WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 14 Haziran 2026

Öte yandan 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 32. maddesi gereğince tebliğ, usulüne aykırı yapılmış olsa bile muhatabı tebliğe muttali olmuş ise muteber sayılır. Muhatabın beyan ettiği tarih, tebliğ tarihi olarak kabul edilir (HGK 25.01.2006 Tarih ve 2005/2-772 E. 2006/17 K.). Usulsüz tebliğ şikayeti İİK'nın 16/1. maddesi uyarınca yasal yedi günlük süreye tâbi olup, bu sürenin başlangıcı usulsüz tebliğin öğrenildiği tarihtir. Somut olayda, borçlu ...’nun ... adresine gönderilen satış ilanı tebligatının “ adreste kimse bulunamaması üzerine en yakın komşu kapıcı yönetici soruldu... geçici olarak dışarı gittiğini beyan etmesi üzerine......2 nolu haber kağıdı muhatabın kapısına yapıştırıldı. En yakın komşu...haber verildi. İmzadan imtina edilmiştir.” şerhi verilerek 7201 Sayılı Tebligat Kanunu’nun 21/1. maddesine göre tebliğ edilmek istendiği görülmektedir....

Hukuk Genel Kurulu’nun 05.06.1991 tarih ve 1991/12-258 Esas ve 1991/344 Karar sayılı ilamında da açıklandığı üzere; usulsüz tebliğ işlemini öğrenen muhatabın, bu tebliği öğrendiği tarihten itibaren İİK'nun 16/1. maddesinde öngörülen yedi gün içinde şikayet yolu ile tebligatın usulsüzlüğünü, icra mahkemesi önüne getirmesi gerekli olup, usulsüz tebliğ şikayeti yedi günlük süreden sonra yapılırsa icra emri tebliğ işlemi kesinleşir. Somut olayda borçlu vekili tebliğ işleminden 24.09.2013 tarihinde haberdar olduğunu belirterek, İİK'nun 16. maddesinde öngörülen yedi günlük şikayet süresi geçirildikten sonra, 07.10.2013 tarihinde, Mahkemeye tebliğ işleminin usulsüz yapıldığı şikayetinde bulunmuştur Bu durumda Mahkemece, usulsüz tebliğ işlemi şikayetinin yedi günlük süre içinde yapılmadığı ( bu nedenle icra emri tebliği işleminin kesinleştiği de) nazara alınarak, şikayetin süre aşımından reddine karar verilmesi yerine, işin esasının incelenerek yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsizdir....

O halde mahkemece Tebligat Kanunu'nun 32. maddesi uyarınca, borçlunun usulsüz tebliği öğrendiği tarihin tebliğ tarihi olduğuna karar verildikten sonra, bu durumda da şikayetin İİK'nun 16/1. maddesinde öngörülen (7) günlük yasal sürede olduğunun kabulü ile işin esasının incelenmesi gerekirken, tebligat usulüne uygun kabul edilerek istemin süre aşımı nedeniyle reddi isabetsizdir. SONUÇ : Borçlunun temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 19.04.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi....

Takip dosyası içeriğine göre, borçlu ... hakkında 08.07.2014 tarihinde ilamsız takibe başlandığı, örnek 7 nolu ödeme emrinin 21.07.2014 günü tebliğ edilmesinin ardından adı geçen borçlunun, vekili Av. ... aracılığı ile 23.07.2014 günü borca kısmen itiraz etmesi üzerine takibin icra müdürlüğünce kısmen durdurulduğu, kısmen duran ve 2.400 TL miktar üzerinden devam eden takibe rağmen, alacaklı vekilinin bu defa 29.06.2015 tarihinde tekrar takip talebinde bulunarak borçlu asil adına yeni ödeme emri tebliğ ettirdiği, söz konusu tebligatın ise 07.07.2015 günü borçluya tebliğ edildiği anlaşılmaktadır. Borçlu vekili ise 07.07.2015 günü yapılan tebligat üzerine şikayette bulunmuştur. İcra dosyasında borçlunun vekili ile borca itiraz etmesi nedeniyle, takipte vekille temsil edildiğinden, ödeme emri tebligatının vekile yapılması gerekir....

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda ayrıntılı olarak açıklandığı üzere; 1.Asıl davanın ve birleşen-- Asliye Ticaret Mahkemesinin -- Esas, birleşen--Asliye Ticaret Mahkemesinin-- birleşen --- Esas sayılı davaların ayrı ayrı reddine, ASIL DAVADA: 2-Başlangıçta peşin olarak alınan--harcın alınması gerekli olan -- harçtan mahsubu ile fazla alınan --- karar kesinleştiğinde ve istem halinde davacıya iadesine, 3-Davacı tarafın yargılama sırasında yapmış olduğu masrafların kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı tarafından yargılama sırasında yapılan posta ve tebligat gideri --- bilirkişi ücretleri --- olmak üzere toplam ---davacı taraftan alınarak davalıya verilmesine, 5-Davalı taraf yargılama sırasında kendini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T 'nin 13/4 maddesi uyarınca --- avukatlık ücretinin davacı taraftan alınarak davalıya verilmesine, Birleşen ---....

a 4.1.2021 tarihinde tebliğ edildiği, tebligatın TK 21/1 maddesine göre yapılmaya çalışıldığı, ancak muhatap borçlu Yunus'un adresten geçici olarak ayrıldığı hususu tebligat tutanağına yazılmadan tebligatın yapılması nedeniyle usulsüz olduğu, 25.1.2021 tarihli duruşmada ...'...

tarihin tebliğ tarihi sayılacağı, usulsüz tebligatı öğrenen muhatabın tebliği öğrendiği tarihten itibaren 7 gün içerisinde İİK 16/1 maddesi kapsamında İcra Mahkemesine usulsüz tebligat sebebiyle şikayet yoluna başvurması ve aynı süre içerisinde icra dosyasına usulsüz tebligat ve yeni muttali olma tarihi belirtilerek itiraz dilekçesi sunması gerekmektedir....

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlali HÜKÜM : Mahkumiyet Dosya incelenerek gereği düşünüldü; Yokluğunda verilen hükmün sanığa tebliğine ilişkin 19/01/2016 tarihli tebligat parçasında, gerekçeli kararın muhatabın kendisine tebliğ edildiği ifade edilmiş ise de; dosyada sadece fotokopisi bulunan tebligat parçasında yer alan muhatap imzasının, sanığın dosyada mevcut imzalarına benzemediği dikkate alındığında ve sanığın bahse konu tebligattaki imzanın kendisine ait olmadığı yönündeki şikayeti üzerine Erdek Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında anılan tebligat parçası aslının soruşturmaya esas olmak üzere işbu temyize konu yargılama dosyasından alınıp anılan soruşturma dosyası içine konulduğu, ancak anılan soruşturmanın akıbetiyle ilgili dosyaya yansıyan bir bilgi yahut belgenin bulunmadığı ve sanığın temyiz talebinden sonra ölmüş olduğu anlaşılmakla; sanığın eski hale getirme ve temyiz dilekçesinde...

Somut olayda, temyizen incelenmesi istenen karar, tebligat usulsüzlüğüne ilişkin şikayetin yasal süre aşımından reddine ilişkin olup, anılan kararın temyiz kabiliyeti bulunmamaktadır....

Tebliğ işleminin usulsüzlüğü iddiasının yasal dayanağı İİK'nun 16. maddesi olup, bu yöndeki şikayetin, aynı maddenin 1. fıkrası uyarınca usulsüz tebliğ işleminin öğrenildiği tarihten itibaren 7 gün içerisinde icra mahkemesine yapılması zorunludur. 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 32. maddesine göre; “Tebliğ usulüne aykırı yapılmış olsa bile, muhatabı tebliğe muttali olmuş ise muteber sayılır. Muhatabın beyan ettiği tarih, tebliğ tarihi addolunur” denilmektedir. Somut olayda, şikayetçiye 89/2 haciz ihbarnamesinin 23/05/2016 tarihinde, 89/3 haciz ihbarnamesinin ise 12/08/2016 tarihinde Tebligat Kanunu’nun 21/2. maddesine göre tebliğ edildiği anlaşılmaktadır. Şikayetçi vekili her ne kadar usulsüz tebliğ işleminden 09.08.2017 tarihinde haberdar olduklarını belirtip 16.08.2017 tarihinde mahkemeye başvurmuş ise de tebliği gerçekleşen ikinci ve üçüncü haciz ihbarnamesi tebliğlerinin usulsüz olduğuna ilişkin bir şikayetinin olmadığı görülmüştür....

UYAP Entegrasyonu