ile vasiyetnamenin iptalini talep etmiştir. Bu iddianın, yukarıda açıklanan kanun hükmünde sayılan hallerden hiçbirine girmediği açıktır....
nun vasiyetnamenin iptali için öngörülen 1 yıllık hak düşürücü süre içerinde vefat ettiği, 1 yıllık hak düşürücü sürenin külli halef olan davacıları da bağlayacağı, davanın ise 30.01.2018 tarihinde hak düşürücü süre dolduktan sonra açıldığından hata, zorlama hukuksal nedenine dayalı vasiyetnamenin iptali talebinin hak düşürücü nedeniyle usulden reddine, 3. Birleştirilen 2018/25 Esas sayılı dosyadaki tenkis talebi bakımından ise dava konusu vasiyetnamenin Terme Sulh Hukuk Mahkemesinin 2015/917 Esas sayılı dosyasında açıldığı, kararın mirasçı ...'na 24.02.2016 tarihinde tebliğ edildiği, vasiyetnamenin tenkisi dava açma süresi olan bir yıllık hak düşürücü süre dolmadan saklı pay sahibi olan mirasçı ...'...
Ancak, davacı dava dilekçesi ile vasiyetnamenin iptali ile tapu iptali ve tescil mümkün olmazsa tenkis, istemleriyle dava açmışsa da yargılama devam ederken 18.10.2010 tarihli dilekçesi ile vasiyetnamenin iptali ile tapu iptali ve tescil isteminden feragat ettiği, feragat nedeniyle davanın reddine karar verildiği halde kendisini vekille temsil ettiren davalı bakımından vekalet ücreti hakkında olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemesi doğru değildir. Davalının bu yöne ilişkin temyiz itirazı yerindedir. Kabulü ile, hükmün (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK'un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, 23.01.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....
a ait vasiyetnamelerin tarih koşulunu içermediği gerekçesiyle; asıl ve birleşen 2002/869 Esas, 2002/906 Esas ve 2009/265 Esas sayılı davalarda vasiyetnamenin iptali istemlerinin kabulüne, birleşen 2002/1932 Esas sayılı davadaki tenkis istemi ile birleşen 2002/906 Esas sayılı davada terditli olarak talep edilen tenkis istemi konusuz kaldığından esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş; hüküm, birleşen 2009/265 Esas sayılı davada davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.Asıl dava ve ilk bozma ilamı sonrasında birleştirilen 2002/869 ile 2002/906 Esas sayılı davalarda, mirasbırakan ...'a ait el yazılı vasiyetnamenin ehliyetsizlik ve şekil eksikliği nedenleriyle iptali, birleşen 2002/1232 Esas sayılı dava (ve 2002/906 Esas sayılı davada terditli olarak) aynı vasiyetnamenin tenkisi, ikinci bozma ilamı sonrasında açılan ve sonradan birleştirilen 2009/265 Esas sayılı davada ise; mirasbırakan ...'...
Davalılar, vasiyetnamenin davacıya 28.02.2008 tarihinde okunduğunu, bu davanın ise bir yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra 01.02.2010 tarihinde açıldığını belirterek davanın öncelikle zamanaşımı nedeniyle olmadığı takdirde esastan reddini savunmuş, mahkemece, davanın zamanaşımı nedeniyle reddi cihetine gidilmiş, hüküm, süresinde davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Davacı, ehliyetsizlik hukuki sebebine dayanarak vasiyetnamenin iptalini istemiştir. Türk Medeni Kanunu'nun 559.maddesine göre vasiyetnamenin iptali davasında 1 yıllık hak düşürücü süre davacının tasarrufu, iptal sebebini ve kendisinin hak sahibi olduğunu öğrendiği tarihten başlar. İptal davasının incelenebilmesi için öncelikle dava konusu vasiyetnamenin açılıp açılmadığı konusunda araştırma yapılmalıdır. Vasiyetnamenin açılıp okunduğunun tesbit edilmesinin amacı, mirasçıları ve lehine kazandırma yapılan kişileri bilgilendirme ve yasal haklarını kullanmayı temine yönelik bir işlemdir....
Davalı ...,murisin kendi hür iradesi ile söz konusu vasiyetnameyi düzenlediğini,düzenlenen vasiyetnamenin TMK'nun 510. maddesine uygun olduğunu,davacının murise karşı suç teşkil eden eylemlerde bulunması nedeniyle muris tarafından mirastan ıskat edildiğini savunarak,davanın reddini istemiştir. Mahkemece, açılan mahkemelerinin 2015/168 esas sayılı dosyası ve bu dosyadaki dava dilekçelerinde TMK'nun 557 maddesinde belirtilen iptal sebepleri ileri sürülmediği gibi ,vasiyetnamenin ekindeki psikiyatristten alınan doktor raporuna göre de vasiyet edenin ehliyetinin tam olduğu gerekçe gösterilerek davanın reddine karar verilmiş,hüküm davacı vasisi vekilince temyiz edilmiştir. 1-Dava vasiyetnamenin iptali istemine ilişkindir. TMK'nun 557.maddesinde vasiyetnamenin iptali sebepleri sınırlı olarak sayılmıştır....
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, vasiyetnamenin ehliyetsizlik ve irade fesadı hallerinin bulunduğu gerekçesiyle iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2. 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 557-559 uncu maddeleri, 3. Değerlendirme 1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI....
'a ait 05/11/2018 tarihli vasiyetnamenin ehliyetsizlik ve irade sakatlığı (zorlama) nedenleriyle iptali istemine ilişkindir(TMK. Md 557). İlk derece mahkemesince; mirasbırakanın, yeğenleri olan davalıların zorlaması sonucunda davaya konu vasiyetnameyi yaptığı kabul edilerek, asıl ve birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir. Bölge adliye mahkemesi ise, ilk derece mahkemesinin yukarıda açıklanan gerekçesini yanlış değerlendirmiş ve istinaf incelemesini sadece ehliyetsizlik iddiası hakkında toplanan delilleri incelemek suretiyle gerçekleştirmiştir. Diğer bir anlatımla, vasiyetnamenin davalıların zorlaması sonucunda yapıldığı iddiasına ilişkin toplanan deliller ve ilk derece mahkemesinin bu deliller hakkında yapmış olduğu tartışma ve değerlendirme, bölge adliye mahkemesince incelenmemiştir. Hal böyle olunca; bölge adliye mahkemesince, yanılgılı değerlendirme ve eksik incelemeyle yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir....


