İcra Müdürlüğünün 2015/526 Talimat sayılı dosyasında şikayetçi borçluya 3 adet satış ilanı tebliğ edildiği görülmüştür. Şikayetçi borçlu şikayet dilekçesinde tebligatların usulüne uygun şekilde yapılmadığını iddia etmiş ise de, hangi tebligatın usulüne uygun olmadığını belirtmediği gibi kendisine mi yoksa diğer ilgililere yapılan tebligatın mı usulsüz olduğunu da açıkça yazmadığı, yalnızca kendisine yapılan usulsüzlüğü ileri sürebileceği ve bunu ileri sürerken de hangi işlemin usulsüz olduğunu açıkça belirtmesi gerektiği, mahkemece bu husus gözetilmeksizin şikayet eden borçluya çıkarılan satış ilanı tebligatlarının usulsüzlüğünden bahisle ihalenin feshine karar verildiği görülmekle, tebligat usulsüzlüğü hususundaki itirazın açıkça yapılmadığı bir dilekçeye dayalı olarak mahkemece yazılı şekilde karar verilmesi isabetsizdir....
Galeri yediemin otoparkına çekildiği, davacının şikayet dilekçesinde söz konusu aracın yediemin sıfatı ile kendisine teslim edilmesini istediği anlaşılmaktadır. Bu durumda, davacının talebi yalnızca Şavşat İcra müdürlüğünce yapılan söz konusu aracdaki yedieminliğin usulsüz olduğuna ilişkin şikayet olup, iptali istenen işlemin Şavşat İcra Müdürlüğünce yapıldığı anlaşılmakla, bu talebi incelemeye yetkili mahkeme, Şavşat İcra Hukuk Mahkemesidir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; HUMK.’nun 25. ve 26. maddeleri gereğince Şavşat icra Hukuk Mahkemesinin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE, 04.03.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi....
Galeri yediemin otoparkına çekildiği, davacının şikayet dilekçesinde söz konusu aracın yediemin sıfatı ile kendisine teslim edilmesini istediği anlaşılmaktadır. Bu durumda, davacının talebi yalnızca Şavşat İcra müdürlüğünce yapılan söz konusu aracdaki yedieminliğin usulsüz olduğuna ilişkin şikayet olup, iptali istenen işlemin Şavşat İcra Müdürlüğünce yapıldığı anlaşılmakla, bu talebi incelemeye yetkili mahkeme, Şavşat İcra Hukuk Mahkemesidir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; HUMK.’nun 25. ve 26. maddeleri gereğince Şavşat icra Hukuk Mahkemesinin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE, 04.03.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi....
Davacının dava dilekçesindeki açıklamalarından davanın davacının finansal kiralama sözleşmesi ile kiraladığı makinenin Finansal Kiralama Kanunun 9 ve 17/1 maddesine göre haczin mümkün olmadığı ve yapılan haczin anılan madde gereğince usulsüz olduğuna ilişkin sikayet niteliğindedir. Bu anlamda dava şikayet istemine ilişkin olmakla birlikte mahkemece hatalı nitelendirme ile istihkak davası olarak görülmesi hatalı olmuştur. Ancak hacizli makinenin finansal kiralama sözleşmesi kapsamında kaldığı ve haczin kaldırılmasına karar verildiğinden sonuç itibari ile karar yerinde olmuştur. Dava şikayet istemine ilişkin olduğundan, davacı lehine maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, nisbi vekalet ücretine hükmedilmesi usul ve yasaya aykırdır. Ne var ki, bu yanlışlıkların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirir nitelikte görülmediğinden, 6100 Sayılı HMK'nin geçiçi 3/2 maddesi delaletiyle 1086 sayılı HUMK'nin 438/7 maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanması gerekmiştir....
ya Tebligat Kanununun 21. maddesine göre tebliğ edildiği anlaşılmaktadır. Tebligat Kanununun 21 inci maddesine göre, muhatap veya adına tebligatı kabule kanunen yetkili kimseler adreste yok ise tebliğ imkansızlığının söz konusu olduğu bu durumda tebliğ memuru soruşturma işlemini yapmalıdır. Zira Tebligat Kanununun 21 inci maddesine göre kapıya yapıştırma tarihinin tebliğ tarihi kabul edilebilmesi için muhatap sadece tebligatın yapılacağı sırada adreste bulunmamalı ve fakat tevziat saatlerinden sonra o adrese geleceği belirli olmalıdır. (HGK. 13.10.1965 tarih ve 2/793-360; 16.09.1981 tarih ve 7/2371-604) Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmelik'in 30. maddesinde göre, "...Tebliğ memurunun, adreste bulunmama sebebini bilmesi muhtemel komşu, yönetici, kapıcı, muhtar, ihtiyar heyeti veya meclisi üyeleri, kolluk amir ve memurlarından araştırarak beyanlarını tebliğ mazbatasına yazıp imzalatması, imzadan çekinmeleri halinde bu durumu yazarak imzalaması gerekir." Somut olayda, ...'...
İhalenin feshini isteyen şikayetçi borçluya satış ilanının “oğlu ..." imzasına tebliğ edildiği açıklaması ile Tebligat Kanunu'nun 16. maddesine göre tebliğ edildiği anlaşılmaktadır. Satış ilanının anılan yasal düzenleme ve yönetmelik hükmü uyarınca muhatap borçlunun adreste bulunup bulunmadığı tespit edilmeksizin aynı konutta oturan oğluna tebliğ edilmesi usulsüzdür. İİK'nun 127. maddesi gereğince, satış ilanının bir örneği borçluya tebliğ edilmelidir. Borçluya satış ilanının tebliğ edilmemiş olması veya usulsüz tebliğ edilmesi Dairemizin süreklilik arzeden içtihatlarına göre başlı başına ihalenin feshi sebebidir. O halde mahkemece, satış ilanının usulsüz tebliği sebebiyle de şikayetin kabulü ile ihalenin feshine karar verilmesi gerekirken, sadece yazılı gerekçeyle istemin kabulüne ve ihalenin feshine karar verilmesi isabetsizdir....
Yargıtay’ca incelenmesi istenen karar bu maddelerle tespit edilen kararlar arasına girmeyip kesin nitelikte bulunduğundan temyiz dilekçesinin (REDDİNE), 2-Şikayetçi borçlunun icra emri tebliğ işleminin usulsüz olduğuna yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; Alacaklı tarafından borçlu aleyhine ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla ilamlı takip başlatıldığı, borçlunun, şikayet yoluyla icra mahkemesine yaptığı başvuruda; örnek 6 icra emrinin tebliğ edildiği adresin diğer takip borçlusu ...... Ltd. Şti.'nin adresi olup kendisine ait olmadığını, kendisinin başka bir adreste oturduğunu ve bu suretle icra emri tebliğinin usulsüz olduğunu ileri sürerek tebliğ tarihinin düzeltilmesini talep ettiği, mahkemece, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu, 07.10.2003 tarihli imza sirkülerinde yazılı adresin borçlunun bilinen son adresi sayılacağı ve bu adrese yapılan tebliğ işleminin de usule uygun olduğu gerekçesiyle şikayetin reddine karar verildiği anlaşılmaktadır....
İİK'nun 127. maddesi gereğince taşınmaz satışlarında, satış ilanının bir örneği borçluya tebliğ edilmelidir. Borçluya satış ilanının tebliğ edilmemiş olması veya usulsüz tebliğ edilmesi başlı başına ihalenin feshi sebebidir....
"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi ŞİKAYETÇİ : ŞİKAYET OLUNAN : Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün değiştirilerek ve düzeltilerek onanmasına ilişkin olarak 19. Hukuk Dairesinin 27.10.2010 tarih ve 2010/8098-12136 E-K. sayılı ilamının karar düzeltme yoluyla incelenmesi şikayet eden tarafından istenilmekle, dosya incelendi, gereği görüşüldü: - KARAR - Şikayet eden vekili, sıra cetveline 24.09.2009 tarihinde muttali olduklarını, müvekkil alacağının kamu alacağı olduğunu bu nedenle paranın, şikayet edilen ile garameten paylaştırılması gerektiğini ileri sürerek, tebliğ tarihinin 24.09.2009 olarak düzeltilmesine, sıra cetvelinin iptaline karar verilmesini talep etmiştir. Şikayet edilen davanın reddini savunmuştur....
Borçlunun kendisine gönderilen ödeme emri tebliğ işleminin usulsüz olduğunu ileri sürmesi, İİK'nun 16. maddesi anlamında bir "şikayet" olup, aynı maddenin 1. fıkrası gereğince borçlunun bu şikayetini, işlemi öğrenme tarihinden itibaren 7 günlük sürede icra mahkemesine yapması gerekir. Hukuk Genel Kurulu'nun 05.06.1991 tarih ve 1991/12-258 Esas - 1991/344 Karar sayılı ilamında da vurgulandığı üzere, seçilen takip şekline göre, borçlunun, icra dairesine itiraz etmesinden ayrı olarak yedi günlük şikayet süresi içinde tebliğ tarihinin düzeltilmesi için icra mahkemesine başvurması zorunludur....


