KARAR Davacı, 7.6.2011 tarihinde davalıdan.... plakalı, 2011 model Mini Cooper marka aracı satın aldığını, satın aldığı araçta yangın tehlikesine neden olan bir arıza tespit edildiğine dair 2011 yılındaki ulusal ve uluslararası basında bir çok haber yer aldığını, bunun üzerine firmaya ulaştığını ve kendi aracında böyle bir arızanın bulunmadığının belirtildiğini, ancak 17.4.2012 tarihinde yetkili servise davet edildiğini, serviste yapılan inceleme sonunda bu model araçların “su pompasında tespit edilen arıza nedeniyle parça değişimi” gerektiğinin bildirildiğini, tespit edilen arızanın gizli ayıp olduğunu, aracı yangın tehlikesi içinde olmasından dolayı can ve mal güvenliğini tehdit ettiğinden manevi zarara da uğradığını; hem gizli ayıp olması hem de belirtilen arızanın basına konu olmasından dolayı ikinci el piyasa değerini düşürdüğünden aracın teknik ve ekonomik açıdan ayıplı olduğunu ileri sürerek; bedel iadesini içeren sözleşmeden dönme hakkını kullandığını, bu nedenle davaya konu aracın...
Ancak-----mevcut bilirkişi raporları incelendiğinde davacının bedel iadesi talebinin değerlendirilmediği, ürünlerin kullanılmış olması ve yenileri ile de değiştirilmiş bulunması karşısında bedel tenzili hususunda hiçbir hesaplama yapılmadığı ve bu hususta ek rapor taleplerinin mahkemece yerine getirilmediği de anlaşılmaktadır....
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, ayıplı olduğu iddia edilen aracın ayıpsız misli ile değiştirilmesi istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk Sözleşme tarihi itibari ile uyuşmazlıkta uygulanması gereken kanun 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanunu'dur. 4077 sayılı yasanın 4 üncü maddesinde, malın ayıplı olması durumda tüketicinin seçimlik hakları düzenlenmiştir. Bu seçimlik haklarda tüketici; bedel iadesini de içeren sözleşmeden dönme, malın ayıpsız misliyle değiştirilmesi veya ayıp oranında bedel indirimi ya da ücretsiz onarım isteme haklarına sahiptir. Satıcı, tüketicinin tercih ettiği bu talebi yerine getirmekle yükümlüdür. Tüketici seçimlik haklarından herhangi birisini kullanabilecektir. Ancak, kanun tarafından korunan sözleşme taraflarından tüketicinin yanında, kurulacak hükmün sözleşmenin diğer tarafı olan satıcı için de orantısız güçlükleri de beraberinde getirmemesi gerekir....
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, davacının davalıdan satın aldığı kamyonun ayıplı olduğu iddiası ile değiştirilmesi veya bedel iadesi talebine ilişkindir. Davacı tarafından davalılara gönderilen 24/01/2019 tarihli ihtarnamede aracın özellikle egzos şamandıra, ve manifoltunda ve elektrik aksamında sürekli arıza olduğunu yapılan tamirlere rağmen düzelmediği bu halin kronik bir problem olarak kaldığı belirtilerek bu nedenle sözleşmeden dönme ve bedel iadesi isteğinde bulunduğu ihtar edilmiştir....
Davacı-birleşen dosya davalısı tarafından bakiye iş bedelinin tahsili talep edilmiş, davalı-birleşen dosya davacısı tarafından ise davaya cevap dilekçesinde ayıplı ifa iddiasında bulunulmuş, birleşen dosya da ise ayıplı ifa nedeniyle semenin iadesi talep edilmiştir.TBK’nın 475. maddesi gereğince eserdeki ayıp sebebiyle yüklenicinin sorumlu olduğu hallerde, iş sahibi seçimlik haklardan birisini kullanabilir. Bu seçimlik haklar da yine aynı maddede, sözleşmeden dönme ve bedelin iadesini isteme hakkı, eseri alıkoyup bedelde indirim isteme, eserin ücretsiz onarılmasını isteme hakkı olarak sayılmıştır. Birleşen dosya da davacının ayıplı ifa nedeniyle sözleşmeden dönme ve bedelin iadesi talebinin bulunduğu dikkate alınarak değerlendirme yapılması gerekmektedir. Asıl davada ayıplı ifaya ilişkin itiraz ve birleşen dosyadaki talep dikkate alındığında, eserin ayıplı olup olmadığı ve süresinde ayıp ihbarında bulunulup bulunulmadığının değerlendirilmesi gerekmektedir....
Dosyanın incelenmesinde; Bölge Adliye Mahkemesince dava konusu otomobilin iadesi yönünde Türk Borçlar Kanunu’nun 97. maddesi uyarınca karşılıklı borç yükleyen bir sözleşmenin ifası isteminde bulunan tarafın, sözleşmenin koşullarına ve özelliklerine göre daha sonra ifa etme hakkı olmadıkça, kendi borcunu ifa etmiş ya da ifasını önermiş olması gerekeceği ve bu hükmün ayıplı malın bedelinin iadesi sırasında uygulanmasının zorunlu olduğu, ayıp nedeniyle tüketici sözleşmeye konu malı geri verirken satıcının da aynı zamanda satış bedelini iade etmesi gerektiği, aksi halde TBK'nın 97. maddesi uyarınca ödemezlik def'inde bulunulabileceği, bu nedenle sözleşmeden dönme halinde birlikte ifa kuralı geçerli olduğundan birlikte ifa kuralı gereği mal bedelinin davacıya iadesine karar verilirken aynı zamanda ayıplı malın davalı-satıcıya iadesi yönünde de hüküm kurulması gerektiği gerekçesiyle hüküm kurulmuş ise de, dava konusu otomobilin bedelinin tamamının davacı tüketici tarafından ödenip ödenmediği...
Bu seçimlik haklarda tüketici; bedel iadesini de içeren sözleşmeden dönme, malın ayıpsız misliyle değiştirilmesi veya ayıp oranında bedel indirimi ya da ücretsiz onarım isteme haklarına sahiptir. Satıcı, tüketicinin tercih ettiği bu talebi yerine getirmekle yükümlüdür. Tüketici seçimlik haklarından herhangi birisini kullanabilecektir. Ne var ki, tüketici bu hakkını kullanırken objektif iyiniyet kuralları içerisinde hareket etmek zorundadır. 6502 sayılı Yasa 11/3. maddesinde "Ücretsiz onarım veya ayıpsız misli ile değiştirilmesinin satıcı için orantısız güçlükleri beraberinde getirecek olması halinde tüketici, sözleşmeden dönme veya ayıp oranında bedelden indirim haklarından birini kullanabilir. Orantısızlığın tayininde malın ayıpsız değeri, ayıbın önemi ve diğer seçimlik haklara başvurmanın tüketici açısından sorun teşkil edip etmeyeceği gibi hususlar dikkate alınır." düzenlemesi mevcuttur....
iadesini de içeren sözleşmeden dönme hakkının kullanılması için davalıya yaptığı müracaat reddedildiğinden iş bu davayı açtıklarını, bu nedenlerle ayıplı malın öncelikle iadesi ile müvekkil tarafından ödenmiş olan --- ve satım tarihinden itibaren hesaplanacak en yüksek mevduat faizi ile birlikte olmak üzere toplam ---- davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir....
, konu araç üzerinden giderilmeyen bir arıza, gizli ayıp bulunduğuna dair somut ve teknik bir bulgu söz konusu olmadığını, öte yandan davacı yan aracını bir başka servise de teslim ettiğini ve bu serviste ayıpların tespit edildiğinden bahsetmekle dava dilekçesi ekinde buna dair bir belge veya tespit taraflarına tebliğ edilmediğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte davacının sözleşmeden ödeme ve bedel iadesi talebinin MK md. 2 uyarınca iyi niyet kurallarına aykırı olduğunun açık olduğunu, davacı yanın iddialarının bir an için doğru olduğu kabul edilse dahi aracın teknik durumunun, kullanımı engelleyecek nitelikte olduğunu ve halihazırda da yüz elli bin kilometreden fazla kullanılmış olduğunun göz önüne alınması gerektiğini, davacının ayıp oranında bedel indirimi ve ücretsiz onarım isteme şeklindeki diğer seçimlik haklarını kullanması gerekliliğinin gözden kaçmama gerektiğini ve eğer ayıp iddiası itibar edilirse, değişiklik yerine, ücretsiz onarım veya bedel indirimi yönünde karar verilmesi...
Tüketici Mahkemesinin 30/03/2017 günlü 2015/1801 Esas 2017/283 karar sayılı kararının kaldırılmasına, davacının terditli talebinin kabulüne, ... plakalı ... ... marka E 250 CGI modelli 2010 yıllı couple benzinli ayıplı aracın tüm şerhlerden ari olarak davalılara iadesine, fatura bedeli olan 175.682,88 TL'nin teslim tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir. Bu karar, süresi içinde davanın taraflarınca temyiz edilmiştir. 1-Somut uyuşmazlıkta, ilk derece mahkemesince hüküm fıkrasında davanın kabulüne karar verildiği ifade edilmiş ardından misli ile değişim yönünde karar verilmiştir. 6502 sayılı yasanın 11. maddesinde, malın ayıplı olması durumda tüketicinin seçimlik hakları düzenlenmiştir. Bu seçimlik haklarda tüketici; bedel iadesini de içeren sözleşmeden dönme, malın ayıpsız misliyle değiştirilmesi veya ayıp oranında bedel indirimi ya da ücretsiz onarım isteme haklarına sahiptir....


