WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 04 Haziran 2026

TMK.nun 595.maddesi gereğince; mirasbırakanın ölümünden sonra ele geçen vasiyetnamenin geçerli olup olmadığına bakılmaksızın hemen sulh hakimine teslimi zorunlu olup, vasiyetname teslimden başlayarak bir ay içinde açılır ve ilgililere okunur. Vasiyetname usulünce açılıp, okunma kararının kesinleşmesinden sonra vasiyetnamenin iptali için 1 yıllık hak düşürücü süre işlemeye başlar. Vasiyetnamenin iptali davasının incelenebilmesi için öncelikle dava konusu vasiyetnamenin açılıp açılmadığı konusunda araştırma yapılmalıdır. Vasiyetnamenin açılıp okunduğunun tespit edilmesinin amacı, mirasçıları ve lehine kazandırma yapılan kişileri bilgilendirme ve yasal haklarını kullanmayı temine yönelik bir işlemdir. Vasiyetname usulünce açılıp ilgililere tebliğ edilmeden yukarıda anılan maddede gösterilen 1 yıllık hak düşürücü süresi işlemeye başlamaz....

Somut olayda; davacılar asıl dava ile, vasiyetnamenin tenfizini talep etmekte, birleşen ve ayrılan davada ise vasiyetnamenin iptaline karar verilmesi talep edilmektedir. Vasiyetnamenin tenfizi davasında, davanın kabulüne karar verilebilmesi için, diğer şartların yanı sıra vasiyetnamenin ayakta kalıp kalmadığının belirlenmesi gerekir. Bu sebeple, dava konusu olan vasiyetnamenin bir iptal davasına konu olup olmadığının araştırılması gerekir. Dava konusu olan vasiyetname, bir iptal davasına konu olmuş ise, bu dava bekletici mesele yapılmalıdır. Vasiyetnamenin iptali davası sonucunda verilen hükmün kesinleşmesinin beklenilmesi ve ulaşılacak sonuç uyarınca bir karar verilmesi gerekir....

Asliye Hukuk Mahkemesin de açılan 2007/209 Esas sayılı vasiyetnamenin iptali davasının reddedildiğini ve tenkis taleplerinin kabul edildiğini, davalı tarafından ......

Taraflar arasındaki vasiyetnamenin iptali davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Dava; vasiyetnamenin iptali talebine ilişkindir. İncelenmesi gereken; sayılı vasiyetnamenin açılıp okunma dosyası, dosya içerisinde bulunmamaktadır. Bu nedenle, dosya arasında bulunması gereken; sayılı vasiyetnamenin açılıp okunma dosyasının, dava dosyasına konulması ve temyiz incelemesi yapılmak üzere Dairemize gönderilmesi için dosyanın yeniden mahkemesine GERİ ÇEVRİLMESİNE, 24.01.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi....

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Dava dilekçesinde vasiyetnamenin tenfizi istenilmiştir. Birleştirilen davada ise; vasiyetnamenin iptali istenilmiştir. Mahkemece davacı ...'ın açtığı vasiyetnamenin tenfizi davasının kısmen kabulüne; birleştirilen davada Hazinenin açtığı vasiyetnamenin iptali davasının ise reddine karar verilmiş, hüküm davalı (Birleşen dosyada davacı) Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir. Y A R G I T A Y K A R A R I Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü. Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, yerinde bulunmayan bütün temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, 20.04.2010 günü oybirliğiyle karar verildi....

Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 557 inci maddesinde vasiyetnamenin iptali davasının sebepleri sınırlı olarak sayılmış olup bunlar; tasarrufun mirasbırakanın tasarruf ehliyetinin bulunmadığı bir sırada yapılmış olması; tasarrufun yanılma, aldatma, korkutma veya zorlama sonucunda yapılmış olması; tasarrufun içeriği, bağlandığı koşullar veya yüklemelerin hukuka veya ahlâka aykırı olması; tasarrufun kanunda öngörülen şekillere uyulmadan yapılmış olmasıdır. Somut olayda, vasiyetnamenin iptali sebeplerinin davacılar tarafından ispat edilemediği anlaşılmıştır. 3....

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki vasiyetnamenin iptali istemine ilişkin davada ... Asliye Hukuk ile ... Asliye Hukuk Mahkemelerince ayrı ayrı yetkisizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belli edilmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi gereği düşünüldü: K A R A R Dava, vasiyetnamenin iptali istemine ilişkindir. T.M.Y.'nın 576. maddesine göre vasiyetnamenin iptali davası ölenin son yerleşim yeri mahkemesinde görülür. Dosya kapsamından, vasiyet eden ... ... 14/01/2002 tarihinde Altındağ 5. Noterliğinde vasiyetnamenin düzenlediği, adres olarak ... Komutanlığının gösterildiği, murisin davacının eşi olduğu, G.A.T.A.'da tedavi görmekte iken 25/08/2002 tarihinde öldüğü, tedavisi için Ankara'ya gelmeden önceki yerleşim yerinin ... olduğu, davacı eşinin halen ...'da bulunduğu anlaşılmakla, yetkili mahkeme ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesidir....

Vasiyetnamenin iptali sebepleri MK.488-500 maddelerinde sınırlı bir şekilde gösterilmiştir. Maddede “rızai taksim mukavelesi yapılması” hususunun vasiyetnamenin iptalini gerektirdiği belirtilmemiştir. Kural olarak, anılan hüküm dışında bir nedenle vasiyetnamenin iptali istenemez ve hakim bu nedenlerle bağlıdır. Bu nedenle, taksim mukavelesi yapılarak vasiyetnameden rücu ancak TMK.nun 600.maddesi kapsamında “vasiyetnamenin yerine getirilmesi davasında gözönünde tutulur. Bu durumda mahkemece, yukarıda belirtilen hususlar dikkate alınarak ve davacının ileri sürdüğü diğer iptal sebepleri incelenerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ve eksik inceleme (davacının ileri sürdüğü diğer iptal sebepleri incelenip, tartışılmadan) ile hüküm kurulması doğru görülmemiştir....

Somut olayda; iptali talep edilen B... Noterliğince düzenlenmiş 26.07.2011 günlü ve ... yevmiye sayılı vasiyetnamenin ilk sayfasında “…B... Noteri H... H...Ş... vekili A...B...… dairemde görev yaparken rahatsızlığı nedeni ile istek üzerine gidilen…C... U... bana başvurarak bir vasiyetname düzenlenmesini istedi…” şeklinde başladığı, vasiyetnamenin mirasbırakan tarafından okunup imzalamasından sonra noter vekili A... B... tarafından tarih konularak imzalandığı, ancak TMK. nun 534/2. maddesi uyarınca alınan tanık beyanında B... Noteri H... H... Ş...in isminin yazılı olduğu, devamında vasiyetnamenin tanıklar ve noter vekili A... B... tarafından imzalandığı, yine vasiyetnamenin son sayfasının altını noter vekili A...B...'in imzaladığı anlaşılmaktadır. Bu durumda, vasiyetnamenin ilk sayfasındaki tanık beyanında “ B... Noteri H... H... Ş..” yazılmasının bilgisayarda kalan metinden ya da daktilo hatası gibi bir hatadan kaynaklandığı açık bir şekilde ortadadır....

Bu prensibe uyulmamasının, vasiyetnamenin iptali sebebi oluşturduğu Yargıtay’ın yerleşmiş uygulaması ile kabul edilmektedir. Somut olayda; dava konusu vasiyetnamenin incelenmesinden, noter yetkili başkatibi Yakup Adnan tarafından vasiyetnameye başlandığı, vasiyetnamenin sonunda ise, imzaya yetkili başkatip Yakup Adnan imzası bulunduğu, böylelikle de yukarıda izah edildiği üzere, işlemde birlik prensibinin gerçekleştiği anlaşılmıştır. Bu yön itibariyle, vasiyetnamenin geçerliliğini etkileyen bir durum söz konusu değildir. Ancak, davacı vekili dilekçesinde, bu iptal sebebinden başka sebeplere de dayanmıştır. O halde, mahkemece; dava dilekçesinde vasiyetnamenin iptali için ileri sürülen diğer nedenlerinde incelenmesi ve ulaşılacak sonuç uyarınca uyuşmazlığın esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ve eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesis edilmiş olması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir....

UYAP Entegrasyonu