Somut olayda ise borçlunun icra mahkemesine başvurusunda iflas ödeme emri tebligatına ilişkin tebligat usulsüzlüğü şikayetini ileri sürdüğü, aynı tarihte icra müdürlüğüne verdiği dilekçe ile aynı iddia ile birlikte borca itirazda bulunduğu, icra müdürlüğünce tebligat usulsüzlüğü iddiası ve gecikmiş itirazın mahkemece değerlendirileceğinden bahisle istemin reddedildiği görülmektedir. İflas ödeme emrinin borçluya tebliğinde kanuna aykırı bir işlemde bulunulmuşsa, borçlunun başvuracağı yol İİK'nun 16. maddesinde düzenlenen şikayet yoludur. Zira, İİK’da, 171/3. maddede sayılan nedenler dışında yer alan usulsüz tebliğ şikayeti için de icra dairesine gidileceği yönünde bir hükme yer verilmemiştir. Hal böyle olunca, Bölge Adliye Mahkemesince, borçlunun tebligat usulsüzlüğü şikayeti ve istinaf nedenleri incelenerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile şikayetin İİK'nun 172. maddesi gereğince reddi yönünde hüküm tesisi isabetsizdir....
Borçluların aynı mahkemenin 2015/159 E. - 2015/213 K. sayılı dosyasında ödeme emri tebligatının usulsüzlüğüne yönelik olarak 10.8.2015 tarihinde şikayette bulundukları, bu dosyada mahkemece talebin gecikmiş itiraz olarak değerlendirilerek borçlu ... yönünden itirazın kabulü ile adı geçen yönünden takibin durdurlmasına, diğer borçlular yönünden ise itirazın reddine karar verildiği, mahkeme kararının temyiz aşamasında olup kesinleşmediği görülmektedir. Somut olayda haciz, şikayete konu ödeme emirlerinin tebliğ tarihine göre takibin kesinleşmesinden sonrasına ilişkin ise de; usulsüz tebligat şikayetleri nedeniyle haczin geçerli olup olmayacağı, tebligat usulsüzlüğü şikayeti üzerine verilen kararın kesinleşmesi ile açıklık kazanacaktır....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi.....tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü : Sair temyiz itirazları yerinde değilse de; Alacaklı tarafından borçlu hakkında yapılan genel haciz yolu ile takipte borçlu İcra Mahkemesine başvurursunda usulsüz tebligat şikayeti ile borca itiraz ve gecikmiş itirazda bulunmuş mahkemece yazılı şekilde istemin reddine karar verilmiş hükmü borçlu vekili temyi etmiştir. İİK.'...
mernis adresine yönelik usulsüz tebligata ilişkin açılmış şikayet davası ve gecikmiş itiraz bulunmadığından borçlunun takipten haberdar olduğu kanaatiyle meskeniyet şikayetinin yasal süresinden sonra yapıldığı gerekçesiyle şikayetin usulden reddine karar verildiği görülmektedir....
Borçlu, icra mahkemesine gecikmiş itiraz olarak başvurmuş ise de, dilekçesinde, ödeme emrinin usulsüz tebliğ edildiğini ileri sürdüğünden, başvurunun usulsüz tebligat şikayeti olarak kabulü ve değerlendirmenin buna göre yapılması gerekmektedir. 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun “Tebliğ imkansızlığı ve tebellüğden imtina” başlıklı 21/1. maddesinde; “Kendisine tebligat yapılacak kimse veya yukarıdaki maddeler mucibince tebligat yapılabilecek kimselerden hiçbiri gösterilen adreste bulunmaz veya tebellüğden imtina ederse, tebliğ memuru, tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir ve memurlarına imza mukabilinde teslim eder ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırmakla beraber, adreste bulunmama halinde tebliğ olunacak şahsa keyfiyetin haber verilmesini de mümkün oldukça en yakın komşularından birine, varsa yönetici veya kapıcıya da bildirir....
Şikayete konu takipte, borçlunun, icra müdürlüğüne itiraz tarihi olan 11.08.2014 tarihinde takipten haberdar olduğu, ancak İİK'nun 16/1. maddesinde belirtilen yasal (7) günlük süreyi geçirdikten sonra 21.08.2014 tarihinde icra mahkemesine başvurduğu anlaşılmış olup, bu durumda, mahkemece, usulsüz tebligat şikayetinin süre aşımından reddine karar verilmesi gerekirken, bu konudaki şikayetin esasının incelenmesi doğru olmayıp, Dairemizin anılan konudaki bozma ilamı, maddi hataya dayalı olup usuli kazanılmış hak teşkil etmeyeceğinden, mahkeme kararının belirtilen nedenle bozulması gerekmiştir....
İcra Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 10/03/2015 NUMARASI : 2014/590-2015/125 Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü : Alacaklı tarafından borçlu aleyhine genel haciz yoluyla ilamsız takip başlatıldığı, örnek 7 ödeme emrinin tebliği üzerine, borçlu İcra Mahkemesi'ne yaptığı başvuruda, tebliğ tarihinde Afyonkarahisar ilinde olduğunu, tebligattan 28.11.2014 tarihinde haberdar olduğunu, kusuru bulunmaksızın 7 günlük itiraz süresini kaçırdığını, borcun zamanaşımına uğradığını ve talep edilen faiz miktarının yüksek olduğunu belirterek borca itiraz ettiği, Mahkemece, başvurunun usulsüz tebligat şikayeti olarak nitelendirildiği ve şikayetin kabulü ile tebliğ tarihinin 28.11.2014 olarak düzeltildiği...
CEVAP Alacaklı cevap dilekçesinde; itiraz konusunda süresini kaçırmış olan borçluya gecikmiş itirazda bulunma yetkisinin tanınabilmesi için borçlunun kusuru olmadan, bir engel veya mazeret nedeni ile itiraz etmemiş olmasının gerektiği, tebliğ adresinin geçici olarak kapalı olması ve yetkili/çalışan kimsenin bulunmaması durumunda TK m.12 - 13 hükümlerinin uygulandığı, tebligatın yetkili memurca adresin geçici olarak kapalı ve yan komşuya sorularak muhatabın şehir dışında olduğu tespitinin sağlandığı ve TK m.21/1 göre yapılan tebligatın muhtara teslim edildiği ve haber kağıdının muhatabın kapısına yapıştırıldığı dolayısı ile yapılan tebligatın usulüne uygun yapıldığı beyanıyla açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III....
İcra Hukuk Mahkemesi nezdinde 27/02/2018 tarihli İCRA TAKİBİNE GECİKMİŞ İTİRAZI/ŞİKAYETİ İLE ÖDEME EMRİNİN TEBLİĞ TARİHİNİN 23/02/2018 OLARAK TESPİTİNİ talep ettiği, davacı takip borçlusunun İcra Mahkemesi'ne verdiği dilekçede gecikmiş itiraz deyimini de kullanması HMK'nun 33.maddesi uyarınca hukuki vasıflandırmanın hakime ait olması nedeniyle sonuca etkili olmayıp başvuru bu haliyle yalnızca 7201 sayılı yasanın 32. maddesine dayalı tebligat usulsüzlüğü şikayetidir.(Hukuk Genel Kurulunun 05/06/2001 tarih 2001/12-258 E , 2001/344 K sayılı ilamı). Zira; İİK'nun 65. maddesi gereğince gecikmiş itirazda bulunabilmek için; tebligatın usulüne uygun olarak yapılmış olması, ancak muhatabın bir engel nedeniyle itiraz edememesi gerekir. ... 7. İcra Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasının mahkememize incelenmek üzere gönderilmiş olduğu, İstanbul BAM 22....
in müvekkil şirket adına 06.11.2018 tarihine kadar kısıtlı yetkilerle şirket müdürü olarak tayin edildiğini, müracaat yapılan Ocak 2020 tarihinde söz konusu kişinin şirket yetkilisi olmadığını, yapılan tebligatın usulsüz olduğunu, müvekkili şirketin böyle bir borcunun bulunmadığını beyanla; tebligatın iptaline öğrenme tarihinin 23.03.2021 olarak belirlenmesine, gecikmiş itirazın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili davaya cevap dilekçesinde, davacının iddialarının gerçeği yansıtmadığını yapılan tebligatın usulüne uygun olduğunu beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, ... ve ...'...


