WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 06 Haziran 2026

Oluşa ve tüm dosya içeriğine göre; suça sürüklenen çocuk hakkında, hırsızlık suçundan yokluğunda 09.11.2010 günü verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının suça sürüklenen çocuğun savunmasında bildirdiği adresine tebligat çıkarılmasına rağmen 07.01.2011 tarihinde muhatap ismen tanınmadığından bahisle iade edildiği, bila tebliğ iade edilmesi üzerine MERNİS adresinin araştırılması gerekirken daha önceden tebligat yapılmayan bir adrese doğrudan Tebligat Kanunu'nun 35. maddesine göre gerekçeli kararın tebliğ edildiği bu nedenle de bu tebligatın usulsüz olduğu, bu usulsüz tebligat sonrasında da kesinleştirme işleminin yapıldığı anlaşılmakla, yapılan bu usulsüz tebligat nedeniyle 09.11.2010 tarihli hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın kesinleşmediği, bu kararın usulüne uygun olarak kesinleşmemesi halinde denetim süresinin başlamasının da söz konusu olamayacağı ve 5271 sayılı CMK'nın 231/11. maddesi uyarınca hükmü açıklama koşullarının oluşmadığı bu nedenle usulsüz...

kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, borçlu ... .....A.Ş'nin usulsüz tebligat şikayetinin kabulüne, şirkete gönderilen ödeme emrinin tebliğ tarihinin, öğrenme tarihi olan 17/08/2020 tarihi olarak düzeltilmesine, şirket hakkında gerçekleştirilen daha önceki takip işlemlerinin yok hükmünde sayılmasına, diğer borçluların usulsüz tebligat şikayetinin süreden reddine ve yerinde görülmeyen istinaf başvurularının ayrı ayrı reddine, karar verildiği görülmektedir. 7201 sayılı Kanun'un 32.maddesi gereğince tebliğ, usulüne aykırı yapılmış olsa bile, muhatabı tebliğ işleminden haberdar olmuş ise geçerli sayılır....

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Sultanbeyli İcra Hukuk MahkemesiTARİHİ : 19/06/2007NUMARASI : 2007/99-2007/124 Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü :Mahkemece kısa kararda ".... usulsüz tebligat nedeniyle gecikmiş itirazın kabulü ile takibin durdurulmasına..." gerekçeli kararda ise "... tebligatın usulsüz olması nedeni ile ve davacı tarafta gecikmiş itiraz olarak kabulünü talep ettiğinden tebligat usulsüz olması nedeni ile tebligatın iptaline ve tebligatın öğrenme tarihinin tebligat tarihi olarak kabulüne...." şeklinde karar verilerek kısa kararla gerekçeli karar arasında çelişki yaratılmıştır....

Usulsüz tebligat şikayetine yönelik temyiz itirazlarına gelince; Takip borçlusu şirket vekili İcra Mahkemesine başvurusunda, örnek 6 icra emri tebligatının usulsüz olduğunu belirterek, tebligatın usulsüzlük nedeniyle iptalini talep etmiş; bu dosya ile birleştirilen şikayet dosyası ile de kıymet takdiri tebligatının usulsüzlüğü şikayeti ve kıymet takdirine itirazda bulunmuştur. Mahkemece şirketin daimi işçisi Raif Demir adına tebliğ edilen icra emri ve kıymet takdir tebligatlarının Tebligat Kanunu'nun 12. ve 13. maddeleri gereğince usulsüz olduğu kabul edilerek kıymet takdir itirazı incelenmiş, bu husustaki itirazın reddine karar verilmiştir. 7201 sayılı Kanun'un 32. maddesi gereğince tebligatın usulsüz olması halinde muhatabı tebliğden haberdar olmuş ise muteber sayılır. Muhatabın beyan ettiği tarih tebliğ tarihi olarak kabul edilir....

Ödeme emri tebliğ işleminin usulsüz olduğu iddiası İİK.nun 16. maddesi kapsamında şikayet olup açıkça ve delilleriyle ileri sürülmesi gerekir (HGK'nun 27.01.2010 tarih 2009/12-539 E.,2010/16 sayılı kararı). Somut olayda borçlunun icra mahkemesine verdiği dilekçesinde kendisine gönderilen ödeme emri tebligatının usulsüz olduğuna dair açık bir iddiası bulunmamaktadır. Şikayet dilekçesinde yer alan: "ödeme emrinin muhtara bırakıldığı, ödeme emrinden 21.09.2015 tarihinde haberdar olunduğu" şeklindeki beyanlar usulsüz tebligat şikayeti olarak yorumlanamaz. Zira tebligat usulsüzlüğü ayrıca, açıkça ve delilleriyle ileri sürülmüş değildir. O halde yöntemine uygun olarak açıkça ve delilleriyle ileri sürülen bir tebligat usulsüzlük şikayeti bulunmadığı halde mahkemece hukuki tavsifte hataya düşülerek 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 32. maddesi uygulanmak suretiyle tebliğ tarihinin düzeltilmesi yönünde hüküm tesisi isabetsizdir....

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının bozulmasını mutazammın 20/06/2017 tarih, 2017/4227-9644 sayılı daire ilamının müddeti içinde tashihen tetkikinin alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü : Alacaklı tarafından genel haciz yolu ile başlatılan ... icra takibinde; borçlunun icra mahkemesine başvurusunda, örnek 7 ödeme emrinin usulüne uygun olarak tebliğ edilmediğini ileri sürerek usulsüz tebligat şikayetinde bulunduğu, mahkemece; tebliğ işlemlerinde usule aykırılık bulunmadığından usulsüz tebligat şikayetinin reddine karar verildiği; anılan kararın alacaklı tarafça temyizi üzerine Dairemizce; usulsüz tebligat şikayetinin kabulü ile 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 32. maddesi uyarınca borçlunun...

(Borçlunun, kendisine gönderilen ödeme emri tebliğ işleminin usulsüz olduğunu ileri sürerek, tebliğ tarihinin düzeltilmesi ve bu tarihe göre icra dosyasına yaptığı itirazın süresinde olması nedeniyle takibin durdurulması istemiyle icra mahkemesine başvurması “şikayet” niteliğindedir. İİK’nun .../.... maddesi gereğince, şikayetin, öğrenme tarihinden itibaren yedi günlük sürede yapılması zorunludur HGK. 05.06.1991 tarih ve 1991/...-258 E., 1991/344 K.). Buna göre somut olayda her ne kadar borçluya yapılan tebligat usulsüz ise de, borçlu vekili, öğrenme tarihi olarak 04.....2015 tarihini bildirmiş olup, ........2015 tarihinde icra mahkemesine yapılan şikayet yasal yedi günlük süreden sonradır. O halde mahkemece usulsüz tebligat şikayetinin süre aşımından reddi gerekirken, yazılı gerekçe ile kabulü yönünde hüküm tesisi isabetsizdir....

Borçlular vekili takip dosyasına sunduğu 22.03.2016 tarihli itiraz dilekçesinde, tebligatın usulsüz olduğunu, usulsüz tebligattan 15.03.2016 tarihinde haberdar olduklarını ifade ettiğine ve mahkemece, borçlulara yapılan tebliğ işleminin usulsüz olduğu kabul edildiğine göre, Tebligat Kanunu'nun 32. maddesi uyarınca tebligat tarihinin öğrenme tarihi olan 15.03.2016 olarak düzeltilmesine karar verilmesi gerekirken, şikayet tarihinin öğrenme tarihi olarak kabulü isabetsiz olup, kararın belirtilen nedenle bozulması gerekir ise de, yapılan bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını zorunlu kılmadığından kararın düzeltilerek onanması gerekmiştir. SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile... 2....

Mahallesi .../... adresine TK. 35'e göre hükmün tebliğ edildiği, aynı şekilde hüküm, davalı ... ...’a ... köyü .../... adresinde TK. 35'e göre tebliğ edilmiş ise de davalıya daha önce bu adreste tebligat yapılmadığı, dava dilekçesinin farklı bir adreste tebliğ olunduğu bu nedenle yapılan tebligatların usulsüz olduğu, Davalılar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... adına hükmün tebliği için çıkarılan tebligatlar Tebligat Kanununun 16. ve 20. maddeleri göndermesi ile 21. maddesine göre yapılmış ise de tebligat parçalarında haber verilen komşunun imzasına rastlanmadığı gibi imzadan imtina ettiğine dair şerh de bulunmamakta olup adı geçen davalılara yapılan tebligatların da usulsüz olduğu, Davalılar ... ve ...’a hüküm Tebligat Kanunun 21. maddesine göre tebliğ edilmiş ise de tebligat parçalarında haber verilen komşunun imzasına rastlanmadığı gibi imzadan imtina ettiğine dair şerh de bulunmamakta olup yapılan tebligatların usulsüz olduğu, anlaşılmakla yukarıda adı geçen davalılara...

Usulsüz tebliğ şikayeti İİK'nun 16/1. maddesi uyarınca yasal yedi günlük süreye tâbi olup, bu sürenin başlangıcı usulsüz tebliğin öğrenildiği tarihtir. Somut olayda, ödeme emrinin tebliğine ilişkin tebligat evrakında sadece adresin başında “mernis adresi” ibaresinin yazılı olduğu, bu şerh dışında “adresin muhatabın adres kayıt sistemindeki yerleşim yeri adresi olduğu belirtilerek bu adrese TK'nun 21/2.maddesi uyarınca tebligat yapılacağına dair meşruhat” bulunmadığı, arkadaki şerhe göre de T.K'nun 21/2.maddesi gereğince yapılan tebligatın bu hali ile usulsüz olduğu anlaşılmaktadır. Mahkemenin tebligatın usulüne uygun olduğu yönündeki gerekçesi yerinde değildir....

UYAP Entegrasyonu