Mahkememizce makinenin fiili durumuna ilişkin inceleme yapılmak üzere davacı vekilinden beyanda bulunulması istenilmiş, davacı vekili 08/10/2020 tarihli dilekçesi ile; dava dilekçesindeki talebini ıslah ile değiştirdiğini, ayıplı mal niteliğindeki makinenin bedelinin tespiti ile bedel indirimi yapılarak ödenmesini ve ayıplı mal nedeniyle doğan zararın tespiti ile davalıdan tahsiline talep ettiğini beyan etmiştir. Mahkememizce davacı vekiline ıslah dilekçesinin somutlaştırması için kesin süre verilmiş ve davacı vekili mahkememize sunduğu 08/12/2020 havale tarihli dilekçe ile; 25.000-TL ayıplı mal nedeniyle bedel indirimi ve 500-TL zararın faizi ile birlikte davalıdan tahsilinin talep ettiklerine yönelik beyan dilekçesi sunmuştur....
Dava konusu bağımsız bölümün satışına dair adi yazılı taşınmaz satış vaadi sözleşmesi ve bağımsız bölümün teslim tarihi itibariyle yürürlükte bulunan ve davada uygulanması gereken 4077 sayılı TKHK.’nun 4. maddesinin 2. fıkrası hükmüne göre; tüketici, malın teslimi tarihinden itibaren otuz gün içerisinde açık ayıpları satıcıya bildirmekle yükümlüdür. Tüketici bu durumda, bedel iadesini de içeren sözleşmeden dönme, malın ayıpsız misliyle değiştirilmesi veya ayıp oranında bedel indirimi ya da ücretsiz onarım isteme haklarına sahiptir. Satıcı, tüketicinin tercih ettiği bu talebi yerine getirmekle yükümlüdür. Bu açıklamalar ışığında somut olaya bakıldığında; davacının 12.11.2010 tarihinde satın aldığı bağımsız bölümün davacıya 09.03.2013 tarihinde teslim edildiği ve 30.12.2014 tarihinde de eldeki bu davanın açıldığı dosya kapsamı ile anlaşılmaktadır....
Maddeye göre, tüketici kendisine sağlanan mal ve hizmetle ilgili ayıplı olup olmama konusunda gerekli muayeneyi (denetimi) yapacak ve bu muayene sonucu, mal yada hizmetle ilgili saptadığı ayıpları, mal veya hizmetin sağlanmasından itibaren ihbar süreleri içinde, kendisine mal yada hizmet sağlayan sözleşmenin tarafına bildirecektir; bu bildirim (ayıp ihbarı) ödevi ihmal edildiğinde, tüketici, ayıba dayalı yasal haklarını kaybedecektir. 6098 Sayılı TBK.’nun bu konudaki 223. (818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 198/2’de) maddesinde ifade edildiği gibi, ayıp ihbarının yapılmaması, tüketicinin ifa konusu mal ya da hizmeti, bulunduğu hal üzere kabul ettiği sonucunu doğuracak ve bu yönde gerçekleşen varsayımın aksi, hiçbir suretle kanıtlanamayacaktır....
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 27.12.2016 tarih, 2015/406 E. ve 2016/571 K. sayılı kararıyla; dava konusu su sayaçlarının gizli ayıplı olduğu, gizli ayıp sebebiyle ihbar külfetini yerine getiren ve 6098 sayılı Kanunun 227 nci maddesi hükmünde öngörülen sözleşmeden dönme seçimlik hakkını kullanan davacının talebinde haklı olduğu gerekçesiyle sayaçların davalıya iadesi şartıyla, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B....
Bölge Adliye Mahkemesince; ilk derece mahkemesi tarafından alınan bilirkişi raporu incelendiğinde, dairelerin bulunduğu binanın İmar Kanunu'na aykırılık içerdiği, aykırılığın giderilmesinin olanaksız olduğu ve bu haliyle yapı kullanım izin belgesi almalarının mümkün olmadığının saptandığı, İmar Kanunu'na aykırı yapılarda İmar Kanunu'na aykırılık giderilmeden kâl dışında eksik veya ayıplı işlerden dolayı talepte bulunulmasının olanaksız olduğu, davacıların davalarında eksik ve ayıplı işlerden dolayı bedel talebinde bulundukları ve mahkemenin hatırlatmasına rağmen Tüketici Yasası'ndaki diğer haklarını kullanmak istemediklerini bildirdikleri, bu itibarla mahkemenin eksik ve ayıplı işler bedeline yönelik talebin reddinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, davacıların eldeki davada ayrıca iskan ruhsatının alınamaması nedeniyle bedel talebinde bulundukları, inşaatın İmar Kanunu'na ve projesine aykırı yapılmasının açık ayıp niteliğinde olduğu ve davacıların ayıp ihbarını süresinde yaptıklarını...
Sulh Hukuk Mahkemesi ise, taraflar arasındaki uyuşmazlığın, ayıplı malın bedel iadesi veya yenisi ile değiştirilmesi talebinden ibaret olup dava konusu uyuşmazlığa Tüketici Mahkemesi sıfatıyla bakılması gerektiği gerekçesiyle, görevsizlik yönünde hüküm kurmuştur. 4822 sayılı yasa ile değişik 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun Amaç başlıklı 1. maddesinde yasanın amacı açıklandıktan sonra kapsam başlıklı 2. maddesinde “Bu Kanun, 1 inci maddede belirtilen amaçlarla mal ve hizmet piyasalarında tüketicinin taraflardan birini oluşturduğu her türlü tüketici işlemini kapsar.” hükmüne yer verilmiştir. Yasanın 3. maddesinde mal; " Mal: Alış-verişe konu olan taşınır eşyayı, konut ve tatil amaçlı taşınmaz malları ve elektronik ortamda kullanılmak üzere hazırlanan yazılım, ses, görüntü ve benzeri gayri maddi malları,;" Hizmet: Bir ücret veya menfaat karşılığında yapılan mal sağlama dışındaki her türlü faaliyeti " ifade eder."...
Sulh Hukuk Mahkemesi ise, taraflar arasındaki uyuşmazlığın, ayıplı malın bedel iadesi veya yenisi ile değiştirilmesi talebinden ibaret olup dava konusu uyuşmazlığa Tüketici Mahkemesi sıfatıyla bakılması gerektiği gerekçesiyle, görevsizlik yönünde hüküm kurmuştur. 4822 sayılı yasa ile değişik 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun Amaç başlıklı 1. maddesinde yasanın amacı açıklandıktan sonra kapsam başlıklı 2. maddesinde “Bu Kanun, 1 inci maddede belirtilen amaçlarla mal ve hizmet piyasalarında tüketicinin taraflardan birini oluşturduğu her türlü tüketici işlemini kapsar.” hükmüne yer verilmiştir. Yasanın 3. maddesinde mal; " Mal: Alış-verişe konu olan taşınır eşyayı, konut ve tatil amaçlı taşınmaz malları ve elektronik ortamda kullanılmak üzere hazırlanan yazılım, ses, görüntü ve benzeri gayri maddi malları,;" Hizmet: Bir ücret veya menfaat karşılığında yapılan mal sağlama dışındaki her türlü faaliyeti " ifade eder."...
kabul edilebilecek durum söz konusu olmadığından sözleşmeden dönme ve araç bedelinin iadesi talebi yerinde görülmediği,davacının terditli olarak ileri sürdüğü değer kaybına yönelik talebi yönünden,araçtaki SAM adı verilen parçanın değişmesi ayıp niteliğinde olmadığı gibi, araçta değer kaybına da neden olmayacağı davacının talebinin bu yönden de yerinde görülmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş,hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir....
Tüketici bu durumda, bedel iadesini de içeren sözleşmeden dönme, malın ayıpsız misliyle değiştirilmesi veya ayıp oranında bedel indirimi ya da ücretsiz onarım isteme haklarına sahiptir. Satıcı, tüketicinin tercih ettiği bu talebi yerine getirmekle yükümlüdür. Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun’ da gizli ayıpların ne kadar sürede satıcıya ihbar edileceğine dair bir hüküm bulunmamaktadır. Öyle olunca, 4077 sayılı TKHK’nun 30. maddesi gereğince, bu kanunda hüküm bulunmayan hallerde, genel hükümlere göre uyuşmazlığın çözümü gerekli olduğundan, dava tarihinde yürürlükte bulunan 6098 Sayılı TBK.’nun bu konudaki 223. maddeye göre, (818 sayılı BK'nun 198.maddesi), alıcı, teslim aldığı malı işlerin olağan akışına göre, imkân bulunur bulunmaz gözden geçirmek ve satıcının sorumluluğunu gerektiren bir ayıp gördüğü zaman bunu satıcıya uygun süre içinde ihbar etmekle yükümlüdür. Bunu ihmal ettiği takdirde, satılanı kabul etmiş sayılır....
ın gelerek 3 adet kanepe siparişi verdiğini, 17.500,00 TL bedel ile taksit olacak şekilde sipariş verildiğini, ilk taksidi 8.750,00 TL olarak nakit ödediğini, katalogdan beğenerek satın alınan ürünün adrese teslimi sırasında, davacının istediği renk ve tonda gelmediğinin görüldüğünü, davacının istekleri doğrultusunda doldurulması gereken sipariş formu incelendiğinde ürün sipariş kodunun davalı şirket çalışanı tarafından yanlış girilerek verildiğini ve ürün renginin yanlış geldiğinin tespit edildiğini, bu nedenle ayıplı mal nedeniyle yasal seçimlik haklarından olan malın iadesini talep ederek, ayıplı malın iade alınmasını, iade dolayısıyla sözleşmeden dönülerek yapılan ilk taksit ödemesinin davacıya iadesini, yargılama gideri ile vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP:Davalı davaya cevap vermemiştir....


