WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 12 Haziran 2026

Toplu sözleşmesinin 35. maddesinde sendika üyesi olan işçilerin üyeliğin sendikaya bildirilmesinden itibaren daimi işçiler gibi toplu sözleşmesinden yararlanacakları yönünde kurala yer verilmiş ise de sözü edilen hükmün, ücret artışı ile diğer sosyal hakları ilgilendirdiği kabul edilmelidir. Zira toplu sözleşmesinin 25. maddesinde daimi işçi ile mevsimlik işçi tanımları yapılmış ve 33. maddede kıdem terfi sadece daimi işçiler için öngörülmüştür. Mevsimlik işçinin üyeliğin bildirildiği andan itibaren toplu sözleşmesinin tüm hükümlerinden yararlanabileceği kabul edildiğinde, toplu sözleşmesinde öngörülen daimi işçi ile mevsimlik işçi arasındaki ayrımın nedeni ortadan kalkar. Zira 2822 sayılı Yasa gereği üyeliğin işverene bildirildiği tarihten itibaren toplu sözleşmesinden yararlanılacağından, daimi işçilerle mevsimlik işçilerin toplu sözleşmesinin tüm hükümlerinden yararlanması söz konusu olur....

Toplu sözleşmesinin 35. maddesinde sendika üyesi olan işçilerin üyeliğin sendikaya bildirilmesinden itibaren daimi işçiler gibi toplu sözleşmesinden yararlanacakları yönünde kurala yer verilmiş ise de sözü edilen hükmün, ücret artışı ile diğer sosyal hakları ilgilendirdiği kabul edilmelidir. Zira toplu sözleşmesinin 25. maddesinde daimi işçi ile mevsimlik işçi tanımları yapılmış ve 33. maddede kıdem terfi sadece daimi işçiler için öngörülmüştür. Mevsimlik işçinin üyeliğin bildirildiği andan itibaren toplu sözleşmesinin tüm hükümlerinden yararlanabileceği kabul edildiğinde, toplu sözleşmesinde öngörülen daimi işçi ile mevsimlik işçi arasındaki ayrımın nedeni ortadan kalkar. Zira 2822 sayılı Yasa gereği üyeliğin işverene bildirildiği tarihten itibaren toplu sözleşmesinden yararlanılacağından, daimi işçilerle mevsimlik işçilerin toplu sözleşmesinin tüm hükümlerinden yararlanması söz konusu olur....

Toplu sözleşmesinin 35. maddesinde sendika üyesi olan işçilerin üyeliğin sendikaya bildirilmesinden itibaren daimi işçiler gibi toplu sözleşmesinden yararlanacakları yönünde kurala yer verilmiş ise de sözü edilen hükmün, ücret artışı ile diğer sosyal hakları ilgilendirdiği kabul edilmelidir. Zira toplu sözleşmesinin 25. maddesinde daimi işçi ile mevsimlik işçi tanımları yapılmış ve 33. maddede kıdem terfi sadece daimi işçiler için öngörülmüştür. Mevsimlik işçinin üyeliğin bildirildiği andan itibaren toplu sözleşmesinin tüm hükümlerinden yararlanabileceği kabul edildiğinde, toplu sözleşmesinde öngörülen daimi işçi ile mevsimlik işçi arasındaki ayrımın sebebi ortadan kalkar. Zira 2822 sayılı Kanun gereği üyeliğin işverene bildirildiği tarihten itibaren toplu sözleşmesinden yararlanılacağından, daimi işçilerle mevsimlik işçilerin toplu sözleşmesinin tüm hükümlerinden yararlanması söz konusu olur....

Öte yandan dava 2008 yılında açılmış olup, dava tarihi itibarıyla 1. dönem Toplu İş Sözleşmesi imzalanmamıştır. Hesaplamaların dava tarihinden sonra imzalanan toplu sözleşmesine göre yapılması hatalıdır. Ancak davacı vekili tarafından ıslah yapılmış olmakla kural olarak ıslah tarihi itibarıyla 1. dönem Toplu İş Sözleşmesine bağlı istekler talep edilebilir ise de, davacının 1. dönem Toplu İş Sözleşmesinden yararlanması yönünde değerlendirme yapılmadan sonucuna gidilmesi hatalıdır. İmza tarihi itibarıyla üyelik ve varsa önceki sendika üyeliğinden çekilme durumları değerlendirilmeli, varsa muvafakatli yararlanma yönünde belge getirtilerek bir karar verilmelidir....

Öte yandan dava 2008 yılında açılmış olup, dava tarihi itibarıyla 1. dönem Toplu İş Sözleşmesi imzalanmamıştır. Hesaplamaların dava tarihinden sonra imzalanan toplu sözleşmesine göre yapılması hatalıdır. Ancak davacı vekili tarafından ıslah yapılmış olmakla kural olarak ıslah tarihi itibarıyla 1. dönem Toplu İş Sözleşmesine bağlı istekler talep edilebilir ise de, davacının 1. dönem Toplu İş Sözleşmesinden yararlanması yönünde değerlendirme yapılmadan sonucuna gidilmesi hatalıdır. İmza tarihi itibarıyla üyelik ve varsa önceki sendika üyeliğinden çekilme durumları değerlendirilmeli, varsa muvafakatli yararlanma yönünde belge getirtilerek bir karar verilmelidir....

Öte yandan dava 2008 yılında açılmış olup, dava tarihi itibarıyla 1. dönem Toplu İş Sözleşmesi imzalanmamıştır. Hesaplamaların dava tarihinden sonra imzalanan toplu sözleşmesine göre yapılması hatalıdır. Ancak davacı vekili tarafından ıslah yapılmış olmakla kural olarak ıslah tarihi itibarıyla 1. dönem Toplu İş Sözleşmesine bağlı istekler talep edilebilir ise de, davacının 1. dönem Toplu İş Sözleşmesinden yararlanması yönünde değerlendirme yapılmadan sonucuna gidilmesi hatalıdır. İmza tarihi itibarıyla üyelik ve varsa önceki sendika üyeliğinden çekilme durumları değerlendirilmeli, varsa muvafakatli yararlanma yönünde belge getirtilerek bir karar verilmelidir....

Öte yandan dava 2008 yılında açılmış olup, dava tarihi itibarıyla 1. dönem Toplu İş Sözleşmesi imzalanmamıştır. Hesaplamaların dava tarihinden sonra imzalanan toplu sözleşmesine göre yapılması hatalıdır. Ancak davacı vekili tarafından ıslah yapılmış olmakla kural olarak ıslah tarihi itibarıyla 1. dönem Toplu İş Sözleşmesine bağlı istekler talep edilebilir ise de, davacının 1. dönem Toplu İş Sözleşmesinden yararlanması yönünde değerlendirme yapılmadan sonucuna gidilmesi hatalıdır. İmza tarihi itibarıyla üyelik ve varsa önceki sendika üyeliğinden çekilme durumları değerlendirilmeli, varsa muvafakatli yararlanma yönünde belge getirtilerek bir karar verilmelidir....

Mevsimlik işçinin üyeliğin bildirildiği andan itibaren toplu sözleşmesinin tüm hükümlerinden yararlanabileceği kabul edildiğinde, toplu sözleşmesinde öngörülen daimi işçi ile mevsimlik işçi arasındaki ayrımın sebebi ortadan kalkar. Toplu sözleşmesinde açıkça daimi işçilerle mevsimlik işçilere ait tanıma yer verilmesi ve 33. maddede açıkça daimi işçilere kıdem terfii öngörülmesi sebebiyle düzenlemenin amaçsal yorumu yapıldığında, mevsimlik işçilerin kıdem terfi haklarının olmadığı kabul edilmelidir. Toplu sözleşmesinin 35. maddesi hükmü, açıkça daimi işçilere sağlanan haklar dışında kalan hükümler bakımından sonuç doğurur. 01.01.2008-31.12.2010 tarihleri arasında yürürlükte bulunan 2. dönem Toplu İş Sözleşmesi ile birlikte 33. maddede daimi işçi-mevsimlik işçi ayrımı kaldırıldığından mevsimlik işçilerin kıdem terfiiden yararlanması ancak 2. Dönem Toplu İş Sözleşmesi ile birlikte mümkün hale gelmiştir....

Davalı Cevabının Özeti: Davalı vekili; davalının müvekkili olamayacağını öncelikle husumetten redde karar verilmesini, 2822 sayılı yasanın 55.maddesi uyarınca Yüksek Hakem Kurulu kararlarının kesin olduğundan esasa girilmeden reddine karar verilmesi gerektiğini, ayrıca karardaki düzenlemenin 6772 sayılı yasaya yapılan atıftan ibaret olduğunu, bu hükümde amaçlananın toplu sözleşmesi kapsamındaki işçilere yılda 2,5 ücret tutarında ikramiye verilmesinden ibaret olduğunu, ayrıca davacı şirketin de belediye iktisadi teşekkülü olarak 6772 sayılı Kanun’un 1. maddesi kapsamında olduğunu, söz konusu toplu sözleşmesi hükmünün kanuna aykırılığının bulunmadığını savunarak davanın usulden ve esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir....

Davalı Cevabının Özeti: Davalı vekili; davalının müvekkili olamayacağını öncelikle husumetten redde karar verilmesini, 2822 sayılı yasanın 55.maddesi uyarınca Yüksek Hakem Kurulu kararlarının kesin olduğundan esasa girilmeden reddine karar verilmesi gerektiğini, ayrıca karardaki düzenlemenin 6772 sayılı yasaya yapılan atıftan ibaret olduğunu, bu hükümde amaçlananın toplu sözleşmesi kapsamındaki işçilere yılda 2,5 ücret tutarında ikramiye verilmesinden ibaret olduğunu, ayrıca davacı şirketin de belediye iktisadi teşekkülü olarak 6772 sayılı Kanun’un 1. maddesi kapsamında olduğunu, söz konusu toplu sözleşmesi hükmünün kanuna aykırılığının bulunmadığını savunarak davanın usulden ve esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir....

UYAP Entegrasyonu