Mahkemece iddia, savunma ve toplanan delillere göre davacıya ait döviz tevdiat hesaplarından davacının haberi olmadan ve imzası alınmadan paralar çekildiği, bankanın elemanının, yaptığı işlemlerden BK’nun 55.ve 100. maddeleri uyarınca sorumlu olduğu gerekçesiyle davalının itirazının kısmen iptali ile takibin kabul edilen meblağ üzerinden devamına karar verilmiş, hüküm davacı ve davalı vekilleri tarafından temyiz edilmiştir. 1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacının bütün davalının diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. 2-Davalı,.... hesabından davacıya ait hesaba usulsüz virmanlar yapıldığını, usulsüz aktarılan bu paralardan dolayı davacının alacaklı olamayacağını savunmuştur....
İcra Mahkemesi Taraflar arasındaki tebligatın iptali ve sıra cetveline itiraz davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı tebligatın iptaline yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. - K A R A R - Dava usulsüz tebligatın iptali ve sıra cetveline itiraz istemlerine ilişkindir. İcra Mahkemesi'nce tebligatın iptaline karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir. Hükmün neleri kapsayacağı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 388 nci maddesinde gösterilmiştir. Anılan maddenin son fıkrasına göre, hüküm sonucu kısmında istek sonuçlarından her biri hakkında verilen hükümle taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların birer birer açıklanması gerekir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Sözleşmenin iptali Uyuşmazlık, usulsüz vekaletname uyarınca noterde düzenlenen sözleşmenin iptali istemine ilişkindir. Bu durumda temyiz incelemesi dairemizin görevi dışında bulunduğundan dosyanın görevli Yargıtay 13. Hukuk Dairesine gönderilmesine, 22.03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....
Birleşen davada bir kısım davacılar vekili, kooperatifin 03.02.2007 tarihinde yapılan olağan genel kurul toplantısında üç kişinin her yapılan oylamaya itiraz ettiğini, seçimin usulsüz yapıldığını, asıl üyelerden 14 üyenin içeri alınmadığını, üye olmayanların içeriye alınıp usulsüz oy kullandıklarını ileri sürerek seçimin iptal edilmesini ve yeniden yapılmasını talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davacıların birçoğunun ortaklık paylarını devrettiğini, payını devreden ortağın genel kurul kararının iptali davasını açamayacağını, diğer davacılar yönünden verilen çıkarma kararının kesinleştiğini, çıkarma kararının kesinleşmesi nedeniyle genel kurul toplantısına davet edilmediklerini, birleşen davada davacı vekilinin 01.05.2007 tarihli ıslah dilekçesi ile davayı ve neticei talebi değiştirdiğini, hak düşürücü süre geçtikten sonra ıslah yolu ile açtıkları davayı genel kurul kararlarının iptali davası olarak değiştirmek istediğini, davacı ... .. ve ...'...
Birleşen davada bir kısım davacılar vekili, kooperatifin 03.02.2007 tarihinde yapılan olağan genel kurul toplantısında üç kişinin her yapılan oylamaya itiraz ettiğini, seçimin usulsüz yapıldığını, asıl üyelerden 14 üyenin içeri alınmadığını, üye olmayanların içeriye alınıp usulsüz oy kullandıklarını ileri sürerek seçimin iptal edilmesini ve yeniden yapılmasını talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davacıların birçoğunun ortaklık paylarını devrettiğini, payını devreden ortağın genel kurul kararının iptali davasını açamayacağını, diğer davacılar yönünden verilen çıkarma kararının kesinleştiğini, çıkarma kararının kesinleşmesi nedeniyle genel kurul toplantısına davet edilmediklerini, birleşen davada davacı vekilinin 01.05.2007 tarihli ıslah dilekçesi ile davayı ve neticei talebi değiştirdiğini, hak düşürücü süre geçtikten sonra ıslah yolu ile açtıkları davayı genel kurul kararlarının iptali davası olarak değiştirmek istediğini, davacı ... .. ve ...'...
İNCELEME ve GEREKÇE: Dava, hukuki niteliği itibari ile; ---- esas sayılı icra takibine davalının yapmış olduğu itirazın İİK 67 maddesi gereğince iptali ile icra inkar tazminatı isteminden ibarettir....
KARAR Davacı, davalı kurum tarafından adına 2004/10192 nolu usulsüz su kullanımı nedeniyle düzenlenen tutanağa istinaden su bedeli tahakkuk ettirildiğini, kendisinin usulsüz kullanımının olmadığını, taşınmazda 5 ay oturduğunu,su ile ilgilenen kişinin müteahhit ... olduğunu ve onun tarafından müdahale edildiğini belirterek söz konusu tutanağın iptali ile tahakkuk ettirilen 3.035.058.000 TL borçtan sorumlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ASKİ davanın reddini dilemiş; diğer davalı savunmada bulunmamıştır. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; davacının temyizi üzerine Dairemizce bozulmuş; mahkemece bozmaya uyulduktan sonra bu kez davacının davalı ASKİ Genel Müdürlüğüne 2.176,94 TL borçlu olmadığının tespitine ve diğer davalı ... hakkında açılan davanın atiye bırakılması nedeniyle davalı hakkında bir karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, hüküm davalı ASKİ Genel Müdürlüğü tarafından temyiz edilmiştir....
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının takip borçlusu olmaması nedeni ile tebligat usulsüzlüğü yönünde bir iddia ile sıra cetveline itiraz hakkının bulunmadığı, TK. 32 maddesine göre tarafların tebligatlardan haberdar olduğu, usulsüz tebligat olmasına rağmen borçlunun tebligattan haberdar olduğu, şikayet ve itirazda bulunmadığı buna bağlı olarak tebligatın usulsüzlüğü takibin tarafı olmayan diğer şahıs davacı tarafından ileri sürülemeyeceği, şikayetçi haczinin 18.09.2013 tarihinde kesinleştiği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. Karar, şikayetçi vekili tarafından temyiz edilmiştir. 1-Dava sıra cetvelinin iptali istemine ilişkin olup, şikayetçi, şikayet olunanın alacaklı olduğu takip dosyasında ödeme emrinin borçluya tebliğinin usulsüz olduğunu ileri sürmüştür....
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının takip borçlusu olmaması nedeni ile tebligat usulsüzlüğü yönünde bir iddia ile sıra cetveline itiraz hakkının bulunmadığı, TK 32 maddesine göre tarafların tebligatlardan haberdar olduğu, usulsüz tebligat olmasına rağmen borçlunun tebligattan haberdar olduğu, şikayet ve itirazda bulunmadığı buna bağlı olarak tebligatın usulsüzlüğü takibin tarafı olmayan diğer şahıs davacı tarafından ileri sürülemeyeceği, şikayetçi haczinin 18.09.2013 tarihinde kesinleştiği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. Karar, şikayetçi vekili tarafından temyiz edilmiştir. 1-Dava sıra cetvelinin iptali istemine iliişkin olup, şikayetçi, şikayet olunanın alacaklı olduğu takip dosyasında ödeme emrinin borçluya tebliğinin usulsüz olduğunu ileri sürmüştür....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL Taraflar arasında görülen davada; Davacı, maliki olduğu dava konusu 3 parsel sayılı taşınmazın borcundan dolayı İstanbul 3. İcra Müdürlüğünün 2007/7089 Esas sayılı dosyası üzerinden satışa çıkarıldığını, ancak icra dosyasındaki tebligatların usulsüz olduğunu, satıştan sonradan haberdar olduğunu, davalının ise ihalenin usulsüz olduğunu bilmesine rağmen icra dosyasındaki alacaklı dava dışı ... ... ile çıkar ve işbirliği içinde hareket ederek taşınmazı ihaleden satın aldığını, ihalenin usulsüz olması nedeniyle tescilin de yolsuz olduğunu ileri sürerek, davalı adına olan tapu kaydının iptali ile adına tescilini istemiştir. Davalı, dava konusu taşınmazı cebri ihale sonucunda satın aldığını, iyi niyetli olduğunu belirterek, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, davanın reddine ilişkin verilen karar, Dairece özetle; “...Somut olayda; Küçükçekmece 4....


