WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 16 Haziran 2026

Eğer tebligat birden fazla vekile yapılmış ise, bunlardan ilkine yapılan tebliğ tarihi asıl tebliğ tarihi sayılır. Ancak, Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun, kararların sanıklara tebliğ edilmelerine ilişkin hükümleri saklıdır. Avukat tarafından takip edilen işlerde, avukatın bürosunda yapılacak tebligatlar, resmî çalışma gün ve saatleri içinde yapılır. Kanuni mümessilleri bulunanlara veya bulunması gerekenlere yapılacak tebligat kanunlara göre bizzat kendilerine yapılması icabetmedikçe bu mümessillere yapılır." hükmünü içermektedir. Şikayete konu sıra cetvelinde, şikayet olunan.... vekilinin ismi ve adresi yazılı olup, sıra cetveline yapılan şikayet sıra cetvelinin devamı niteliğinde olduğundan gerekçeli kararın....tebliği gerekirken, şikayet olunan asıla tebliği usulsüz olmuştur....

Görüldüğü üzere, usulsüz yapılan tebliğ, mutlaka batıl olmayıp, muhatap tarafından öğrenildiği tarihte geçerli olacaktır (HGK'nun 05.06.1991 tarih, 1991/12- 258 E.-1991/344 K.). Öte yandan, usulsüz tebliğe ilişkin şikayetin, İİK.nun 16/1. maddesi uyarınca borçlunun tebligatın usulsüzlüğünden haberdar olduğu tarihten itibaren 7 günlük süre içerisinde icra mahkemesine bildirilmesi gerekir. Somut olayda; borçluya 21.07.2014 tarihinde usulüne uygun olarak 103 davetiyesi tebliğ edildiği, bu öğrenme tarihine göre 26.11.2014 tarihinde 7 günlük şikayet süresi geçirildikten sonra mahkemeye başvurulduğu anlaşılmaktadır.O halde mahkemece, usulsüz tebligat şikayetinin süre yönünden reddi gerekir iken kabulü yönünde hüküm tesisi isabetsizdir....

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü : Alacaklı tarafından borçlu aleyhine bir adet bonoya dayalı olarak kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla başlatılan takibin kesinleşmesi üzerine meskeniyet iddiasına konu 8453 ada, 25 parsel, 3 numaralı bağımsız bölüm 05.11.2013 tarihinde haczedilmiş ve borçluya 06.12.2013 tarihinde 103 davetiyesi tebliğ edilmiştir. Borçlu tarafından ödeme emrinin usulsüz tebliğ edildiği gerekçesiyle icra mahkemesine şikayet yoluna başvurulmuş, ... İcra Hukuk Mahkemesi'nin 15.04.2014 tarih, 2013/1548 E. - 2014/426 K. sayılı kararıyla istem kabul edilerek tebliğ tarihi 06.12.2013 olarak düzeltilmiştir....

Mahkemece, taşınmazların haczedildiğine dair 103 davetiyesinin borçluya 16/07/2014 tarihinde tebliğ edilmiş olmasına rağmen şikayetin İİK'nın 16. maddesi gereğince yasal 7 günlük şikayet süresi geçtikten sonra 18/12/2014 tarihinde yapıldığı gerekçesiyle şikayetin süre yönünden reddine karar verilmiş, hüküm borçlu tarafından temyiz edilmiştir. İİK'nun 82/1-12. maddesi gereğince, haczedilmezlik şikayeti, aynı Kanun'un 16/1. maddesine göre 7 günlük süreye tabidir. Şikayet süresi haczin öğrenildiği tarihten itibaren başlar. Somut olayda; 103 davetiyesinin borçlu asile " muhatabın işte olduğunu beyan eden, muhatapla birlikte sakin ehil ve reşit kardeşi...'e tebliğ edilmiştir" şerhi ile 16.07.2014 tarihinde, kıymet takdir raporunun ise 03.12.2014 tarihinde tebliğ edildiği anlaşılmaktadır....

DAVA Şikayetçi borçlu şikayet dilekçesinde; alacaklı tarafından kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile icra takibi başlatıldığını, 31.05.2019 tarihinde yapılan ödeme emri tebliğ mazbatasında şirketin daimi çalışanı ... imzasına tebliğ edildiğinin yazılı olduğunu, tebligatı alan ...'nin şirketi temsile yetkili olmadığını ayrıca adı geçenin şirketin çalışanı da olmadığını, usulsüz tebliğ işlemi nedeniyle takibin tebliğ tarihinin, öğrenme tarihi olan 19.03.2020 tarihi olarak düzeltilmesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı alacaklı duruşmalarda alınan beyanında şikayetin reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; şikayete konu 31.05.2019 tarihli tebligatın "aynı adreste daimi çalışanı ... imzasına tebliğ edildi" şerhi ile tebliğ edildiği, dosya içine alınan ......

Temyiz Sebepleri Alacaklı, istinaf dilekçesi içeriğini tekrar ederek, tebligatı teslim alan şahıs ile posta memurunun tanık olarak dinlenilmeden karar verilmesinin usulsüz olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, genel haciz yoluyla ilamsız icra takibinde ödeme emri tebliğ işleminin usulsüz olduğuna yönelik şikayete ilişkindir. 2. İlgili Hukuk Tebligat Kanunu'nun 32, 16; Tebligat Yönetmeliği'nin 25 3....

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Dolandırıcılık HÜKÜM : TCK’nın 157/1,52/2-4,53,58. maddeleri uyarınca mahkumiyet(iki kez) Dolandırıcılık suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hükümler sanık tarafından temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü; Hükmün sanığa en son bildirdiği adresine usulüne uygun olarak tebliğ edilmesine karşın daha sonra mahkemece sanığın Mernis adresine tebligat çıkartıldığı ancak; Mernis adresinde tebligat tarihinden sonra 16/11/2015 tarihinde yapılan değişikliğin anılan tebliğ işlemini usulsüz hale getirmeyeceği gibi tebligat tarihinde ikamete açık geçerli bir adres olup adresten sürekli ayrıldığına ilişkin bir belirleme de bulunmadığından anılan tebligatın geçersizliğinden söz edilemeyeceği kabul edilerek yapılan incelemede; Sanığın yokluğunda verilip savunmasında beyan ettiği adresine 13/11/2015 tarihinde tebliğ edilen 27/10/2015 tarihli mahkumiyet hükmüne yönelik, bir haftalık yasal süresi geçtikten sonra yaptığı 09...

ŞİKAYET Borçlu icra mahkemesine başvurusunda: ödeme emri tebliğ evrakının usulsüz olduğunu, tebliğden 16.03.2022 tarihi itibari ile haberdar olduğunu, takip talebine şirketin eski ünvanı yazılarak usulsüz tebliğ yapılmasının amaçlandığını, normal tebliğin eski unvan yazılarak gönderilip iade dönmesi sonrasında ikinci tebliğin yeni unvan yazılarak TK'nın 35. maddesine göre yapıldığını, ilk çıkarılan tebliğde şirketin eski ünvanı yazılı olduğundan bu ismi komşular dahi kimsenin bilmediğini, tanınmayan şirkete çıkarılan tebliğin iade döndüğünü, şirketin yasa gereği e- tebliğ adresi olduğunu bu nedenle uets haricinde yapılan tebliğlerin yok hükmünde olduğunu belirterek ödeme emrinin iptali ile ödeme emri tebliğ tarihinin 16.03.2022 olarak düzeltilmesine karar verilmesini talep etmiştir. II....

icra mahkemesine başvurduğu, mahkemece, ödeme emri, kıymet takdiri raporu ve 103 davetiyesi tebliğlerinin usulsüz olduğu, tebliğ tarihlerinin iptali ile ıttıla tarihi olan 21.12.2015 olarak düzeltilmesine, kıymet takdiri davasının ve meskeniyet şikayetinin kabulü ile haczin kaldırılmasına karar verildiği görülmektedir....

Öte yandan, ihalenin feshi istemine ilişkin şikayet dilekçesinde, satış ilanının usulsüz tebliğ edildiği yönünde bir iddianın bulunmadığı, ayrıca, fesat olgusuna ya da satılan taşınmazın esaslı niteliklerindeki hata nedenine dayanılmadığı görülmekte olup; bu haliyle İİK.'nun 134/7. maddesinde öngörülen sürenin burada uygulanması da mümkün değildir. Diğer taraftan, şikayet dilekçesinde ileri sürülmeyen bir husus kamu düzenine ilişkin olmadıkça icra mahkemesince re'sen nazara alınamaz. Bu durumda, borçlunun kıymet takdir raporu ve satış ilanı tebliğ işlemlerinin usulsüz olduğuna yönelik bir iddiası mevcut bulunmadığı halde mahkemece sözü edilen tebligatların re'sen incelenmesi ve anılan hususun fesih nedeni olarak kabul edilerek sonuca gidilmesi isabetsizdir. O halde, mahkemece, ihalenin feshi isteminin süre aşımı sebebiyle reddine karar verilmesi gerekirken; yazılı gerekçe ile kabulü yönünde hüküm tesisi doğru değildir....

UYAP Entegrasyonu