WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 06 Haziran 2026

Y A R G I T A Y K A R A R I 1-Davalılardan ..... mahkeme kararının Tebligat Yasası'nın 21.maddesi gereğince tebliğ edildiği bildirilmiş ise de, tebligat mazbatasındaki adresin "adres kayıt sistemi"nde gösterilen adres ile aynı olup olmadığı belirtilmemiştir.Uyap üzerinden yapılan sorgulamada da adıgeçenin mernis adresinin bulunmadığı anlaşılmıştır. Bu durumda tebliğ işleminin Tebligat Yasası'nın değişik 21/2.maddesinde belirtilen usule uygun olduğu düşünülemez. Öte yandan haber verilen komşuya ait imzasının alınmadığı veya imzadan imtina edildiğine dair şerh tebliğ mazbatasının üzerinde bulunmadığından yapılan tebligatın Tebligat Kanunu'nun 21/1.maddesinde belirtilen usule de uymadığı anlaşılmaktadır. Bu nedenle yapılan tebligat usulsüz olup mahkemece gerekçeli kararın adı geçen davalıya yöntemine uygun tebliği ile temyiz ve cevap sürelerinin beklenmesinden, 2-Davalılardan ...'...

Bu durumda, mahkemece, borçluya yapılan ödeme emri tebliğ işleminin usulsüz olduğu gözetilerek, borçlunun usule aykırı tebliği öğrenme tarihi olarak beyan ettiği 01.03.2016 tarihinin ödeme emrinin tebliğ tarihi olarak düzeltilmesine karar verilmesi gerekirken somut olayda şartları oluşmayan TK'nun 20. maddesine göre hüküm kurulması ve ayrıca mahkemece usulsüz tebligat şikayetinin kabulü ile borçlunun usulsüz tebligattan haberdar olduğunu beyan ettiği "01.03.2016" tarihinin tebliğ tarihi olarak düzeltilmesi ve buna göre icra müdürlüğüne yapmış olduğu itirazın süresinde olduğunun tespiti ile yetinilmesi gerekir iken şikayetin yanlış nitelendirilmek suretiyle takibin durdurulması yönünde hüküm tesisi de isabetsizdir....

Kural olarak tebligat usulsüzlüğü şikayetinin, İİK'nun 16/1. maddesi uyarınca ıttıla tarihinden itibaren 7 gün içerisinde ileri sürülmesi gerekmekte ise de, vekil yerine asile tebligat yapılması, kanunun emredici hükümlerine aykırı olduğundan süresiz olarak şikayet konusu yapılabilir. Somut olayda, borçlu vekili icra mahkemesine başvurusunda, ödeme emrinin vekil yerine borçlu asile tebliğ edilmesinin geçersiz olduğunu ileri sürerek ödeme emri tebligatının iptalini, tebliğ tarihinin 03.02.2015 tarihi olarak düzeltilmesini ve bu kapsamda 04.02.2015 tarihinde icra müdürlüğüne yapılan itiraz gereğince takibin durdurulmasını talep etmiştir. Tebligat Kanunu’nun 11. ve Tebligat Yönetmeliği'nin 18. maddeleri gereğince vekil ile takip edilen işlerde tebligatın vekile yapılması zorunlu olduğundan, ödeme emrinin tebliğine dair vekile çıkarılmış ve usule aykırı bir tebligat da bulunmadığına göre, olayda usulsüz tebliğ ile ilgili Tebligat Kanunu'nun 32. maddesinin uygulama yeri yoktur....

Söz konusu icra takip dosyasında usulsüz tebliğe ilişkin, icra mahkemesine başvuru tarihinden daha önceden muttali olunduğuna ilişkin bir belge bulunmadığına göre, şikayetçinin en geç şikayet tarihi olan 22.01.2016 tarihi itibariyle usulsüz tebligata muttali olduğunun kabulü ile tebligat usulsüzlüğü şikayetinin bu nedenle kabulüne ve bu tarihe göre tebliğ tarihinin düzeltilmesi gerekmektedir. O halde mahkemece, borçlunun ödeme emri tebliğ işleminin usulsüzlüğüne ilişkin şikayetinin kabulü ile tebliğ tarihinin 7201 Sayılı Tebligat Kanunu'nun 32. maddesi uyarınca öğrenme tarihi olan 22.01.2016 tarihi olarak düzeltilmesine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle istemin reddi yönünde hüküm tesisi isabetsizdir....

Bu hali ile tevziat saatinde şirket yetkilisi ve müdürünün bulunmadığının tespit edilmesinden sonra şirket çalışanına tebligat yapılmasında yasaya uymayan bir yön olmayıp tebligat usulüne uygundur. Kaldı ki şikayetçinin, tebligat yapılan şahsın borçlu şirket çalışanı olmadığına ilişkin iddiasını ispata yarar dosya kapsamında sunulmuş bir delil ve belge de bulunmamaktadır. O halde, mahkemece borçlunun usulsüz tebligat şikayetinin reddine karar verilmesi gerekirken tebligat yapılan şahsın ticaret sicili kayıtlarına göre şirket yetkilisi olmadığından bahisle şikayetin kabulü yönünde hüküm tesisi isabetsizdir. Öte yandan, takibin şekline göre İİK'nun 62. maddesi uyarınca her türlü itirazın icra dairesine bildirilmesi zorunludur....

Tebligat mazbatasını çıkaran merci tarafından Tebligat Yönetmeliği'nin 16/2. maddesi kapsamında bir şerh verilmediği için tebligatın TK'nun 21/1 ve Tebligat Yönetmeliği'nin 30. maddesine göre yapılması gerekirken, dağıtıcının kendiliğinden TK'nun 21/2. maddesine göre yapması kanuna aykırıdır. O halde mahkemece, usulsüz tebligat şikayeti kabul edilerek, borçlunun 02.09.2015 tarihinde dosyadan fotokopi aldığı nedenle, Tebligat Kanunu'nun 32. maddesi uyarınca tebliğe muttali olduğu tarihin bu tarih olarak kabul edilmesi ve usulsüz tebligat neticesi takibin kesinleştirilmesinden sonra borçlu hakkında uygulanan haciz işlemi var ise bunların kaldırılmasına karar verilmesi gerekirken hatalı gerekçe ile yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir....

adresine yapılmaksızın Tebligat Kanununun 21/2. maddesi uyarınca usulsüz yapılarak, geri çevirme gerekleri yerine getirilmeden Dairemize gönderilmiştir. Bu itibarla; mahalline iade kararının gereğinin yerine getirilmemesinin yasal sorumluluk doğurabileceği nazara alınarak, bu defa, davalı ...’ın adresine 7201 sayılı Tebligat Kanunu ve Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmelik hükümlerine uygun şekilde gerekçeli kararın tebliği sağlanarak ve yasal temyiz süresi beklenildikten sonra temyiz incelemesi yapılarak Dairemize gönderilmesi için dosyanın MAHALLİNE İADESİNE 18.12.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....

Yine 01.12.2015 tarihinde Tebligat Kanunu’nun 21/1. maddesine göre yapılan tebligatın ise beyanı alınan komşunun, muhatabın nerede olduğunu bildirmediği gibi tevziat saatlerinden sonra dönüp dönmeyeceğinin belirtilmemesi sebebiyle TK'nun 21/2 ve Tebligat Yönetmeliği'nin 30/1. maddesine uygun olmayıp geçersiz olduğu tespit edilmiştir. Dolayısıyla, şikayetçi ...’na gerekçeli karar tebliğinin usulsüz yapıldığı, bunun yanında temyiz dilekçesinin de tebliğ edilmediği anlaşıldığından, Yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda usulsüz tebliğ edilen gerekçeli karar ile tebliğ edilmediği anlaşılan temyiz dilekçesinin usulüne uygun tebliğ ettirilerek, tebligat parçası asılları ile birlikte gönderilmesi için dosyanın mahalline GERİ ÇEVRİLMESİNE, 14.03.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi....

Yenimahalle/Ankara" adresine tebligat yapılmış isede UYAP sorgulamasında sanığın tebligat tarihinde mernis adresinin "Mimar .... Körfez/KOCALE" adresi olduğu ve yapılan tebligat usulsüz olup gıyabi kararın anılan sanığa Tebligat Kanununa uygun olarak tebliğ edilmesi, hükmü temyiz etmesi halinde temyiz dilekçesi eklendikten ve bu temyize ilişkin ek tebliğname de düzenlendikten sonra Dairemize iadesi için, 2- Sanık ...'...

Bu şerh hususunun yerine getirilmemesi tebligatı usulsüz kılar. Temyiz başvuru dilekçesinin davalı-karşı davacıya tebliğine ilişkin mazbatada “iş yerinin imzaya yetkili daimi işçisi olduğunu beyan eden .... ” imzasına tebliğ edildiği yazılmış ise de, davalı-karşı davacı vekilinin işyerinde bulunup bulunmadığına dair bir açıklama tebligatta yoktur.Açıklanan sebeplerle yapılan tebligat usulsüz olup, davacı-karşı davalı erkeğin temyiz dilekçesinin davalı-karşı davacı kadın vekiline usulüne uygun tebliği ile katılma yoluyla temyiz (HUMK m.433/2) süresi de beklenildikten sonra, tebligat parçası da eklenmek suretiyle gönderilmek üzere dosyanın mahalli mahkemesine İADESİNE oybirliğiyle karar verildi.27.09.2018 (Prş.)...

UYAP Entegrasyonu