WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 03 Haziran 2026

"İçtihat Metni"Daire : DÖRDÜNCÜ DAİRE Karar Yılı : 1986 Karar No : 4141 Esas Yılı : 1985 Esas No : 1209 Karar Tarihi : 23/12/986 VERGİ İLE İLGİLİ TEBLİGATIN YAPILMASINDAKİ USULSÜZLÜĞÜN, TEBLİGAT KONUSU İŞLEMİN DAVA KONUSU EDİLMESİ HALİNDE DAVADA İLERİ SÜRÜLEBİLECEĞİ VE İDARENİN BİLGİ VERME NİTELİĞİNDEKİ YAZISININ İDARİ DAVA KONUSU OLAMIYACAĞI HK....

Hukuk Dairesi'nin 2018/3109 Esas -2019/554 Karar sayılı ilamı ile yerel mahkeme kararında da hüküm altına alındığı üzere "ŞİKAYETİN KABULÜ İLE USULSÜZ OLARAK YAPILAN TEBLİGATIN İPTALİNE, TEBLİĞ TARİHİNİN 23/02/2018 OLARAK TESPİTİNE" fakat yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılması ve vekalet ücreti ile ilgili olarak davacı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına karar verilmiş olduğu tespit edilmiştir. Tüm dosya kapsamından usulsüz tebligata ilişkin ... 7. İcra Hukuk Mahkemesi'nde ...Esas sayılı dosyasında davalının takip borçlusunun açmış olduğu davada, yerel mahkemece şikayetin kabulü ile usulsüz olarak yapılan tebligatın iptaline, tebliğ tarihinin 23/02/2018 olarak tespitine karar verilmiş olmakla, İstanbul BAM 22....

Özel Dairece, ödeme emri tebliğinin usulsüzlüğünün borçlu tarafından ileri sürülmediği ve tebliğ işleminin de usulüne uygun yapıldığı kabul edilerek, yasal süre geçirildikten sonra yapılan itirazın süre aşımı nedeniyle reddi gereğine işaretle hüküm bozulmuş; Mahkeme ise, borçlunun takipten haricen haberdar olduğu yönündeki beyanının tebliğ işleminin usulsüzlüğü iddiasını da içerdiği ve ödeme emrinin tebliğinin usulsüz olduğu gerekçeleriyle önceki kararında direnmiştir. Görüldüğü üzere; borçlu tarafından borcun itfa edildiği gerekçesiyle takibin iptali istemiyle yapılan itirazda, tebligatın usulsüzlüğüne ilişkin iddianın varlığı Mahkemece kabul edilmiş olmasına karşın, Özel Daire'ce ödeme emri tebliğinin usulsüzlüğünün iddia edilmediği benimsenmiştir....

Tebligat Kanununun 32.maddesinde usulsüz tebligatta muhatabın beyan ettiği tarihin tebliğ tarihi olarak kabul edileceği hükme bağlandığı cihetle süre def'i yerinde görülmeyerek temyiz istemi süresinde kabul edilmiştir. Davacı, mülkiyeti Özel İdare Müdürlüğü'ne ait olup, taşınmaz üzerine inşa ettiği yapının 2805 sayılı yasa kapsamında kaldığından bahisle tarafına tahsis edilmesi yolundaki istemini reddeden İl Daimi Komisyonunun kararının iptali istemiyle dava açmış, İdare Mahkemesince ... sayılı kararla, uyuşmazlık konusu yerin konut alanı içinde kaldığının Belediye İmar Müdürlüğünce bildirilmesi karşısında uyuşmazlığın 2805 sayılı yasa uyarınca çözümleneceği gerekçesiyle işlem iptal edilmiş olup davalı idare tarafından bu kararın temyizen bozulması istenilmektedir....

Islah dilekçesi daha önce tebligat yapılan adresten tebligatin dönmesi üzerine Ticaret Sicil Müdürlüğünden bildirilen ... Ada No:... Parsel no: 30 Pafta no: Merkez ... 1. Bölge Merkez/ ... adresine Tebligat Kanunu .... maddeye göre yapılmıştır. Gerekçeli karar ise icra takibi ile davadan haberdar olduğunu belirten davalının dosyaya bildirdiği adrese yapılmış ve söz konusu tebligat davalının vekiline usulüne uygun olarak tebliğ edilmiştir Davalının temyiz dilekçesinin ekinde sunduğu İl Valilik yazısı ve yargı kararlarında Özel Üniversal ... Hastanesinin faliyetinin 17.09.2013 tarihi itibari ile süresiz durdurulduğu anlaşılmıştır. Dosya içeriğindeki delillere göre, davalı şirketin işlettiği ...’daki hastanenin dava dilekçesi ve tensip tutanağının tebliğinden önceki bir tarih olan 17.09.2013 tarihinde kapatıldığı anlaşıldığına göre, bu adrese yapılan tebligatlerin usulsüz olduğu açıktır....

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : 3167 Sayılı Kanuna Muhalefet HÜKÜM : Mahkumiyet Dosya incelenerek gereği düşünüldü; Sanığa, hükmün, evvelce hiç tebligat yapılmamış olan adresine 7201 Sayılı Tebligat Kanununun 35.maddesine göre tebliğ edildiği ve tebligatin bu nedenle usulsüz olduğu anlaşıldığından; temyiz isteminin öğrenme üzerine ve süresinde olduğu kabul edilip, yapılan temyiz incelenmesinde; 20.12.2009 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5941 sayılı "Çek Kanunu" ile 3167 sayılı "Çekle Ödemelerin Düzenlenmesi ve Çek Hamillerinin Korunması Hakkında Kanun" yürürlükten kaldırılmış, dava konusu suçun unsurları ve yaptırımları farklı biçimde yeniden düzenlenmiş olduğundan; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 2 ve 7.maddeleri de gözetilerek, sanığın hukuksal durumunun bu kapsamda tekrar değerlendirilip belirlenmesinde zorunluluk bulunması, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan...

a yapılan tebligatin usul ve yasaya uygun olmadığı anlaşılmıştır. Bu durumda; ...'na çekişmesiz bedelin yapılan tebligatın usulsüz olduğu gözetilerek, adı geçen şahsa çekişmesiz kamulaştırma bedelinin ödenip ödenmediği araştırılıp, çekişmesiz bedelin ödenmesi halinde usulsüz tebligatın geçerli hale geleceği, ödenmemiş olması halinde ise geçersiz olacağı gözetilerek hüküm kurulması gerektiği düşünülmeden ...'na ödeme hususu araştırılmadan eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması, Doğru görülmemiştir. Davalı idare vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle H.U.M.K.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine ve temyize başvurma harcının Hazineye irad kaydedilmesine, 19/10/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi....

E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nda hükümlü olduğu anlaşılmakla; 24/04/2009 tarihli tebligatin usulsüz ve 21/09/2017 tarihli temyiz dilekçesinin süresinde olduğunun kabulüyle yapılan incelemede; Başka suçtan aynı yargı çevresindeki cezaevinde hükümlü olduğu anlaşılan sanık ...’a duruşmadan vareste tutulma hakkının hatırlatılmadığı ve vareste tutulma talebi de bulunmadığı halde ilk derece mahkesince hükmün açıklandığı 12.03.2009 tarihli son oturumda hazır bulundurulmadan hükümlülüğüne karar verilmesi suretiyle 5271 sayılı CMK'nın 196 ve 289/1-h maddelerine aykırı davranılarak savunma hakkının kısıtlanması, Bozmayı gerektirmiş, sanık ...’ın temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, açıklanan nedenlerle diğer yönleri incelenmeksizin tüm hükümlerin tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 20/10/2021 gününde oy birliğiyle karar verildi....

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Bilişim suçu HÜKÜM : Mahkumiyet Gereği görüşülüp düşünüldü: Yokluğunda 03.02.2011 tarihli mahkumiyet hükmünün 25.03.2011 tarihinde yapılan tebligatın ilk olarak bilinen en son adresine tebliğe çıkartıldığı ancak bu adreste taşındığından bahisle tebligatin iade edilmesi üzerine mahkemece daha önce usulüne uygun tebligat yapılmamış olan bu adrese tekrar 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 35. maddesine göre tebliğ edildiği, yapılan tebliğ işleminin usulsüz olduğu anlaşılmakla sanığın eski hale getirme ve temyiz talebi süresi içerisende kabul edilerek yapılan incelemede; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 7, 5252 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 9. maddeleri karşısında; sanığa yüklenen suçun yasa maddesinde öngörülen cezanın türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK.nun 102/4. ve 104/2. maddelerinde belirlenen 5 yıllık olağan...

Kapalı ceza infaz kurumuna sevk edildiğinin bildirildiği anlaşılmakla; cezaevinde bulunan sanığa yapılan 19/02/2004 tarihli tebligatin usulsüz olduğu, sanığın öğrenme üzerine verdiği eski hale getirme ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede; Somut olayda, sanığın gece vakti müştekiye ait eve girerek saat, ziynet eşyası ve para çalması şeklindeki eylemine uyan 765 sayılı TCK'nın 493/1, 522, 102/3, 104/2. maddelerine göre 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK'nın aynı suça uyan 142/1-b, 143, 66/1-e, 66/2 ve 67/4. maddelerinin ayrı ayrı ve bir bütün olarak uygulanması sonucu, anılan Yasanın 7/2, 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddeleri ışığında, zamanaşımı bakımından 765 sayılı yasa hükümlerinin sanık yararına olması ve aynı Yasanın 102/3 ve 104/2. maddelerine göre maddelerinde öngörülen 15 yıllık uzayan dava zamanaşımının, suç tarihi olan 11/05/2002 gününden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması, Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz istemi...

UYAP Entegrasyonu