"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki sıra cetveline şikayetin yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı şikayetin kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde şikayet olunan şirket vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. -K A R A R- Şikayetçi vekili, şikayet olunan ...’un iflasa tabi kişilerden olmamasına rağmen iflas yoluyla kambiyo senetlerine mahsus iflas yoluyla takip yapıldığını, müvekkilinin alacaklı olduğu takibin icra emrinin tebliğ edildiği gün, şikayet olunanların taraf olduğu takipteki ödeme emrinin icra müdürlüğünde borçluya tebliğ edildiğini, aynı tarihte borçlunun İİK’nundaki sürelerden feragat ederek sıra cetveline konu aracına haciz konulduğunu, bu haczin usulsüz olduğunu, şikayet olunanlar arasında muvazaa olduğunu ileri sürerek, sıra cetvelinin iptaline karar verilmesini talep etmiştir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Isparta İcra Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 21/10/2014 NUMARASI : 2014/516-2014/483 Uyuşmazlık, icra takibinde tebliğ edilen ödeme emrinin usulsüz tebliğ edildiğinden bahisle, ödeme emrinin tebliğ tarihinin şikayet yolu ile düzeltilmesi istemine ilişkindir. Uyuşmazlığın bu niteliğine göre temyiz incelemesi dairemizin görevi dahilinde olmayıp Yargıtay 12.Hukuk Dairesine ait olduğundan dosyanın adı geçen Daire Başkanlığına gönderilmesine, 23/02/015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....
ya 03.08.2014 tarihinde tebliğ edildiği, alacaklının borçlu ... yönüyle takibin kesinleştiğini belirterek haciz talebinde bulunduğu, icra müdürlüğünce ödeme emrinin usulsüz tebliğ edildiği ve takibin kesinleşmediği gerekçesiyle haciz talebinin reddedildiği, vaki şikayet üzerine mahkemenin icra müdürlüğü işleminin yerinde olduğunu belirterek şikayetin reddine karar verdiği anlaşılmaktadır. İcra müdürünün ödeme emrinin borçluya usulüne uygun olarak tebliğ edilmemiş olduğunu kendiliğinden gözeterek, alacaklının haciz talebini reddetme yetkisi bulunmamaktadır. Tebligat Kanunu'nun 21. maddesine göre borçluya yapılan tebligatın yasaya uygun olup olmadığını tespit ve takdir yetkisi borçlu tarafından şikayet yoluna başvurulduğu takdirde icra mahkemesine ait olup, icra müdürünün böyle bir yetkisi yoktur. Borçlunun usulsüz tebligat şikayeti bulunmadığına göre, mahkemece istemin kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle istemin reddi yönünde hüküm tesisi isabetsizdir....
Somut olayda; meskeniyet iddiasında bulunulan taşınmazın 10.05.2013 tarihinde haczedildiği, haczin borçluya 103 davetiyesi ile 25.02.2014 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun 30.04.2014 tarihinde haczedilmezlik şikayeti ile icra mahkemesine başvurduğu anlaşılmaktadır. Taşınmaz haczine ilişkin 103 davetiyesinin usulsüz tebliğ edildiğine yönelik şikayet de İİK'nun 16/1. maddesine göre 7 günlük süreye tabidir. Borçlu meskeniyet şikayet dilekçesinde açıkça 103 davetiyesinin usulsüz tebliğ edildiği yönünde bir iddiada bulunmamış, süresinden sonra 19.06.2014 tarihli duruşmadaki beyanı ile tebligatın usulsüzlüğünü ileri sürmüştür. O halde mahkemece meskeniyet şikayetinin süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken işin esasının incelenerek yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir....
Ödeme emri tebliğ işleminin usulsüzlüğü iddiasının yasal dayanağı İİK'nun 16. maddesi olup, bu yöndeki şikayet, aynı maddenin 1. fıkrası uyarınca usulsüz tebliğ işleminin öğrenildiği tarihten itibaren 7 günlük sürede yapılmalıdır (HGK. 05.06.1991 tarih ve 1991/12-258 E., 1991/344 K.). 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 35. maddesinin 1. fıkrasına göre; "Kendisine veya adresine Kanunun gösterdiği usullere göre tebliğ yapılmış olan kimse, adresini değiştirirse, yenisini hemen tebliği yaptırmış olan kaza merciine bildirmeye mecburdur....
Muhatabın beyan ettiği tarih, tebliğ tarihi olarak kabul edilir. Borçlunun kendisine gönderilen tebligatların usulsüz olduğunu ileri sürerek icra mahkemesine başvurması “şikayet” niteliğindedir. İİK’nun 16/1. maddesi gereğince şikayetin öğrenme tarihinden itibaren 7 günlük sürede yapılması zorunludur. Somut olayda, borçluya ödeme emri tebligatı dışında 103 davetiyesi de tebliğ edildiği, borçlunun şikayet dilekçesinde 103 davetiyesi tebliğ işleminin usulsüzlüğüne yönelik bir iddiasının bulunmadığı anlaşılmakla bu tebliğin usule uygun olup olmadığının incelenmesine gerek bulunmamaktadır. Buna göre, Tebligat Kanunu'nun 32. maddesi gereğince borçlunun ödeme emrinden en geç 103 davetiyesi tebliğ edildiği 29.12.2020 tarihinde haberdar olduğu kabul edilmelidir....
Görüldüğü üzere, usulsüz yapılan tebliğ mutlaka bâtıl olmayıp, muhatap tarafından öğrenildiği tarihte geçerli olur. Bunun için muhatabın tebliğden yeni haberdar olduğunu bildirerek bu işlemin usulsüzlüğünü şikayet etmesi gerekir. Bu durumda tebliğ tarihi, muhatabın bildirdiği öğrenme tarihidir (HGK'nun 05.06.1991 tarih ve 1991/12-258 E.-1991/344 K. sayılı kararı). O halde mahkemece, borçludan tebligatı öğrenme tarihi sorulup belirlendikten sonra, şikayetin süresinde olduğu tespit edilirse belirlenen bu tarihe göre veya borçlu bir tarih bildiremezse en geç şikayet tarihi öğrenme tarihi sayılarak, buna göre ödeme emri tebliğ tarihinin düzeltilmesine karar verilmesi gerekirken, tebligatın iptali yönünde hüküm tesisi isabetsizdir....
Görüldüğü üzere, usulsüz yapılan tebliğ mutlaka bâtıl olmayıp, muhatap tarafından öğrenildiği tarihte geçerli olur. Bunun için muhatabın tebliğden yeni haberdar olduğunu bildirerek bu işlemin usulsüzlüğünü şikayet etmesi gerekir. Bu durumda tebliğ tarihi, muhatabın bildirdiği öğrenme tarihidir (HGK'nun 05.06.1991 tarih ve 1991/...-258 E.-1991/344 K. sayılı kararı). O halde mahkemece, borçludan tebligatı öğrenme tarihi sorulup belirlendikten sonra, şikayetin süresinde olduğu tespit edilirse belirlenen bu tarihe göre veya borçlu bir tarih bildiremezse en geç şikayet tarihi öğrenme tarihi sayılarak, buna göre ödeme emri tebliğ tarihinin düzeltilmesine karar verilmesi gerekirken, tebligatın iptali yönünde hüküm tesisi isabetsizdir....
Tebligat Kanunu 32. maddesinin 2. fıkrası muhatabın beyan ettiği tarih tebliğ tarihi addolunur hükmünü düzenlenmektedir. Muhatap, usulsüz tebliği öğrendiğini gösteren bazı işlemler yapmış ise bu halde muhatabın tebligatı öğrendiğini beyan ettiği tarih değil tebligatı öğrendiğini gösteren işlemi yaptığı tarih öğrenme tarihi olarak dikkate alınır. Borçlu vekilinin UYAP'tan vekalet sunması nedeniyle tüm icra evrakını okuma hakkını elde ettiğinden ödeme emri tebligatını görmese dahi tebliğ usulsüzlüğünü öğrendiğinin kabulü mümkün değildir. Şu hale göre şikayet süresinde olup işin esasına girilerek ödeme emri tebligatının usulsüz olup olmadığı konusunda bir karar verilmesi gerekirken şikayetin süre yönünden reddine karar verilmesi isabetsiz olup bozulması görüşünde olduğumdan çoğunluğun onama yönündeki görüşüne katılamıyorum. 06.06.2024...
. - K A R A R - Davacı vekili, davalının müvekkili aleyhine 2009/567 sayılı icra takibi yaparak emekli maaşından kesinti yaptığını bunun usulsüz olduğunu ileri sürerek, 8.455,85 TL kesintinin iadesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davacının borçlu olduğunu ve 2010 yılından itibaren yapılan kesinti nedeniyle dava açmasının kötü niyetli bulunduğunu beyan ederek, davanın reddini istemiştir. Mahkemece 5510 sayılı yasanın 88 maddesine göre emekli maaşından kesinti yapılamayacağı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir. Takip 2009 tarihinde başlamış olup davacının maaşından düzenli olarak davacının icra memuru işlemini şikayet ettiği 25.01.2013 tarihine kadar kesintiler yapılmıştır. Bu durumda bu kesintilere rıza göstermiş sayılır. Ancak 25.01.2013 tarihinden sonra dava tarihine kadar yapılan kesintiler yönünden ise 5510 sayılı yasanın 93/1 maddesi uygulanır....


